Aranılan kelime ile eşleşen ayetler
mu’ridîne
Diyanet İşleri = Rahmân’dan kendilerine gelen her yeni öğütten mutlaka yüz çevirirler.
mu’ridîne
Abdulbaki Gölpınarlı = Rahman katından, Kur'ân'ın yeni bir âyeti indi mi, hemen yüz çevirirler ondan.
mu’ridîne
Abdullah Parlıyan = Fakat biz, böyle olmasını istemedik. Öyleyse sen, kendini yorma ve sıkıntıya sokma ve bu yüzden onlara ne zaman Rahmandan uyarıcı, hatırlatıcı yeni bir mesaj gelse, mutlaka ondan yüz çevirirler.
mu’ridîne
Adem Uğur = Kendilerine, o çok esirgeyici Allah'tan hiçbir yeni öğüt gelmez ki, ondan yüz çevirmesinler.
mu’ridîne
Ahmed Hulusi = Ne zaman kendilerine Rahman'dan yeni bir hatırlatma gelse, hep ondan yüz çevirirler.
mu’ridîne
Ahmet Tekin = Kendilerine, Rahmet sahibi Rahman olan Allah’tan, okunması ibadet olan övünç kaynağı Kur’ân âyetleri, yeni bir öğüt gelir gelmez, ille de ondan yüz çeviriyorlar, tebliği engelliyorlar.
mu’ridîne
Ahmet Varol = Rahman'dan onlara ne zaman yeni bir uyarı gelse mutlaka ondan yüz çevirirler.
mu’ridîne
Ali Bulaç = Onlara Rahman (olan Allah)'tan yeni bir uyarı gelmeyiversin, hiç tartışmasız ondan yüz çevirirler.
mu’ridîne
Ali Fikri Yavuz = Kendilerine, Rahman’dan yeni bir öğüt her geldikçe, muhakkak ondan yüz çevirici olmuşlardır.
mu’ridîne
Ali Ünal = Ne zaman kendilerine Rahmân’dan yeni bir öğüt, bir talimat ve ikaz gelse, mutlaka hoşnutsuzluk içinde ona arkalarını dönüp uzaklaşıyorlar.
mu’ridîne
Bayraktar Bayraklı = Onlara Rahmân'dan hiçbir yeni hatırlatma gelmez ki, ondan yüz çevirmesinler.
mu’ridîne
Bekir Sadak = Rahman'dan kendilerine gelen her yeni ogutten mutlaka yuz cevirirler.
mu’ridîne
Celal Yıldırım = Onlara Rahmân'dan ne kadar yeni bir öğüt geldiyse mutlaka ondan yüzçevirdiler.
mu’ridîne
Cemal Külünkoğlu = Onlar, Rahman'dan kendilerine yeni bir öğüt gelince, kesinlikle ondan yüz çevirirler.
mu’ridîne
Diyanet İşleri (eski) = Rahman'dan kendilerine gelen her yeni öğütten mutlaka yüz çevirirler.
mu’ridîne
Diyanet Vakfi = Kendilerine, o çok esirgeyici Allah'tan hiçbir yeni öğüt gelmez ki, ondan yüz çevirmesinler.
mu’ridîne
Edip Yüksel = Her ne zaman Rahman'dan kendilerine yeni bir mesaj gelse, mutlaka ondan yüz çevirirler.
mu’ridîne
Elmalılı Hamdi Yazır = Bununla beraber Rahmandan kendilerine yeni bir zikir gelmiyor ki ondan yüz çevirmiş olmasınlar
mu’ridîne
Elmalılı (sadeleştirilmiş) = Bununla beraber Rahman'dan kendilerine yeni bir öğüt gelmiyor ki, ondan yüz çevirmiş olmasınlar.
mu’ridîne
Elmalılı (sadeleştirilmiş-2) = Bununla beraber kendilerine O Rahmân'dan yeni bir öğüt gelmeyedursun, ille ondan yüz çevirirler.
mu’ridîne
Gültekin Onan = Onlara Rahmandan yeni bir uyarı gelmeyiversin, hiç tartışmasız ondan yüz çevirirler.
mu’ridîne
Harun Yıldırım = Kendilerine, o çok esirgeyici Allah'tan hiçbir yeni öğüt gelmez ki, ondan yüz çevirmesinler.
mu’ridîne
Hasan Basri Çantay = Kendilerine O çok esirgeyici (Allah) dan (vahy ile) yeni bir öğüd gelmeye dursun, ille bundan yüz çeviricidirler onlar.
mu’ridîne
Hayrat Neşriyat = Hâlbuki onlara Rahmân’dan hiçbir yeni nasîhat gelmez ki ondan yüz çevirici kimseler olmasınlar!
mu’ridîne
İbni Kesir = Onlara Rahman'dan bir öğüt geldiğinde, mutlaka ondan yüz çevirirler.
mu’ridîne
Kadri Çelik = Onlara Rahman'dan yeni bir uyarı gelmeyiversin, hiç tartışmasız ondan yüz çevirirler.
mu’ridîne
Muhammed Esed = (Ama Biz böyle olsun istemedik:) ve bu yüzden, onlar da, ne zaman Rahman'dan hatırlatıcı, uyarıcı yeni bir mesaj gelse, mutlaka ondan yüz çevirirler.
mu’ridîne
Mustafa İslamoğlu = Ama onlara Rahman'ın katından yeni bir hatırlatıcı mesaj gelse, kesinlikle ondan yüz çevirirler.
mu’ridîne
Ömer Nasuhi Bilmen = Onlara Rahmân tarafından yeni bir mev'ize gelmez ki, illâ ondan kaçınır bir halde olmuşlardır.
mu’ridîne
Ömer Öngüt = Onlara Rahman'dan yeni bir öğüt geldiğinde mutlaka ondan yüz çevirirler.
mu’ridîne
Şaban Piriş = Rahman’dan kendilerine gelen her yeni uyarıdan hemen yüz çevirenler oldular.
mu’ridîne
Sadık Türkmen = Rahmân’dan onlara yeni bir hatırlatma/öğüt/ayet gelince; ondan yüz çeviriyorlar.
mu’ridîne
Seyyid Kutub = Onlar son derece merhametli olan Allah'ın kendilerine gönderdiği her yeni uyarıya burun kıvırarak set çevirirler.
mu’ridîne
Suat Yıldırım = (Fakat Biz bunu istemedik.) O sebeple, ne zaman onlara Rahman’dan yeni bir mesaj gelse, mutlaka ona arkalarını dönüp uzaklaşırlar.
mu’ridîne
Süleyman Ateş = Rahmân'dan onlara hiçbir yeni Zikir (uyarı) gelmez ki, mutlaka ondan yüz çevirici olmasınlar.
mu’ridîne
Tefhim-ul Kuran = Onlara Rahman (olan Allah)'tan yeni bir uyarı gelmeyiversin, hiç tartışmasız ondan yüz çevirirler.
mu’ridîne
Ümit Şimşek = Fakat onlara ne zaman Rahmân'dan yeni bir öğüt gelecek olsa, yüz çevirirler.
mu’ridîne
Yaşar Nuri Öztürk = O Rahman'dan kendilerine söze bürünmüş yeni bir hatırlatma gelmeye dursun, ondan mutlaka yüz çevirirler.
mu’ridîne
İskender Ali Mihr = Ve Rahmân’dan hiçbir yeni zikir (emir) gelmez ki, ondan yüz çevirmiş olmasınlar.
mu’ridîne
İlyas Yorulmaz = Rahmanın katından, yalnızca öğüt veren sözlerden oluşan ayetler geldiğinde, onlar gelen hatırlatmalardan yüz çevirirler.
mu’ridîne
Diyanet İşleri = Onlara Rablerinin âyetlerinden bir âyet gelmez ki ondan yüz çeviriyor olmasınlar.
mu’ridîne
Abdulbaki Gölpınarlı = Ve onlara, Rablerinin delillerinden bir delil geldi mi ancak yüz çevirirler ondan.
mu’ridîne
Abdullah Parlıyan = Bunca ayet ve ibretlerden sonra, İslâm'ı kabul edip, teslim olacakları yerde, Rablerinin ayetlerinden herhangi biri ile karşılaştılar mı, hemen yüz çevirirler.
mu’ridîne
Adem Uğur = Onlara Rablerinin âyetlerinden bir âyet gelmeyedursun, ille de ondan yüz çevirmişlerdir.
mu’ridîne
Ahmed Hulusi = Onlara Rablerinin işaretlerinden bir delil gelmez ki, ondan yüz çevirmesinler.
mu’ridîne
Ahmet Tekin = Onlara Rablerinin âyetlerinden bir âyet geldiği, Allah’ın birliği ve Rasulünü tasdiki ile ilgili bir mûcize gösterildiği zaman mutlaka ondan yüz çevirirler, tebliği engelleyen tedbirler alırlar.
mu’ridîne
Ahmet Varol = Onlara ne zaman Rablerinin ayetlerinden bir ayet gelse mutlaka ondan yüz çevirirler.
mu’ridîne
Ali Bulaç = Onlara, Rablerinin ayetlerinden bir ayet gelmeye görsün, mutlaka ondan yüz çevirirler.
mu’ridîne
Ali Fikri Yavuz = Kendilerine Rablerinin âyetlerinden herhangi bir âyet (mucize) gelse, muhakkak ondan yüz çeviregeldiler.
mu’ridîne
Ali Ünal = Ve ne zaman kendilerine Rabbilerinin âyetlerinden bir âyet gelse, hoşnutsuzluk içinde ondan da yüz çevirirler.