Aranılan kelime ile eşleşen ayetler
muhâcirun
Diyanet İşleri = Bunun üzerine Lût, ona (İbrahim’e) iman etti. İbrahim, “Ben, Rabbime (gitmemi emrettiği yere) hicret edeceğim. Şüphesiz O, mutlak güç sahibidir, hüküm ve hikmet sahibidir” dedi.
muhâcirun
Abdulbaki Gölpınarlı = Lût, ona inandı ve İbrâhim, ben dedi, bunlardan göçecek, Rabbime sığınacağım, şüphe yok ki o üstündür, hüküm ve hikmet sâhibidir.
muhâcirun
Abdullah Parlıyan = Bunun üzerine İbrahim'e, sadece kardeşinin oğlu Lût inandı. İbrahim dedi ki: “Allah'ın rızasını kazanma uğruna ben, Rabbimin emrettiği yere göç ediyorum. Şüphesiz Allah güçlüdür, O'na dayanan zelil olmaz, O herşeyi yerli yerince yapandır.”
muhâcirun
Adem Uğur = Bunun üzerine Lût ona iman etti ve (İbrahim): Doğrusu ben Rabbim'e (emrettiği yere) hicret ediyorum. Şüphesiz O, mutlak güç ve hikmet sahibidir, dedi.
muhâcirun
Ahmed Hulusi = Bundan sonra İbrahim'e (kardeşinin oğlu) Lût iman etti ve: "Doğrusu ben Rabbime hicret edeceğim!" dedi. . . Muhakkak ki O, "HÛ"; Aziyz'dir, Hakiym'dir.
muhâcirun
Ahmet Tekin = Bunun üzerine Lût ona itimat edip güvendi. İbrâhim:'Ben özgürce Allah’a kulluk ve ibadet etmek, güç ve gönül birliği yapacak insanlar bulmak için Rabbimin dilediği yere hicret ediyorum. Kudretli, hikmet sahibi ve hükümran olan O’dur.' dedi.
muhâcirun
Ahmet Varol = Ona Lut iman etti. (İbrahim): 'Ben Rabbime hicret ediyorum. Şüphesiz o güçlüdür, hikmet sahibidir' dedi. [1]
muhâcirun
Ali Bulaç = Bunun üzerine Lut ona iman etti ve dedi ki: "Gerçekten ben, Rabbime hicret edeceğim. Çünkü şüphesiz O, güçlü ve üstün olandır, hüküm ve hikmet sahibidir."
muhâcirun
Ali Fikri Yavuz = Bunun üzerine İbrahîm’e (ilk olarak) Lût iman etti. İbrahîm şöyle dedi: “- Ben, Rabbimin emr ettiği yere (Harran’dan Filistin’e) hicret edeceğim. Şüphe yok ki Allah, Azîz’dir= her şeye galibdir, Hakîm’dir= hükmünde hikmet sahibidir.”
muhâcirun
Ali Ünal = Lût, O’na (ve mesajına) iman etti. İbrahim, “Ben” dedi, “Rabbimin rızası için artık dinimi yaşayabileceğim bir yere hicret ediyorum. Muhakkak ki O, Azîz (izzet ve ululuk sahibi, her işte üstün ve mutlak galip) olandır; Hakîm (her hüküm ve icraatında pek çok hikmetler bulunan)dır.”
muhâcirun
Bayraktar Bayraklı = Bunun üzerine, Lût, İbrâhim'e inandı. İbrâhim, “Doğrusu ben, Rabbime hicret ediyorum. Şüphesiz O, mutlak güç ve hikmet sahibidir” dedi.
muhâcirun
Bekir Sadak = Bunun uzerine Lut ona inandi ve Ibrahim «Dogrusu ben Rabbimin diledigi yere hicret ediyorum, O suphesiz gucludur, Hakim'dir» dedi.
muhâcirun
Celal Yıldırım = Bu açıklama ve uyarı üzerine Lût O'na imân etti (inandığını tekrarladı) ve İbrâhim de. «ben Rabbıma (O'nun emri uyarınca) hicret ediyorum. Şüphesiz ki Rabbim cok üstün, çok güçlü ve yegâne hikmet sahibidir,» dedi.
muhâcirun
Cemal Külünkoğlu = Bunun üzerine (önce yeğeni) Lût, ona (İbrahim'e) iman etti. Ve İbrahim dedi ki: “Ben, Rabbime (gitmemi emrettiği Harran'dan Filistin'e) hicret edeceğim. Hiç kuşkusuz O, mutlak güç sahibidir, hüküm ve hikmet sahibidir.”
muhâcirun
Diyanet İşleri (eski) = Bunun üzerine Lut ona inandı ve İbrahim 'Doğrusu ben Rabbimin dilediği yere hicret ediyorum, O şüphesiz güçlüdür, Hakim'dir' dedi.
muhâcirun
Diyanet Vakfi = Bunun üzerine Lût ona iman etti ve (İbrahim): Doğrusu ben Rabbim'e (emrettiği yere) hicret ediyorum. Şüphesiz O, mutlak güç ve hikmet sahibidir, dedi.
muhâcirun
Edip Yüksel = Bunun üzerine ona Lut inandı ve, 'Ben Rabbime göç ediyorum. Kuşkusuz O Üstündür, Bilgedir,'dedi.
muhâcirun
Elmalılı Hamdi Yazır = Bunun üzerine ona bir Lût iyman etti hem ben, dedi: rabbıma bir muhacirim (hicr edeceğim), hakıkat bu: azîz o, hakîm o
muhâcirun
Elmalılı (sadeleştirilmiş) = Bunun üzerine ona bir tek Lut iman etti. İbrahim de: «Ben Rabbime hicret edeceğim, şüphesiz ki O, güçlüdür, hikmet sahibidir.» dedi.
muhâcirun
Elmalılı (sadeleştirilmiş-2) = Bunun üzerine ona sadece Lut iman etti. (İbrahim) de dedi ki: «Ben Rabbime hicret edeceğim. Şüphe yok ki O çok güçlüdür, hüküm ve hikmet sahibidir.»
muhâcirun
Gültekin Onan = Bunun üzerine Lut ona inandı ve dedi ki: "Gerçekten ben, rabbime hicret edeceğim. Çünkü şüphesiz O, güçlü ve üstün olandır, hüküm ve hikmet sahibidir."
muhâcirun
Harun Yıldırım = Bunun üzerine Lut ona iman etti ve dedi ki: “Gerçekten ben Rabbime hicret edeceğim. Şüphe yok ki O, Azîz’dir, Hakîm’dir.”
muhâcirun
Hasan Basri Çantay = Bunun üzerine kendisine bir Luut îman etdi. (İbrâhîm) dedi ki: «Hakıykat, ben Rabbime hicret edeceğim. Şübhe yok ki mutlak gaalib, tam hüküm ve hikmet saahibi Odur, O».
muhâcirun
Hayrat Neşriyat = Bunun üzerine Lût ona (İbrâhîm’e) îmân etti. (İbrâhîm:) 'Doğrusu ben Rabbime hicret ediciyim. Muhakkak ki, Azîz (kudreti dâimâ üstün gelen), Hakîm (her işi hikmetli olan) ancak O’dur' dedi.
muhâcirun
İbni Kesir = Bunun üzerine Lut ona inandı ve: Doğrusu ben, Rabbıma hicret edeceğim. Muhakkak ki O; Aziz ve Hakim olanın kendisidir, dedi.
muhâcirun
Kadri Çelik = Bunun üzerine Lut ona (İbrahim'e) iman etti ve dedi ki: “Gerçekten ben, Rabbime hicret edeceğim. Çünkü şüphesiz O üstün güç sahibidir, hikmet sahibidir.”
muhâcirun
Muhammed Esed = Bunun üzerine (kardeşinin oğlu) Lut o'na inandı ve "Ben (de) zulüm ve kötülük diyarını terk ederek Rabbime (döneceğim): Şüphesiz O kudret ve hikmet sahibidir!" dedi.
muhâcirun
Mustafa İslamoğlu = Bunun ardından ona bir tek Lut inandı. Ve (İbrahim) dedi ki: "Bana, Rabbime doğru yürüyen bir muhacir olmak düşer; çünkü her işinde mükemmel olan, her hükmünde tam isabet kaydeden O'dur."
muhâcirun
Ömer Nasuhi Bilmen = Bunun üzerine ona Lût kavmi imân etti ve dedi ki: «Şüphe yok, ben Rabbime bir hicret ediciyim. Muhakkak ki azîz, hâkim olan O'dur O.»
muhâcirun
Ömer Öngüt = Bunun üzerine Lut ona iman etti. (İbrahim): “Doğrusu ben Rabbime hicret ediyorum. Çünkü O Azîz'dir, hükmünde hikmet sahibidir. ” dedi.
muhâcirun
Şaban Piriş = Lut da İbrahim’e iman etmişti: -Ben, Rabbime hicret ediyorum, Çünkü, O, güçlüdür, hakimdir, demişti.
muhâcirun
Sadık Türkmen = Bunun üzerine ona (İbrahim’e) sadece Lût inandı ve: “Rabbimin yoluna hicret ediyorum. Şüphesiz ki O güçlüdür, hikmet (problem çözme biliminin) sahibidir” dedi.
muhâcirun
Seyyid Kutub = Bunun üzerine Lût ona inandı ve soydaşlarına «Ben sizden uzaklaşıp Rabb'ime gidiyorum. Hiç kuşkusuz O üstün iradelidir ve her yaptığı yerindedir» dedi.
muhâcirun
Suat Yıldırım = İbrâhim’in söylediklerine Lût iman etti. İbrâhim: "Ben" dedi, "Rabbimin emrettiği yere hicret edeceğim. O, azîz ve hakîmdir (mutlak galiptir, tam hüküm ve hikmet sahibidir)."
muhâcirun
Süleyman Ateş = Bunun üzerine Lût ona inandı ve (İbrâhim, kavmine) dedi ki: "Rabbim(e ibadet edeceğim yer)e göç edeceğim. Kuşkusuz O, gâlibdir, hüküm ve hikmet sâhibidir."
muhâcirun
Tefhim-ul Kuran = Bunun üzerine Lût ona iman etti ve dedi ki: «Gerçekten ben, Rabbime hicret edeceğim. Çünkü şüphesiz O, güçlü ve üstün olandır, hüküm ve hikmet sahibidir.»
muhâcirun
Ümit Şimşek = Ona sadece Lût iman etti. İbrahim ise 'Ben Rabbime hicret ediyorum,' dedi. 'Onun kudreti herşeye üstündür, hikmeti de herşeyi kuşatmıştır.'
muhâcirun
Yaşar Nuri Öztürk = O'na Lût iman etti. Ve dedi: "Ben Rabbime hicret edeceğim. Kuşkusuz, O, mutlak Azîz, mutlak Hakîm'dir."
muhâcirun
İskender Ali Mihr = Bundan sonra Lut (A.S), O’na (İbrâhîm (A.S)’a) îmân etti (tâbî oldu) ve dedi ki: "Muhakkak ki ben, Rabbime hicret edecek olanım (ruhumu yaşarken Allah’a ulaştıracağım). Muhakkak ki O; Azîz’dir (çok yücedir), Hakîm’dir (hüküm sahibidir)."
muhâcirun
İlyas Yorulmaz = Lut, İbrahim’e iman etti ve “Ben Rabbime hicret edeceğim (sığınacağım). Çünkü O, en güçlü olan ve her şeyin hükmünü verendir.