Aranılan kelime ile eşleşen ayetler

ve min zurriyyetî

  İbrahim / 40 -

 Diyanet İşleri = “Rabbim! Beni namaza devam eden bir kimse eyle. Soyumdan da böyle kimseler yarat. Rabbimiz! Duamı kabul eyle.”

ve min zurriyyetî

  İbrahim / 40 -

 Abdulbaki Gölpınarlı = Rabbim, beni de, soyumdan gelenleri de namaza müdâvim et; Rabbimiz duâmızı da kabûl et.

ve min zurriyyetî

  İbrahim / 40 -

 Abdullah Parlıyan = O halde ey Rabbim! Beni ve soyumdan gelen insanları, namaza devamlı ve duyarlı kıl. Rabbim, dualarımı da kabul buyur.

ve min zurriyyetî

  İbrahim / 40 -

 Adem Uğur = Ey Rabbim! Beni ve soyumdan gelecekleri namazı devamlı kılanlardan eyle; ey Rabbimiz! Duamı kabul et!

ve min zurriyyetî

  İbrahim / 40 -

 Ahmed Hulusi = "Rabbim, salâtı ikameyi (Esmâ hakikatine yönelişin getirisini yaşayanlardan) kıl beni ve zürriyetimden de (ikame edenler yarat)! Rabbimiz; duamı gerçekleştir. " (Dikkat: İbrahim a. s. gibi bir Zât, salâtın ikamesini - yaşantısını talep ediyor; bu ne anlam taşır, derin düşünmek gerekir. A. H. )

ve min zurriyyetî

  İbrahim / 40 -

 Ahmet Tekin = 'Rabbim, beni ve soyumdan gelecekleri, namazı âdâbına riâyet ederek aksatmadan kılanlardan eyle. Rabbimiz duamı kabul buyur.' diyordu.

ve min zurriyyetî

  İbrahim / 40 -

 Ahmet Varol = Ey Rabbim! Beni namaz kılan biri eyle. Soyumdan gelenleri de. Ey Rabbimiz! Duamı kabul eyle.

ve min zurriyyetî

  İbrahim / 40 -

 Ali Bulaç = "Rabbim, beni namazı(nda) sürekli kıl, soyumdan olanları da. Rabbimiz, duamı kabul buyur."

ve min zurriyyetî

  İbrahim / 40 -

 Ali Fikri Yavuz = Rabbim! Beni, gereği üzere namaza devam eden kıl; zürriyetimden de böyle kimseler yarat... Ey Rabbimiz, duamı kabul et.

ve min zurriyyetî

  İbrahim / 40 -

 Ali Ünal = “Rabbim! Beni, namazı bütün şartlarına riayet ederek, vaktinde ve aksatmadan kılan bir kul eyle, soyumdan (zalim olmayanları) da. Rabbimiz, duamı kabûl buyur!

ve min zurriyyetî

  İbrahim / 40 -

 Bayraktar Bayraklı = “Ey Rabbim! Beni, soyumdan gelenleri, namazı devamlı kılanlardan eyle! Ey Rabbimiz! Duamı kabul et!”

ve min zurriyyetî

  İbrahim / 40 -

 Bekir Sadak = «ORabbim! Beni ve cocuklarimi namaz kilanlardan eyle. Rabbimiz! Duami kabul buyur.

ve min zurriyyetî

  İbrahim / 40 -

 Celal Yıldırım = «Rabbim ! Beni de, çocuklarımı da namaz kılanlardan eyle. Rabbimiz! Duamı kabul buyur.»

ve min zurriyyetî

  İbrahim / 40 -

 Cemal Külünkoğlu = “Ey Rabbim! Beni ve soyumdan (gelenleri) de namazı devamlı ve gereği gibi kılanlardan eyle! Ey Rabbimiz! Duamı kabul eyle!”

ve min zurriyyetî

  İbrahim / 40 -

 Diyanet İşleri (eski) = 'Rabbim! Beni ve çocuklarımı namaz kılanlardan eyle. Rabbimiz! Duamı kabul buyur.'

ve min zurriyyetî

  İbrahim / 40 -

 Diyanet Vakfi = «Ey Rabbim! Beni ve soyumdan gelecekleri namazı devamlı kılanlardan eyle; ey Rabbimiz! Duamı kabul et!»

ve min zurriyyetî

  İbrahim / 40 -

 Edip Yüksel = 'Rabbim, beni namazı gözeten biri kıl, çocuklarımı da... Rabbimiz dualarımı kabul et.'

ve min zurriyyetî

  İbrahim / 40 -

 Elmalılı Hamdi Yazır = Rabbım! Beni namaza müdavim kıl, zürriyyetimden de, yarabbenâ! hem duâmı kabul buyur

ve min zurriyyetî

  İbrahim / 40 -

 Elmalılı (sadeleştirilmiş) = Rabbim, beni namazı devamlı kılanlardan eyle; soyumdan da; ey Rabbimiz duamı da kabul buyur!

ve min zurriyyetî

  İbrahim / 40 -

 Elmalılı (sadeleştirilmiş-2) = Ey Rabbim! Beni ve soyumdan gelecekleri namazını dosdoğru kılanlardan eyle! Ey Rabbimiz! duamı kabul et!

ve min zurriyyetî

  İbrahim / 40 -

 Gültekin Onan = "Rabbim, beni namazı(nda) sürekli kıl, soyumdan olanları da. Rabbimiz, duamı kabul et."

ve min zurriyyetî

  İbrahim / 40 -

 Harun Yıldırım = “Rabbim, beni ve zürriyetimden gelecekleri namazı dosdoğru kılanlardan eyle! Rabbimiz, duamı kabul buyur!”

ve min zurriyyetî

  İbrahim / 40 -

 Hasan Basri Çantay = «Ey Rabbim, beni dosdoğru namaz kılmakda berdevam et. Zürriyetimden de (böylece namaz kılanlar yarat). Ey Rabbimiz, düâmı kabul et».

ve min zurriyyetî

  İbrahim / 40 -

 Hayrat Neşriyat = 'Rabbim! Beni, namazı hakkıyla edâ eden bir kimse eyle; zürriyetimden de (böyle kimseler yarat)! Rabbimiz! Duâmı kabûl buyur!'

ve min zurriyyetî

  İbrahim / 40 -

 İbni Kesir = Rabbım; beni namaz kılan eyle. Soyumdan gelenleri de. Duamı kabul buyur Rabbımız.

ve min zurriyyetî

  İbrahim / 40 -

 Kadri Çelik = “Ey Rabbim! Beni ve soyumdan gelecekleri namazı dosdoğru kılanlardan eyle! Rabbimiz! Duamı kabul buyur.”

ve min zurriyyetî

  İbrahim / 40 -

 Muhammed Esed = (O halde) Ey Rabbim, beni ve soyumdan gelen insanları salatta devamlı ve duyarlı kıl! "Ve, ey Rabbimiz, bu duamı kabul buyur:

ve min zurriyyetî

  İbrahim / 40 -

 Mustafa İslamoğlu = (Öyleyse) ey Rabbim! Beni ve neslimden gelenleri ibadet ve kulluğun hakkını verenlerden kıl; ve duamı kabul buyur ey Rabbimiz!

ve min zurriyyetî

  İbrahim / 40 -

 Ömer Nasuhi Bilmen = «Yarabbi! Beni ve zürriyetimden olanı da namaza müdavim kıl. Ey Rabbimiz! Ve duamı kabul buyur.»

ve min zurriyyetî

  İbrahim / 40 -

 Ömer Öngüt = “Ey Rabbim! Beni ve soyumdan gelecekleri namaz kılanlardan eyle! Ey Rabbimiz! Duâmı kabul buyur. ”

ve min zurriyyetî

  İbrahim / 40 -

 Şaban Piriş = -Rabbim! Beni ve çocuklarımı namaz kılanlardan eyle. Rabbimiz! Duamı kabul buyur.

ve min zurriyyetî

  İbrahim / 40 -

 Sadık Türkmen = Rabbim! bana, namazı sürekli kılmamda yardımcı ol, soyumdan olanlara da!.. Rabbimiz! Duamı kabul buyur!

ve min zurriyyetî

  İbrahim / 40 -

 Seyyid Kutub = Ey Rabbim, beni ve soyumdan gelenlerin bir bölümünü namaz kılanlardan eyle. Ey Rabbimiz, duamı kabul eyle.

ve min zurriyyetî

  İbrahim / 40 -

 Suat Yıldırım = -"Ya Rabbî! Beni de, neslimi de namazı devamlı olarak ve gereğince kılan kullarından eyle! Duamı, lütfen kabul buyur Ya Rabbi!"

ve min zurriyyetî

  İbrahim / 40 -

 Süleyman Ateş = "Rabbim, beni ve zürriyetimden bir kısmını namazı kılan yap; Rabbimiz, du'âmı kabul buyur!"

ve min zurriyyetî

  İbrahim / 40 -

 Tefhim-ul Kuran = «Rabbim, beni namazı(nda) sürekli olan kıl, soyumdan olanları da. Rabbimiz, duamı kabul buyur.»

ve min zurriyyetî

  İbrahim / 40 -

 Ümit Şimşek = 'Yâ Rabbi, beni ve neslimden olanları namazda devamlı kıl. Rabbimiz, duamı kabul buyur.

ve min zurriyyetî

  İbrahim / 40 -

 Yaşar Nuri Öztürk = "Rabbim! Beni, namazı özenle yerine getiren bir insan yap. Soyumdan bir kısmını da. Rabbimiz, duamı kabul et!"

ve min zurriyyetî

  İbrahim / 40 -

 İskender Ali Mihr = Rabbim, beni ve zürriyetimi namazı ikame edenlerden kıl. Rabbimiz, duamı kabul buyur.

ve min zurriyyetî

  İbrahim / 40 -

 İlyas Yorulmaz = “Rabbimiz! Beni ve benim soyumu namaz kılanlardan eyle ve dualarımı kabul et. ”

min zurriyyetî

  İbrahim / 37 -

 Diyanet İşleri = “Rabbimiz! Ben çocuklarımdan bazısını, senin kutsal evinin (Kâbe’nin) yanında ekin bitmez bir vadiye yerleştirdim. Rabbimiz! Namazı dosdoğru kılmaları için (böyle yaptım). Sen de insanlardan bir kısmının gönüllerini onlara meylettir, onları ürünlerden rızıklandır, umulur ki şükrederler.”

min zurriyyetî

  İbrahim / 37 -

 Abdulbaki Gölpınarlı = Rabbimiz, soyumun bir kısmını ekin bitmez bir yere, hürmeti vâcib olan evinin yanına yerleştirdim, Rabbimiz, namaz kılsınlar diye. Artık insanların bir kısmı da onlara gönül versin, sevsinler onları ve şükretmeleri için de meyvelerle rızıklandır onları.

min zurriyyetî

  İbrahim / 37 -

 Abdullah Parlıyan = Ey Rabbimiz! Soyumdan bir kısmını ekin bitmez bir yere, senin kutsal evinin yakınına yerleştirdim. Ey Rabbimiz! Namazı devamlı ve tam bir duyarlılık içinde, yerine getirsinler. Artık sen, insanlardan bir kısmının gönlünü hevesle oralara meylettir ki, hac ve umre maksadıyla gelip gitmelerinde de, çeşitli meyvelerle rızıklandır onları, belki şükrederler.

min zurriyyetî

  İbrahim / 37 -

 Adem Uğur = Ey Rabbimiz! Ey sahibimiz! Namazı dosdoğru kılmaları için ben, neslimden bir kısmını senin Beyt-i Harem'inin (Kâbe'nin) yanında, ziraat yapılmayan bir vâdiye yerleştirdim. Artık sen de insanlardan bir kısmının gönüllerini onlara meyledici kıl ve meyvelerden bunlara rızık ver! Umulur ki bu nimetlere şükrederler.

min zurriyyetî

  İbrahim / 37 -

 Ahmed Hulusi = "Rabbimiz. . . Muhakkak ki ben, zürriyetimden bazısını senin kutsal evinin yanında, ekin bitmez bir vadiye yerleştirdim. . . Rabbimiz, salâtı ikame (sana yönelişlerinin getirisini) yaşasınlar diye! (O hâlde) insanlardan bazı hakikati idraka açık olan şuur sahiplerini, onlara meylettir ve kendilerini ilim ve marifetlerden rızıklandır. . . Tâ ki değerlendirsinler, şükretsinler. "

min zurriyyetî

  İbrahim / 37 -

 Ahmet Tekin = 'Rabbimiz, ben çocuklarımdan neslimden bir kısmını, senin Beyt-i Haram’ının, Kâbe’nin yanında, ziraat yapılamayan ekinsiz, mahsul yetişmeyen bir vâdiye yerleştirdim. Rabbimiz, namazı âdâbına riâyet ederek, aksatmadan âşikâre kılmaları için böyle yaptım. Sen de, insanlardan bir kısmının gönlünü, aklını onlara meylettir. Onlara yetiştirme imkânı sağlayarak ve başka ülkelerden getirterek çeşitli meyvalardan rızık ver. Şükürlerine vesîle olur.' diyordu.

min zurriyyetî

  İbrahim / 37 -

 Ahmet Varol = Ey Rabbimiz! Ben çocuklarımdan bazılarını senin haram kılınmış evinin yanında ekini olmayan bir vadiye yerleştirdim. Ey Rabbimiz! Namazı kılsınlar diye. Artık sen insanlardan bazılarının gönüllerini onlara meylettir ve çeşitli meyvalarla onları rızıklandır. Olur ki şükrederler.

min zurriyyetî

  İbrahim / 37 -

 Ali Bulaç = "Rabbimiz, gerçekten ben, çocuklarımdan bir kısmını Beyt-i Haram yanında ekini olmayan bir vadiye yerleştirdim; Rabbimiz, dosdoğru namazı kılsınlar diye (öyle yaptım), böylelikle Sen, insanların bir kısmının kalblerini onlara ilgi duyar kıl ve onları birtakım ürünlerden rızıklandır. Umulur ki şükrederler."

min zurriyyetî

  İbrahim / 37 -

 Ali Fikri Yavuz = Ey Rabbimiz! Ben, evlâdımdan bir kısmını senin mukaddes olan evinin (Kâbe’nin) yanında, ekin bitmez bir vadide yerleştirdim. Ey Rabbimiz! Namazı gereği üzere kılsınlar diye... Artık insanlardan bir kısmının kalblerini onlara meylettir (arzulayarak yanlarına varıp Kâbe’yi ziyaret etsinler). Şükretmeleri için de o belde halkını bazı meyvalarla rızıklandır.

min zurriyyetî

  İbrahim / 37 -

 Ali Ünal = “Rabbimiz, soyumdan bir kısmını, kendisine her şekilde hürmet göstermek vacip olan Kutsal Evin’in yanında ekin bitmez bir vadiye yerleştirdim, (dünya ve dünyanın geçimlikleriyle fazla meşgul olmayıp,) namazı bütün şartlarına riayet ederek, vaktinde ve aksatmadan kılsınlar diye Rabbimiz. Artık insanlar içinden birtakım safi, tertemiz kalbleri onlara yönelt ve onları (ticaret gibi yollardan) yerin bitirdikleriyle rızıklandır ki, Sana şükretsinler.