Aranılan kelime ile eşleşen ayetler

min kulli ummetin

  Nahl / 84 -

 Diyanet İşleri = Kıyamet günü her ümmetten bir şahit göndereceğiz; sonra inkâr edenlere ne (özür dilemeleri için) izin verilecek, ne de Allah’ın rızasını kazandıracak amelleri işleme istekleri kabul edilecek.

min kulli ummetin

  Nahl / 84 -

 Abdulbaki Gölpınarlı = Ve o gün her ümmete bir tanık getiririz de sonra kâfirlere, ağız açıp özür dilemeye bile izin verilmez ve yaptıkları kötülüklerden vazgeçeceklerine dâir verdikleri söz de kabûl edilmez.

min kulli ummetin

  Nahl / 84 -

 Abdullah Parlıyan = Ama biz, bir gün gelecek ki, her toplumdan bir şahit çıkaracağız. O gün gerçekleri örtbas edenlere, özür dilemeleri için izin verilmeyecek, yaptıkları kötülüklerden vazgeçeceklerine dair verdikleri söz de kabul edilmeyecektir.

min kulli ummetin

  Nahl / 84 -

 Adem Uğur = Her ümmetten bir şahit göndereceğimiz gün, artık ne kâfir olanlara (özür dilemelerine) izin verilir ne de onların özür dilemeleri istenir.

min kulli ummetin

  Nahl / 84 -

 Ahmed Hulusi = O süreçte, her ümmetten bir şahit çıkartırız. . . Hakikat bilgisini inkâr edenlere izin de verilmez ve onlardan mazeret de istenilmez.

min kulli ummetin

  Nahl / 84 -

 Ahmet Tekin = Her milletten kutsal kitapları bilen ve tebliğ eden, çözüm getiren güvenilir örnek önderler ve doğruları konuşan şâhitler görevlendireceğimiz gün, artık, ne kulluk sözleşmesindeki ortak taahhütlerini, Allah’a iman, kulluk ve sorumluluk bilincini şuur altına iterek örtbas edip inkârda ısrar edenlerin, kâfir olanların özür dilemelerine izin verilir, ne de, onların hoşnut etmeleri, özür dilemeleri istenir.

min kulli ummetin

  Nahl / 84 -

 Ahmet Varol = O gün, her ümmetten bir şahit getiririz. Sonra inkâr edenlere ne izin verilir ne de özür dilemeleri istenir.

min kulli ummetin

  Nahl / 84 -

 Ali Bulaç = Her ümmetten bir şahid göndereceğimiz gün; (artık ondan) sonra ne inkâr edenlere (özür dilemeleri için) izin verilecek, ne (Allah'tan) hoşnutluk dilekleri kabul edilecek.

min kulli ummetin

  Nahl / 84 -

 Ali Fikri Yavuz = Kıyamet gününde her ümmetten Peygamberlerini bir şâhid göndereceğiz ki, müminlerin imanına ve kâfirlerin küfrüne şâhidlik etsinler. Sonra o kâfirlere, (özür dilemek için) ne izin verilecek, ne de Allah’ın razı olduğu şeye dönüş kendilerinden istenecek veya kabul olunacak.

min kulli ummetin

  Nahl / 84 -

 Ali Ünal = Fakat gün gelir, her ümmetten (onlara Allah’ın dininin tebliğ edildiğine şahitlik yapacak) bir şahit çıkarırız. Artık ne o kâfirlere konuşup özür beyan etmeleri için izin verilir, ne de hallerini düzeltme fırsatı tanınır.

min kulli ummetin

  Nahl / 84 -

 Bayraktar Bayraklı = Her milletten bir tanık getireceğimiz gün, artık inkâr edenlere özür dileme izni verilmez ve özürleri de dinlenmez.

min kulli ummetin

  Nahl / 84 -

 Bekir Sadak = Kiyamet gunu her ummetten bir sahit getiririz; inkar edenlere itiraz icin izin de verilmez, onlarin ozurleri de dinlenmez.

min kulli ummetin

  Nahl / 84 -

 Celal Yıldırım = (Kıyamet) günü her ümmetten bir şâhid göndereceğiz. Sonra da o inkâr edenlere ne izin verilecek, ne de hoşnut edilmeleri için özürleri dinlenecek.

min kulli ummetin

  Nahl / 84 -

 Cemal Külünkoğlu = O gün (kıyamette) her ümmetten bir şahit (peygamber) gönderirirz. O gün, inkârcılardan (bilgisizlik gibi) bir mazeret kabul edilmeyecek, özür dilemelerine de imkân verilmeyecektir.

min kulli ummetin

  Nahl / 84 -

 Diyanet İşleri (eski) = Kıyamet günü her ümmetten bir şahit getiririz; inkar edenlere itiraz için izin de verilmez, onların özürleri de dinlenmez.

min kulli ummetin

  Nahl / 84 -

 Diyanet Vakfi = Her ümmetten bir şahit göndereceğimiz gün, artık ne kâfir olanlara (özür dilemelerine) izin verilir ne de onların özür dilemeleri istenir.

min kulli ummetin

  Nahl / 84 -

 Edip Yüksel = Her topluluktan bir tanık gönderdiğimiz gün, inkar edenlere ne izin verilir ne de özürleri kabul edilir.

min kulli ummetin

  Nahl / 84 -

 Elmalılı Hamdi Yazır = Bir gün de gelecek ki her ümmetten bir şâhid ba'sedeceğiz, sonra o küfredenlere ne izin verilecek ne de onlardan tarziye istenecek

min kulli ummetin

  Nahl / 84 -

 Elmalılı (sadeleştirilmiş) = Bir gün gelecek, her ümmetten bir şahit getireceğiz, sonra o küfredenlere ne izin verilecek ne de özürleri kabul edilecektir.

min kulli ummetin

  Nahl / 84 -

 Elmalılı (sadeleştirilmiş-2) = Her ümmetten bir şahid getireceğimiz gün, artık kâfirlere ne izin verilecek, ne de onlardan özür dilemeleri istenecektir.

min kulli ummetin

  Nahl / 84 -

 Gültekin Onan = Her ümmetten bir şahid göndereceğimiz gün; (artık ondan) sonra ne küfredenlere [özür dilemeleri için] izin verilecek, ne (Tanrı'dan) hoşnutluk dilekleri kabul edilecek.

min kulli ummetin

  Nahl / 84 -

 Harun Yıldırım = Her ümmetten bir şahit göndereceğimiz gün, artık ne kâfir olanlara (özür dilemelerine) izin verilir ne de onların özür dilemeleri istenir.

min kulli ummetin

  Nahl / 84 -

 Hasan Basri Çantay = Bir gün her ümmetden birer şâhid göndereceğiz. Sonra o kâfirlere izin verilmeyecek, onlardan tarziye de taleb (ve kabul) edilmeyecek.

min kulli ummetin

  Nahl / 84 -

 Hayrat Neşriyat = Her ümmetten bir şâhid çıkaracağımız gün ise, artık inkâr edenlere ne (özür dilemeleri için) izin verilir, ne de onlardan (Rablerini) râzı etmeleri istenir.

min kulli ummetin

  Nahl / 84 -

 İbni Kesir = Her ümmetten birer şahit göndereceğimiz gün; inkar edenlere itiraz için izin verilmez, özürleri de dinlenmez.

min kulli ummetin

  Nahl / 84 -

 Kadri Çelik = Her ümmetten bir şahit göndereceğimiz gün, artık ne küfre sapanlara izin verilir ve ne de (Allah'tan) hoşnutluk dilemeleri istenir.

min kulli ummetin

  Nahl / 84 -

 Muhammed Esed = Ama Biz gün gelecek her ümmetten bir tanık çıkaracağız: o Gün, hakkı inkara şartlanmış olanlardan (bilgisizlik gibi) bir mazeret kabul edilmeyecek, af dilemeleri de asla kale alınmayacaktır.

min kulli ummetin

  Nahl / 84 -

 Mustafa İslamoğlu = Fakat bir gün gelecek Biz, her ümmetten bir şahit çıkaracağız. Sonra inkarda ısrar edenlere ne mazeret beyan etme izni verilecek, ne de suçlarını itiraf ile af dileme imkanı.

min kulli ummetin

  Nahl / 84 -

 Ömer Nasuhi Bilmen = Ve bir gün her ümmetten birer şahit göndereceğiz. Sonra kâfir olmuş olanlara izin verilmeyecektir ve onlardan bir tarziye de istenmiyecektir.

min kulli ummetin

  Nahl / 84 -

 Ömer Öngüt = O gün her ümmetten bir şâhit getiririz. İnkâr edenlere itiraz için izin verilmez, özürleri de dinlenmez.

min kulli ummetin

  Nahl / 84 -

 Şaban Piriş = Her toplumdan birer şahit getirdiğimiz gün, artık küfredenlere izin verilmeyecek ve onların özürleri de dinlenmeyecektir.

min kulli ummetin

  Nahl / 84 -

 Sadık Türkmen = Her toplumdan bir şahit gönderdiğimiz gün, artık inkârcılara izin verilmez. Ve onların özür dilemeleri de istenmez/kabul edilmez.

min kulli ummetin

  Nahl / 84 -

 Seyyid Kutub = O gün her ümmetten bir tanık karşımıza getiririz. Ondan sonra artık kâfirlere ne itiraz izni verilir ve ne de Rabblerinden özür dilemeleri istenir.

min kulli ummetin

  Nahl / 84 -

 Suat Yıldırım = Gün gelir, o gün her ümmetten birer şahit getiririz. Artık ne o kâfirlere konuşmaları için izin verilir, ne de özür dileme imkânı bırakılacak.

min kulli ummetin

  Nahl / 84 -

 Süleyman Ateş = Her ümmetten bir şâhid getirdiğimiz gün, artık ne nankörler(in konuşmaların)a izin verilir, ne de onların özür dilemeleri istenir.

min kulli ummetin

  Nahl / 84 -

 Tefhim-ul Kuran = Her ümmetten bir şahid göndereceğimiz gün; (artık ondan) sonra ne küfredenlere (özür dilemeleri için) izin verilecek, ne de (Allah'tan) hoşnutluk dilekleri kabul edilecek.

min kulli ummetin

  Nahl / 84 -

 Ümit Şimşek = Her ümmetten birer şahit tuttuğumuz gün, artık kâfirlere ne özür beyan etmeleri için izin verilir, ne de onlardan kusurlarını affettirecek birşey istenir.

min kulli ummetin

  Nahl / 84 -

 Yaşar Nuri Öztürk = Her ümmetten bir tanığı ortaya sürdüğümüz gün, küfre sapanlara ne izin verilir ne de özür dilemelerine imkân sağlanır.

min kulli ummetin

  Nahl / 84 -

 İskender Ali Mihr = Ve o gün, bütün ümmetlerden birer şahit göndeririz. Sonra kâfirlere cehennemden çıkmaları için izin verilmez. Ve onlardan, (Allah’tan) rıza talepleri kabul edilmez.

min kulli ummetin

  Nahl / 84 -

 İlyas Yorulmaz = O gün (hesap günü) her toplumun içerisinden şahitler getiririz ki, inkâr edenlerin gereksiz konuşmalarına ve kendilerine göre mazeret uydurmalarına izin verilmez.

min kulli ummetin

  Neml / 83 -

 Diyanet İşleri = Her ümmetten âyetlerimizi yalanlayanlarından bir grubu toplayacağımız ve bunların (topluca hesap yerine) sevk edilecekleri günü hatırla.

min kulli ummetin

  Neml / 83 -

 Abdulbaki Gölpınarlı = Ve o gün, her ümmetten, delillerimizi yalanlayan bir topluluğu toplayacağız ve onlar, takım takım duracaklar.

min kulli ummetin

  Neml / 83 -

 Abdullah Parlıyan = Ve o gün, her ümmetin içinden mesajlarımızı yalanlayanları ayrı bir bölük olarak toplayacağız ve böylece hepsi, Allah'ın huzuruna hesap görülmek üzere sevkedilirler.

min kulli ummetin

  Neml / 83 -

 Adem Uğur = O gün, her ümmet içinden âyetlerimizi yalan sayanlardan bir cemaat toplarız da onlar toplu olarak (hesap yerine) sevkedilirler.

min kulli ummetin

  Neml / 83 -

 Ahmed Hulusi = O süreç ki, her ümmetten işaretlerimizi yalanlayanları gruplar hâlinde toplarız. . . Onlar hep beraber sevk olunurlar.

min kulli ummetin

  Neml / 83 -

 Ahmet Tekin = Her millet içinden, âyetlerimizi, Kurân’ımızı yalanlayan liderlerini, güç ve iktidar sahiplerini toplayacağımız gün, onlar ihzarlı olarak bir arada hesap yerine sevkedilecekler.

min kulli ummetin

  Neml / 83 -

 Ahmet Varol = O gün her ümmetten, ayetlerimizi yalanlayanlardan bir grubu toplarız. Artık onlar (arkalarındakiler de kendilerine katılıncaya kadar) tutuklanırlar.

min kulli ummetin

  Neml / 83 -

 Ali Bulaç = Ve her ümmetten ayetlerimizi yalanlayan bir grubu toplayacağımız gün, artık onlar 'tutuklanıp (azab yerine) dağıtılırlar.'

min kulli ummetin

  Neml / 83 -

 Ali Fikri Yavuz = Kıyamet gününde her din ehlinden, âyetlerimizi tekzip edenlerden bir topluluk toplıyacağız. Artık bunlar, diğer kafileler arka arkaya gelip toplanıncaya kadar tutuklanacaklardır.

min kulli ummetin

  Neml / 83 -

 Ali Ünal = Bir gün de gelir, her ümmet içinde âyetlerimizi yalanlayanlardan bir grubu toplarız da, düzenli bir şekilde hesap yerine doğru sevkolunurlar.