Aranılan kelime ile eşleşen ayetler
mubâreken
Diyanet İşleri = Yine de ki: “Ey Rabbim! Beni bereketli bir yere kondur. Sen, konuk edenlerin en hayırlısısın.”
mubâreken
Abdulbaki Gölpınarlı = Ve de ki: Rabbim, beni kutlulukla indir ve sensin indirenlerin en hayırlısı.
mubâreken
Abdullah Parlıyan = Sonra de ki: “Ey Rabbim! Bizi hayırlısıyla mübarek bir yere indir. Sen konukseverlerin en hayırlısısın.”
mubâreken
Adem Uğur = Ve de ki: Rabbim! Beni bereketli bir yere indir. Sen, iskân edenlerin en hayırlısısın.
mubâreken
Ahmed Hulusi = "Ve de ki: 'Rabbim, mübarek bir mahale yerleştir beni. . . Sen yerleştirenlerin en hayırlısısın. '"
mubâreken
Ahmet Tekin = 'Rabbim, beni bereketli bir yere konaklat. Sen konaklama yeri sağlayanların en hayırlısısın.' de.
mubâreken
Ahmet Varol = Yine de ki: 'Rabbim! Beni kutlu bir konak yerine indir. Sen konuklayanların en hayırlısısın.'
mubâreken
Ali Bulaç = Ve de ki: "Rabbim, beni kutlu bir konakta indir, sen konuklayanların en hayırlısısın."
mubâreken
Ali Fikri Yavuz = Bir de (gemiden inince) şöyle de: “- Rabbim! Beni bereketli bir yere kondur; sen konuklatanların en hayırlısısın.”
mubâreken
Ali Ünal = Ve şu duada bulun: “Rabbim, tarafından bereketlerle donatılmış olarak esenlik ve güvenlik içinde inmemi nasip buyur. Çünkü Sen, konuklamasında ancak hayır umulan ve en hayırlı şekilde konuklayansın.”
mubâreken
Bayraktar Bayraklı = “Ey Rabbim! Beni uğurlu bir yere indir. Bunu en iyi yapan sensin, de!”
mubâreken
Bekir Sadak = «ORabbim! Beni mubarek bir yere indir. Sen indirenlerin en iyisisin» de.
mubâreken
Celal Yıldırım = Ve de ki: «Rabbim ! Beni mubarek bir konağa indir, sen (konaklara) indirenlerin en hayırlısısın.»
mubâreken
Cemal Külünkoğlu = Yine de ki: “Ya Rabbi! Beni güvenli ve kutlu bir yere indir. Çünkü sen konuklayanların/sahip çıkanların en hayırlısısın.”
mubâreken
Diyanet İşleri (eski) = 'Rabbim! Beni mübarek bir yere indir. Sen indirenlerin en iyisisin' de.
mubâreken
Diyanet Vakfi = Ve de ki: Rabbim! Beni bereketli bir yere indir. Sen, iskân edenlerin en hayırlısısın.
mubâreken
Edip Yüksel = 'Ve, 'Rabbim, beni kutlu bir yere indir. Sen indirenlerin en iyisisin,' de.'
mubâreken
Elmalılı Hamdi Yazır = Ve de ki: rabbım! Beni bir mübarek menzile kondur, konuklıyanların en hayırlısı sensin
mubâreken
Elmalılı (sadeleştirilmiş) = Ve de ki: «Ey Rabbim, beni mübarek bir yere kondur; Sen konuklayanların en hayırlısısın.»
mubâreken
Elmalılı (sadeleştirilmiş-2) = Ve de ki: «Rabbim! Beni mübarek bir yere indir. Sen, konuklatanların en hayırlısısın.»
mubâreken
Gültekin Onan = Ve de ki: "Rabbim. Beni kutlu bir konakta indir, sen konuklayanların en hayırlısısın."
mubâreken
Harun Yıldırım = Ve de ki: Rabbim! Beni bereketli bir yere indir. Sen, iskân edenlerin en hayırlısısın.
mubâreken
Hasan Basri Çantay = (Şöyle de) de: «Rabbim, beni bereketli bir menzile kondur. Sen konuklayanların en hayırlısısın».
mubâreken
Hayrat Neşriyat = Ve (yine) de ki: 'Rabbim! Beni mübârek bir menzile indir; çünki sen, indirenlerin en hayırlısısın!'
mubâreken
İbni Kesir = Ve de ki: Rabbım; beni mübarek bir yere indir. Ve Sen indirenlerin en hayırlısısın.
mubâreken
Kadri Çelik = Ve de ki: “Rabbim! Beni bereketli bir konakta indir; sen konuklayanların en hayırlısısın.”
mubâreken
Muhammed Esed = "De ki: 'Ey Rabbim! (Senin tarafından) kutlanmış, güvenli kılınmış bir yere eriştir beni; çünkü, insana erişmesi gereken yere nasıl erişeceğini en iyi gösteren Sensin!"
mubâreken
Mustafa İslamoğlu = Bir de "Rabbim!" diye yalvar, "Beni bereketli bir yere ulaştır; zira Sen kişiyi (maksadına) ulaştıranların en hayırlısısın!"
mubâreken
Ömer Nasuhi Bilmen = Ve de ki: «Yarabbi! Beni bir mübarek menzile indir ve Sen indirenlerin en hayırlısısın.»
mubâreken
Ömer Öngüt = “Ve de ki: Ey Rabbim! Beni bereketli bir yere indir. Sen indirenlerin en hayırlısısın. ”
mubâreken
Şaban Piriş = Ve yine şöyle de: -Rabbim, beni mübarek bir yere indir. Konuklayanların en hayırlısı sensin!
mubâreken
Sadık Türkmen = De ki: “Rabbim! Beni kutlu bir inişle indir. Sen konuk edenlerin en hayırlısısın!”
mubâreken
Seyyid Kutub = Yine de ki; «Ya Rabb'i, beni bereketli bir yere indir. Sen kullarını en iyi yerlere konduransın.»
mubâreken
Suat Yıldırım = "Ya Rabbî, beni güvenli ve kutlu bir yere indir. Çünkü sen konuklayanların en iyisi, en mükemmelisin."
mubâreken
Süleyman Ateş = Ve de ki: "Rabbim, beni mübârek bir inişle indir; sen konuklayanların en hayırlısısın."
mubâreken
Tefhim-ul Kuran = Ve de ki: «Rabbim, beni kutlu bir konakta indir, sen konuklayanların en hayırlısısın.»
mubâreken
Ümit Şimşek = 'Ve de ki: 'Rabbim, beni bereketli bir menzilde konaklat. Hiç şüphe yok ki, konuk ağırlayanların en hayırlısı Sensin.''
mubâreken
Yaşar Nuri Öztürk = Şunu da söyle: "Rabbim, beni bereketli bir yere indir! Sen, konuk ağırlayanların en hayırlısısın."
mubâreken
İskender Ali Mihr = Ve de ki: “Rabbim, beni mübarek bir inişle indir. Ve Sen, indirenlerin en hayırlısısın.”
mubâreken
İlyas Yorulmaz = “Rabbim! Bizi bereketli kıldığın topraklara indir (yerleştir). Her şeyin en hayırlısını indiren sensin” de.
mubâreken
Diyanet İşleri = “Nerede olursam olayım beni kutlu ve erdemli kıldı ve bana yaşadığım sürece namazı ve zekâtı emretti.”
mubâreken
Abdulbaki Gölpınarlı = Ve nerede olursam olayım kutlamıştır beni ve diri oldukça namaz kılmamı, zekât vermemi emretmiştir bana.
mubâreken
Abdullah Parlıyan = Ve nerede olursam olayım, hayırlı kılmıştır beni, yaşadığım sürece bana namaz kılmayı, zekat vermeyi de emretti.
mubâreken
Adem Uğur = Nerede olursam olayım, O beni mübarek kıldı; yaşadığım sürece bana namazı ve zekâtı emretti.
mubâreken
Ahmed Hulusi = "Nerede olursam olayım beni bereketli kıldı. . . Salâtı (sürekli Rabbime yönelik yaşamayı) ve sâfiyeyi hükmetti, Hayy olduğum sürece!"
mubâreken
Ahmet Tekin = 'Nerede olursam olayım, beni, hayırlı bilgileri öğreten kullarına faydalı biri haline getirdi. Yaşadığım müddetçe bana namaz kılmayı, kıldırmayı, imamlık etmeyi, vicdanı, serveti ve sosyal bünyeyi arındıran, berekete vesile olan zekât vermeyi, zekâtı tahsil etmeyi ve gerekli yerlere harcamayı emretti.'
mubâreken
Ahmet Varol = Her nerede olursam (olayım) beni mübarek kıldı. Bana yaşadığım sürece namaz kılmamı ve zekât vermemi emretti.
mubâreken
Ali Bulaç = "Nerede olursam (olayım,) beni kutlu kıldı ve hayat sürdüğüm müddetçe, bana namazı ve zekatı vasiyet (emr) etti."
mubâreken
Ali Fikri Yavuz = Beni, her nerede olsam mübarek (hayır öğreten) kıldı ve hayatta bulunduğum müddet, bana, namazı ve zekâtı emretti.
mubâreken
Ali Ünal = “Her nerede bulunursam bulunayım, beni insanların faydalanması adına hayır ve bereket sebebi yaptı; ve hayatta kaldığım sürece bana namaz kılıp, (imkânım olursa) zekât vermeyi ve onları insanlara emretmemi takdir buyurdu.