Aranılan kelime ile eşleşen ayetler
rabbi-hâ
Diyanet İşleri = Bu ağaç, Rabbinin izniyle her zaman meyvesini verir. Öğüt alsınlar diye Allah insanlara misaller getirir.
rabbi-hâ
Abdulbaki Gölpınarlı = Meyvesini her zaman verir Rabbinin izniyle ve Allah, düşünüp ibret alsınlar diye insanlara örnekler getirir.
rabbi-hâ
Abdullah Parlıyan = Rabbinin izniyle meyvesini her zaman verir ve Allah düşünüp ibret alsınlar diye insanlara böyle örnekler getirir.
rabbi-hâ
Adem Uğur = (O ağaç), Rabbinin izniyle her zaman yemişini verir. Öğüt alsınlar diye Allah insanlara misaller getirir.
rabbi-hâ
Ahmed Hulusi = (O ağaç) Esmâ bileşiminin elvermesi sonucu (Bi-izni Rabbiha) her zaman yemişini (ilim ve marifet) verir. . . Allâh insanlara, belki derinliğine düşünüp hatırlarlar diye, misaller verir.
rabbi-hâ
Ahmet Tekin = Yaratıp yetiştiren Rablerinin koyduğu yasalara uygun olarak o ağaç, her mevsim ürününü, meyvasını verir, o düzen her an sağlıklı yürür. Öğüt alıp düşünsünler diye, Allah insanların iyiliği, kurtuluşu için, dini hakikatlerin delillerini gerekçelerini, insani ve ahlaki değerlerin zaruretini, böyle benzetmeler yaparak anlatıyor.
rabbi-hâ
Ahmet Varol = Rabbinin izniyle her zaman yemişini verir. Olur ki, düşünüp öğüt alırlar diye Allah insanlara böyle örnekler vermektedir.
rabbi-hâ
Ali Bulaç = Rabbinin izniyle her zaman yemişini verir. Allah insanlar için örnekler verir; umulur ki onlar öğüt alır, düşünürler.
rabbi-hâ
Ali Fikri Yavuz = O ağaç Rabbinin izniyle , Allah her diledikçe yemişini verir. (işte iman da böyledir. Esası kalbde yerleşen bir tasdiktir, yere nüfuz eden kökler gibi Dış görünüşü dil ile ikrardır, dallar gibi. Semeresi amellerdir, yemişler gibi...) Allah insanlara böyle misaller verir ki, iyi düşünüp ibret alsınlar.
rabbi-hâ
Ali Ünal = Rabbisinin izniyle her zaman meyvesini verir. Allah, düşünüp ders alırlar mı diye insanlar için böyle misaller vermektedir.
rabbi-hâ
Bayraktar Bayraklı = O ağaç, Rabbinin izniyle meyvesini her zaman verir. Allah, insanlara böyle örnekler verir ki, düşünebilsinler.
rabbi-hâ
Bekir Sadak = (24-25) Allah'in, hos bir sozu; koku saglam, dallari goge dogru olan Rabbinin izniyle her zaman meyve veren hos bir agaca benzeterek nasil misal verdigini gormuyor musun? Insanlar ibret alsin diye Allah onlara misal gosteriyor.
rabbi-hâ
Celal Yıldırım = Rabbinin izniyle her an meyve verir; düşünüp öğüt alsınlar diye Allah insanlara (böyle) misâller verir,
rabbi-hâ
Cemal Külünkoğlu = (24-25) Görmüyor musun! Allah, nasıl bir benzetme yapıyor? Güzel bir söz, kökü yerin derinliklerinde sabit, dalları ise göğe doğru yükselmiş bir ağaç gibidir ki (o ağaç), Rabbinin izniyle her zaman yemişini verir. Allah, öğüt almaları için insanlara böyle benzetmeler yapar.
rabbi-hâ
Diyanet İşleri (eski) = (24-25) Allah'ın, hoş bir sözü; kökü sağlam, dalları göğe doğru olan, Rabbinin izniyle her zaman meyve veren hoş bir ağaca benzeterek nasıl misal verdiğini görmüyor musun? İnsanlar ibret alsın diye Allah onlara misal gösteriyor.
rabbi-hâ
Diyanet Vakfi = (O ağaç), Rabbinin izniyle her zaman yemişini verir. Öğüt alsınlar diye Allah insanlara misaller getirir.
rabbi-hâ
Edip Yüksel = Rabbinin izniyle her mevsim meyvelerini verir. Öğüt almaları için ALLAH insanlara böyle örnekler verir.
rabbi-hâ
Elmalılı Hamdi Yazır = Yemişlerini rabbının izniyle her dem verir, ve Allah insanlara böyle temsiller yapar ki kavrayıp düşünsünler
rabbi-hâ
Elmalılı (sadeleştirilmiş) = Yemişlerini Rabbinin izniyle her zaman verir! Ve Allah, insanlara böyle misaller sunar ki, kavrayıp düşünsünler.
rabbi-hâ
Elmalılı (sadeleştirilmiş-2) = (O ağaç) Rabbinin izniyle her zaman meyve verir. Öğüt alsınlar diye Allah insanlara böyle misaller verir.
rabbi-hâ
Gültekin Onan = Rabbinin izniyle her zaman yemişini verir. Tanrı insanlar için örnekler verir; umulur ki öğüt alır, düşünürler.
rabbi-hâ
Harun Yıldırım = (O ağaç), Rabbinin izniyle her zaman yemişini verir. Öğüt alsınlar diye Allah insanlara misaller getirir.
rabbi-hâ
Hasan Basri Çantay = Ki o (ağaç) Rabbinin izniyle her zaman yemişini verir durur. Allah insanlara (böyle) misâller îrâd eder. Olur ki onlar çok iyi düşünüb ibret alırlar.
rabbi-hâ
Hayrat Neşriyat = (O ağaç,) Rabbisinin izni ile her zaman meyvesini verir. Ve Allah, insanlara böyle misâller getirir, tâ ki ibret alsınlar.
rabbi-hâ
İbni Kesir = Ki, Rabbının izniyle her zaman yemişini verir. İnsanlar ibret alsınlar diye Allah, onlara misal veriyor.
rabbi-hâ
Kadri Çelik = (Bu ağaç) Rabbinin izniyle her zaman yemişini verir. Allah insanlar için (işte böyle) örnekler verir. Umulur ki hatırlayıp kendilerine gelirler.
rabbi-hâ
Muhammed Esed = ki, Rabbinin izniyle her mevsim meyvesini verip durur. Allah insanlara (işte böyle) misaller veriyor ki, (değişmeyen gerçeği) düşünüp kendilerine ders çıkarsınlar.
rabbi-hâ
Mustafa İslamoğlu = Rabbinin izniyle o her mevsim ürün verir. İşte Allah belki öğüt alırlar diye insanlara böyle misaller veriyor.
rabbi-hâ
Ömer Nasuhi Bilmen = Öyle bir ağaç ki (yemişlerini) Rabbinin izniyle her zaman verir ve Allah Teâlâ insanlara misaller irad eder, tâ ki, düşünüp ibret alsınlar.
rabbi-hâ
Ömer Öngüt = O güzel ağaç Rabbinin izniyle her zaman meyvesini verir. Allah böylece insanlara misaller getirir ki, düşünüp öğüt alsınlar.
rabbi-hâ
Şaban Piriş = Rabbinin izniyle her zaman meyve verir. İnsanlar düşünsünler diye Allah onlara örnekler veriyor.
rabbi-hâ
Sadık Türkmen = O, rabbinin izniyle her zaman meyvelerini verir. Allah insanlara böyle misaller verir; umulur ki, öğüt alırlar.
rabbi-hâ
Seyyid Kutub = O ağaç sürekli olarak meyva verir. İnsanlar öğüt alsınlar diye Allah onlara çeşitli öğütler verir.
rabbi-hâ
Suat Yıldırım = Öyle bir ağaç ki (yemişlerini) Rabbinin izniyle her zaman verir ve Allah Teâlâ insanlara misaller irad eder, tâ ki, düşünüp ibret alsınlar.
rabbi-hâ
Süleyman Ateş = (O ağaç), Rabbinin izniyle her zaman yemişini verir. Allâh, öğüt almaları için insanlara böyle benzetmeler yapar.
rabbi-hâ
Tefhim-ul Kuran = Rabbinin izniyle her zaman meyve verir. İnsanlar düşünsünler diye Allah onlara örnekler veriyor.
rabbi-hâ
Ümit Şimşek = O ağaç, Rabbinin izniyle her an meyvesini verir. Öğüt alsınlar diye, insanlara Allah böyle misaller veriyor.
rabbi-hâ
Yaşar Nuri Öztürk = O ağaç, Rabbinin izniyle yemişlerini her zaman verir. Allah, insanlara böyle örnekler verir ki, düşünüp ibret alabilsinler.
rabbi-hâ
İskender Ali Mihr = O her zaman Rabbinin izni ile meyvesini verir. Ve Allah, insanlara örnek (darb-ı misal) verir. Böylece (umulur ki;) onlar tezekkür ederler.
rabbi-hâ
İlyas Yorulmaz = Bu ağaçlar Rablerinin izni ile meyvelerini her zaman verirler. Allah insanlar için bu misalleri veriyor ki, belki düşünebilirler.
bi nûri rabbi-hâ
Diyanet İşleri = Yeryüzü, Rabbinin nuruyla aydınlanır. Kitap (amel defterleri) ortaya konur. Peygamberler ve şahitler getirilir ve haksızlığa uğratılmaksızın aralarında adaletle hüküm verilir.
bi nûri rabbi-hâ
Abdulbaki Gölpınarlı = Ve ışıklanmıştır yeryüzü, Rabbinin nûruyla ve yaptıklarının yazıldığı kitap, ellerine verilmiştir ve peygamberlerle tanıklar, getirilmiştir ve aralarında, gerçek bir hükümle hükmedilmiştir ve onlara zulmedilmemiştir.
bi nûri rabbi-hâ
Abdullah Parlıyan = O gün yeryüzü Rabbinin nuru ile aydınlanacak, herkesin işlediğinin hesabı bulunan kitap ortaya konulacak, tüm peygamberler ve tüm şahitler de getirilerek aralarında adaletle hükmolunacak ve kimseye haksızlık edilmeyecektir.
bi nûri rabbi-hâ
Adem Uğur = Yeryüzü, Rabbinin nûru ile aydınlanır, kitap konulur, peygamberler ve şahitler getirilir ve aralarında hakkaniyetle hüküm verilir. Onlara asla zulmedilmez.
bi nûri rabbi-hâ
Ahmed Hulusi = Arz, Rabbinin nuru ile parıldamış, Bilgi (hakikat) açığa çıkmış, Nebiler ve şüheda getirilmiş, onlar haksızlığa uğratılmaksızın aralarında Hak olarak hükmedilmiştir.
bi nûri rabbi-hâ
Ahmet Tekin = Mahşer yeri, Rabbinin nuruyla, adâletle aydınlanır. Kitap, amel defteri ortaya konur. Peygamberler, kutsal kitapları bilen ve tebliğ eden, çözüm getiren güvenilir örnek önderler, doğruları konuşan şâhitler getirilir. Mahlûkat arasında hakkaniyetle, adâletle hüküm icra edilir. Onlara haksızlık da yapılmaz.
bi nûri rabbi-hâ
Ahmet Varol = Yer Rabbinin nuruyla ışık verir. Kitab öne konur. Peygamberler ve şahitler getirilir. Aralarında hak ile hüküm verilir ve onlar haksızlığa uğratılmazlar.
bi nûri rabbi-hâ
Ali Bulaç = Yer, Rabbi'nin nuruyla parıldadı; (orta yere) kitap kondu; peygamberler ve şahidler getirildi ve aralarında hak ile hüküm verildi, onlar haksızlığa uğratılmazlar.
bi nûri rabbi-hâ
Ali Fikri Yavuz = Mahşer yeri, Rabbinin nuru (adaleti) ile aydınlanmıştır. Kitab (amel defterleri sağ ve sol ellere) konmuş, peygamberler ve şahidler getirilmiş, kullar arasında adaletle hüküm verilmektedir, hem onlar asla zulüm edilmezler.
bi nûri rabbi-hâ
Ali Ünal = (Bir başka yer haline getirilmiş bulunan) yeryüzü, Rabbisinin Nûru (aydınlatması) sayesinde bütünüyle görünür hale gelir ve içinde ne var ne yok ortaya çıkar. Amel defterleri ortaya konur, peygamberler ve şahitler getirilir ve (yargıya tâbi bütün sorumlu varlıklar) arasında tam bir adaletle hüküm verilir. Kimseye asla haksızlık yapılmaz.