Aranılan kelime ile eşleşen ayetler

rıdvâne allâhi

  Âl-iİmrân / 162 -

 Diyanet İşleri = Allah’ın rızasına uyan kimse, Allah’ın gazabına uğrayan ve varacağı yer cehennem olan kimse gibi midir? O, ne kötü varılacak yerdir!

rıdvâne allâhi

  Âl-iİmrân / 162 -

 Abdulbaki Gölpınarlı = Allah rızâsına uyanla Allah'ın hışmına uğrayıp yurdu cehennem olan bir olur mu hiç? Ve orası, dönülüp varılan ne kötü bir yerdir.

rıdvâne allâhi

  Âl-iİmrân / 162 -

 Abdullah Parlıyan = Öyleyse Allah'ın rızasını kazanmak isteyen kişi, Allah'ın gazabına uğramış ve varış yeri cehennem olan kişi ile bir midir? Cehennem ise, ne kötü bir varış noktasıdır.

rıdvâne allâhi

  Âl-iİmrân / 162 -

 Adem Uğur = Allah'ın hoşnutluğunu gözetenle Allah'ın hışmına uğrayan bir olur mu hiç? Berikisinin yeri cehennemdir. Cehennem ise ne kötü bir varış noktasıdır.

rıdvâne allâhi

  Âl-iİmrân / 162 -

 Ahmed Hulusi = Allâh rıdvanına (Esmâ kuvvesinin, hakikatindeki varlığına) tâbi olan kimse, Allâh'ın hışmının açığa çıktığı, yaşayacağı ortam cehennem olan kişi gibi midir? O ne kötü sondur!

rıdvâne allâhi

  Âl-iİmrân / 162 -

 Ahmet Tekin = İman ederek, Kur’ân ve sünneti uygulayarak Allah’ın rızasına ulaşma mertebesini gözetenle, inkar ederek, günah bataklığına saplanarak Allah’ın hışmına uğrayan bir olur mu hiç? Ötekinin mekânı cehennemdir. Cehennem ne kötü bir cezalandırma ve nihaî bir dönüş yeridir.

rıdvâne allâhi

  Âl-iİmrân / 162 -

 Ahmet Varol = Allah'ın rızasına uyan kimse, Allah'tan bir gazaba uğramış ve varacağı yer de cehennem olan kimseyle bir olur mu? Orası ne kötü bir varış yeridir.

rıdvâne allâhi

  Âl-iİmrân / 162 -

 Ali Bulaç = Allah'ın rızasına uyan kişi, Allah'tan bir gazaba uğrayan ve barınma yeri cehennem olan kişi gibi midir? Ne kötü barınaktır o.

rıdvâne allâhi

  Âl-iİmrân / 162 -

 Ali Fikri Yavuz = Allah’ın rızâsına uyarak hâinlik yapmaktan sakınan kimse, hiyanet ederek Allah’ın gazâbına uğrayan ve yatağı cehennem olan gibi midir? O, ne kötü dönüş yeridir!...

rıdvâne allâhi

  Âl-iİmrân / 162 -

 Ali Ünal = Allah’ın rızasını gözetip ona göre davranan kimse, hiç üzerine Allah’ın cezasını çekip de nihaî barınağı Cehennem olan kişi gibi midir? Ne fena bir âkıbet, ne kötü bir son duraktır o Cehennem!

rıdvâne allâhi

  Âl-iİmrân / 162 -

 Bayraktar Bayraklı = Öyleyse, Allah'ın rızasını kazanmak isteyen kişi ile Allah'ın lanetine uğramış ve varış yeri cehennem olan kişi bir midir? Ne kötü bir duraktır o!

rıdvâne allâhi

  Âl-iİmrân / 162 -

 Bekir Sadak = Allah'in rizasina uyan kimse, Allah'in hismina ugrayan gibi midir? Bu kimsenin varacagi yer cehennemdir; O ne kotu varilacak yerdir!

rıdvâne allâhi

  Âl-iİmrân / 162 -

 Celal Yıldırım = Allah'ın hoşnutluğuna uyup giden, O'nun hışmına uğrayan ve varacağı yer Cehennem olan kimse gibi midir ? Varış yeri olarak ne kötüdür orası!

rıdvâne allâhi

  Âl-iİmrân / 162 -

 Cemal Külünkoğlu = Allah'ın rızasına uyan kimse, Allah'ın gazabına uğrayan kimse gibi olur mu? Onun varacağı yer cehennemdir. Orası ne kötü bir varış yeridir!

rıdvâne allâhi

  Âl-iİmrân / 162 -

 Diyanet İşleri (eski) = Allah'ın rızasına uyan kimse, Allah'ın hışmına uğrayan gibi midir? Bu kimsenin varacağı yer cehennemdir; o ne kötü varılacak yerdir!

rıdvâne allâhi

  Âl-iİmrân / 162 -

 Diyanet Vakfi = Allah'ın hoşnutluğunu gözetenle Allah'ın hışmına uğrayan bir olur mu hiç? Berikisinin yeri cehennemdir. Cehennem ise ne kötü bir varış noktasıdır.

rıdvâne allâhi

  Âl-iİmrân / 162 -

 Edip Yüksel = ALLAH'ın rızasını gözeten bir kimse ALLAH'ın öfkesine uğrayan gibi olur mu? Onun yeri cehennemdir; o ne kötü bir sonuçtur!

rıdvâne allâhi

  Âl-iİmrân / 162 -

 Elmalılı Hamdi Yazır = Ya o vakit Allahın rıdvanı peşinde giden kimse Allahın hışmına uğrayan ve yatağı Cehennem olan kimseye benzer mi? o ne fena meaddır

rıdvâne allâhi

  Âl-iİmrân / 162 -

 Elmalılı (sadeleştirilmiş) = Allah'ın rızası peşinden giden kimse, Allah'ın hışmına uğrayan ve yeri cehennem olan kimseye hiç benzer mi? Orası varılan ne kötü yerdir!

rıdvâne allâhi

  Âl-iİmrân / 162 -

 Elmalılı (sadeleştirilmiş-2) = Allah'ın rızasına uyan kimse, Allah'ın hışmına uğrayan ve varacağı yer cehennem olan kimse gibi midir? Varış yeri olarak ne kötüdür orası!

rıdvâne allâhi

  Âl-iİmrân / 162 -

 Gültekin Onan = Tanrı'nın rızasına uyan kişi, Tanrı'dan bir gazaba uğrayan ve barınma yeri cehennem olan kişi gibi midir? Ne kötü barınaktır o.

rıdvâne allâhi

  Âl-iİmrân / 162 -

 Harun Yıldırım = Allah’ın rızasına uyan kimse, Allah’ın gazabıyla dönen ve varacağı yer Cehennem olan kimse gibi olur mu? Orası ne kötü bir dönüş yeridir.

rıdvâne allâhi

  Âl-iİmrân / 162 -

 Hasan Basri Çantay = Ya Allahın rızâasına tâbi olan kimse; Allahın hışmına uğrayan ve durağı cehennem olan (adam) gibi mi (olacaktı)? O, ne kötü dönüş yeridir.

rıdvâne allâhi

  Âl-iİmrân / 162 -

 Hayrat Neşriyat = Hiç Allah’ın rızâsına tâbi' olan kimse, Allahdan (gelen) bir gazaba uğrayan ve varacağı yer Cehennem olan kimse gibi olur mu? Hâlbuki (o,) ne kötü varılacak yerdir!

rıdvâne allâhi

  Âl-iİmrân / 162 -

 İbni Kesir = Allah'ın rızasına uyan kimse; hiç Allah'ın hışmına uğrayan gibi olur mu? Onun varacağı yer, cehennemdir. O, ne kötü dönüş yeridir.

rıdvâne allâhi

  Âl-iİmrân / 162 -

 Kadri Çelik = Allah'ın rızasına uyan kimse, Allah'tan bir gazaba uğrayan, barınma yeri cehennem olan ve dönülecek yeri pek de kötü olan kimse gibi midir?

rıdvâne allâhi

  Âl-iİmrân / 162 -

 Muhammed Esed = Öyleyse, Allah'ın rızasını kazanmak isteyen kişi, Allah'ın lanetine uğramış ve varış yeri cehennem olan kişi ile bir midir? Ne kötü bir duraktır o!

rıdvâne allâhi

  Âl-iİmrân / 162 -

 Mustafa İslamoğlu = Öyleyse, Allah'ın rızasını gözeten kişiyle Allah'ın hışmına uğrayan ve varacağı yer cehennem olan kişi bir olur mu? Orası ne kötü son duraktır!

rıdvâne allâhi

  Âl-iİmrân / 162 -

 Ömer Nasuhi Bilmen = Ya Allah Teâlâ'nın rızasına tâbi olan kimse, Allah Teâlâ'dan müthiş bir gazapla dönen ve durağı cehennem bulunan kimseye benzer mi? Ne fena bir dönüş yeri!

rıdvâne allâhi

  Âl-iİmrân / 162 -

 Ömer Öngüt = Allah'ın hoşnutluğuna uyan kimse, Allah'ın gadabına uğrayan kimse gibi olur mu? Onun yeri cehennemdir. O ne kötü bir dönüş yeridir!

rıdvâne allâhi

  Âl-iİmrân / 162 -

 Şaban Piriş = Hiç Allah’ın rızasına uyan kimse, Allah’ın gazabına uğrayan ve yeri cehennem olan kimse gibi olur mu? Cehennem, ne kötü bir varılacak yerdir.

rıdvâne allâhi

  Âl-iİmrân / 162 -

 Sadık Türkmen = Allah’ın rızasına uyan kimse; Allah’ın gazabına uğrayan ve varacağı yer cehennem olan kimse gibi midir? O ne kötü varılacak yerdir!

rıdvâne allâhi

  Âl-iİmrân / 162 -

 Seyyid Kutub = Allah'ın rızasına uyan kimse, Allah'ın gazabına uğrayan kimse gibi olur mu? Onun varacağı yer Cehennem'dir. Orası ne kötü bir varış yeridir!

rıdvâne allâhi

  Âl-iİmrân / 162 -

 Suat Yıldırım = Allah’ın rıza yolunu tutmuş, o yolda koşan kimse, hiç Allah’ın hışmına uğrayan ve son durağı cehennem olan kimse gibi olur mu? Ne kötü bir yerdir o cehennem!

rıdvâne allâhi

  Âl-iİmrân / 162 -

 Süleyman Ateş = Hiç Allâh'ın rızâsına uyan kimse; Allâh'ın hışmına uğrayan, yeri de cehennem olan adam gibi olur mu? Ne kötü sonuçtur orası!

rıdvâne allâhi

  Âl-iİmrân / 162 -

 Tefhim-ul Kuran = Allah'ın rızasına uyan kişi, Alah'tan bir gazaba uğrayan ve barınma yeri cehennem olan kişi gibi mi? Ne kötü barınaktır o?

rıdvâne allâhi

  Âl-iİmrân / 162 -

 Ümit Şimşek = Allah'ın rızası peşinde koşan kimse, Allah'ın gazabına uğrayan ve son durağı Cehennem olan kimse ile bir olur mu? Varılacak ne kötü bir yerdir orası!

rıdvâne allâhi

  Âl-iİmrân / 162 -

 Yaşar Nuri Öztürk = Allah'ın hoşnutluğunu izleyen kişi, Allah'ın gazabına uğrayan ve barınağı cehennem olan kişiyle aynı mıdır? Ne kötü varış yeridir o!

rıdvâne allâhi

  Âl-iİmrân / 162 -

 İskender Ali Mihr = Artık, Allah’ın rızasına tâbî olan kimse, Allah’dan gazaba uğramış ve barınacağı yer cehennem olan kimse gibi midir? Ve (o) ne kötü varış yeri.

rıdvâne allâhi

  Âl-iİmrân / 162 -

 İlyas Yorulmaz = Allah’ın rızasına tabi olan kimse, Allah’ın öfkesini satın alan kimse gibimidir? Böyle kimselerin sığınacağı yer cehennemdir, ne kötü dönüş yeri orası.

rıdvâne allâhi

  Âl-iİmrân / 174 -

 Diyanet İşleri = Bundan dolayı Allah’tan bir nimet ve lütufla kendilerine hiçbir fenalık dokunmadan geri döndüler ve Allah’ın rızasına uydular. Allah, büyük lütuf sahibidir.

rıdvâne allâhi

  Âl-iİmrân / 174 -

 Abdulbaki Gölpınarlı = Kendilerine hiçbir kötülük erişmeksizin Allah'ın nîmetlerine ve ihsânına nâil olarak geri döndüler ve Allah rızâsına da uymuş oldular; Allah, pek büyük lütuf ve ihsân sahibidir.

rıdvâne allâhi

  Âl-iİmrân / 174 -

 Abdullah Parlıyan = Ve Allah'ın lütfu ve nimeti ile savaştan bir zarara uğramadan döndüler, çünkü onlar, Allah'ın rızası için çabalıyorlardı ve Allah büyük lütuf sahibidir.

rıdvâne allâhi

  Âl-iİmrân / 174 -

 Adem Uğur = Bunun üzerine, kendilerine hiçbir fenalık dokunmadan, Allah'ın nimet ve keremiyle geri geldiler. Böylece Allah'ın rızasına uymuş oldular. Allah büyük kerem sahibidir.

rıdvâne allâhi

  Âl-iİmrân / 174 -

 Ahmed Hulusi = Bu inanç nedeniyle kendilerine hiçbir zarar dokunmadan Allâh'ın nimet ve fazlıyla geri döndüler. Allâh rıdvanına tâbi oldular. Allâh Aziym fazl sahibidir.

rıdvâne allâhi

  Âl-iİmrân / 174 -

 Ahmet Tekin = Bu durumda savaşa gidenler, kendilerine hiçbir kötülük dokunmadan, Allah’ın nimeti ve lütfuyla sağ salim geri döndüler. İmanları, Kur’ân ve sünneti uygulamaları sebebiyle Allah’ın rızasına ulaşma mertebesine mazhar oldular. Allah büyük lütuf sahibidir.

rıdvâne allâhi

  Âl-iİmrân / 174 -

 Ahmet Varol = Böylece kendilerine bir kötülük dokunmaksızın Allah'tan bir nimet ve lütufla ile geri döndüler ve Allah'ın rızasına uydular. Allah büyük lütuf sahibidir.

rıdvâne allâhi

  Âl-iİmrân / 174 -

 Ali Bulaç = Bundan dolayı, kendilerine hiç bir kötülük dokunmadan bir bolluk (fazl) ve Allah'tan bir nimetle geri döndüler. Onlar, Allah'ın rızasına uydular. Allah, büyük fazl (ve ihsan) sahibidir.

rıdvâne allâhi

  Âl-iİmrân / 174 -

 Ali Fikri Yavuz = Sonra da kendilerine hiç bir keder dokunmaksızın Allah’dan bir nimet ve kazançla Bedir’den döndüler. Böylece Allah’ın rızasına uymuş bulundular. Allah çok büyük bir lütuf ve ihsan sahibidir. (Uhud savaşından dönüşte Ebû Süfyan, daha önce yapılan Bedir savaşının intikamını almak maksadıyla Hz. Peygamber Aleyhisselâm Efendimize şöyle demişti: “- Bedir savaşının yıl dönümünde yine aynı yerde buluşalım ve savaşalım.” Peygamber Efendimiz; “İnşallah”, buyurmuştu. O gün gelince, Ebû Süfyan ordusu ile savaşa çıktı, fakat Allah kalbine bir korku vermekle Bedir mevkiine varamayıp geri döndüler. Müslümanlar Bedir’de düşmanı bekledilerse de onlarla karşılaşamadılar. Ancak, orada alış-veriş yaparak, bir hayli kâr ve ticaret yaptılar ve böylece selâmetle geri döndüler, Peygamberin emrini dinlediklerinden de Allah’ın rızâsına kavuştular. İşte, bu âyet-i kerime, bu olay üzerine nâzil oldu. Bu sefere “Küçük Bedir Seferi” denir).

rıdvâne allâhi

  Âl-iİmrân / 174 -

 Ali Ünal = Sonra da, kendilerine hiçbir fenalık dokunmadan, Allah’tan (önemli sonuçlara açık) bir nimet ve fazladan lütuflarla döndüler; Allah’ın rızası istikametinde hareket etti onlar. Allah, çok büyük fazl sahibidir (karşılıksız lütf u ihsanda bulunmada pek cömerttir).