Aranılan kelime ile eşleşen ayetler

ve nezîren

  İsrâ / 105 -

 Diyanet İşleri = Biz onu (Kur’an’ı) hak olarak indirdik ve o da hak ile indi. Seni de ancak müjdeci ve uyarıcı olarak gönderdik.

ve nezîren

  İsrâ / 105 -

 Abdulbaki Gölpınarlı = Ve biz Kur'ân'ı hak ve gerçek olarak indirdik, o da hak ve gerçek hükümlerle indi ve seni de ancak müjdeci ve korkutucu olarak gönderdik.

ve nezîren

  İsrâ / 105 -

 Abdullah Parlıyan = Ve biz Kur'ân'ı apaçık bir gerçek ve sarsılmayan bir doğru olarak indirdik, O da bütün hakikatları içinde toplayarak indi ve seni de ancak uyarıcı ve müjdeci olarak gönderdik.

ve nezîren

  İsrâ / 105 -

 Adem Uğur = Biz Kur'an'ı hak olarak indirdik; o da hakkı getirdi. Seni de ancak müjdeleyici ve uyarıcı olarak gönderdik.

ve nezîren

  İsrâ / 105 -

 Ahmed Hulusi = Biz Onu Hak olarak inzâl ettik, O da Hak olarak nüzûl etti! Seni sadece müjdeleyici ve uyarıcı olarak irsâl ettik.

ve nezîren

  İsrâ / 105 -

 Ahmet Tekin = Biz, Kur’ân’ı, gerekçeli, hikmete dayalı, toplumda hakça bir düzen gerçekleştirecek bir kitap olarak indirdik. O, bütün hakikatleri içinde toplayarak bütün ihtiyaçları giderecek şekilde indi. Seni de, ancak rahmetimizi, merhametimizi, ihsanımızı, sevgimizi müjdeleyici ve sorumluluk, hesap ve cezayı hatırlatan bir uyarıcı olarak özgürce sorumluluklarını yerine getirmek üzere gönderdik.

ve nezîren

  İsrâ / 105 -

 Ahmet Varol = Biz onu (Kur'an'ı) hak olarak indirdik ve o, hakla indi. Biz seni ancak bir müjdeleyici ve korkutucu olarak gönderdik.

ve nezîren

  İsrâ / 105 -

 Ali Bulaç = Biz onu (Kur'an'ı) hak olarak indirdik ve o hak ile indi; seni de yalnızca bir müjde verici ve uyarıp korkutucu olarak gönderdik.

ve nezîren

  İsrâ / 105 -

 Ali Fikri Yavuz = Biz, bu Kur’an’ı hakkı tesbit için indirdik ve o hikmet ile indi. Seni de ancak itaatkârları müjdeleyici ve asileri korkutucu olarak gönderdik.

ve nezîren

  İsrâ / 105 -

 Ali Ünal = Biz bu Kur'an'ı hak olarak indirdik, O, bütün hakikatleri içinde toplayarak indi. Ey Peygamber! Biz seni ancak müjdeci ve uyarıcı olarak gönderdik.

ve nezîren

  İsrâ / 105 -

 Bayraktar Bayraklı = Biz Kur'ân'ı hak olarak indirdik; o da hakkı getirdi. Seni yalnız müjdeci ve uyarıcı olarak gönderdik.

ve nezîren

  İsrâ / 105 -

 Bekir Sadak = Kuran'i ancak hak olarak indirdik ve o da indigi gibi hak olarak kaldi. Seni de yalniz mujdeci ve uyarici olarak gonderdik.

ve nezîren

  İsrâ / 105 -

 Celal Yıldırım = Kur'ân'ı da hak ile indirdik ve hak ile indi. Seni de ancak (rahmetimizin) mü|decisi, (azabımızın) uyarıcısı olarak gönderdik.

ve nezîren

  İsrâ / 105 -

 Cemal Külünkoğlu = Biz onu (Kur'an'ı) hak olarak indirdik. Onun inişi de hak olarak gerçekleşti. Seni de ancak müjdeleyici ve uyarıcı olarak gönderdik.

ve nezîren

  İsrâ / 105 -

 Diyanet İşleri (eski) = Biz Kur'an'ı Hak içerikli olarak indirdiğimiz gibi, onun iniş amacı da hakkı gerçekleştirmektir. Ey Muhammed, seni müjdeleyici ve uyarıcı olarak gönderdik.

ve nezîren

  İsrâ / 105 -

 Diyanet Vakfi = Biz Kur'an'ı hak olarak indirdik; o da hakkı getirdi. Seni de ancak müjdeleyici ve uyarıcı olarak gönderdik.

ve nezîren

  İsrâ / 105 -

 Edip Yüksel = Gerçekten onu biz indirdik ve o gerçek ile indi. Seni de ancak bir müjdeleyici ve uyarıcı olarak gönderdik

ve nezîren

  İsrâ / 105 -

 Elmalılı Hamdi Yazır = Bunu da bihakkın indirdik ve bihakkın indi ve seni ancak sevabımızın müjdecisi ve azâbımızın habercisi olarak gönderdik

ve nezîren

  İsrâ / 105 -

 Elmalılı (sadeleştirilmiş) = Bunu (Kur'an'ı) gerçeğin ifadesi olarak indirdik, o da gerçek bir şekilde indi. Seni ancak sevabımızın müjdecisi ve azabımızın habercisi olarak gönderdik.

ve nezîren

  İsrâ / 105 -

 Elmalılı (sadeleştirilmiş-2) = Biz bu Kur'an'ı hak olarak indirdik, O, bütün hakikatleri içinde toplayarak indi. Ey Peygamber! Biz seni ancak müjdeci ve uyarıcı olarak gönderdik.

ve nezîren

  İsrâ / 105 -

 Gültekin Onan = Biz onu (Kuran'ı) hak olarak indirdik ve o hak ile indi; seni de yalnızca bir müjde verici ve uyarıp korkutucu olarak gönderdik.

ve nezîren

  İsrâ / 105 -

 Harun Yıldırım = Biz Kur'an'ı hak olarak indirdik; o da hakkı getirdi. Seni de ancak müjdeleyici ve uyarıcı olarak gönderdik.

ve nezîren

  İsrâ / 105 -

 Hasan Basri Çantay = Biz o (Kuranı) hak olarak indirdik ve o, hak olarak indi. Seni de (sevabın) bir müjdeci (sin) den, (azabın) bir haberci (sin) den başka bir (sıfatla) göndermedik.

ve nezîren

  İsrâ / 105 -

 Hayrat Neşriyat = Ve onu (Kur’ân’ı) hak ile indirdik; o da (emîn ellerde hiç değişmeden size) hak ile indi. (Ey Resûlüm!) Seni de ancak bir müjdeleyici ve (aynı zamanda) korkutucu olarak gönderdik.

ve nezîren

  İsrâ / 105 -

 İbni Kesir = Biz onu hak ile indirdik. O da hak olarak indi. Seni de ancak müjdeci ve uyarıcı olarak gönderdik.

ve nezîren

  İsrâ / 105 -

 Kadri Çelik = Biz onu (Kur'an'ı) hak olarak indirdik ve o hak ile indi. Seni de yalnızca bir müjde verici ve uyarıp korkutucu olarak gönderdik.

ve nezîren

  İsrâ / 105 -

 Muhammed Esed = Ve biz bu (vahyi) değişmeyen gerçeğe işaret olarak indirdik ve o da (sana, ey Peygamber) hak olarak ulaştı; çünkü Biz seni yalnızca bir müjdeci ve bir uyarıcı olarak gönderdik;

ve nezîren

  İsrâ / 105 -

 Mustafa İslamoğlu = Biz bu (vahyi) mutlak gerçeğe bir atıf olarak indirdik ve o da kaynağından indiği (gibi) asli gerçekliğiyle (muhatabına) ulaştı; nitekim Biz seni, sadece müjdeci ve uyarıcı olarak gönderdik.

ve nezîren

  İsrâ / 105 -

 Ömer Nasuhi Bilmen = Ve onu hak ile indirdik ve hak ile indi ve seni de ancak bir müjdeleyici ve bir korkutucu olarak gönderdik.

ve nezîren

  İsrâ / 105 -

 Ömer Öngüt = Biz Kur'an'ı hak olarak indirdik, o da hak olarak indi. Resulüm! Biz seni de ancak müjdeci ve uyarıcı olarak gönderdik.

ve nezîren

  İsrâ / 105 -

 Şaban Piriş = Hak olanı indirdik. O da hak olarak indi. Seni de ancak müjdeleyici ve uyarıcı olarak gönderdik.

ve nezîren

  İsrâ / 105 -

 Sadık Türkmen = Ve biz onu (Kur’an’ı) hak ile indirdik. Ve (bu Kur’an), şeksiz şüphesiz gerçek olarak/hak ile indi. Seni de yalnızca müjdeleyici ve uyarıcı olarak gönderdik.

ve nezîren

  İsrâ / 105 -

 Seyyid Kutub = Biz Kur'an'ı Hak içerikli olarak indirdiğimiz gibi, onun iniş amacı da hakkı gerçekleştirmektir. Ey Muhammed, seni müjdeleyici ve uyarıcı olarak gönderdik.

ve nezîren

  İsrâ / 105 -

 Suat Yıldırım = Biz Kur’ân’ı hak olarak indirdik. O da hakkın ve gerçeğin ta kendisi olarak indi. Seni de ey Resulüm, sadece rahmetle müjdelemen ve inanmayanları ise azapla uyarman için gönderdik.

ve nezîren

  İsrâ / 105 -

 Süleyman Ateş = Biz o(Kur'â)nı hak olarak indirdik ve o, hak ile inmiştir. Seni de ancak bir müjdeleyici ve uyarıcı olarak gönderdik.

ve nezîren

  İsrâ / 105 -

 Tefhim-ul Kuran = Biz onu (Kur'an'ı) hak olarak indirdik ve o hak ile indi; seni de yalnızca bir müjde verici ve uyarıp korkutucu olarak gönderdik.

ve nezîren

  İsrâ / 105 -

 Ümit Şimşek = Biz Kur'ân'ı hak ile indirdik; o da hak ile indi. Seni de Biz ancak bir müjdeci ve uyarıcı olarak gönderdik.

ve nezîren

  İsrâ / 105 -

 Yaşar Nuri Öztürk = Biz onu hak ile indirdik ve o hak ile indi. Seni de ancak müjdeci ve uyarıcı olarak gönderdik.

ve nezîren

  İsrâ / 105 -

 İskender Ali Mihr = Ve Hakk’ı (Kur’ân’ı), O’nu, Biz indirdik. Ve Hakk ile indi. Seni, müjdeleyici ve uyarıcı olmandan başka bir şey için göndermedik.

ve nezîren

  İsrâ / 105 -

 İlyas Yorulmaz = Biz onu (Tevrat’ı) hak üzere indirmiştik ve o (Kur’an) da hak olarak indi. Seni de yalnızca müjdeci ve uyarıcı olarak gönderdik.

nezîren

  Furkân / 1 -

 Diyanet İşleri = Âlemlere bir uyarıcı olsun diye kuluna Furkân’ı indiren Allah’ın şanı yücedir.

nezîren

  Furkân / 1 -

 Abdulbaki Gölpınarlı = Ne yücedir şânı, Furkân'ı âlemleri korkutmak üzere kuluna indirenin.

nezîren

  Furkân / 1 -

 Abdullah Parlıyan = Bütün insanlığa bir uyarı olsun diye, kuluna hakkı batıldan ayırt edici ve fark ettirici bir ölçü olarak Kur'ân'ı indiren Allah yücelerin yücesidir.

nezîren

  Furkân / 1 -

 Adem Uğur = Âlemlere uyarıcı olsun diye kulu Muhammed'e Furkan'ı indiren, Allah, yüceler yücesidir.

nezîren

  Furkân / 1 -

 Ahmed Hulusi = Ne yücedir ki, âlemlere (tüm insanlar) bir uyarıcı olarak, kuluna Furkan'ı (Hakikat ile aslı olmayanı ayırt edici) inzâl etti.

nezîren

  Furkân / 1 -

 Ahmet Tekin = Kendisini ilâh tanıyan, candan müslüman olarak kendisine bağlanan, saygılı kulunu, Muhammed’i bütün âlemlere, insanlara, cinlere, dünyalara sorumluluk, hesap ve cezayı hatırlatan uyarıcı olması için, hakkı bâtıldan, helâli haramdan, imanı küfürden ayıran bilgileri içeren şeriatı, Kur’ân’ı bölüm bölüm indiren Allah hayır ve bereketi sonsuz yüceler yücesidir.

nezîren

  Furkân / 1 -

 Ahmet Varol = Alemler için uyarıcı olması üzere kuluna furkanı [1] indiren (Allah) ne yücedir.

nezîren

  Furkân / 1 -

 Ali Bulaç = Alemlere uyarıcı olsun diye, kuluna Furkan'ı indiren (Allah) ne yücedir.

nezîren

  Furkân / 1 -

 Ali Fikri Yavuz = Bütün âlemlere, (insan ve cinlere) bir korkutucu (peygamber) olsun diye kuluna Kur’an’ı indiren Allah’ın şanı ne yücedir!...

nezîren

  Furkân / 1 -

 Ali Ünal = Ne yücedir ve ne büyük hayır ve bereketler kaynağıdır O Zat ki, bütün sorumlu ve şuurlu varlıklar (insanlar ve cinler) için (nasıl inanır ve davranırlarsa neyle karşılaşacakları konusunda) uyarıcı olsun diye o has kuluna hakkı bâtıldan ayıran Kitabı bölüm bölüm indirmektedir.