Aranılan kelime ile eşleşen ayetler

min et tayyibâti

  Mü’minûn / 51 -

 Diyanet İşleri = Ey peygamberler! Temiz şeylerden yiyiniz ve iyi ameller işleyiniz. Doğrusu ben, sizin yaptığınız şeyleri tamamen bilirim.

min et tayyibâti

  Mü’minûn / 51 -

 Abdulbaki Gölpınarlı = Ey Peygamberler, yiyin temiz şeyleri ve iyi işlerde bulunun, şüphe yok ki ben, yaptıklarınızı bilirim.

min et tayyibâti

  Mü’minûn / 51 -

 Abdullah Parlıyan = Siz ey peygamberler! Dünya hayatının temiz ve meşru nimetlerinden payınızı alın, doğru ve dürüst işler işleyin, çünkü ben sizlerin ne yaptığını eksiksiz bilenim.

min et tayyibâti

  Mü’minûn / 51 -

 Adem Uğur = Ey Peygamber! Temiz olan şeylerden yeyin; güzel işler yapın. Ben sizin yaptıklarınızı hakkıyle bilmekteyim.

min et tayyibâti

  Mü’minûn / 51 -

 Ahmed Hulusi = Ey Rasûller. . . Temiz gıdalardan yeyin ve yararlı fiiller yapın. . . Muhakkak ki Ben, amellerinizi Aliym'im (amellerinizin karşılığı var).

min et tayyibâti

  Mü’minûn / 51 -

 Ahmet Tekin = 'Ey Rasuller, temiz, helâl, sağlıklı ve leziz olan şeylerden yeyin. Hâlis niyet ve amaçlarla, İslâm esaslarını, İslâmî düzeni hayata geçirin, iş barışı içinde bilinçli, planlı, mükemmel, meşrû, faydalı, verimli çalışarak nimetin-ürünün bollaşmasını sağlayın, yerinde, haklı çıkışlar yaparak, düzelmeye, iyiliğe, iyileştirmeye ön ayak olun, cârî-kalıcı hayırlar-sâlih ameller işleyin. Ben sizin amellerinizi, yaptıklarınızı biliyorum.'

min et tayyibâti

  Mü’minûn / 51 -

 Ahmet Varol = Ey peygamberler! Temiz şeylerden yiyin ve iyi işler işleyin. Ben sizin yaptıklarınızı bilirim.

min et tayyibâti

  Mü’minûn / 51 -

 Ali Bulaç = Ey elçiler, güzel ve temiz olan şeylerden yiyin ve salih amellerde bulunun; çünkü gerçekten ben yapmakta olduklarınızı biliyorum.

min et tayyibâti

  Mü’minûn / 51 -

 Ali Fikri Yavuz = (Muhtelif zamanlarda peygamberlere şöyle hitab edildi): “- Ey Rasûller! Helâl şeylerden yeyiniz ve salih amel işleyiniz. Çünkü ben ne yaparsanız hep bilirim.

min et tayyibâti

  Mü’minûn / 51 -

 Ali Ünal = Siz ey rasûller! Helâl, temiz ve sağlıklı yiyecekiçeceklerden yiyip için ve daima yerinde, sağlam, meşrû ve ıslaha yönelik davranış ve işlerde bulunun. Kuşkusuz Ben, işlediğiniz her şeyi hakkıyla bilmekteyim.

min et tayyibâti

  Mü’minûn / 51 -

 Bayraktar Bayraklı = Ey peygamberler! Temiz şeylerden yiyiniz, iyi işler yapınız; doğrusu ben yaptıklarınızı bilirim.

min et tayyibâti

  Mü’minûn / 51 -

 Bekir Sadak = Ey Peygamberler! Temiz seylerden yiyin, yararli is isleyin; dogrusu Ben, yaptiginizi bilirim.

min et tayyibâti

  Mü’minûn / 51 -

 Celal Yıldırım = Ey peygamberler! Tertemiz yararlı helâl gıdalardan yeyiniz; iyi-yararlı amellerde bulununuz. Şüphesiz ki ben sizin neler yaptıklarınızı bilenim.

min et tayyibâti

  Mü’minûn / 51 -

 Cemal Külünkoğlu = Ey Resuller! Temiz olan şeylerden yiyin, güzel ve erdemli işler yapın! Gerçekten ben yaptıklarınızı hakıyla bilenim.

min et tayyibâti

  Mü’minûn / 51 -

 Diyanet İşleri (eski) = Ey Peygamberler! Temiz şeylerden yiyin, yararlı iş işleyin; doğrusu Ben, yaptığınızı bilirim.

min et tayyibâti

  Mü’minûn / 51 -

 Diyanet Vakfi = «Ey Peygamberler! Temiz olan şeylerden yeyin; güzel işler yapın. Ben sizin yaptıklarınızı hakkıyle bilmekteyim.»

min et tayyibâti

  Mü’minûn / 51 -

 Edip Yüksel = Elçiler, iyi nimetlerden yiyiniz ve erdemli işler yapınız. Ben sizin yaptıklarınızı çok iyi bilirim.

min et tayyibâti

  Mü’minûn / 51 -

 Elmalılı Hamdi Yazır = Ey Resuller! Halâl ve hoş şeylerden yiyin ve güzel işler yapın, çünkü ben ne yaparsınız tamamen bilirim

min et tayyibâti

  Mü’minûn / 51 -

 Elmalılı (sadeleştirilmiş) = Ey peygamberler, helal ve hoş şeylerden yiyin ve güzel işler yapın; çünkü Ben, bütün yaptıklarınızı bilirim.

min et tayyibâti

  Mü’minûn / 51 -

 Elmalılı (sadeleştirilmiş-2) = Ey peygamberler! Temiz ve helal olan şeylerden yiyin; güzel amel ve hareketlerde bulunun. Çünkü ben sizin yaptıklarınızı bilirim.

min et tayyibâti

  Mü’minûn / 51 -

 Gültekin Onan = Ey elçiler, güzel ve temiz olan şeylerden yiyin ve salih amellerde bulunun, çünkü gerçekten ben yapmakta olduklarınızı biliyorum.

min et tayyibâti

  Mü’minûn / 51 -

 Harun Yıldırım = "Ey Peygamber! Temiz olan şeylerden yeyin; güzel işler yapın. Ben sizin yaptıklarınızı hakkıyle bilmekteyim."

min et tayyibâti

  Mü’minûn / 51 -

 Hasan Basri Çantay = Ey Resuller, temîz ve halâl olan şeylerden yeyin. Güzel amel (ve hareket) lerde bulunun. Çünkü ben ne yaparsanız hakkıyle bilenim.

min et tayyibâti

  Mü’minûn / 51 -

 Hayrat Neşriyat = Ey peygamberler! Temiz (helâl) şeylerden yiyin ve sâlih amel işleyin! Şübhesiz ki ben, ne yaparsanız hakkıyla bilenim.

min et tayyibâti

  Mü’minûn / 51 -

 İbni Kesir = Ey peygamberler; temiz şeylerden yeyin ve salih amel işleyin. Doğrusu Ben; yaptığınızı bilirim.

min et tayyibâti

  Mü’minûn / 51 -

 Kadri Çelik = Ey peygamberler! Güzel ve temiz olan şeylerden yiyin ve salih amellerde bulunun; çünkü gerçekten ben yapmakta olduklarınızı biliyorum.

min et tayyibâti

  Mü’minûn / 51 -

 Muhammed Esed = Siz ey elçiler! Dünya hayatının temiz ve meşru nimetlerinden payınızı alın; ve dürüst ve erdemli davranışlar ortaya koyun; ve bilin ki, yaptığınız her şeyi eksiksiz biliyorum.

min et tayyibâti

  Mü’minûn / 51 -

 Mustafa İslamoğlu = (Onları izleyenlere dedik ki): "Siz ey elçiler(in tabileri)! (Dünya nimetlerinin) temiz ve helal olanlarından yiyin, doğru ve yararlı şeyler yapın! Çünkü Ben, yaptığınız her şeyin bilgisine detaylarına vakıfım.

min et tayyibâti

  Mü’minûn / 51 -

 Ömer Nasuhi Bilmen = Ey resûller! Safi, helâl şeylerden yiyin ve sâlih amelde bulunun. Şüphe yok ki, ben sizin her yapar olduğunuz şeyi tamamıyla biliciyim.

min et tayyibâti

  Mü’minûn / 51 -

 Ömer Öngüt = Ey peygamberler! Helâl ve temiz rızıklardan yiyiniz ve sâlih ameller işleyiniz. Doğrusu ben, ne yaparsanız hepsini bilirim.

min et tayyibâti

  Mü’minûn / 51 -

 Şaban Piriş = -Ey peygamberler, temiz şeylerden yiyin ve doğruları yapın. Çünkü ben ne yaptığınızı bilirim.

min et tayyibâti

  Mü’minûn / 51 -

 Sadık Türkmen = Siz ey ELÇİLER! Güzel şeylerden yiyin ve yaptığınız işin en iyisini yapın. Şüphesiz Ben, yaptıklarınızı bilmekteyim.

min et tayyibâti

  Mü’minûn / 51 -

 Seyyid Kutub = Ey peygamberler, temiz yiyeceklerden yiyiniz ve iyi ameller işleyiniz. Hiç kuşkusuz ben sizin neler yaptığınızı bilirim.

min et tayyibâti

  Mü’minûn / 51 -

 Suat Yıldırım = Siz ey peygamberler! Helâl ve hoş şeylerden yiyip için, makbul ve güzel işler işleyin! Zira Ben yaptığınız her şeyi bilmekteyim.

min et tayyibâti

  Mü’minûn / 51 -

 Süleyman Ateş = "Ey elçiler, güzel şeylerden yeyin ve yararlı iş yapın. Çünkü ben yaptıklarınızı bilmekteyim."

min et tayyibâti

  Mü’minûn / 51 -

 Tefhim-ul Kuran = Ey Resul (peygamber)ler, güzel ve temiz olan şeylerden yiyin ve salih amellerde bulunun; çünkü gerçekten ben yapmakta olduklarınızı biliyorum.

min et tayyibâti

  Mü’minûn / 51 -

 Ümit Şimşek = Ey peygamberler! Helâl ve temiz rızıklardan yiyin ve güzel işler yapın. Hiç kuşkusuz, Ben sizin yaptıklarınızı bilirim.

min et tayyibâti

  Mü’minûn / 51 -

 Yaşar Nuri Öztürk = Ey resuller! Güzel ve temiz şeylerden yiyin ve barışa, hayra yönelik iş yapın! Çünkü ben, yapmakta olduklarınızı çok iyi bilmekteyim.

min et tayyibâti

  Mü’minûn / 51 -

 İskender Ali Mihr = Ey resûller! Tayyib (temiz, helâl ni’metlerden) yeyiniz. Ve salih (nefsi tezkiye edici) amel yapınız. Muhakkak ki Ben, yaptığınız şeyleri en iyi bilenim.

min et tayyibâti

  Mü’minûn / 51 -

 İlyas Yorulmaz = Ey Elçi! Temiz olan şeylerden ye, doğru ve yararlı işler yap. Ben senin yaptıklarını en iyi bilenim.

min et tayyibâti

  Nahl / 72 -

 Diyanet İşleri = Allah, size kendi cinsinizden eşler var etti. Eşlerinizden de oğullar ve torunlar verdi ve sizi temiz şeylerden rızıklandırdı. Öyleyken onlar batıla inanıyorlar da Allah’ın nimetini inkâr mı ediyorlar?

min et tayyibâti

  Nahl / 72 -

 Abdulbaki Gölpınarlı = Ve Allah size, kendi cinsinizden eşler halketti, eşlerinizden de size oğullar, torunlar verdi ve tertemiz şeylerle rızıklandırdı sizi. Hâlâ bâtıla inanırlar da Allah'ın nîmetine karşı nankörlükte mi bulunurlar?

min et tayyibâti

  Nahl / 72 -

 Abdullah Parlıyan = Ve Allah size, kendi cinsinizden eşler yarattı. Eşlerinizden de size oğullar ve torunlar verdi ve tertemiz şeylerle de sizi rızıklandırdı. Hal böyleyken, insanlar kalkıp, yine de asılsız boş şeylere inanıp, Allah'ın nimetine karşı nankörlük mü yapacaklar?

min et tayyibâti

  Nahl / 72 -

 Adem Uğur = Allah size kendi nefislerinizden eşler yarattı, eşlerinizden de sizin için oğullar ve torunlar yarattı ve sizi temiz gıdalarla rızıklandırdı. Onlar hâla bâtıla inanıp Allah'ın nimetine nankörlük mü ediyorlar?

min et tayyibâti

  Nahl / 72 -

 Ahmed Hulusi = Allâh sizin için kendi nefslerinizden eşler oluşturdu. . . Eşlerinizden de sizin için oğullar ve torunlar meydana getirdi. . . Sizi temiz gıdalarla besledi. . . (Durum bu iken kalkıp) aslı olmayana mı iman ediyorlar? Onlar Allâh nimetine küfür mü ediyorlar?

min et tayyibâti

  Nahl / 72 -

 Ahmet Tekin = Allah, size, kendi nefislerinizden eşler yarattı. Eşlerinizden de sizin için oğullar ve torunlar verdi. Size temiz, helâl ve sağlıklı rızıklar ihsan etti. Hâlâ, bâtıla mı iman ediyorlar? Allah’ın nimetlerini, insanlığa tevdi ettiği İslâmî değerleri, şeriatı inkâr mı ediyorlar? Nankörlük mü ediyorlar?

min et tayyibâti

  Nahl / 72 -

 Ahmet Varol = Allah size kendi nefislerinizden eşler varetti. Eşlerinizden de size oğullar ve torunlar varetti ve sizi güzel şeylerle rızıklandırdı. Böyleyken bâtıla inanıp da Allah'ın nimetini inkâr mı ediyorlar?

min et tayyibâti

  Nahl / 72 -

 Ali Bulaç = Allah size kendi nefislerinizden eşler yarattı ve size eşlerinizden çocuklar ve torunlar yarattı ve sizi güzel şeylerden rızıklandırdı. Şimdi onlar, batıla mı inanıyorlar ve Allah'ın nimetini inkar mı ediyorlar?

min et tayyibâti

  Nahl / 72 -

 Ali Fikri Yavuz = Allah, size kendilerinizden zevceler verdi ve zevcelerinizden de, sizin için, oğullarla torunlar yarattı, sizi güzel ve pâk nimetlerden rızıklandırdı. Şimdi bâtıla (putlara) iman ediyorlar da Allah’ın nimetini (İslâm’ı) inkâr mı ediyorlar?

min et tayyibâti

  Nahl / 72 -

 Ali Ünal = Allah, nefislerinizden (sizinle aynı mahiyeti paylaşan insan kardeşlerinizden) sizin için eşler var etti; eşlerinizden size evlâtlar, torunlar verdi ve sizi temiz, sağlıklı gıdalarla besledi. Böyle iken onlar bâtıla inanıyor ve Allah’ın bunca nimetlerini inkâr ile O’na ortaklar mı tanıyorlar?