Aranılan kelime ile eşleşen ayetler
alâ nefsi-hî
Diyanet İşleri = Kim bir günah kazanırsa, onu ancak kendi aleyhine kazanmış olur. Allah, her şeyi hakkıyla bilendir, hüküm ve hikmet sahibidir.
alâ nefsi-hî
Abdulbaki Gölpınarlı = Kim bir suç işlerse o suçu kendi aleyhine kazanmıştır, zararı kendine ve Allah, her şeyi bilir, hüküm ve hikmet sahibidir.
alâ nefsi-hî
Abdullah Parlıyan = Çünkü günah işleyen kimse, yalnız kendine zarar verir. Ve Allah herşeyi bilendir, yaptığı herşeyi yerli yerince yapandır.
alâ nefsi-hî
Adem Uğur = Kim bir günah kazanırsa onu ancak kendi aleyhine kazanmış olur. Allah her şeyi bilicidir, büyük hikmet sahibidir.
alâ nefsi-hî
Ahmed Hulusi = Kim bir suç işlerse, bunun getirisi kendinedir (başkasına değil)! Allâh Aliym'dir, Hakiym'dir.
alâ nefsi-hî
Ahmet Tekin = Kim bile bile bir günah işlerse, onu ancak kendi aleyhine işleyip sırtına yüklenmiş olur. Allah herşeyi bilir, hikmet sahibi ve hükümrandır.
alâ nefsi-hî
Ahmet Varol = Kim bir günah kazanırsa onu kendi aleyhine kazanmış olur. Allah ilim sahibidir, hakimdir.
alâ nefsi-hî
Ali Bulaç = Kim bir günah kazanırsa, o ancak kendi nefsi aleyhinde onu kazanmıştır. Allah, bilendir, hüküm ve hikmet sahibidir.
alâ nefsi-hî
Ali Fikri Yavuz = Kim bir günah yaparsa, onu ancak kendi aleyhine işlemiş olur. Allah her şeyi hakkıyle bilendir, hükmünde hikmet sahibidir.
alâ nefsi-hî
Ali Ünal = Fakat kim de (işlediği kötülüğün ardından tevbe etmez ve bir) günah kazanırsa, bilsin ki, o günahı ancak kendi aleyhine kazanmıştır. Allah, her şeyi hakkıyla bilendir; her hüküm ve icraatında pek çok hikmetler bulunandır.
alâ nefsi-hî
Bayraktar Bayraklı = Çünkü günah işleyen kimse, yalnız kendine zarar verir. Allah her şeyi bilendir; hikmet sahibidir.
alâ nefsi-hî
Bekir Sadak = Kim gunah islerse bunu ancak kendi aleyhine yapmis olur. Allah bilendir, Hakim'dir.
alâ nefsi-hî
Celal Yıldırım = Kim de bir günah kazanırsa, herhalde onu kendi aleyhine kazanmış olur. Allah (her şeyi lâyıkıyle) bilendir, hikmet sahibidir.
alâ nefsi-hî
Cemal Külünkoğlu = Kim bir günah işlerse, onu yalnız kendi aleyhine olacak şekilde kazanır. Allah (her şeyi) hakkıyla bilendir, her şeyi sağlam bir hikmete göre yapandır.
alâ nefsi-hî
Diyanet İşleri (eski) = Kim günah işlerse bunu ancak kendi aleyhine yapmış olur. Allah bilendir, Hakim'dir.
alâ nefsi-hî
Diyanet Vakfi = Kim bir günah kazanırsa onu ancak kendi aleyhine kazanmış olur. Allah her şeyi bilicidir, büyük hikmet sahibidir.
alâ nefsi-hî
Edip Yüksel = Kim bir günah kazanırsa kendisine karşı kazanmış olur. ALLAH Bilendir, Bilgedir.
alâ nefsi-hî
Elmalılı Hamdi Yazır = Maamafih kim bir vebal kazanırsa onu sırf kendi aleyhine kazanır, Allah alîm, hakîm de bulunuyor
alâ nefsi-hî
Elmalılı (sadeleştirilmiş) = Kim de bir günah işlerse, onu yalnız kendi aleyhine işlemiş olur. Allah ise herşeyi bilir ve hikmet sahibidir.
alâ nefsi-hî
Elmalılı (sadeleştirilmiş-2) = Kim bir kötülük işlerse, kendi nefsine kötülük etmiş olur. Allah her şeyi hakkıyle bilendir, hikmet sahibidir.
alâ nefsi-hî
Gültekin Onan = Kim bir günah kazanırsa, o ancak kendi nefsi aleyhinde onu kazanmıştır. Tanrı, bilendir, hüküm ve hikmet sahibidir.
alâ nefsi-hî
Harun Yıldırım = Her kim de bir günah kazanırsa onu ancak aleyhine kazanır. Şüphesiz Allah Alîm ve Hakim olandır.
alâ nefsi-hî
Hasan Basri Çantay = Kim bir günâh kazanırsa onu ancak kendi aleyhine kazanmış olur. Allah her şey'i bilicidir, tam bir hüküm ve hikmet saahibidir.
alâ nefsi-hî
Hayrat Neşriyat = Ve kim bir günah işlerse, böylece onu ancak kendi aleyhine kazanır. Allah ise, Alîm (herşeyi hakkıyla bilen)dir, Hakîm (her işi hikmetli olan)dır.
alâ nefsi-hî
İbni Kesir = Kim, bir günah kazanırsa; bunu ancak kendi aleyhine kazanmış olur. Ve Allah; Alim, Hakim olandır.
alâ nefsi-hî
Kadri Çelik = Kim günah işlerse, bunu ancak kendi aleyhine yapmış olur. Allah her şeyi bilendir, hikmet sahibidir.
alâ nefsi-hî
Muhammed Esed = Çünkü günah işleyen kimse, yalnız kendine zarar verir. Ve Allah her şeyi bilendir, hikmet sahibidir.
alâ nefsi-hî
Mustafa İslamoğlu = Zira kötülük işleyen kimse ancak kendi aleyhine işlemiş olur; Allah ise her şeyi bilendir, her hükmünde tam isabet edendir.
alâ nefsi-hî
Ömer Nasuhi Bilmen = Ve her kim bir günah kazanırsa onu ancak kendi nefsi aleyhine kazanır. Allah Teâlâ ise alîmdir, hakîmdir.
alâ nefsi-hî
Ömer Öngüt = Kim bir günah kazanırsa onu ancak kendi aleyhine kazanmış olur. Allah her şeyi bilicidir, hikmet sahibidir.
alâ nefsi-hî
Şaban Piriş = Kim bir günah işlerse, onu ancak kendi aleyhine işler. Allah ise bilen ve hükmedendir.
alâ nefsi-hî
Sadık Türkmen = Kim bir günah kazanırsa, onu ancak kendi aleyhine kazanmış olur. Allah bilen ve doğru hüküm/karar verendir.
alâ nefsi-hî
Seyyid Kutub = Kim bir suç işlerse onu kendi aleyhine işlemiş olur. Kuşkusuz Allah bilir ve hakimdir.
alâ nefsi-hî
Suat Yıldırım = Kim günah kazanırsa, onu sırf kendi aleyhine kazanır. Allah her işi hakkıyla bilir, tam hüküm ve hikmet sahibidir.
alâ nefsi-hî
Süleyman Ateş = Kim bir günâh işlerse onu kendi aleyhine kazanır. Allâh bilendir, hüküm ve hikmet sâhibidir.
alâ nefsi-hî
Tefhim-ul Kuran = Kim bir günah kazanırsa, o ancak kendi nefsi aleyhinde onu kazanmıştır. Allah, bilendir, hüküm ve hikmet sahibidir.
alâ nefsi-hî
Ümit Şimşek = Günah işleyen, kendi aleyhine günah işlemiştir. Allah ise herşeyi bilir, her işi hikmetle yapar.
alâ nefsi-hî
Yaşar Nuri Öztürk = Günah kazanan onu kendi nefsi aleyhine kazanır. Allah Alîm ve Hakîm'dir.
alâ nefsi-hî
İskender Ali Mihr = Ve kim bir günah kazanırsa o taktirde onu, sadece kendi nefsine (negatif derece olarak) kazanır. Ve Allah Alîm’dir (en iyi bilendir), Hakîm’dir (hüküm ve hikmet sahibidir).
alâ nefsi-hî
İlyas Yorulmaz = Kim bir günah işlerse, o günah kendi nefsinin aleyhinedir. Allah her şeyi bilen ve ona göre hükmünü verendir.
an nefsi-hî
Diyanet İşleri = Evinde bulunduğu kadın (gönlünü ona kaptırıp) ondan arzuladığı şeyi elde etmek istedi ve kapıları kilitleyerek, “Haydi gelsene!” dedi. O ise, “Allah’a sığınırım, çünkü o (kocan) benim efendimdir, bana iyi baktı. Şüphesiz zalimler kurtuluşa eremezler” dedi.
an nefsi-hî
Abdulbaki Gölpınarlı = Evinde bulunduğu kadın, ondan murât almak istedi de kapıları sımsıkı kapattı ve hadi dedi, beri gel. O, Allah'a sığınırım dedi; şüphe yok ki kocan, benim efendimdir ve şüphe yok ki zulmedenler, asla kurtulamaz, murâdına eremez.
an nefsi-hî
Abdullah Parlıyan = Ve barındığı evin hanımı, Yûsuf'tan murad almak istedi ve kapıları sımsıkı kapatarak: “Haydi gelsene!” dedi. Ama Yûsuf: “Öyle birşey yapmaktan Allah'a sığınırım” diye karşılık verdi. Çünkü O Allah benim Rabbimdir, yerimi güzel ayarlamıştır. Veya senin kocan benim efendimdir, bana çok iyi baktı, ben O'nun iyiliğine karşı hainlik yapamam. Gerçek şu ki, her nerede olursa olsun, Allah'ın istediği şekilde hayat sürmeyenler, asla rahat ve huzura erişemezler.
an nefsi-hî
Adem Uğur = Evinde bulunduğu kadın, onun nefsinden murat almak istedi, kapıları iyice kapattı ve "Haydi gel!" dedi. O da" (Hâşâ), Allah'a sığınırım! Zira kocanız benim velinimetimdir, bana güzel davrandı. Gerçek şu ki, zalimler iflah olmaz!" dedi.
an nefsi-hî
Ahmed Hulusi = Yusuf'un evinde kaldığı kadın, Onun nefsaniyetinden yararlanmak istedi. Kapıları sımsıkı kapattı. . . "Seninim, gel" dedi. . . (Yusuf) karşı çıkıp: "Allâh'a sığınırım! Muhakkak ki O (kocan) efendimdir, sahip olduğum nimetleri bağışlamıştır. Muhakkak ki zâlimler kurtuluşa ermezler. "
an nefsi-hî
Ahmet Tekin = Evinde bulunduğu kadın, Yûsuf’a yakınlık gösterip hile yaparak sahip olmaya kalkıştı. Kapıları iyice kapattı:'Haydi gel!' dedi. Yûsuf:'Allah korusun, kocanız benim velinimetimdir, bana güzel baktı, yer yurt ihsan etti. Unutma ki, iyiliğe kötülükle mukabele eden zâlimler iflah olmaz, ebedî nimetlerle mutluluğa eremez' dedi.
an nefsi-hî
Ahmet Varol = Evinde bulunduğu kadın onun kendisine yaklaşmasını istedi, kapıları sıkıca kapadı ve: 'Haydi gelsene!' dedi. (Yusuf): 'Allah'a sığınırım. Doğrusu o benim Rabbimdir. Bana iyi baktı. Zalimler asla kurtuluşa ermezler' dedi.
an nefsi-hî
Ali Bulaç = Evinde kalmakta olduğu kadın, ondan murad almak istedi ve kapıları sımsıkı kapatarak: "İsteklerim senin içindir, gelsene" dedi. (Yusuf) Dedi ki: "Allah'a sığınırım. Çünkü o benim efendimdir, yerimi güzel tutmuştur. Gerçek şu ki, zalimler kurtuluşa ermez."
an nefsi-hî
Ali Fikri Yavuz = Yûsuf’un bulunduğu evdeki kadın, Yûsuf’un kendisine yaklaşmasını istedi ve bütün kapıları kapadı: “- Haydi gel.” dedi. Yûsuf ise: “- Allah’a sığınırım. Doğrusu o (kocan) benim efendimdir, bana güzel bakmıştır. Gerçek budur ki, zalimler (zina yapanlar) kutulamazlar.” dedi.
an nefsi-hî
Ali Ünal = Bu arada, bulunduğu evin hanımı O’nun nefsinden murad almak istedi ve kapıları iyice kapatarak, “Hadi, gelsene!” dedi. Yusuf, hiç tereddütsüz, “Allah korusun! Doğrusu (eşiniz olan) efendim bana çok iyi baktı, çok iyi davrandı. Şurası bir gerçek ki, zalimler asla iflah olmaz!” mukabelesinde bulundu.