Aranılan kelime ile eşleşen ayetler
sâbikûne
Diyanet İşleri = İşte bunlar hayır işlerine koşuşurlar ve o uğurda öne geçerler.
sâbikûne
Abdulbaki Gölpınarlı = Onlardır hayırlara, yarışırcasına koşanlar ve onlardır hayırlarda önde bulunanlar.
sâbikûne
Abdullah Parlıyan = İşte böyleleridir hayırlarda yarışan kimseler ve bu konuda herkesi geçecek olanlar…
sâbikûne
Ahmed Hulusi = İşte onlar hayırlar için yarışırlar. . . Onlar hayır yapma yarışında öne geçenlerdir.
sâbikûne
Ahmet Tekin = İşte onlar iyiliklere, dünya ve âhiret için hayırlı olan işlere, Allah’ın emirlerini yerine getirmeye gayret gösterirler, iyilikte yarış ederek öne geçenlerdir.
sâbikûne
Ali Bulaç = İşte onlar, hayırlarda yarışmaktadırlar ve onlar bundan dolayı öne geçmektedirler.
sâbikûne
Ali Fikri Yavuz = İşte bunlar; hayırlarda sürat yarışı yaparlar ve onlar hayır yapmak için öne geçenlerdir.
sâbikûne
Ali Ünal = İşte bu yüce kametler, hayırlarda koşuşur ve birbirleriyle âdeta yarış halindedirler.
sâbikûne
Bekir Sadak = (57-61) Rablerinden korkarak titreyenler, Rablerinin ayetlerine inananlar, Rablerine es kosmayanlar, Rablerine donecekleri icin kalbleri urpererek vermeleri gerekeni verenler, iste onlar iyi islerde yaris ederler, o ugurda ileri gecerler.
sâbikûne
Celal Yıldırım = İşte onlar hayırlı işlerde yarışırlar ve bunun için öne geçerler.
sâbikûne
Cemal Külünkoğlu = (60-61) Rablerine döneceklerini bildikleri için, verdiklerini kalpleri ürpererek verenler, işte onlardır iyilikte yarışanlar ve bu yarışı önde götürenler.
sâbikûne
Diyanet İşleri (eski) = (57-61) Rablerinden korkarak titreyenler, Rablerinin ayetlerine inananlar, Rablerine eş koşmayanlar, Rablerine dönecekleri için kalbleri ürpererek vermeleri gerekeni verenler, işte onlar iyi işlerde yarış ederler, o uğurda ileri geçerler.
sâbikûne
Diyanet Vakfi = İşte onlar, iyiliklere koşuşurlar ve iyilik için yarışırlar.
sâbikûne
Edip Yüksel = İşte onlar, iyiliklerde yarışanlardır; ve onlar iyilik yapmakta öncüdürler.
sâbikûne
Elmalılı Hamdi Yazır = İşte bunlar hayırlarda sür'at yarışı yaparlar ve hem onun için ileri giderler
sâbikûne
Elmalılı (sadeleştirilmiş) = İşte bunlar hayırlarda sürat yarışı yaparlar ve onun için ileri giderler.
sâbikûne
Elmalılı (sadeleştirilmiş-2) = İşte onlar, iyiliklere koşuşurlar ve iyilik için yarışırlar.
sâbikûne
Gültekin Onan = İşte onlar, hayırlarda yarışmaktadırlar ve onlar bundan dolayı öne geçmektedirler.
sâbikûne
Harun Yıldırım = İşte onlar, iyiliklere koşuşurlar ve iyilik için yarışırlar.
sâbikûne
Hasan Basri Çantay = (57-58-59-60-61) Hakıykaten Rablerini büyük tanıyıb (Onun korkusuyle) rikkate gelenler, Rablerinin âyetlerine îman etmekde sebat gösterenler, Rablerine eş tutmaz olanlar, Rablerinin huzuruna döneceklerinden yürekleri kork (u ile çarp) arak vergilerini verenler (yok mu?) İşte bunlardır ki hayırlarda sür'at yarışı yaparlar ve bunlar onun için tâ önde gidenlerdir.
sâbikûne
Hayrat Neşriyat = İşte bunlar, hayırlı işlerde koşuşurlar ve onlar bunlarda (o hizmetlerde) sâbikun(önde gidenler)dir.
sâbikûne
Kadri Çelik = İşte onlar, hayırlarda yarışmaktadırlar ve onlar bundan dolayı öne geçmektedirler.
sâbikûne
Muhammed Esed = işte böyleleridir, hayırlarda yarışan kimseler ve (bu konuda başka herkesi) geçecek olanlar!
sâbikûne
Mustafa İslamoğlu = işte onlardır hayırlarda öne geçmek için can atanlar; nitekim onlardır bu konuda öne geçecek olanlar.
sâbikûne
Ömer Nasuhi Bilmen = İşte onlar hayırlarda sür'at gösterirler ve onlar onun için ileri gidenlerdir.
sâbikûne
Ömer Öngüt = İşte onlar hayır işlerine koşuşurlar ve onlar hayır için önde giderler.
sâbikûne
Sadık Türkmen = Işte bunlar; yaptıkları işin en iyisini yaparak birbirleriyle yarışanlardır! Ve onlar, önde gidenlerdir/öncülerdir!
sâbikûne
Seyyid Kutub = İşte onlar iyiliklerde yarışanlar ve bu yarışı önde bitirenlerdir.
sâbikûne
Suat Yıldırım = Evet, işte onlardır hayırlara koşanlar ve o işlerde öne geçenler!
sâbikûne
Süleyman Ateş = İşte onlar, hayır işlerine koşarlar ve onlar hayır için önde giderler.
sâbikûne
Tefhim-ul Kuran = İşte onlar, hayırlarda yarışmaktadırlar ve onlar bundan dolayı öne geçmektedirler.
sâbikûne
Yaşar Nuri Öztürk = İşte bunlar, hayırlarda yarışırlar. Ve hayırlarda önde gidenler de onlardır.
sâbikûne
İskender Ali Mihr = İşte onlar hayırlarda yarışırlar. Ve onlar, onda (hayırlarda) öne geçenlerdir.
sâbikûne
İlyas Yorulmaz = Onlar sürekli (Allah’a itaat etmekte) öncülük ederler ve hayırlarda yarışırlar.
ve es sâbikûne el evvelûne
Diyanet İşleri = İslâm’ı ilk önce kabul eden muhâcirler ve ensar ile, iyilikle onlara uyanlar var ya, Allah onlardan razı olmuş; onlar da O’ndan razı olmuşlardır. Allah, onlara içinden ırmaklar akan, içinde ebedî kalacakları cennetler hazırlamıştır. İşte bu büyük başarıdır.
ve es sâbikûne el evvelûne
Abdulbaki Gölpınarlı = Muhâcirlerle ensârdan ilk olarak inanmada ileri dereceyi alanlarla iyilikte onlara uyanlara gelince: Allah onlardan râzı olmuştur, onlar da ondan râzı olmuşlardır ve onlara, kıyılarından ırmaklar akan cennetler hazırlamıştır, orada ebedi kalır onlar. Budur en büyük kurtuluş ve saâdet.
ve es sâbikûne el evvelûne
Abdullah Parlıyan = Zulüm ve kötülüğün egemen olduğu memleketten göç edenler ile, dine ve göç edenlere sahip çıkan ve koruyanların önde gelenlerine ve bir de iyilik, doğruluk yolunda onları izleyenlere gelince, Allah onlardan hoşnuttur ve onlar da Allah'tan razı olmuşlardır. Ve O, onlar için içlerinde yerleşip, sonsuza kadar yaşayacakları dere ve ırmakların çağıldadığı cennetler hazırlamıştır. İşte en büyük bahtiyarlık budur.
ve es sâbikûne el evvelûne
Adem Uğur = (İslâm dinine girme hususunda) öne geçen ilk muhacirler ve ensar ile onlara güzellikle tabi olanlar var ya, işte Allah onlardan razı olmuştur, onlar da Allah'tan razı olmuşlardır. Allah onlara, içinde ebedî kalacakları, zemininden ırmaklar akan cennetler hazırlamıştır. İşte bu büyük kurtuluştur.
ve es sâbikûne el evvelûne
Ahmed Hulusi = Muhacir (Mekke'den hicret etmişler) ve Ensardan (Medine'nin yerlileri) ilk öne geçenlerle, onlara hakikati müşahede yollu (ihsan ile) tâbi olmuşlar var ya, işte onlardan Allâh razı olmuştur. . . (Onlar da) "HÛ"dan razı olmuşlardır! Onlar için, içinde sonsuz yaşayacakları altlarından nehirler akan cennetler hazırlamıştır. . . İşte bu aziym bir kurtuluştur.
ve es sâbikûne el evvelûne
Ahmet Tekin = Özgürce Allah’a kulluk ve ibadete devam eden, güç ve gönül birliği yapan Muhacirler ve Ensar’dan İslâm’a ilk girenlerin öne geçenlerinden, iyiliği, iyi niyetleri, dinin, ahlâkın ve kamu vicdanının emirlerini devamlı davranışlarına, ilişkilerine, görevlerine, hayatlarına yansıtan, samimiyetle ibadet eden, aktif olarak iyiliğe, iyi uygulamaya, iyileştirmeye örnek olan, işlerinde mükemmellik, dürüstlük ve başarı için dikkat harcayan, hayırlı icraat, kalıcı hizmet yapan müslüman ve müslüman idareci olarak onlara tâbi olanlardan Allah razı oldu. Onlar da, Allah’ın rızasına mazhar oldular. Allah onlara altından ırmaklar akan, içinde ebedî yaşayacakları cennet konakları hazırladı. İşte bu büyük bir mutluluktur.
ve es sâbikûne el evvelûne
Ahmet Varol = Muhacirler ve Ensardan öne geçerek ilklerden olanlardan ve onlara iyilikle uyanlardan Allah hoşnut olmuş, onlar da O'ndan hoşnut olmuşlardır. (Allah) onlara içinde sonsuza kadar kalacakları, altından ırmaklar akan cennetler hazırlamıştır. Büyük kurtuluş işte budur.
ve es sâbikûne el evvelûne
Ali Bulaç = Öne geçen Muhacirler ve Ensar ile onlara güzellikle uyanlar; Allah onlardan hoşnut olmuştur, onlar da O'ndan hoşnut olmuşlardır ve (Allah) onlara, içinde ebedi kalacakları, altından ırmaklar akan cennetler hazırlamıştır. İşte büyük 'kurtuluş ve mutluluk' budur.
ve es sâbikûne el evvelûne
Ali Fikri Yavuz = İslâma ve dolayısiyle (cennete girişte) ileri geçerek birinciliği kazanan Muhacirler ve Ensar, bir de güzel âmellerle onların izinde giden müminler (var ya), Allah onlardan razı olmuştur. Onlar da Allah’dan razı olmuşlardır. Allah, onlara, ağaçları altından ırmaklar akar cennetler hazırladı ki, içlerinde ebedî olarak kalacaklardır. İşte bu, en büyük saadettir.
ve es sâbikûne el evvelûne
Ali Ünal = Muhacirlerden ve Ensar’dan (İslâm’a girmede ve Allah yolunda hizmette) ilk dereceleri kazananlarla, Allah’ı görüyormuşçasına, hiç değilse, Allah’ın kendilerini gördüğünün şuuru içinde onlara tâbi olanlar var ya: Allah onlardan razı, onlar da Allahtan razıdırlar; ve Allah, onlar için içlerinde ebedî kalmak üzere her tarafında ırmaklar çağlayan cennetler hazırlamıştır. İşte budur çok büyük kazanç, çok büyük başarı.