Aranılan kelime ile eşleşen ayetler

ve nunezzilu

  İsrâ / 82 -

 Diyanet İşleri = Biz Kur’an’dan, mü’minler için şifa ve rahmet olacak şeyler indiriyoruz. Zalimlerin ise Kur’an, ancak zararını artırır.

ve nunezzilu

  İsrâ / 82 -

 Abdulbaki Gölpınarlı = Ve biz, Kur'ân'dan, inananlara şifâ ve rahmet olan âyetleri indirmedeyiz ve bunlar, zâlimlerin ancak ziyanlarını arttırır.

ve nunezzilu

  İsrâ / 82 -

 Abdullah Parlıyan = Ve biz Kur'ân'dan, inananlara şifa ve rahmet olan ayetleri indirmekteyiz. Bu indirdiklerimiz, varoluş gayesi dışında hareket edenlere, ziyanı artırmaktan başka bir katkıda bulunmaz.

ve nunezzilu

  İsrâ / 82 -

 Adem Uğur = Biz, Kur'an'dan öyle bir şey indiriyoruz ki o, müminler için şifa ve rahmettir; zalimlerin ise yalnızca ziyanını artırır.

ve nunezzilu

  İsrâ / 82 -

 Ahmed Hulusi = Kurân'dan, iman edenler için şifa (sağlıklı düşünme bilgileri) ve rahmet (Hakikatlerindeki özellikleri hatırlatma) olan şeyleri inzâl ediyoruz (hakikatinden şuuruna yansıtıyoruz)! (Bu), zâlimlerin (nefsinin hakikatini inkâr ederek nefsine zulmedenlerin) ise sadece hüsranını arttırır.

ve nunezzilu

  İsrâ / 82 -

 Ahmet Tekin = Biz, mü’minlere şifa ve rahmet olan Kur’ân âyetlerini bölüm bölüm indiriyoruz. Bu âyetler, inkâr ile isyan ile baskı, zulüm ve işkenceyle temel hak ve hürriyetleri Allah yolunu, Allah yolundaki faaliyetleri engelleyen, İslâm aleyhinde propaganda yapan zâlimlerin yalnızca hüsranını artırıyor.

ve nunezzilu

  İsrâ / 82 -

 Ahmet Varol = Kur'an'dan mü'minler için şifa ve rahmet olan şeyleri indiriyoruz. Zalimlerin ise zarardan başka bir şeylerini artırmaz.

ve nunezzilu

  İsrâ / 82 -

 Ali Bulaç = Kur'an'dan mü'minler için şifa ve rahmet olan şeyleri indiriyoruz. Oysa o, zalimlere kayıplardan başkasını arttırmaz.

ve nunezzilu

  İsrâ / 82 -

 Ali Fikri Yavuz = Biz Kur’ân’dan öyle âyetler indirmekteyiz ki, müminler için şifa ve rahmettir. Zalimlerin de ancak sapıklığını artırır.

ve nunezzilu

  İsrâ / 82 -

 Ali Ünal = Biz, Kur’ân’a dahil olarak mü’minler için şifa ve rahmet kaynağı âyetler indiriyoruz; ama bunlar, zalimlerin ise ancak kayıplarını arttırmaktadır.

ve nunezzilu

  İsrâ / 82 -

 Bayraktar Bayraklı = Biz Kur'ân'dan, müminlere gönüllere şifâ ve rahmet olan şeyler indiriyoruz. Ama bu, zâlimlere ziyan arttırmaktan başka bir katkıda bulunmaz.

ve nunezzilu

  İsrâ / 82 -

 Bekir Sadak = Kuran'dan inananlara rahmet ve sifa olan seyler indiriyoruz. O, zalimlerin ise sadece kaybini artirir.

ve nunezzilu

  İsrâ / 82 -

 Celal Yıldırım = Kur'ân'dan mü'minlere şifâ ve rahmet olan (parçalar, bölümler) indiririz. Zâlimlerin ise ancak ziyanını artırır.

ve nunezzilu

  İsrâ / 82 -

 Cemal Külünkoğlu = Biz Kur'an'dan, inananlar için şifa ve rahmet olacak şeyler indiriyoruz. O, zalimlerin ise (inatları yüzünden) ancak ziyanlarını artırıyor.

ve nunezzilu

  İsrâ / 82 -

 Diyanet İşleri (eski) = Kuran'dan inananlara rahmet ve şifa olan şeyler indiriyoruz. O, zalimlerin ise sadece kaybını artırır.

ve nunezzilu

  İsrâ / 82 -

 Diyanet Vakfi = Biz, Kur'an'dan öyle bir şey indiriyoruz ki o, müminler için şifa ve rahmettir; zalimlerin ise yalnızca ziyanını artırır.

ve nunezzilu

  İsrâ / 82 -

 Edip Yüksel = Kuran'ı, inananlar için bir şifa ve rahmet olarak indirdik. Zalimlerin ise ancak zararını arttırır

ve nunezzilu

  İsrâ / 82 -

 Elmalılı Hamdi Yazır = Biz de Kur'andan peyderpey öylesini indiririz ki mü'minler için o bir şifâ ve bir rahmettir, zalimlerin ise ancak hasarını artırır

ve nunezzilu

  İsrâ / 82 -

 Elmalılı (sadeleştirilmiş) = Biz de Kur'an'dan müminler için bir şifa ve bir rahmet olan ayetleri peyderpey indiririz. Zalimlerin ise ancak zararını artırır.

ve nunezzilu

  İsrâ / 82 -

 Elmalılı (sadeleştirilmiş-2) = Biz Kur'ân'dan, iman edenler için bir şifa ve rahmet kaynağı olan âyetler indiriyoruz. Zalimlerin de ancak zararını artırır.

ve nunezzilu

  İsrâ / 82 -

 Gültekin Onan = Kuran'dan inançlılar için şifa ve rahmet olan şeyleri indiriyoruz. Oysa o, zalimlere kayıplardan başkasını arttırmaz.

ve nunezzilu

  İsrâ / 82 -

 Harun Yıldırım = Biz, Kur'an'dan öyle bir şey indiriyoruz ki o, müminler için şifa ve rahmettir; zalimlerin ise yalnızca ziyanını artırır.

ve nunezzilu

  İsrâ / 82 -

 Hasan Basri Çantay = Biz Kur'andan peyderpey onu indiriyoruz ki (herbiri) mü'minler için şifâ ve rahmetdir o. Zaalimlerin ise o, (maddî ve ma'nevî) ziyanından başkasını artırmaz.

ve nunezzilu

  İsrâ / 82 -

 Hayrat Neşriyat = Hem Kur’ân’dan öyle şeyler indiriyoruz ki o, mü’minler için bir şifâ ve bir rahmettir; zâlimlere ise ancak hüsran arttırır.

ve nunezzilu

  İsrâ / 82 -

 İbni Kesir = Kur'an'dan; müminler için rahmet ve şifa olanı indiririz. Zalimler için ise ancak hüsranı artırır.

ve nunezzilu

  İsrâ / 82 -

 Kadri Çelik = Kur'an'dan müminler için şifa ve rahmet olan şeyleri indirmekteyiz. Oysa o, zalimlere hüsrandan başkasını arttırmaz.

ve nunezzilu

  İsrâ / 82 -

 Muhammed Esed = Biz, işte böyle böyle, Kuran'dan müminler için (ruhen) sağaltıcı, rahmet bahşedici olan ve zalimlerin de yalnızca yıkımını artıran şeyler indiriyoruz:

ve nunezzilu

  İsrâ / 82 -

 Mustafa İslamoğlu = İşte Biz Kur'an'ı, ona inananlar için (iç dünyalarını onaran) bir şifa ve rahmet (eczanesi) olarak indirdik; ama o, zalimlerin yalnızca yıkımını artırıyor.

ve nunezzilu

  İsrâ / 82 -

 Ömer Nasuhi Bilmen = Ve Kur'an'dan mü'minler için bir şifa, bir rahmet olan şeyi indiririz. Zalimler için ise, noksandan başka bir şey arttırmaz.

ve nunezzilu

  İsrâ / 82 -

 Ömer Öngüt = Biz Kur'an'dan öyle şeyler indiriyoruz ki, müminler için şifâ ve rahmettir. Zâlimlerin ise yalnızca ziyanını artırır.

ve nunezzilu

  İsrâ / 82 -

 Şaban Piriş = Kur’an’dan müminler için şifa ve rahmeti indiriyoruz. Bu, zalimlere de hüsrandan başka bir şeyi artırmıyor.

ve nunezzilu

  İsrâ / 82 -

 Sadık Türkmen = Biz kur’an’damüminler için; (yüreklerindeki problemlere, sıkıntılara) şifa ve rahmet olan şeyler indiriyoruz. Zalimlerin ise ancak hüsranını/kaçışını artırıyor!

ve nunezzilu

  İsrâ / 82 -

 Seyyid Kutub = Kur'an'da mü'minler için şifa ve rahmet olan ayetler indiriyoruz. Fakat bu ayetler zalimlere sadece yeni yıkımlar, yeni kayıplar getirirler.

ve nunezzilu

  İsrâ / 82 -

 Suat Yıldırım = Biz Kur’ân’ı müminlere şifa ve rahmet olarak indiririz. Ama o, zalimlerin ise sadece ziyanını artırır.

ve nunezzilu

  İsrâ / 82 -

 Süleyman Ateş = Biz Kur'ân'dan mü'minlere şifâ ve rahmet olan şeyler indiriyoruz. Ama bu, zâlimlerin ziyanını artırmaktan başka bir katkıda bulunmaz.

ve nunezzilu

  İsrâ / 82 -

 Tefhim-ul Kuran = Kur'an'dan mü'minler için şifa ve rahmet olan şeyleri indirmekteyiz. Oysa o, zalimlere kayıplardan başkasını arttırmaz.

ve nunezzilu

  İsrâ / 82 -

 Ümit Şimşek = Biz Kur'ân'dan mü'minlere şifa ve rahmet olan şeyi indiriyoruz. Bu ise zalimler için hüsrandan başka birşey arttırmıyor.

ve nunezzilu

  İsrâ / 82 -

 Yaşar Nuri Öztürk = Biz Kur'an'dan, inananlar için şifa ve rahmet olacak şeyler indiriyoruz. Ama bu, zalimlerin yıkımını artırmaktan başka katkı sağlamıyor.

ve nunezzilu

  İsrâ / 82 -

 İskender Ali Mihr = Kur’ân’dan indirdiğimiz şeyler, mü’minler için şifadır ve rahmettir. Ve zalimlerin sadece hüsranını (kaybettiği dereceleri) arttırır.

ve nunezzilu

  İsrâ / 82 -

 İlyas Yorulmaz = Kur’an dan sana indirdiğimiz ayetler, inananlar için, (kalplerdeki hastalıklara) şifa ve rahmettir. Bu ayetler zalimlerin yalnızca ziyanını artırır.

mâ nunezzilu

  Hicr / 8 -

 Diyanet İşleri = Biz, melekleri ancak hak ve hikmete uygun olarak indiririz. O zaman da onlara mühlet verilmez.

mâ nunezzilu

  Hicr / 8 -

 Abdulbaki Gölpınarlı = Biz melekleri, ancak hak ve gerçek olarak indiririz, indiririz ama o vakit de mühlet vermeyiz, göz açtırmayız kâfirlere.

mâ nunezzilu

  Hicr / 8 -

 Abdullah Parlıyan = Melekleri ancak, gerçeğe dayalı bir hikmetle indiririz ve o zaman da, inkârcılara mühlet verilmez, göz açtırılmaz. Yani peygamber gönderme çağrı ve hatırlatma için; melek gönderme ise yargı ve cezalandırmak içindir.

mâ nunezzilu

  Hicr / 8 -

 Adem Uğur = Biz melekleri ancak hak ile indiririz. O zaman onlara mühlet verilmez.

mâ nunezzilu

  Hicr / 8 -

 Ahmed Hulusi = Biz melekleri bil-Hak (Hak olarak) inzâl ederiz. . . O vakit de onlara zaten göz açtırılmaz!

mâ nunezzilu

  Hicr / 8 -

 Ahmet Tekin = Biz melekleri, ancak hakkın icrası göreviyle, haklı bir gerekçe ile, hikmete dayalı olarak indiririz. O zaman onlara göz açtırılmaz, mühlet de verilmez.

mâ nunezzilu

  Hicr / 8 -

 Ahmet Varol = Biz melekleri ancak hak ile indiririz. O zaman da onlara göz açtırılmaz.

mâ nunezzilu

  Hicr / 8 -

 Ali Bulaç = Hak olmaksızın biz melekleri indirmeyiz. O zaman da onlara göz açtırılmaz.

mâ nunezzilu

  Hicr / 8 -

 Ali Fikri Yavuz = Biz, o melekleri, ancak hikmet üzere indiririz ve indirildikleri vakit de onlara (kâfirlere) göz açtırılmaz.

mâ nunezzilu

  Hicr / 8 -

 Ali Ünal = Oysa Biz melekleri, (boş yere ve bazılarının kaprisi uğruna değil,) ancak hak bir sebeple ve bir hikmet gereğince indiririz; indirdiğimiz zaman da, artık (azabı hak etmiş bulunan topluluğa) ne süre tanır ne de göz açtırırız.