Aranılan kelime ile eşleşen ayetler
neşhedu
Diyanet İşleri = (Ey Muhammed!) Münafıklar sana geldiklerinde, “Senin, elbette Allah’ın peygamberi olduğuna şahitlik ederiz” derler. Allah senin, elbette kendisinin peygamberi olduğunu biliyor. (Fakat) Allah, o münafıkların hiç şüphesiz yalancılar olduklarına elbette şahitlik eder.
neşhedu
Abdulbaki Gölpınarlı = Münâfıklar, sana gelince, tanıklık ederiz ki dediler, sen, şüphe yok, elbette Allah'ın peygamberisin ve Allah bilir ki şüphe yok, sen, onun peygamberisin ve Allah tanıklık eder ki şüphe yok, münâfıklar, elbette yalancılardır.
neşhedu
Abdullah Parlıyan = Münafıklar sana geldikleri zaman: “Şahitlik ederiz ki, sen muhakkak Allah'ın elçisisin” derler. Allah senin gerçekten O'nun elçisi olduğunu çok iyi bilir ve Allah münafıkların yalancı olduklarına şahitlik eder.
neşhedu
Adem Uğur = Münafıklar sana geldiklerinde: Şahitlik ederiz ki sen Allah'ın Peygamberisin, derler. Allah da bilir ki sen elbette, O'nun Peygamberisin. Allah, münafıkların kesinlikle yalancı olduklarını bilmektedir.
neşhedu
Ahmed Hulusi = İkiyüzlüler (münafıklar) sana geldiklerinde dediler ki: "Senin muhakkak Rasûlullâh olduğuna şehâdet ederiz!" Allâh biliyor ki kesinlikle sen, O'nun Rasûlüsün! Allâh şahittir ki muhakkak ki ikiyüzlüler yalancılardır.
neşhedu
Ahmet Tekin = Müslüman görünerek İslâm’a karşı gizli eylem planları ve eylem yapan münâfıklar sana geldiklerinde:'Senin, kesinlikle Allah’ın Rasulü olduğuna şahitlik ederiz.' dediler. Allah, Muhammed’in Allah’ın Rasulü olduğunu biliyor. Allah, münâfıkların yalan söylediğine de şâhitlik ediyor.
neşhedu
Ahmet Varol = Münâfıklar sana geldiklerinde: 'Şahitlik ederiz ki, sen muhakkak Allah'ın peygamberisin' derler. Allah senin muhakkak kendi peygamberi olduğunu bilir. Bununla beraber Allah münâfıkların kesin yalancı olduklarına şahitlik eder.
neşhedu
Ali Bulaç = Münafıklar sana geldikleri zaman: "Biz gerçekten şehadet ederiz ki, sen kesin olarak Allah'ın elçisisin" dediler. Allah da bilir ki sen elbette O'nun elçisisin. Allah, şüphesiz münafıkların yalan söylediklerine şahidlik eder.
neşhedu
Ali Fikri Yavuz = (Ey Rasûlüm), münâfıklar sana geldiği zaman şöyle dediler: “- Şehadet ederiz (kalbimizdeki inancı beyan ederiz) ki, doğrusu sen, muhakkak Allah’ın peygamberisin.” Allah’da biliyor ki, gerçekten sen, O’nun şübhe götürmez peygamberisin. Bununla beraber Allah, şehadet ediyor ki, münâfıklar tamamen yalancıdırlar, (sözleri inançlarına uymamaktadır, yalan yere yemin ediyorlar).
neşhedu
Ali Ünal = Münafıklar sana geldiklerinde, “Şahadet ederiz ki, sen gerçekten Allah’ın Rasûlüsün.” derler. Senin Kendisinin rasûlü olduğunu Allah elbette biliyor. Ama Allah şehadet eder ki, münafıklar (sana inanmamakta ve dolayısıyla) kesinlikle yalancıdırlar (ve yalan söylemektedirler).
neşhedu
Bayraktar Bayraklı = Münafıklar sana geldiklerinde, “Senin kesinlikle Allah'ın peygamberi olduğuna tanıklık ederiz” derler. Allah, senin, O'nun peygamberi olduğunu biliyor ve Allah münafıkların yalancı olduğuna tanıklık ediyor. [643][644]
neşhedu
Bekir Sadak = Ikiyuzluler sana gelince: «Senin suphesiz Allah'in peygamberi olduguna sehadet ederiz» derler. Allah, senin kendisinin peygamberi oldugunu, bilir; bunun yaninda Allah, ikiyuzlulerin yalanci olduklarini da bilir.
neşhedu
Celal Yıldırım = Münafıklar sana geldikleri zaman derler ki: «Biz elbette senin Allah'ın Peygamberi olduğuna şehâdet ediyoruz.» Allah, senin, kendi peygamberi olduğunu elbette bilir ve Allah, münafıkların şüphesiz yalancılar olduklarına şehâdet eder.
neşhedu
Cemal Külünkoğlu = Münafıklar sana geldiği zaman: “Senin, elbette Allah'ın peygamberi olduğuna tanıklık ederiz” derler. Allah senin, elbette kendisinin peygamberi olduğunu biliyor. Bununla birlikte Allah münafıkların yalancı olduklarını da biliyor.
neşhedu
Diyanet İşleri (eski) = İkiyüzlüler sana gelince: 'Senin şüphesiz Allah'ın Peygamberi olduğuna şehadet ederiz' derler. Allah, senin kendisinin peygamberi olduğunu bilir; bunun yanında Allah, ikiyüzlülerin yalancı olduklarını da bilir.
neşhedu
Diyanet Vakfi = Münafıklar sana geldiklerinde: Şahitlik ederiz ki sen Allah'ın Peygamberisin, derler. Allah da bilir ki sen elbette, O'nun Peygamberisin. Allah, münafıkların kesinlikle yalancı olduklarını bilmektedir.
neşhedu
Edip Yüksel = İkiyüzlüler sana geldiklerinde, 'Senin ALLAH elçisi olduğuna şehadet ederiz,' derler. ALLAH senin kendi elçisi olduğunu bilir ve ALLAH ikiyüzlülerin yalan söylediğine de şehadet eder.
neşhedu
Elmalılı Hamdi Yazır = Sana geldikleri vakıt o münafıklar dediler ki: şehadet ederiz hakikaten sen şübhesiz Allahın Resulüsün. Allah da biliyor ki: hakikaten sen şübhesiz onun Resulüsün, bununla beraber Allah şehadet ediyorki doğrusu münafıklar kat'iyyen yalancıdırlar.
neşhedu
Elmalılı (sadeleştirilmiş) = (1-2) Münafıklar sana geldiklerinde: «Şehadet ederiz, gerçekten sen Allah'ın Resulüsün!» dediler. Allah da biliyor ki, sen şüphesiz O'nun Resulüsün! Bununla beraber Allah şahitlik ediyor ki, doğrusu münafıklar katiyyen yalancıdırlar. Yeminlerini bir kalkan edinip de Allah yolundan yan çizmektedirler. Doğrusu onlar ne fena yapıyorlar.
neşhedu
Elmalılı (sadeleştirilmiş-2) = Münafıklar sana geldikleri vakit: «Şahitlik ederiz ki sen muhakkak Allah'ın elçisisin.» derler. Senin mutlaka kendisinin elçisi olduğunu Allah bilir ve Allah münafıkların yalancı olduklarına şahitlik eder.
neşhedu
Gültekin Onan = Münafıklar sana geldikleri zaman: "Biz gerçekten şehadet ederiz ki, sen kesin olarak Tanrı'nın elçisisin" dediler. Tanrı da bilir ki sen elbette O'nun elçisisin. Tanrı, şüphesiz münafıkların yalan söylediklerine şahidlik eder.
neşhedu
Harun Yıldırım = Münafıklar sana geldiklerinde dediler ki: “Biz şehadet ediyoruz ki, sen kesinlikle Allah’ın rasulüsün.” Allah da biliyor ki sen şüphesiz O’nun rasulüsün ve Allah şahidlik eder ki, münafıklar kesinlikle yalancıdır.
neşhedu
Hasan Basri Çantay = Münafıklar sana geldiği zaman «Şehâdet ederiz ki sen muhakkak ve mutlak Allahın peygamberisin» dediler. Allah da bilir ki sen elbette ve elbette Onun peygamberisin. (Fakat) Allah o münafıkların hiç şübhesiz yalancılar olduğunu da biliyor.
neşhedu
Hayrat Neşriyat = (Ey Resûlüm!) Münâfikun (o münâfıklar) sana geldikleri zaman: 'Şâhidlik ederiz ki, muhakkak sen, gerçekten Allah’ın Resûlüsün!' dediler. Allah da biliyor ki, şübhesiz sen, elbette (Allah’ın) peygamberisin! Bununla berâber Allah şâhidlik eder ki, doğrusu münâfıklar gerçekten yalancıdırlar.
neşhedu
İbni Kesir = Münafıklar sana geldiklerinde: Şehadet ederiz ki muhakkak sen, Allah'ın peygamberisin, derler. Allah da bilir ki; sen, elbette kendisinin peygamberisin. Allah; münafıkların şüphesiz yalancılar olduklarına şehadet eder.
neşhedu
Kadri Çelik = Münafıklar sana gelince, “Senin şüphesiz Allah'ın Peygamberi olduğuna şahadet ederiz” derler. Allah, senin kendisinin peygamberi olduğunu bilir; bunun yanında Allah, münafıkların yalancı olduklarına da şahitlik eder.
neşhedu
Muhammed Esed = İkiyüzlüler sana geldiklerinde: "Senin gerçekten Allah'ın Elçisi olduğuna tanıklık ederiz!" derler. Ama Allah, senin kendi elçisi olduğunu bilir; ve Allah, ikiyüzlülerin (inandık demelerinde) asla samimi olmadıklarına tanıklık eder.
neşhedu
Mustafa İslamoğlu = İkiyüzlüler sana geldiklerinde, "Biz şahadet ederiz ki sen kesinlikle Allah'ın Rasulü'sün" derler. Allah da biliyor ki, gerçekten de sen O'nun Rasulü'sün; ve Allah şahadet eder ki, ikiyüzlüler kesinlikle yalancıdırlar.
neşhedu
Ömer Nasuhi Bilmen = Münafıklar sana geldiği zaman dediler ki: «Şahadet ederiz, elbette sen Allah'ın peygamberisin.» Allah da bilir ki sen muhakkak O'nun elbette peygamberisin ve Allah şehâdet eder ki, şüphe yok münafıklar elbette yalancıdırlar.
neşhedu
Ömer Öngüt = Münafıklar sana geldikleri zaman: "Senin Allah'ın elçisi olduğuna şâhitlik ederiz. " derler. Allah, senin gerçekten O'nun elçisi olduğunu çok iyi bilir. Ve Allah, münafıkların yalancı olduklarına da şâhitlik ediyor.
neşhedu
Şaban Piriş = Münafıklar sana geldiklerinde: -Senin kesinlikle Allah’ın Resülü olduğuna şahitlik ederiz, dediler. Allah, senin kendi Resülü olduğunu bilir. Allah, münafıkların yalancı olduklarına da şahitlik eder.
neşhedu
Sadık Türkmen = (Ey Muhammed!) Münafıklar sana geldiklerinde; “Senin elbette, Allah’ın Rasûlü olduğuna şahitlik ederiz” derler. Allah senin, zaten kendisinin Rasûlü olduğunu biliyor. (Fakat) Allah o münafıkların, hiç şüphesiz (bazen bir doğruyu söyleyen), yalancılar olduklarına elbette şahitlik eder.
neşhedu
Seyyid Kutub = Ey Muhammed! Münafıklar sana geldiklerinde, «şahitlik ederiz ki, sen Allah'ın peygamberisin» derler. Allah ta bilir ki sen elbette, kendisinin peygamberisin. Bununla birlikte Allah münafıkların yalancı olduklarını da bilir.
neşhedu
Suat Yıldırım = Münafıklar sana geldiklerinde: "Biz, senin Allah’ın Resulü olduğuna şahitlik ederiz." derler. Allah da senin Kendisinin elçisi olduğunu elbette bilir. Bununla beraber, Allah, onların bunu söylerken yalan söylediklerine, samimî olmadıklarına şahitlik eder.
neşhedu
Süleyman Ateş = Münâfıklar sana geldikleri zaman: "Senin muhakkak Allâh'ın elçisi olduğuna tanıklık ederiz" derler. Senin muhakkak kendisinin elçisi olduğunu Allâh bilir ve Allâh münafıkların yalancı olduklarına tanıklık eder.
neşhedu
Tefhim-ul Kuran = Münafıklar sana geldikleri zaman: «Biz gerçekten şehadet ederiz ki, sen kesin olarak Allah'ın elçisisin» dediler. Allah da bilmektedir ki sen elbette O'nun elçisisin. Allah, şüphesiz münafıkların yalan söylemekte olduklarına şahidlik etmektedir.
neşhedu
Ümit Şimşek = Münafıklar sana geldiklerinde 'Senin Allah Resulü olduğuna şahitlik ederiz' dediler. Onun Resulü olduğunu Allah elbette biliyor. Fakat Allah münafıkların yalancı olduklarına da şahittir.
neşhedu
Yaşar Nuri Öztürk = Münafıklar sana geldikerinde: "Senin kesinlikle Allah'ın elçisi olduğuna tanıklık ederiz." derler. Senin kesinlikle O'nun elçisi olduğunu Allah zaten biliyor. Ve Allah tanıklık eder ki, münafıklar kesinlikle yalancıdırlar.
neşhedu
İskender Ali Mihr = Münafıklar sana geldikleri zaman: “Biz şahadet ederiz. Muhakkak ki sen, gerçekten Allah’ın Resûl’üsün.” dediler. Ve Allah, muhakkak ki senin, gerçekten Kendisinin Resûl’ü olduğunu biliyor. Ve Allah şahadet eder ki, münafıklar gerçekten yalancıdırlar.
neşhedu
İlyas Yorulmaz = İkiyüzlü davrananlar sana geldiklerinde “Senin kesinlikle Allah’ın elçisi olduğuna şahitlik ediyoruz” derler. Hâlbuki Allah senin, kendisinin elçisi olduğunu biliyor, ancak ikiyüzlü davrananlar (senin elçiliğine inanmıyorlar) yalan söylüyorlar.