Aranılan kelime ile eşleşen ayetler
netlû
Diyanet İşleri = İman eden bir kavm için Mûsâ ile Firavun’un haberlerinden bir kısmını sana gerçek olarak anlatacağız.
netlû
Abdulbaki Gölpınarlı = Mûsâ'ya ve Firavun'a âit haberlerden bir kısmını, gerçek olarak, inanan topluluğa bildirmen için okumaktayız sana.
netlû
Abdullah Parlıyan = Sana Musa ile Firavun'un haberlerini, dosdoğru naklediyoruz ki, mü'minler istifade etsinler.
netlû
Adem Uğur = İman eden bir kavim için (faydalı olmak üzere) Musa ile Firavun'un haberlerinden bir kısmını sana gerçek şekliyle nakledeceğiz.
netlû
Ahmed Hulusi = İman eden bir kavim için, Musa ve Firavun'un haberinden bir kısmını sana Hak olarak tilavet edeceğiz.
netlû
Ahmet Tekin = İman edecek bir kavim için Mûsâ’nın Firavun ile yaptığı mücadelenin bir kısmını sana, gerçek şekliyle, doğru olarak anlatacağız.
netlû
Ahmet Varol = İman eden bir topluluk için Musa'nın ve Firavun'un haberinden (bir kısmını) gerçek olarak sana okuyacağız.
netlû
Ali Bulaç = Mü'min olan bir kavim için hak olmak üzere, Musa ve Firavun'un haberinden (bir bölümünü) sana okuyacağız.
netlû
Ali Fikri Yavuz = Biz sana Mûsa ve Firavun’un mühim haberlerinden, iman edecek bir kavim için, gerçek olarak okuyacağız.
netlû
Ali Ünal = İman edecek ve imanda derinleşecek bir topluluk için sana Musa ve Firavun’la ilgili ve aralarında geçen ibret verici hadiselerin bir kısmını bütün gerçeğiyle anlatacağız.
netlû
Bayraktar Bayraklı = Sana, Firavun ile Mûsâ arasında geçen olayların bir bölümünü, inanacak olanlar için bütün gerçeği ile anlatacağız.[399]
netlû
Bekir Sadak = Inanan bir millet icin, sana Musa ve Firavun olayini oldugu gibi anlatacagiz.
netlû
Celal Yıldırım = İmân eden bir millet için (onların yararına) Musâ ve Fir'avn'la ilgili haberi sana gerçek ölçüde okuyup anlatacağız:
netlû
Cemal Külünkoğlu = (Resulüm!) İman eden bir topluma aktarman için Musa ile Firavun'un haberlerinden bir kısmını, sana gerçek olarak anlatacağız.
netlû
Diyanet İşleri (eski) = İnanan bir millet için, sana Musa ve Firavun olayını olduğu gibi anlatacağız.
netlû
Diyanet Vakfi = İman eden bir kavim için (faydalı olmak üzere) Musa ile Firavun'un haberlerinden bir kısmını sana gerçek şekliyle nakledeceğiz.
netlû
Edip Yüksel = İnanan bir toplum için, Musa ile Firavun'un bir kısım haberini sana doğru olarak anlatmaktayız.
netlû
Elmalılı Hamdi Yazır = Sana Musâ ve Fir'avn kıssasından hakkıyle biraz okuyacağız iyman edecek kavm için
netlû
Elmalılı (sadeleştirilmiş) = Sana Musa ile Firavun kıssasından bir kısmını iman edecek bir topluluğa ibret olsun diye, bütün gerçeği ile okuyacağız.
netlû
Elmalılı (sadeleştirilmiş-2) = İman edecek bir kavim için Musa ile Firavun'un haberlerinden bir kısmını sana dosdoğru okuyacağız.
netlû
Gültekin Onan = İnanmış bir kavim için hak olmak üzere, Musa ve Firavunun haberinden (bir bölümünü) sana okuyacağız.
netlû
Harun Yıldırım = İman eden bir kavim için (faydalı olmak üzere) Musa ile Firavun'un haberlerinden bir kısmını sana gerçek şekliyle nakledeceğiz.
netlû
Hasan Basri Çantay = Muusâ ile Fir'avn haberinden bir kısmını, îman edecek bir zümre (nin fâidelenmesi) için, hak olarak sana okuyacağız.
netlû
Hayrat Neşriyat = (Ey Resûlüm!) Îmân edecek bir kavim için, Mûsâ ile Fir'avun’un haberinden(kıssalarından) bir kısmını sana gerçek şekliyle okuyacağız.
netlû
İbni Kesir = Sana, Musa ile Firavun'un haberinden inanacak bir kavim için doğru olarak anlatacağız.
netlû
Kadri Çelik = Mümin olan bir kavim için, Musa ve Firavun'un haberinden (bir bölümünü) hak olarak sana okuyacağız.
netlû
Muhammed Esed = Sana Firavun'la Musa arasında geçen olayların bir bölümünü inanmaya eğilimli insanlar için bütün gerçeğiyle anlatacağız.
netlû
Mustafa İslamoğlu = İmanlı bir toplum (oluşturmak) için, sana Musa ve Firavun arasında geçen olaylardan bir kısmını sahih bir amaca uygun olarak aktaracağız.
netlû
Ömer Nasuhi Bilmen = Sana Mûsa ile Fir'avun'un kıssasından bihakkın peyderpey okuyacağız, imân edenler olan bir kavim için.
netlû
Ömer Öngüt = Sana Musa ile Firavun'un haberinden (bir kısmını) iman eden bir kavim için gerçek olarak okuyacağız.
netlû
Şaban Piriş = Sana, Musa ve Firavun’un haberlerinden, inanan bir toplum için hakkıyla okuyacağız.
netlû
Sadık Türkmen = Sana musa’nın ve Firavun‘un haberlerinden bir kısmını okuyoruz. Doğru habere inanan bir toplum için gerçek şekliyle.
netlû
Seyyid Kutub = Ey Muhammed! İnanan bir kavim için. Musa ve Firavun olayının bir kısmını sana dosdoğru anlatacağız.
netlû
Suat Yıldırım = İnanacak kimseler için, sana Mûsâ ile Firavun’un arasında geçen olayların bir kısmını, gerçeğe tam uygun olarak anlatacağız.
netlû
Süleyman Ateş = İnanan bir toplum için Mûsâ ile Fir'avn'ın haberinden bir parçayı, gerçek olarak sana okuyacağız:
netlû
Tefhim-ul Kuran = Mü'min olan bir kavim için hak olmak üzere, Musa ve Firavun'un haberinden (bir bölümünü) sana okuyacağız.
netlû
Ümit Şimşek = İman eden bir topluluk için, Biz sana Musa ile Firavun'un kıssasından bir kısmını doğru olarak bildiriyoruz.
netlû
Yaşar Nuri Öztürk = İman edecek bir toplum için, Mûsa ve Firavun'un haberinden bir kısmını sana hak olarak okuyacağız.
netlû
İskender Ali Mihr = Musa (A.S) ve firavunun haber(ler)inden, mü’min bir kavim için hak ile (gerçek olarak) sana okuyacağız.
netlû
İlyas Yorulmaz = İnanan bir toplum için Musa ve Firavun’un gerçek doğru haberlerini sana biz anlatıyoruz.
netlû-hâ
Diyanet İşleri = İşte bunlar, Allah’ın âyetleridir. Onları sana gerçek olarak okuyoruz. Artık Allah’tan ve O’nun âyetlerinden sonra hangi söze inanacaklar?
netlû-hâ
Abdulbaki Gölpınarlı = İşte bunlar, Allah'ın âyetleridir ki gerçek olarak okuyoruz sana; Allah'ın sözünden ve delillerinden sonra hangi söze inanırlar ki?
netlû-hâ
Abdullah Parlıyan = İşte bunlar Allah'ın ayetleridir, bunları sana dosdoğru okuyoruz. Öyleyse onlar Allah'tan ve O'nun ayetlerinden sonra, hangi söze iman edecekler?
netlû-hâ
Adem Uğur = İşte sana gerçek olarak okuduğumuz bunlar Allah'ın âyetleridir. Artık Allah'tan ve O'nun âyetlerinden sonra hangi söze inanacaklar?
netlû-hâ
Ahmed Hulusi = İşte bunlar Allâh'ın işaretleridir. . . Onları sana Hak olarak bildiriyoruz. . . Allâh'tan ve O'nun işaretlerinden sonra hangi söze iman ederler?
netlû-hâ
Ahmet Tekin = İşte bunlar Allah’ın âyetleridir, Kuran’dır. Doğru ve Haktan geldiği konusunda şüphe olmayan âyetleri sana okuyoruz. Allah’ın âyetlerine, Kur’ân’a inanmadıktan sonra hangi söze inanacaklar?
netlû-hâ
Ahmet Varol = Bunlar, Allah'ın, sana hak üzere okuduğumuz ayetleridir. Öyleyse onlar, Allah'tan ve ayetlerinden sonra hangi söze inanacaklar?
netlû-hâ
Ali Bulaç = İşte bunlar, Allah'ın ayetleridir; sana bunları hak olmak üzere okuyoruz. Öyleyse onlar, Allah'tan ve O'nun ayetlerinden sonra hangi söze iman edecekler?
netlû-hâ
Ali Fikri Yavuz = İşte bunlar, Allah’ın ayetleridir; sana onları (Cebrâil vasıtası ile) hak ile okuyup beyan ediyoruz. Artık Allah’ın ayetlerine inanmadıktan sonra hangi söze inanırlar?
netlû-hâ
Ali Ünal = (Nasıl bunlar Allah’ın açık âyetleri ise, Kur’ân’a dahil olarak indirdiğimiz) bu âyetler de Allah’ın âyetleri olup, onları sana (Cebrail vasıtasıyla) gerçeğin ta kendisi olarak ve tarafımızdan geldiklerinde hiçbir şüphe olmayacak şekilde okuyoruz. Artık Allah’a ve O’nun âyetlerine inanmadıktan sonra başka hangi söze inanacaklar?