Aranılan kelime ile eşleşen ayetler
nasîren
Diyanet İşleri = De ki: “Rabbim! (Gireceğim yere) doğruluk ve esenlik içinde girmemi sağla. (Çıkacağım yerden de) beni doğruluk ve esenlik içinde çıkar. Katından bana yardımcı bir kuvvet ver.”
nasîren
Abdulbaki Gölpınarlı = Ve de ki: Yâ Rabbi, beni gireceğim yere gerçek olarak sok, çıkacağım yerden gerçek olarak çıkar ve katından, bana yardım eden bir kudret, kuvvet ver.
nasîren
Abdullah Parlıyan = Ve dua ederken de ki: “Ey Rabbim! Girişeceğim her işe, doğruluk ve içtenlik üzere girmemi, bırakacağım her işten de doğruluk ve içtenlik göstererek çıkmamı sağla; ve bana katından destekleyici bir güç ve kuvvet ver.”
nasîren
Adem Uğur = Ve şöyle niyaz et: Rabbim! Gireceğim yere dürüstlükle girmemi sağla; çıkacağım yerden de dürüstlükle çıkmamı sağla. Bana tarafından, hakkıyla yardım edici bir kuvvet ver.
nasîren
Ahmed Hulusi = Rabbim, girdiğim yere sıdk hâlinde girdir ve çıktığım yerden sıdk ile çıkart; ledünnünden zafere erdirici bir kudret oluştur bende!
nasîren
Ahmet Tekin = 'Rabbim, dürüst olarak yiğitçe girilmesi gereken yere, emniyetle girmemi sağla. Dürüst olarak yiğitçe çıkılması gereken yerden emniyetle çıkmamı sağla. Bana kendi katından yardımcı bir güç, beni destekleyen bir devlet, bir iktidar ver.' diye niyaz et.
nasîren
Ahmet Varol = De ki: 'Rabbim! Beni (girdireceğin yere) doğruluk girdirişi ile girdir, (çıkaracağın yerden de) doğruluk çıkarışıyla çıkar ve bana katından yardım edici bir kuvvet ver.'
nasîren
Ali Bulaç = Ve de ki: "Rabbim, beni (girilecek yere) doğru bir girdirişle girdir ve (çıkarılacak yerden) doğru bir çıkarışla çıkar ve katından bana yardımcı bir kuvvet ver."
nasîren
Ali Fikri Yavuz = De ki: “-Rabbim! Beni, rıza ve kolaylık konuluşu ile kabre koy ve kıyamet dirilişinde de, beni, iyi bir çıkarışla çıkar; tarafından bana, kâfirleri mağlûp edecek kudretli bir yardımcı ver.”
nasîren
Ali Ünal = (Ve bir beldeye girerken, dolayısıyla Medine’ye yaklaştığın şu dakikada) şöyle dua et: “Rabbim, gireceğim yere hak uğruna, samimî olarak, en iyi niyetle ve Sana sadakat içinde girmemi, oradan çıkacağım zaman da yine hak uğruna, samimî olarak, en iyi niyetle ve Sana sadakat içinde çıkmamı nasip buyur; ve Kendi katından bana sağlam bir destek, kuvvetli bir delil bahşet.”
nasîren
Bayraktar Bayraklı = De ki: “Ey Rabbim! Gireceğim her işe doğruluk ve içtenlik üzere girmemi, bitireceğim her işten de doğruluk ve içtenlik göstererek çıkmamı sağla! Bana katından yardımcı bir güç ver!”
nasîren
Bekir Sadak = De ki: «Rabbim! Beni dahil edecegin yere hosnutluk ve esenlikle dahil et; cikaracagin yerden de hosnutluk ve esenlikle cikar. Katindan beni destekleyecek bir kuvvet ver.»
nasîren
Celal Yıldırım = De ki: Rabbim ! Beni gireceğim yere sıdk ile sok, çıkaracağın yerden sıdk ile çıkar ve kendi katından bana yardımcı bir kuvvet ver.
nasîren
Cemal Külünkoğlu = Ve şöyle niyaz et: “Ey Rabbim! (Gireceğim yere) doğruluk ve esenlik içinde girmemi sağla. (Çıkacağım yerden de) beni doğruluk ve esenlik içinde çıkar. Katından bana yardımcı bir kuvvet ver.”
nasîren
Diyanet İşleri (eski) = De ki: 'Rabbim! Beni dahil edeceğin yere hoşnutluk ve esenlikle dahil et; çıkaracağın yerden de hoşnutluk ve esenlikle çıkar. Katından beni destekleyecek bir kuvvet ver.'
nasîren
Diyanet Vakfi = Ve şöyle niyaz et: Rabbim! Gireceğim yere dürüstlükle girmemi sağla; çıkacağım yerden de dürüstlükle çıkmamı sağla. Bana tarafından, hakkıyla yardım edici bir kuvvet ver.
nasîren
Edip Yüksel = Ve de ki: 'Rabbim, beni doğru bir girişle kabul et ve beni doğru bir çıkışla çıkar. Katından beni destekleyecek bir güç ver.'
nasîren
Elmalılı Hamdi Yazır = Ve de ki: rabbım beni sıdık girdirimi girdir ve sıdık çıkarışı çıkar ve benim için ledünnünden bir sultanı nasîr kıl
nasîren
Elmalılı (sadeleştirilmiş) = De ki: «Rabbim, gireceğim yere doğrulukla girmemi sağla, çıkacağım yerden de doğrululukla çıkmamı nasip et ve benim için kendi katından yardım edici bir kuvvet ver.»
nasîren
Elmalılı (sadeleştirilmiş-2) = (Ey Muhammed!) De ki: «Rabbim! Beni, takdir ettiğin yere gönül rahatlığı ve huzur içinde koy ve çıkacağım yerden de dürüstlükle ve selametle çıkmamı sağla. Bana katından yardım edici bir kuvvet ver.»
nasîren
Gültekin Onan = Ve de ki: "Rabbim, beni (girilecek yere) doğru bir girdirişle girdir ve (çıkarılacak yerden) doğru bir çıkarışla çıkar ve katından bana yardımcı bir kuvvet ver."
nasîren
Harun Yıldırım = Ve şöyle niyaz et: Rabbim! Gireceğim yere dürüstlükle girmemi sağla; çıkacağım yerden de dürüstlükle çıkmamı sağla. Bana tarafından, hakkıyla yardım edici bir kuvvet ver.
nasîren
Hasan Basri Çantay = Ve şöyle de: «Rabbim, beni sıdk (ve selâmet) girdirilişi ile girdir. Sıdk (ve selâmet) çıkarışı ile çıkar ve tarafından bana hakkıyle yardım edici bir hüccet (-i kaahire ve kudret-i kâmile) ver».
nasîren
Hayrat Neşriyat = Ve de ki: 'Rabbim! Beni doğru olan (râzı olacağın) bir girdirişle (Medîne’ye) girdir ve beni doğru olan (râzı olacağın) bir çıkarışla (Mekke’den) çıkar ve bana tarafından yardımcı bir güç ver!'
nasîren
İbni Kesir = Ve de ki: Rabbım; beni doğruluk yerine koy. Ve doğruluk yerinden çıkar. Ve katından bana destekleyecek bir kuvvet ver.
nasîren
Kadri Çelik = Ve de ki: “Rabbim! Beni (girilecek yere) doğru bir girdirişle girdir ve (çıkılacak yerden) doğru bir çıkarılışla çıkar. Katından bana yardımcı bir güç ver.”
nasîren
Muhammed Esed = Ve (dua ederken) de ki: "Ey Rabbim, (girişeceğim her işe) doğruluk ve içtenlik üzere girmemi; (bırakacağım her işten de) doğruluk ve içtenlik göstererek çıkmamı sağla; ve bana katından destekleyici bir güç, bir tutamak bahşet!"
nasîren
Mustafa İslamoğlu = Ve de ki: "Rabbim! Benim girdiğim her yere doğruluk ve dürüstlükle girmemi, çıktığım her yerden doğruluk ve dürüstlükle çıkmamı sağla; ve yüce katından beni (bu hususta başarılı) kılacak etkin bir güçle destekle.
nasîren
Ömer Nasuhi Bilmen = Ve de ki: «Yarabbi! Beni bir sıdk medhalini idhal et ve beni bir sıdk mahrecine ihrac eyle ve benim için kendi tarafından bir yardımcı kuvvet (nâsip) kıl.»
nasîren
Ömer Öngüt = Resulüm! De ki: “Ey Rabbim! Beni koyacağın yere sıdk ile hoşnutlukla koy, çıkaracağın yerden de sıdk ile hoşnutlukla çıkar. Katından beni destekleyecek bir kuvvet ver. ”
nasîren
Şaban Piriş = De ki: “Rabbim, beni girdireceğin yere hoşnutluk ve esenlikle girdir. Çıkaracağın yerden hoşnutlukla çıkar ve bana katından yardımcı bir kuvvet ver.”
nasîren
Sadık Türkmen = De ki: “Rabbim! Beni doğruluk girişiyle girdir ve doğruluk çıkışıyla çıkar. Bana katından yardımcı bir güç ver.”
nasîren
Seyyid Kutub = De ki; «Ey Rabbim, bir yere girerken oraya doğru olarak girmemi ve bir yerden çıkarken oradan doğruluk ilkesine bağlı olarak çıkmamı nasip eyle. Bana kendi katından destekleyici bir güç ver.»
nasîren
Suat Yıldırım = De ki: "Ya Rabbî, gireceğim yere dürüst olarak girmemi, çıkacağım yerden de dürüst olarak çıkmamı nasib et ve Kendi katından beni destekleyecek kuvvetli bir delil ver bana!"
nasîren
Süleyman Ateş = De ki: "Rabbim, beni doğruluk girdirişiyle girdir ve beni doğruluk çıkarışiyle çıkar. Bana katından yardımcı bir güç ver."
nasîren
Tefhim-ul Kuran = Ve de ki: «Rabbim, beni (girilecek yere) doğru bir girdirişle girdir ve (çıkarılacak yerden) doğru bir çıkarılışla çıkar ve katından bana yardımcı bir kuvvet ver.»
nasîren
Ümit Şimşek = De ki: Yâ Rabbi, gireceğim yere doğrulukla girmemi, çıkacağım yerden de doğrulukla çıkmamı nasip eyle; yüce katından bana yardımcı bir kuvvet ver.
nasîren
Yaşar Nuri Öztürk = Şöyle yakar: "Rabbim! Beni, gireceğim yere doğruluk dürüstlükle sok, çıkacağım yerden doğruluk dürüstlükle çıkar. Katından bana yardımcı bir güç / kanıt ver."
nasîren
İskender Ali Mihr = Ve de ki: “Rabbim beni sıdk ile dahil et ve beni sıdk ile çıkar. Ve bana senin katından (gizli ilminden) bir yardımcı sultan kıl.”
nasîren
İlyas Yorulmaz = (Dualarında) Deki “Rabbim beni doğruların gireceği yere koy ve doğruların çıktığı yerden beni de çıkart, katından beni güçlü bir yardımcı ile destekle. ”
nasîren
Diyanet İşleri = De ki: “Eğer Allah size bir kötülük dilese, sizi Allah’tan koruyacak kimdir? Yahut size bir rahmet dilese, buna engel olacak kimdir?” Onlar kendilerine Allah’tan başka hiçbir dost ve hiçbir yardımcı bulamazlar.
nasîren
Abdulbaki Gölpınarlı = De ki: Allah size bir kötülük gelmesini dilerse, yahut bir rahmete nâil olmanızı isterse kimdir sizi Allah'tan kurtaracak ve Allah'tan başka onlar, ne bir dost bulabilirler, ne bir yardımcı.
nasîren
Abdullah Parlıyan = De ki: Allah size bir zarar vermek istese, sizi ondan kim koruyabilir? Yahut size merhamet ederse, size kim zarar verebilir? Onlar kendilerine Allah'tan başka, ne bir dost ve ne de bir yardımcı bulabilirler.
nasîren
Adem Uğur = De ki: Allah size bir kötülük dilerse, O'na karşı sizi kim korur; ya da size rahmet dilerse (size kim zarar verebilir)? Onlar, kendilerine Allah'tan başka ne bir dost bulurlar ne de bir yardımcı.
nasîren
Ahmed Hulusi = De ki: "Eğer sizden bir kötülük (açığa çıkarmayı) irade ederse yahut sizden bir rahmet (açığa çıkarmayı) irade ederse, sizi Allâh'a (iradesine) karşı kim korur?" Allâh dûnunda ne bir Veliyy ne de bir yardımcı bulamazlar.
nasîren
Ahmet Tekin = 'Allah size bir zarar vermek isterse, O’na karşı sizi kim korur? Ya da, sizi rahmetine mazhar etmek isterse, size kim zarar verebilir? Onlar kendilerine Allah’ın dışında, kulları durumundakilerden, ne bir velî, bir koruyucu bulabilirler, ne de bir yardım eden.' de.
nasîren
Ahmet Varol = De ki: 'Size bir kötülük dilese sizi Allah'tan koruyacak veya size bir rahmet dilese (engel olacak) kimdir? Onlar, kendileri için Allah'tan başka ne bir dost ne de bir yardımcı bulabilirler.
nasîren
Ali Bulaç = De ki: "Size bir kötülük isteyecek olsa sizi Allah'tan koruyacak veya size bir rahmet isteyecek olsa (buna engel olacak) kimdir?" Onlar, kendileri için Allah'ın dışında ne bir veli, ne bir yardımcı bulamazlar.
nasîren
Ali Fikri Yavuz = De ki: “-Eğer Allah size bir azab dilerse veya size bir rahmet murad ederse, sizi Allah’dan koruyabilecek ve rahmetini engelliyecek kimdir?” Onlar, kendilerine Allah’dan başka hiç bir dost ve yardımcı bulamazlar.
nasîren
Ali Ünal = De ki: “Eğer Allah hakkınızda bir felâket dilemişse ya da bir rahmet dilemişse, kimin haddine ki, hakkınızda dilediğini yapması hususunda Allah’a mani olabilsin?” Eğer Allah onları terketmişse, onlar artık ne işlerini havale edebilecekleri ve kendilerini sahiplenecek bir veli bulabilirler, ne de bir yardımcı.