Aranılan kelime ile eşleşen ayetler
hel entum muslimûne
Diyanet İşleri = De ki: “Bana ancak, ilâhınızın yalnızca bir tek ilâh olduğu vahyolunuyor. Artık müslüman oluyor musunuz?”
hel entum muslimûne
Abdulbaki Gölpınarlı = De ki: Bana, mâbûdumuzun, bir tek mâbut olduğu vahyedildi ancak, Müslüman oluyor musunuz siz de?
hel entum muslimûne
Abdullah Parlıyan = Ey peygamber! Bütün insanlığa haykırarak de ki: Bana gerçek ilahınızın tek bir ilah olduğu vahyediliyor, siz de bu gerçeğe boyun eğip teslim olmaz mısınız?
hel entum muslimûne
Adem Uğur = De ki: Bana sadece, sizin ilâhınızın ancak bir tek Allah olduğu vahyedildi. Hâla müslüman olmayacak mısınız?
hel entum muslimûne
Ahmed Hulusi = De ki: "Bana sadece şu vahyolunuyor: Sizin tanrı diye düşündüğünüz sadece Ulûhiyet sahibi TEK'tir! Siz müslimler misiniz (teslimiyetinizin farkında mısınız) peki?"
hel entum muslimûne
Ahmet Tekin = De ki: «Bana muhakkak vahyolunuyor ki, sizin ilâhınız, şüphe yok bir ilâhtır. Artık siz İslâmiyet'i kabul etmiş kimseler misiniz?»
hel entum muslimûne
Ahmet Varol = De ki: “Bana ilâhınızın ancak bir tek ilâh olduğu vahyediliyor. Hâlâ müslüman olmayacak mısınız?”
hel entum muslimûne
Ali Bulaç = De ki: "Gerçekten bana: -Sizin ilahınız yalnızca bir tek ilahtır" diye vahyolunuyor; artık siz müslüman olacak mısınız?"
hel entum muslimûne
Ali Fikri Yavuz = De ki, bana ancak şöyle vahy olunuyor: “- İlâhınız, ancak bir İlâh’dır. Şimdi siz (ey müşrikler), müslüman oluyor musunuz?”
hel entum muslimûne
Ali Ünal = De ki: “Bana (Din adına) vahyolunan temel gerçek şudur: ‘İlâhınız, ancak tek bir ilâhtır.’ Artık, O’na tam bir teslimiyetle Müslüman olmayacak mısınız?”
hel entum muslimûne
Bayraktar Bayraklı = De ki: “Bana, Tanrınız ancak bir tek tanrıdır” diye vahyolunuyor. O'na teslim olacak mısınız?
hel entum muslimûne
Bekir Sadak = De ki: «Dogrusu tanrinizin tek bir Tanri oldugu bana suphesiz vahyolundu. Artik musluman olacak misiniz?»
hel entum muslimûne
Celal Yıldırım = De ki: Bana ancak ilâhınızın tek bir ilâh olduğu vahyediliyor. Artık siz Müslüman olmuyor musunuz?
hel entum muslimûne
Cemal Külünkoğlu = De ki: “Bana ancak, ilâhınızın yalnızca bir tek ilâh olduğu vahyolunuyor. Hala Müslüman olmayacak mısınız?”
hel entum muslimûne
Diyanet İşleri (eski) = De ki: 'Doğrusu tanrınızın tek bir Tanrı olduğu bana şüphesiz vahyolundu. Artık müslüman olacak mısınız?'
hel entum muslimûne
Diyanet Vakfi = De ki: Bana sadece, sizin ilâhınızın ancak bir tek Allah olduğu vahyedildi. Hâla müslüman olmayacak mısınız?
hel entum muslimûne
Edip Yüksel = De ki, 'Sizin tanrınızın bir tek tanrı olduğu bana vahyediliyor. Artık teslim olacak mısınız?'
hel entum muslimûne
Elmalılı Hamdi Yazır = De ki: bana sade vahyolunuyor ki: ilâhınız ancak bir ilâhdır, şimdi siz müsliman oluyor musunuz?
hel entum muslimûne
Elmalılı (sadeleştirilmiş) = De ki: «Bana ancak ilahınızın bir tek ilah olduğu vahyolunuyor. şimdi siz müslüman oluyor musunuz?»
hel entum muslimûne
Elmalılı (sadeleştirilmiş-2) = De ki, bana ancak şöyle vahyolunuyor: «İlâhınız ancak tek bir ilâhtır. Şimdi siz artık müslüman oluyor musunuz?»
hel entum muslimûne
Gültekin Onan = De ki: "Gerçekten bana: "Sizin tanrınız yalnızca bir tek tanrıdır diye vahyolunuyor; artık siz müslüman olacak mısınız?"
hel entum muslimûne
Harun Yıldırım = De ki: Bana sadece, sizin ilâhınızın ancak bir tek Allah olduğu vahyedildi. Hâla müslüman olmayacak mısınız?
hel entum muslimûne
Hasan Basri Çantay = De ki: «Bana sâde Tanrınızın ancak bir Tanrı olduğu vahy olunuyor. Artık siz (bu vech ile) müslüman oluyor musunuz»?
hel entum muslimûne
Hayrat Neşriyat = De ki: 'Bana sâdece, sizin İlâhınızın ancak bir tek İlâh olduğu vahyediliyor. Şimdi siz Müslüman kimseler (olacak) mısınız?'
hel entum muslimûne
İbni Kesir = De ki: Gerçekten bana, sizin tanrınızın yalnızca bir tek tanrı olduğu vahyolunuyor. Artık Müslüman olacak mısınız?
hel entum muslimûne
Kadri Çelik = De ki: “Gerçekten bana, sizin ilahınız yalnızca bir tek ilahtır” diye vahyolunuyor. Artık siz Müslüman olacak mısınız?”
hel entum muslimûne
Muhammed Esed = De ki: "Bana yalnızca, tanrınızın tek bir Tanrı olduğu vahyedildi; o halde artık O'na boyun eğecek misiniz?"
hel entum muslimûne
Mustafa İslamoğlu = De ki: "Bana vahyolunan her şeyin (özü) yalnız ve yalnızca "ilahınızın bir tek ilah olduğu" som gerçeğidir: şu halde artık siz O'na teslim olacak mısınız?
hel entum muslimûne
Ömer Nasuhi Bilmen = De ki: «Bana muhakkak vahyolunuyor ki, sizin ilâhınız, şüphe yok bir ilâhtır. Artık siz İslâmiyet'i kabul etmiş kimseler misiniz?»
hel entum muslimûne
Ömer Öngüt = De ki: “Bana ilâhınızın ancak bir tek ilâh olduğu vahyediliyor. Hâlâ müslüman olmayacak mısınız?”
hel entum muslimûne
Şaban Piriş = De ki: -Ancak bana, ilahınızın tek bir ilah olduğu vahyolunuyor. Siz de ona teslim oldunuz mu?
hel entum muslimûne
Sadık Türkmen = De ki: “Bana ancak, ilâhınızın bir tek İlâh olduğu vahyolunuyor. Şimdi siz, teslim olacak mısınız?”
hel entum muslimûne
Seyyid Kutub = Müşriklere de ki; «Bana ilahınızın tek Allah olduğu vahyolundu. Siz bu ilkeyi benimseyip müslüman oluyor musunuz»
hel entum muslimûne
Suat Yıldırım = De ki: "Bana yalnız ve yalnız şu gerçek vahyolunuyor "Sizin ilahınız tek İlahtır. Hâlâ mı O’na teslim olmayacaksınız?"
hel entum muslimûne
Süleyman Ateş = De ki: "Bana, Tanrınız, ancak bir tek Tanrıdır; diye vahyolunur. O'na teslim ol(up putperestliği bırak)cak mısınız?
hel entum muslimûne
Tefhim-ul Kuran = De ki: «Gerçekten bana: Sizin ilahınız yalnızca bir tek ilahtır» diye vahyolunuyor; artık siz müslüman olacak mısınız?»
hel entum muslimûne
Ümit Şimşek = De ki: Bana, tanrınızın tek bir Tanrı olduğu vahyedilmiştir. Artık hakka teslim oluyor musunuz?
hel entum muslimûne
Yaşar Nuri Öztürk = De ki: "Bana şu vahyediliyor: "Tanrınız ancak bir tek tanrıdır. Peki, siz, müslümanlar/Allah'a teslim olanlar mısınız?"
hel entum muslimûne
İskender Ali Mihr = De ki: “Bana, sizin ilâhınızın sadece tek bir ilâh olduğu vahyedildi.” Öyleyse siz müslümanlar mısınız (Allah’a teslim olanlar mısınız)?
hel entum muslimûne
İlyas Yorulmaz = İnsanlara deki “Bana, sizin ilahınızın tek bir ilah olduğu vahy ediliyor. Şimdi siz buna teslim olup, kabul ediyor musunuz?”
muslimûne
Diyanet İşleri = Hani bir de, “Bana ve Peygamberime iman edin” diye havarilere ilham etmiştim. Onlar da “İman ettik. Bizim müslüman olduğumuza sen de şahit ol” demişlerdi.
muslimûne
Abdulbaki Gölpınarlı = Hani Havarîlere, bana ve Peygamberime inanın demiştim de inandık demişlerdi tanık ol, biz Tanrıya teslîm olanlarız.
muslimûne
Abdullah Parlıyan = Ve hatırla o vakti ki, havarilere “Bana ve elçime inanın” diye vahyetmiştim. Onlar da “Biz inanıyoruz şahit ol ki, kendimizi sana teslim etmişiz” diye cevap verdiklerini.
muslimûne
Adem Uğur = Hani havârîlere, "Bana ve peygamberime iman edin" diye ilham etmiştim. Onlar (da), "İman ettik, bizim Allah'a teslim olmuş kimseler (müslümanlar) olduğumuza sen de şahit ol" demişlerdi.
muslimûne
Ahmed Hulusi = Hani Havarilere, "Bana ve Rasûlüme ("B"nin işareti kapsamıyla) iman edin" diye vahyetmiştim. . . "İman ettik. . . Sen şahit ol, biz gerçekten müslimleriz" dediler.
muslimûne
Ahmet Tekin = Hani temiz giyimli, iyi niyetli istikamet sahibi olanlara, havârilere:'Bana ve Rasulüme iman edin' diye ilham etmiştim. Onlar:'İman ettik. Bizim İslâm’ı yaşayan müslümanlar olduğumuza, İslâm dininde sebat edeceğimize şâhit ol' demişlerdi.
muslimûne
Ahmet Varol = Havarilere 'Bana ve Peygamber'ime iman edin' diye ilham etmiştim. Onlar da: 'İman ettik. Sen de bizim Müslümanlar olduğumuza şahit ol' demişlerdi.
muslimûne
Ali Bulaç = Hani Havarî’lere (Hz. Îsa’ya bağlı olanlara): “-Bana ve Peygamberime iman edin” diye ilham etmiştim de onlar: “İman ettik, bizim hakikî müslümanlar olduğumuza şahid ol” demişlerdi.
muslimûne
Ali Fikri Yavuz = Hani Havarî’lere (Hz. Îsa’ya bağlı olanlara): “-Bana ve Peygamberime iman edin” diye ilham etmiştim de onlar: “İman ettik, bizim hakikî müslümanlar olduğumuza şahid ol” demişlerdi.
muslimûne
Ali Ünal = Ve hani havarilere, “Bana ve Rasûlüme iman edin!” diye (senin vasıtanla) vahyetmiş, bunu kalblerine de duyurmuştum. Onlar da, “İman ettik (ya Rab), Sen şahit ol ki, şüphesiz Biz, (Sen’in bu vahyine teslim olmuş) Müslümanlarız!” diye karşılık vermişlerdi.