Aranılan kelime ile eşleşen ayetler

min ra’si-hi

  Yûsuf / 41 -

 Diyanet İşleri = “Ey zindan arkadaşlarım! (Rüyanızın yorumuna gelince,) biriniz efendisine şarap sunacak, diğeri ise asılacak ve kuşlar başından yiyecektir. Yorumunu sorduğunuz iş böylece kesinleşmiştir.”

min ra’si-hi

  Yûsuf / 41 -

 Abdulbaki Gölpınarlı = Ey benim iki zindan arkadaşım, sizin biriniz, tekrar efendisine içki sunacak, fakat öbürü asılacak ve kuşlar, başını didip yiyecekler. İşte esâsını anlamak istediğiniz şey böylece taktîr edilmiş, bitmiştir.

min ra’si-hi

  Yûsuf / 41 -

 Abdullah Parlıyan = Ey hapishane arkadaşlarım! Rüyalarınızın yorumuna gelince, biriniz eskisi gibi efendisine şarap sunmaya devam edecek, diğeri ise asılacak ve et yiyici kuşlar onun başını didikleyecek. Benden yorumlamamı istediğiniz şey, Alah tarafından bu şekilde karara bağlanmış bulunuyor.”

min ra’si-hi

  Yûsuf / 41 -

 Adem Uğur = Ey zindan arkadaşlarım! (Rüyalarınıza gelince), biriniz (daha önce olduğu gibi) efendisine şarap içirecek; diğeri ise asılacak ve kuşlar onun başından (beynini) yiyecekler. Yorumunu sorduğunuz iş (bu şekilde) kesinleşmiştir.

min ra’si-hi

  Yûsuf / 41 -

 Ahmed Hulusi = "Ey zindan arkadaşlarım. . . İkinizden biri (zindandan kurtulup) Rabbine şarap sunacak! Diğerine gelince, asılacak da başından kuşlar yiyecek! Hakkında açıklama istediğiniz iş böyle hükmedilmiştir. "

min ra’si-hi

  Yûsuf / 41 -

 Ahmet Tekin = 'Ey benim zindan arkadaşlarım, biriniz efendisine yine üzüm suyu sunacak. Diğeri de asılacak, kuşlar başını didikleyerek yiyecek. Yorumunu sorduğunuz konular da böylece halloldu.' dedi.

min ra’si-hi

  Yûsuf / 41 -

 Ahmet Varol = Ey zindan arkadaşlarım! İkinizden biri efendisine şarap sunacak; diğeri ise asılacak ve kuşlar başından yiyecekler. Hakkında bilgi istediğiniz iş kesinleşmiştir.'

min ra’si-hi

  Yûsuf / 41 -

 Ali Bulaç = "Ey zindan arkadaşlarım, ikinizden biri efendisine şarap içirecek, diğeri ise asılacak, kuş onun başından yiyecek. İşte hakkında fetva istemekte olduğunuz iş (artık) olup bitmiştir."

min ra’si-hi

  Yûsuf / 41 -

 Ali Fikri Yavuz = Ey zindan arkadaşlarım! Rüyalarınızın tâbirine gelince: Biriniz efendisine (eskiden olduğu gibi) yine şarap içirecek. Diğeri ise asılacak (idam edilecek), sonra kuşlar başından yiyecek. İşte fetvasını sorduğunuz iş, böyle halledilmiş bitmiştir.

min ra’si-hi

  Yûsuf / 41 -

 Ali Ünal = “Ey benim zindan arkadaşlarım! Rüyalarınıza gelince: İlk soran arkadaş, efendisine eskiden olduğu gibi yine şarap sunacak; diğeri ise asılacak ve kuşlar başını gagalayacak. Yorumunu istediğiniz konuda artık hüküm verilmiş bulunmaktadır.”

min ra’si-hi

  Yûsuf / 41 -

 Bayraktar Bayraklı = “Ey zindan arkadaşlarım! Rüyalarınıza gelince, biriniz daha önce olduğu gibi efendisine şarap içirecek; diğeri ise asılacak ve kuşlar onun başından yiyecekler. Yorumunu sorduğunuz iş kesinleşmiştir.”

min ra’si-hi

  Yûsuf / 41 -

 Bekir Sadak = «Ey mahpus arkadaslarim! Biriniz efendinize sarap sunacak, digeri asilacak ve kuslar basindan yiyecektir. Sordugunuz is iste boylece kesinlesmistir.»

min ra’si-hi

  Yûsuf / 41 -

 Celal Yıldırım = Ey zindan arkadaşlarım ! Size gelince, biriniz efendisine şarap sunacak. Diğeriniz ise asılacak da kuşlar başının etini yiyecek. İşte hakkında fetva (yorum) istediğiniz şey olup bitmiştir; (ilâhî kaza ve hüküm yerini mutlaka bulacaktır.)

min ra’si-hi

  Yûsuf / 41 -

 Cemal Külünkoğlu = “Ey benim zindan arkadaşlarım! (Rüyalarınızın yorumuna gelince): Biriniz (daha önce olduğu gibi) efendisine şarap sunacak, diğeriniz ise (suçlu bulunup) asılacak da kuşlar başının etini yiyecek. İşte hakkında yorum istediğiniz şey olup bitmiştir (ilâhî kaza ve hüküm yerini bulacaktır).

min ra’si-hi

  Yûsuf / 41 -

 Diyanet İşleri (eski) = 'Ey mahpus arkadaşlarım! Biriniz efendinize şarap sunacak, diğeri asılacak ve kuşlar başından yiyecektir. Sorduğunuz iş işte böylece kesinleşmiştir.'

min ra’si-hi

  Yûsuf / 41 -

 Diyanet Vakfi = Ey zindan arkadaşlarım! (Rüyalarınıza gelince), biriniz (daha önce olduğu gibi) efendisine şarap içirecek; diğeri ise asılacak ve kuşlar onun başından (beynini) yiyecekler. Yorumunu sorduğunuz iş (bu şekilde) kesinleşmiştir.

min ra’si-hi

  Yûsuf / 41 -

 Edip Yüksel = 'Hapishane arkadaşlarım, biriniz rabbine (efendisine) şarap sunacak, diğeriniz ise çarmıha gerilecek ve kuşlar onun başından yiyecek. Sorduğunuz iş çözülmüştür.'

min ra’si-hi

  Yûsuf / 41 -

 Elmalılı Hamdi Yazır = Ey benim zindan arkadaşlarım! gelelim ru'yanıza: biriniz Efendisine yine şarap sunacak, diğeri de asılacak, kuşlar başından yiyecek, işte fetvâsını istediğiniz emir hallolundu

min ra’si-hi

  Yûsuf / 41 -

 Elmalılı (sadeleştirilmiş) = Ey zindan arkadaşlarım, gelelim rüyanıza: «Biriniz, efendisine yine şarap sunacak, diğeri asılacak ve kuşlar başından yiyecek; işte fetvasını istediğiniz mesele halledildi!» dedi.

min ra’si-hi

  Yûsuf / 41 -

 Elmalılı (sadeleştirilmiş-2) = «Ey benim zindan arkadaşlarım! Biriniz efendisine yine şarap sunacak. Diğeri de asılacak, kuşlar başından yiyecekler. İşte öğrenmek istediğiniz iş böylece halloldu.»

min ra’si-hi

  Yûsuf / 41 -

 Gültekin Onan = "Ey zindan arkadaşlarım, ikinizden biri efendisine şarap içirecek, diğeri ise asılacak, kuş onun başından yiyecek. İşte hakkında fetva istemekte olduğunuz buyruk (artık) olup bitmiştir."

min ra’si-hi

  Yûsuf / 41 -

 Harun Yıldırım = “Ey zindan arkadaşlarım, ikinizden biri efendisine şarap sunacak, diğeri ise asılacak ve kuş onun başından yiyecek. İşte hakkında fetva istemekte olduğunuz iş olup bitmiştir.”

min ra’si-hi

  Yûsuf / 41 -

 Hasan Basri Çantay = «Ey zindan arkadaşlarım, (rüyalarınıza gelince:) Biriniz efendisine şarab içirecek, diğeri ise asılıb tepesinden kuşlar yiyecekdir. işte hakkında fetvaa istemekde olduğunuz mes'ele (böylece) olub bitmişdir».

min ra’si-hi

  Yûsuf / 41 -

 Hayrat Neşriyat = 'Ey zindan arkadaşlarım! (Rüyânıza gelince:) Biriniz yine efendisine şarab sunacak. Ve diğeri ise asılacak da kuşlar onun başından yiyecek! İşte hakkında fetvâ istediğiniz iş (bu şekilde) hükme bağlanmıştır.'

min ra’si-hi

  Yûsuf / 41 -

 İbni Kesir = Ey zindan arkadaşlarım; biriniz efendisine şarab içirecek, diğeri de asılacak, kuşlar onun başından yiyecektir. İşte sorduğunuz iş, böylece olup bitmiştir.

min ra’si-hi

  Yûsuf / 41 -

 Kadri Çelik = “Ey zindan arkadaşlarım! Biriniz efendisine şarap sunacak, diğeri asılacak ve kuşlar başından yiyecektir. Hükmünü sorduğunuz iş, işte böylece kesinleşmiştir.”

min ra’si-hi

  Yûsuf / 41 -

 Muhammed Esed = (İmdi,) ey mahpus arkadaşlarım, (rüyalarınızın yorumuna gelince,) biriniz efendisine (Kral'a) içki sofrasında sakilik yapacak; ve biriniz, biriniz de asılacak; ve et yiyici kuşlar onun başını didikleyecek. (Ama geleceğiniz ne olursa olsun,) benden yorumlamamı istediğiniz şey (Allah tarafından) karara bağlanmış bulunuyor".

min ra’si-hi

  Yûsuf / 41 -

 Mustafa İslamoğlu = Ey hapishane arkadaşlarım! Birinizin (rüyasının anlamına) gelince: Sonunda o efendisine şarap sunma işini sürdürecek. Diğerine gelince: İşte o asılacak ve kuşlar başını didikleyecek. Akıbetini soruşturduğunuz bu iş hakkındaki ilahi karar kesinleşmiş bulunuyor."

min ra’si-hi

  Yûsuf / 41 -

 Ömer Nasuhi Bilmen = «Ey iki zindan arkadaşım! Rüyanızın tâbirine gelince; (Biriniz) Efendisine şarap sunacaktır ve diğeri ise asılacak da başından kuşlar yiyecektir. Hakkında fetva istediğiniz emir, tamam olmuştur.»

min ra’si-hi

  Yûsuf / 41 -

 Ömer Öngüt = “Ey zindan arkadaşlarım! (Rüyâlarınıza gelince): Biriniz yine efendisine şarap sunacak. Diğeri ise asılacak, kuşlar onun başından yiyecek. Sorduğunuz iş, işte böylece kesinleşmiştir. ”

min ra’si-hi

  Yûsuf / 41 -

 Şaban Piriş = Ey zindan arkadaşlarım, biriniz efendisine şarap sunacak, diğeri asılacak ve kuşlar başından yiyecek. Bana sorduğunuz rüyanın gerçekleşecek olan yorumu budur.

min ra’si-hi

  Yûsuf / 41 -

 Sadık Türkmen = Ey hapishane arkadaşlarım! Biriniz yöneticisine şarap sunacak. Diğeri ise asılacak kuşlar onun başından yiyecek. İşte, hakkında sorup ta cevap istediğiniz konunun yorumu budur!”

min ra’si-hi

  Yûsuf / 41 -

 Seyyid Kutub = Ey hapishane arkadaşlarım, rüyalarınızın yorumuna gelince biriniz eskisi gibi efendisine içki sunacak, öbürünüz ise idam edilecek ve başını kuşlar kemirecek. Benden yorumlamamı istediğiniz rüyalara ilişkin hüküm bu şekilde kesinleşti.

min ra’si-hi

  Yûsuf / 41 -

 Suat Yıldırım = (Ey hapis arkadaşlarım, gelelim rüyalarınızın tabirine:) Sizden biriniz, efendisine yine şarap sunacak, öbürü ise asılacak, kuşlar da başını gagalayacak. İşte yorumunu istediğiniz iş, böylece halledilip sonuçlandırılmıştır."

min ra’si-hi

  Yûsuf / 41 -

 Süleyman Ateş = "Ey zindan arkadaşlarım, (rü'yânıza gelince) biriniz (eskisi gibi) yine efendisine şarap sunacak, diğeri ise asılacak, kuşlar onun başından yiyecek. Sorduğunuz iş (bu şekilde) kesinleşmiştir."

min ra’si-hi

  Yûsuf / 41 -

 Tefhim-ul Kuran = «Ey zindan arkadaşlarım, ikinizden biri efendisine şarap içirecek, diğeri ise asılacak, kuş onun başından yiyecek. İşte hakkında fetva istemekte olduğunuz iş (artık) olup bitmiştir.»

min ra’si-hi

  Yûsuf / 41 -

 Ümit Şimşek = 'Ey zindan arkadaşlarım! Sizden biriniz, efendisine şarap sunacak. Diğeri de asılacak ve kuşlar onun başından yiyecek. Sorduğunuz şey böylece halledilmiş oldu.'

min ra’si-hi

  Yûsuf / 41 -

 Yaşar Nuri Öztürk = "Ey benim zından arkadaşlarım! Rüyanıza gelince: Bir taneniz rab edindiği kişiye şarap sunacak. Ötekiniz ise asılacak da kuşlar başından yiyecek. Hakkında fetva sorduğunuz iş, böyle hükme bağlanmıştır."

min ra’si-hi

  Yûsuf / 41 -

 İskender Ali Mihr = Ey zindan arkadaşlarım! Bu durumda sizin ikinizden biri, bundan sonra efendisine şarap sunacak (sâkiliğe devam edecek) fakat diğeri asılacak. Böylece kuşlar onun başından yiyecek. Hakkında ikinizin de tabirini (fetvasını) istediğiniz iş kesinleşmiştir (kaza edilmiştir).

min ra’si-hi

  Yûsuf / 41 -

 İlyas Yorulmaz = Yusuf “Ey Hapishane arkadaşlarım! Şimdi ikinizden biriniz efendisine (rabbine) kırmızı içecekten ikram edecek. Diğerinize gelince, oda asılarak öldürülecek ve başından kuşlar bir şeyler yiyecek. İşte benden yorumunu istediğiniz rüya ile (Allah tarafından) böyle karar verildi. ” dedi.

min ra’si-hi

  Bakara / 196 -

 Diyanet İşleri = Haccı da, umreyi de Allah için tamamlayın. Eğer (düşman, hastalık ve benzer sebeplerle) engellenmiş olursanız artık size kolay gelen kurbanı gönderin. Bu kurban, yerine varıncaya kadar başlarınızı tıraş etmeyin. İçinizden her kim hastalanır veya başından rahatsız olur (da tıraş olmak zorunda kalır)sa fidye olarak ya oruç tutması, ya sadaka vermesi, ya da kurban kesmesi gerekir. Güvende olduğunuz zaman hacca kadar umreyle faydalanmak isteyen kimse, kolayına gelen kurbanı keser. Kurban bulamayan kimse üçü hacda, yedisi de döndüğünüz zaman (olmak üzere) tam on gün oruç tutar. Bu (durum), ailesi Mescid-i Haram civarında olmayanlar içindir. Allah’a karşı gelmekten sakının ve Allah’ın cezasının çetin olduğunu bilin.

min ra’si-hi

  Bakara / 196 -

 Abdulbaki Gölpınarlı = Haccı ve umreyi de Allah için tamamlayın. Tamamlayamayacaksanız gücünüz yettiği kadar bir şey kurban edin ve kurbanı, yerinde boğazlayıncaya dek başınızı tıraş ettirmeyin. İçinizde hasta olan, başında bir eziyet bulunan varsa tıraş olur ve karşılığında oruç tutar, sadaka verir, yahut kurban keser. Sonra emin oldunuz, muktedir bulundunuz mu hac zamanına dek umre yapmak isteyen, gücü neye yeterse kurban eder. Buna imkân bulamayan üç gün hacda, yedi gün de dönünce oruç tutar, işte bu, tam on gündür. Bu da ayali Mescid-i Harâm'da olmayan içindir. Allah'tan sakının ve bilin ki şüphe yok, Allah'ın azâbı çok şiddetlidir.

min ra’si-hi

  Bakara / 196 -

 Abdullah Parlıyan = Hac ve umreyi de Allah için tam yapın. Fakat hac ve umre yapmaktan alıkonulursanız, gücünüzün yeteceği bir kurbanı kurban yerine gönderin. Kurban, yerini buluncaya kadar başlarınızı traş etmeyin. Ama içinizden, hasta olan yahut başında rahatsızlık olan kimse bu yüzden daha önce traş olursa, oruç tutarak veya sadaka vererek veya kurban keserek özrünü karşılayacak bir şey yapmalıdır. Sağlıklı ve emniyette olduğunuzda, hac vaktinden önce umre yapan, gücünün yeteceği bir kurban kessin. Kurbanı bulamayan veya almaya gücü yetmeyen kimse ise, hac sırasında üç gün, döndükten sonra da yedi gün, yani tam on gün oruç tutsun. Bütün bunlar Mescidi Haram etrafında yaşamayanlar içindir. Yolunuzu Allah'ın kitabıyla bulun ve iyi bilin ki, Allah'ın cezası pek şiddetlidir.

min ra’si-hi

  Bakara / 196 -

 Adem Uğur = Haccı ve umreyi Allah için tam yapın. Eğer (bunlardan) alıkonursanız kolayınıza gelen kurbanı gönderin. Kurban, yerine varıncaya kadar başlarınızı tıraş etmeyin. Sizden her kim hasta olursa yahut başından bir rahatsızlığı varsa, oruç veya sadaka veya kurban olmak üzere fidye gerekir. (Hac yolculuğu için) emin olduğunuz vakit kim hac günlerine kadar umre ile faydalanmak isterse, kolayına gelen bir kurban kesmek gerekir. Kurban kesmeyen kimse hac günlerinde üç, memleketine döndüğü zaman yedi olmak üzere oruç tutar ki, hepsi tam on gündür. Bu söylenenler, ailesi Mescid-i Haram civarında oturmayanlar içindir. Allah'tan korkun. Biliniz ki Allah'ın vereceği ceza ağırdır.

min ra’si-hi

  Bakara / 196 -

 Ahmed Hulusi = Haccı da umreyi de Allâh için tamamlayın. (Bunu yapmaktan) engellenirseniz hediye kurban da yeterlidir. Kurbanınız kesilene kadar başınızı tıraş etmeyin. İçinizden kim hasta olursa ya da başında (hacca engel) bir sıkıntısı olursa, oruç yahut sadaka veya kurban diyet gerekir. (Engelleme kalktığında) emin olduğunuzda kim hacca kadar umreyi yaşamak, yararlanmak isterse, kolayına gelen bir hediye kurbanı kessin. Fakat bulamayana hac günlerinde üç, döndükten sonra da yedi olmak üzere on gün oruç gerekir. Bunlar ailesi (yerleşim alanı) Mescid-i Haram civarı olmayanlar içindir. Allâh'a karşı gelmekten korunun. Ve iyi bilin ki Allâh, hak edilen karşılığı şiddetle verir.

min ra’si-hi

  Bakara / 196 -

 Ahmet Tekin = Başladığınız Hac ve Umreyi de Allah için tamamlayın. İhramdan sonra, mücbir, zorunlu bir sebeple hac ve umreden alıkonursanız kolayınıza gelen bir kurban gönderin. Kurban, yerine ulaşıncaya kadar başlarınızı tıraş etmeyin.Sizden kim hasta olur, yahut başında traş olmayı gerektirecek haşerat oluşur, traş olmak zorunda kalırsa, onun oruç tutması veya imanda sadakatin ve kemalin ifadesi olan sadaka veya kurban cinsinden bir fidye vermesi gerekir.Hac yolculuğu için sağlıklı ve emniyette olduğunuz vakit, kim hac günlerine kadar umre ile sevap kazanmak isterse, kolayına gelen bir kurban kesmesi gerekir. Kurban bulamayan kimse, üç gün hacda, yedi gün de, döndüğünde olmak üzere tam on gün oruç tutmalıdır. Bu hüküm, ailesi Mescid-i Haram civarında oturmayanlar içindir.Allah’a sığınıp emirlerine yapışın, günahlardan arınıp, azaptan korunun. Bilin ki Allah, çiğnenen yasaklarına denk, size âdil ceza verme gücüne sahiptir.

min ra’si-hi

  Bakara / 196 -

 Ahmet Varol = Haccı ve umreyi Allah için tamamlayın. Eğer alıkonulursanız kolayınıza gelen bir kurban gönderin. Gönderdiğiniz kurban yerine ulaşıncaya kadar saçlarınızı traş etmeyin. Hasta olan veya başından bir rahatsızlığı olan (bundan dolayı traş olan) kimsenin üzerine ya oruç, ya sadaka veya kurban olarak fidye gerekir. Güvene kavuştuğunuz zaman, her kim hacca kadar umre ile yararlanmak isterse kolayına gelen bir kurban kesmesi gerekir. [40] Kim (kurban kesme imkanı) bulamazsa üç gün hacc esnasında yedi gün de döndükten sonra oruç tutması gerekir. Böylece tam on gün oruç tutar. Bu hüküm ailesi Mescidi Haram yakınında oturmayanlar içindir. Allah'tan korkun ve bilin ki, Allah'ın cezası pek şiddetlidir.

min ra’si-hi

  Bakara / 196 -

 Ali Bulaç = Haccı ve umreyi Allah için tamamlayın. Eğer (düşman, hastalık ve buna benzer nedenlerle) kuşatılırsanız, artık size kolay gelen kurban(ı gönderin). Kurban yerine varıncaya kadar başlarınızı traş etmeyin. Kim sizden hasta ise veya başından şikayeti varsa, onun ya oruç ya sadaka veya kurban olarak fidye (vermesi gerekir). Güvenliğe kavuşursanız, hacca kadar umre ile yararlanmak isteyene, kolayına gelen bir kurban(ı kesmek gerekir). Bulamayana da, hacc'da üç gün, döndüğünüzde yedi (gün) olmak üzere, bunlara, tamı tamına on (gün) oruç vardır. Bu, ailesi Mescid-i Haram'da olmayanlar içindir. Allah'tan korkun ve bilin ki Allah, muhakkak cezası pek çetin olandır.

min ra’si-hi

  Bakara / 196 -

 Ali Fikri Yavuz = Haccı da, umreyi de Allah için farz ve sünnetleriyle tam yapın. Fakat, herhangi bir sebeple bunlardan alıkonursanız kurbandan (deve, sığır ve davardan) sizin için hangisi kolaysa o vâcib olur; ve kurban mahalli olan Mina’ya varıncaya kadar başlarınızı traş etmeyin. İçinizden hasta veya başından eziyeti olup bundan ötürü traş olan kimseye üç gün oruç, ya altı fakire birer fitre sadaka, yahut bir kurban kesmekle fidye vermek vâcip olur. Hastalık ve yol tehlikesi gibi engellerden emin olduğunuz vakit de, kim umresini bitirip ondan faydalanarak haccı yaparsa, kolayına gelen bir kurban kesmek vâcip olur. Fakat kesecek kurban bulunamazsa veya buna gücü yetmezse, ona hac günlerinde üç gün, vatanına döndüğü zaman yedi gün ki, tam on gün oruç tutmak vâcip olur. Bu hüküm, Mescid-i Harâm’da oturmayanlar içindir. Allah’tan korkun (hac ahkâmını koruyun) ve bilin ki, Allah’ın azâbı cidden çok şiddetlidir.

min ra’si-hi

  Bakara / 196 -

 Ali Ünal = Hac’cı ve Umre’yi Allah için tamamlayın. Fakat ihrama girdikten sonra mecburî herhangi bir sebeple tamamlayamamışsanız, bu takdirde (en azı bir koyun veya keçi olmak üzere) kolayınıza gelen kurbanlığı (Haremi Şerif’e) gönderin. Kurban, yerine varıp da kesilmeden önce (ihramdan çıkmak için) başlarınızı tıraş etmeyiniz. Bununla birlikte, kim (tıraşa muhtaç olacak derecede) hastalanır veya başında eziyet veren bir hâl bulunur da (vaktinden önce başını tıraş ederse), fidye olarak ya oruç tutsun, ya sadaka versin veya kurban kessin. (Hac’cı ve Umre’yi tamamlamaya manî sebep ortadan kalkar veya böyle bir sebep hiç bulunmaz da) emniyet ve genişlik içinde olursanız, bu takdirde kim Umre ile Hac’cı birlikte yaparsa, kurbanlıklardan kolayına geleni kessin. Kim de kesecek kurbanlık bulamazsa, onun üç gün Hac’da, yedi gün de Hac’dan döndüğünüzde oruç tutması gerekir ki, tamamı on gün oruçtur. Bu hüküm, Mescidi Haram çevresinde oturmayıp (dışarıdan gelen ve Mekke’ye ihramsız girmeleri caiz olmayanlar) içindir. (Bilhassa Hac’cın hükümlerini yerine getirmede) Allah’tan, O’nun emirlerine ve yasaklarına riayetsizlikten sakının ve bilin ki Allah, cezalandırması pek çetin olandır.