Aranılan kelime ile eşleşen ayetler

mu’ridîne

  Şu’arâ / 5 -

 Diyanet İşleri = Rahmân’dan kendilerine gelen her yeni öğütten mutlaka yüz çevirirler.

mu’ridîne

  Şu’arâ / 5 -

 Abdulbaki Gölpınarlı = Rahman katından, Kur'ân'ın yeni bir âyeti indi mi, hemen yüz çevirirler ondan.

mu’ridîne

  Şu’arâ / 5 -

 Abdullah Parlıyan = Fakat biz, böyle olmasını istemedik. Öyleyse sen, kendini yorma ve sıkıntıya sokma ve bu yüzden onlara ne zaman Rahmandan uyarıcı, hatırlatıcı yeni bir mesaj gelse, mutlaka ondan yüz çevirirler.

mu’ridîne

  Şu’arâ / 5 -

 Adem Uğur = Kendilerine, o çok esirgeyici Allah'tan hiçbir yeni öğüt gelmez ki, ondan yüz çevirmesinler.

mu’ridîne

  Şu’arâ / 5 -

 Ahmed Hulusi = Ne zaman kendilerine Rahman'dan yeni bir hatırlatma gelse, hep ondan yüz çevirirler.

mu’ridîne

  Şu’arâ / 5 -

 Ahmet Tekin = Kendilerine, Rahmet sahibi Rahman olan Allah’tan, okunması ibadet olan övünç kaynağı Kur’ân âyetleri, yeni bir öğüt gelir gelmez, ille de ondan yüz çeviriyorlar, tebliği engelliyorlar.

mu’ridîne

  Şu’arâ / 5 -

 Ahmet Varol = Rahman'dan onlara ne zaman yeni bir uyarı gelse mutlaka ondan yüz çevirirler.

mu’ridîne

  Şu’arâ / 5 -

 Ali Bulaç = Onlara Rahman (olan Allah)'tan yeni bir uyarı gelmeyiversin, hiç tartışmasız ondan yüz çevirirler.

mu’ridîne

  Şu’arâ / 5 -

 Ali Fikri Yavuz = Kendilerine, Rahman’dan yeni bir öğüt her geldikçe, muhakkak ondan yüz çevirici olmuşlardır.

mu’ridîne

  Şu’arâ / 5 -

 Ali Ünal = Ne zaman kendilerine Rahmân’dan yeni bir öğüt, bir talimat ve ikaz gelse, mutlaka hoşnutsuzluk içinde ona arkalarını dönüp uzaklaşıyorlar.

mu’ridîne

  Şu’arâ / 5 -

 Bayraktar Bayraklı = Onlara Rahmân'dan hiçbir yeni hatırlatma gelmez ki, ondan yüz çevirmesinler.

mu’ridîne

  Şu’arâ / 5 -

 Bekir Sadak = Rahman'dan kendilerine gelen her yeni ogutten mutlaka yuz cevirirler.

mu’ridîne

  Şu’arâ / 5 -

 Celal Yıldırım = Onlara Rahmân'dan ne kadar yeni bir öğüt geldiyse mutlaka ondan yüzçevirdiler.

mu’ridîne

  Şu’arâ / 5 -

 Cemal Külünkoğlu = Onlar, Rahman'dan kendilerine yeni bir öğüt gelince, kesinlikle ondan yüz çevirirler.

mu’ridîne

  Şu’arâ / 5 -

 Diyanet İşleri (eski) = Rahman'dan kendilerine gelen her yeni öğütten mutlaka yüz çevirirler.

mu’ridîne

  Şu’arâ / 5 -

 Diyanet Vakfi = Kendilerine, o çok esirgeyici Allah'tan hiçbir yeni öğüt gelmez ki, ondan yüz çevirmesinler.

mu’ridîne

  Şu’arâ / 5 -

 Edip Yüksel = Her ne zaman Rahman'dan kendilerine yeni bir mesaj gelse, mutlaka ondan yüz çevirirler.

mu’ridîne

  Şu’arâ / 5 -

 Elmalılı Hamdi Yazır = Bununla beraber Rahmandan kendilerine yeni bir zikir gelmiyor ki ondan yüz çevirmiş olmasınlar

mu’ridîne

  Şu’arâ / 5 -

 Elmalılı (sadeleştirilmiş) = Bununla beraber Rahman'dan kendilerine yeni bir öğüt gelmiyor ki, ondan yüz çevirmiş olmasınlar.

mu’ridîne

  Şu’arâ / 5 -

 Elmalılı (sadeleştirilmiş-2) = Bununla beraber kendilerine O Rahmân'dan yeni bir öğüt gelmeyedursun, ille ondan yüz çevirirler.

mu’ridîne

  Şu’arâ / 5 -

 Gültekin Onan = Onlara Rahmandan yeni bir uyarı gelmeyiversin, hiç tartışmasız ondan yüz çevirirler.

mu’ridîne

  Şu’arâ / 5 -

 Harun Yıldırım = Kendilerine, o çok esirgeyici Allah'tan hiçbir yeni öğüt gelmez ki, ondan yüz çevirmesinler.

mu’ridîne

  Şu’arâ / 5 -

 Hasan Basri Çantay = Kendilerine O çok esirgeyici (Allah) dan (vahy ile) yeni bir öğüd gelmeye dursun, ille bundan yüz çeviricidirler onlar.

mu’ridîne

  Şu’arâ / 5 -

 Hayrat Neşriyat = Hâlbuki onlara Rahmân’dan hiçbir yeni nasîhat gelmez ki ondan yüz çevirici kimseler olmasınlar!

mu’ridîne

  Şu’arâ / 5 -

 İbni Kesir = Onlara Rahman'dan bir öğüt geldiğinde, mutlaka ondan yüz çevirirler.

mu’ridîne

  Şu’arâ / 5 -

 Kadri Çelik = Onlara Rahman'dan yeni bir uyarı gelmeyiversin, hiç tartışmasız ondan yüz çevirirler.

mu’ridîne

  Şu’arâ / 5 -

 Muhammed Esed = (Ama Biz böyle olsun istemedik:) ve bu yüzden, onlar da, ne zaman Rahman'dan hatırlatıcı, uyarıcı yeni bir mesaj gelse, mutlaka ondan yüz çevirirler.

mu’ridîne

  Şu’arâ / 5 -

 Mustafa İslamoğlu = Ama onlara Rahman'ın katından yeni bir hatırlatıcı mesaj gelse, kesinlikle ondan yüz çevirirler.

mu’ridîne

  Şu’arâ / 5 -

 Ömer Nasuhi Bilmen = Onlara Rahmân tarafından yeni bir mev'ize gelmez ki, illâ ondan kaçınır bir halde olmuşlardır.

mu’ridîne

  Şu’arâ / 5 -

 Ömer Öngüt = Onlara Rahman'dan yeni bir öğüt geldiğinde mutlaka ondan yüz çevirirler.

mu’ridîne

  Şu’arâ / 5 -

 Şaban Piriş = Rahman’dan kendilerine gelen her yeni uyarıdan hemen yüz çevirenler oldular.

mu’ridîne

  Şu’arâ / 5 -

 Sadık Türkmen = Rahmân’dan onlara yeni bir hatırlatma/öğüt/ayet gelince; ondan yüz çeviriyorlar.

mu’ridîne

  Şu’arâ / 5 -

 Seyyid Kutub = Onlar son derece merhametli olan Allah'ın kendilerine gönderdiği her yeni uyarıya burun kıvırarak set çevirirler.

mu’ridîne

  Şu’arâ / 5 -

 Suat Yıldırım = (Fakat Biz bunu istemedik.) O sebeple, ne zaman onlara Rahman’dan yeni bir mesaj gelse, mutlaka ona arkalarını dönüp uzaklaşırlar.

mu’ridîne

  Şu’arâ / 5 -

 Süleyman Ateş = Rahmân'dan onlara hiçbir yeni Zikir (uyarı) gelmez ki, mutlaka ondan yüz çevirici olmasınlar.

mu’ridîne

  Şu’arâ / 5 -

 Tefhim-ul Kuran = Onlara Rahman (olan Allah)'tan yeni bir uyarı gelmeyiversin, hiç tartışmasız ondan yüz çevirirler.

mu’ridîne

  Şu’arâ / 5 -

 Ümit Şimşek = Fakat onlara ne zaman Rahmân'dan yeni bir öğüt gelecek olsa, yüz çevirirler.

mu’ridîne

  Şu’arâ / 5 -

 Yaşar Nuri Öztürk = O Rahman'dan kendilerine söze bürünmüş yeni bir hatırlatma gelmeye dursun, ondan mutlaka yüz çevirirler.

mu’ridîne

  Şu’arâ / 5 -

 İskender Ali Mihr = Ve Rahmân’dan hiçbir yeni zikir (emir) gelmez ki, ondan yüz çevirmiş olmasınlar.

mu’ridîne

  Şu’arâ / 5 -

 İlyas Yorulmaz = Rahmanın katından, yalnızca öğüt veren sözlerden oluşan ayetler geldiğinde, onlar gelen hatırlatmalardan yüz çevirirler.

mu’ridîne

  Yâsîn / 46 -

 Diyanet İşleri = Onlara Rablerinin âyetlerinden bir âyet gelmez ki ondan yüz çeviriyor olmasınlar.

mu’ridîne

  Yâsîn / 46 -

 Abdulbaki Gölpınarlı = Ve onlara, Rablerinin delillerinden bir delil geldi mi ancak yüz çevirirler ondan.

mu’ridîne

  Yâsîn / 46 -

 Abdullah Parlıyan = Bunca ayet ve ibretlerden sonra, İslâm'ı kabul edip, teslim olacakları yerde, Rablerinin ayetlerinden herhangi biri ile karşılaştılar mı, hemen yüz çevirirler.

mu’ridîne

  Yâsîn / 46 -

 Adem Uğur = Onlara Rablerinin âyetlerinden bir âyet gelmeyedursun, ille de ondan yüz çevirmişlerdir.

mu’ridîne

  Yâsîn / 46 -

 Ahmed Hulusi = Onlara Rablerinin işaretlerinden bir delil gelmez ki, ondan yüz çevirmesinler.

mu’ridîne

  Yâsîn / 46 -

 Ahmet Tekin = Onlara Rablerinin âyetlerinden bir âyet geldiği, Allah’ın birliği ve Rasulünü tasdiki ile ilgili bir mûcize gösterildiği zaman mutlaka ondan yüz çevirirler, tebliği engelleyen tedbirler alırlar.

mu’ridîne

  Yâsîn / 46 -

 Ahmet Varol = Onlara ne zaman Rablerinin ayetlerinden bir ayet gelse mutlaka ondan yüz çevirirler.

mu’ridîne

  Yâsîn / 46 -

 Ali Bulaç = Onlara, Rablerinin ayetlerinden bir ayet gelmeye görsün, mutlaka ondan yüz çevirirler.

mu’ridîne

  Yâsîn / 46 -

 Ali Fikri Yavuz = Kendilerine Rablerinin âyetlerinden herhangi bir âyet (mucize) gelse, muhakkak ondan yüz çeviregeldiler.

mu’ridîne

  Yâsîn / 46 -

 Ali Ünal = Ve ne zaman kendilerine Rabbilerinin âyetlerinden bir âyet gelse, hoşnutsuzluk içinde ondan da yüz çevirirler.