Aranılan kelime ile eşleşen ayetler
min es sâdıkîne
Diyanet İşleri = (6-7) Eşlerine zina isnat edip de kendilerinden başka şahitleri olmayanlara gelince, onların her birinin şahitliği; kendisinin doğru söyleyenlerden olduğuna dair, Allah adına dört defa yemin ederek şahitlik etmesi, beşinci defada da; eğer yalancılardan ise, Allah’ın lânetinin kendi üzerine olmasını ifade etmesiyle yerine gelir.
min es sâdıkîne
Abdulbaki Gölpınarlı = Eşlerinin zinâ ettiğini söyleyenlere gelince: Kendilerinden başka tanık yoksa, gerçekten de doğru söyleyenlerden olduklarına dâir herbirinin, dört kere tanıklık etmesi gerektir.
min es sâdıkîne
Abdullah Parlıyan = Kendi eşlerini zina ile suçlayan, fakat kendilerinden başka şahitleri olmayan kimselere gelince, bu suçlamayı yapanların her biri doğru söylediklerine dair, dört defa Allah'ı şahit tutsunlar.
min es sâdıkîne
Adem Uğur = (6-7) Eşlerine zina isnadında bulunup da kendilerinden başka şahitleri olmayanlara gelince, onların her birinin şahitliği, kendisinin doğru söyleyenlerden olduğuna dair dört defa Allah adına yemin ederek şahitlik etmesi, beşinci defa da, eğer yalan söyleyenlerden ise Allah'ın lânetinin kendi üzerine olmasını dilemesidir.
min es sâdıkîne
Ahmed Hulusi = Kendi eşlerine zina iftirası atıp da kendilerinden başka şahitleri olmayanlara gelince; onların her birinin şahitliği, kendilerinin kesinlikle doğru söyleyenlerden olduğuna dair "Allâh" adına dört kere (yemin ederek) şahitliktir.
min es sâdıkîne
Ahmet Tekin = Eşlerine zina suçlamasında bulunup da, kendilerinden başka görgü şâhitleri de olmayanların her birinin şâhitliği, kendisinin doğru söyleyenlerden olduğuna dair dört defa Allah adına yemin ederek şâhitlik etmesidir.
min es sâdıkîne
Ahmet Varol = Eşlerine (zina suçu) atıp da kendilerinden başka şahitleri bulunmayanlardan birinin şahitliği ise kendinin mutlaka doğru söyleyenlerden olduğuna Allah'ı dört kere şahit tutmasıdır.
min es sâdıkîne
Ali Bulaç = Kendi eşlerine (zina suçu) atan ve kendileri dışında şahidleri bulunmayanlar ise, onlardan da her birinin şahidliği, Allah adına dört (kere yemin) ile kendisinin hiç şüphesiz doğru söyleyenlerden olduğuna şahidlik etmektir.
min es sâdıkîne
Ali Fikri Yavuz = Karılarına zina isnad eden ve kendi nefislerinden başka şahidleri de bulunmıyan kimselerin her biri (hâkim huzurunda ifadede bulunarak) dört defa şöyle şahidlik etmelidir (demelidir): “Eşhedü billâh, kendisi zevcesine isnad ettiği sözde muhakkak doğru söyliyenlerdendir.”
min es sâdıkîne
Ali Ünal = Eşlerini zina etmekle suçlayan, fakat kendileri dışında şahitleri olmayan kocalara düşen, doğru söylediklerine dair her defasında Allah adına yemin ederek dört kez şahitlikte bulunmaktır.
min es sâdıkîne
Bayraktar Bayraklı = Eşlerini zina ile suçlayıp kendilerinden başka şahitleri bulunmayan kimselere gelince, onlardan her birinin şahitliği, kendisinin mutlaka doğru söyleyenlerden olduğuna dört defa Allah'ı şahit tutmasıdır.
min es sâdıkîne
Bekir Sadak = (6-7) Karilarina zina isnat edip de kendilerinden baska sahidleri olmayanlarin sahidligi, kendisinin dogru sozlulerden olduguna Allah'i dort defa sahit ttumasiyla olur. Besincisinde, eger yalancilardan ise Allah'in lanetinin kendisine olmasini diler.
min es sâdıkîne
Celal Yıldırım = Kendi eşlerine (zina suçu isnad edip iftira) atanlar ve kendilerinden başka şâhidleri bulunmayanlardan herbirinin şâhidliği, doğrulardan olduğuna dair dört defa Allah ile (yemin edip) şehadette bulunmasıdır.
min es sâdıkîne
Cemal Külünkoğlu = (6-7) Eşlerini zina etmekle suçlayan ve bu konuda kendilerinden başka şahit gösteremeyen erkekler, eğer Allah hakkı için doğru söylediklerine ilişkin dört kez yemin ederlerse, tek başlarına yaptıkları bu şahitlik, dört şahitlik yerine geçer. Beşinci (yemin) ise, eğer yalan söyleyenlerdense, Allah'ın lanetinin muhakkak kendi üzerinde olması(nı kabul etmesi)dir (“Eğer yalan söylüyorsam, Allah'ın laneti üzerime olsun” demesidir).
min es sâdıkîne
Diyanet İşleri (eski) = (6-7) Karılarına zina isnat edip de kendilerinden başka şahidleri olmayanların şahidliği, kendisinin doğru sözlülerden olduğuna Allah'ı dört defa şahit tutmasıyla olur. Beşincisinde, eğer yalancılardan ise Allah'ın lanetinin kendisine olmasını diler.
min es sâdıkîne
Diyanet Vakfi = (6-7) Eşlerine zina isnadında bulunup da kendilerinden başka şahitleri olmayanlara gelince, onların her birinin şahitliği, kendisinin doğru söyleyenlerden olduğuna dair dört defa Allah adına yemin ederek şahitlik etmesi, beşinci defa da, eğer yalan söyleyenlerden ise Allah'ın lânetinin kendi üzerine olmasını dilemesidir.
min es sâdıkîne
Edip Yüksel = Eşlerini suçlayıp kendilerinden başka tanıkları olmayan erkeklerden birinin tanıklığı, doğru konuştuğuna dair dört kez ALLAH'a yemin etmesiyle geçerli olabilir.
min es sâdıkîne
Elmalılı Hamdi Yazır = Zevcelerine atan kendi nefislerinden başka şâhidleri de olmıyan kimseler ise her biri şöyle şehâdet etmelidir: dört şehâdet «billâhi kendisi şübhesiz sadıklardan» diye
min es sâdıkîne
Elmalılı (sadeleştirilmiş) = Kendi karılarına zina suçu atıp da kendilerinden başka şahitleri de bulunmayan kimselerden herbiri ise kendisinin doğru söyleyenlerden olduğuna dair dört defa Allah'a yemin ederek şahitlik etmelidir.
min es sâdıkîne
Elmalılı (sadeleştirilmiş-2) = Eşlerine zina isnadında bulunup da kendilerinden başka şahitleri olmayanlara gelince, onların her birinin şahitliği kendisinin doğru söyleyenlerden olduğuna dair dört defa Allah adına yemin ederek şahitlik etmesidir.
min es sâdıkîne
Gültekin Onan = Kendi eşlerine (zina suçu) atan ve kendileri dışında şahidleri bulunmayanlar ise, onlardan da her birinin şahidliği Tanrı adına dört (kere yemin) ile kendisinin hiç şüphesiz doğru söyleyenlerden olduğuna şahidlik etmektir.
min es sâdıkîne
Harun Yıldırım = Eşlerine zina isnadında bulunup da kendilerinden başka şahitleri olmayanlara gelince, onların her birinin şahitliği, kendisinin doğru söyleyenlerden olduğuna dair dört defa Allah adına yemin ederek şahitlik etmesidir.
min es sâdıkîne
Hasan Basri Çantay = Zevcelerine zina isnâd eden ve kendilerinin kendilerinden başka şâhidleri de bulunmayan kimseler (e gelince:) onlardan her birinin (yapacağı) şâhidlik, kendisinin hakıykaten saadıklardan olduğunu Allaha yemîn (ile) dört (defa ifâde ve tekrar edeceği) şâhidlikdir.
min es sâdıkîne
Hayrat Neşriyat = (6-7) Zevcelerine zinâ isnâd eden ve lehlerinde kendilerinden başka şâhidleri de bulunmayanlara gelince, bunların herbirinin şâhidliği, kendisinin gerçekten doğru söyleyenlerden olduğuna dâir dört def'a Allah’a yemîn ederek şâhidlik etmesi; beşinci deeğer yalan söyleyenlerden ise, gerçekten Allah’ın lâ'netinin kendi üzerine olması(nı dilemesi)dir.
min es sâdıkîne
İbni Kesir = Eşlerine zina isnad edip de kendilerinden başka şahidleri olmayanların şahidliği; kendisinin doğru sözlülerden olduğuna dair Allah'ı dört defa şahid tutmasıdır.
min es sâdıkîne
Kadri Çelik = Eşlerini zina etmekle suçlayan ve kendileri dışında şahitleri bulunmayanlar ise, onlardan da her birinin şahitliği, Allah adına dört (defa yemin) ile kendisinin hiç şüphesiz doğru söyleyenlerden olduğuna şahitlik etmesidir.
min es sâdıkîne
Muhammed Esed = Kendi zevcelerini zinayla suçlayan, fakat kendilerinden başka şahitleri olmayan kimselere gelince; bu (suçlamayı yapanların) her biri doğru söylediklerine dair dört kere Allah'ı şahit tutsunlar,
min es sâdıkîne
Mustafa İslamoğlu = Bir de kendilerinden başka tanıkları olmadığı halde eşlerini (zinayla) suçlayan kimseler var. İşte bu tür kişilerin her birine düşen, dört kez kendisinin doğru söylediğine Allah'ı tanık tutarak şahadette bulunmaktadır;
min es sâdıkîne
Ömer Nasuhi Bilmen = Ve o kimseler ki, zevcelerine zina isnad ederler ve kendileri için kendi şahıslarından başka şahitler de bulunmazsa herbirinin şehâdeti; «Allah Teâlâ'nın ismiyle, elbette ki, kendisi sâdıklardandır,» diye dört defa şehâdet etmektir.
min es sâdıkîne
Ömer Öngüt = Karılarına zina isnad eden ve kendilerinden başka şâhitleri bulunmayanların şâhitliği, kendisinin doğru sözlülerden olduğunu Allah'ı dört defa şâhit tutmasıyla olur.
min es sâdıkîne
Şaban Piriş = Eşlerine zina isnadında bulunan ve kendilerinden başka şahidleri olmayan kimselerden her birinin şahitliği, doğru söylediğine dair Allah’a dört defa yemin etmesiyle yerine gelir.
min es sâdıkîne
Sadık Türkmen = Eşlerine zina isnat edip de, kendilerinden başka şahitleri
min es sâdıkîne
Seyyid Kutub = Eşlerini zina etmekle suçlayan ve bu konuda kendilerinden başka şahit gösteremeyen erkekler, eğer Allah hakkı için doğru söylediklerine ilişkin dört kez yemin ederlerse, tek başlarına yaptıkları bu şahitlik, dört şahitlik yerine geçer.
min es sâdıkîne
Suat Yıldırım = (6-7) Kendi eşlerini zina etmekle suçlayıp da buna dair kendileri dışında şahit bulamayan kocalar ise, kendilerinin doğru söylediklerine dair ayrı ayrı dört kere Allah adına yemin eder, şahitlik eder, beşinci kere ise, yalancı olması halinde, Allah’ın lânetinin kendi üzerine gelmesini isterler.
min es sâdıkîne
Süleyman Ateş = Eşlerini zinâ ile suçlayıp kendilerinden başka şâhidleri bulunmayan kimselere gelince: Onlardan her birinin şâhidliği, kendisinin mutlaka doğru söyleyenlerden olduğuna, dört defa Allâh'ı şâhid tutmasıdır.
min es sâdıkîne
Tefhim-ul Kuran = Kendi eşlerine (zina suçu) atan ve kendileri dışında şahidleri bulunmayanlar ise, onlardan da her birinin şahidliği, Allah adına dört (kere yemin) ile kendisinin hiç şüphesiz doğru söyleyenlerden olduğuna şahidlik etmektir.
min es sâdıkîne
Ümit Şimşek = Kendi hanımları hakkında zina iddiasında bulunan, ancak buna kendilerinden başka şahit getiremeyen kimselere gelince, onlardan herbirinin şahitliği, kendisinin doğru söylediğine dair, Allah adına dört defa yemin etmektir.
min es sâdıkîne
Yaşar Nuri Öztürk = Kendi eşlerine bir zina isnat edip de kendilerinden başka tanıkları olmayanların herbirinin tanıklığı, kendisinin kesinlikle doğru sözlülerden olduğu hususunda Allah'a yeminden ibaret dört kez tanıklık ikrarıdır.
min es sâdıkîne
İskender Ali Mihr = Ve zevcelerine (eşlerine) zina (iftirası) atanlar, kendilerinden başka şahitleri yoksa o zaman onların herbirinin şahitliği; kendisinin, muhakkak sadıklardan (doğru söyleyenlerden) olduğuna dair, dört defa Allah’a şahitlik (yemin) etmesidir.
min es sâdıkîne
İlyas Yorulmaz = Eşlerini zina suçu ile suçlayıp da, yalnızca kendinden başka dört şahit getiremeyenlerin her birisi, kesinlikle doğru söylediğine dair dört defa Allah’ı şahit tutması gerekir.
kunte min es sâdıkîne
Diyanet İşleri = Onlar, “Sen bize tek Allah’a ibadet edelim, atalarımızın ibadet edegeldiklerini bırakalım diye mi geldin? Eğer doğru söyleyenlerden isen, haydi bizi tehdit ettiğin azabı bize getir” dediler.
kunte min es sâdıkîne
Abdulbaki Gölpınarlı = Dediler ki: Sen bize tek Allah'a kulluk etmemizi ve atalarımızın taptıklarını bırakmamızı sağlamak için mi geldin? Doğru söyleyenlerdensen tehdît ettiğin şeyi meydana getir bakalım.
kunte min es sâdıkîne
Abdullah Parlıyan = Onlar şöyle cevap verdiler: “Ya! Demek sen, tek Allah'a kulluk edelim ve atalarımızın taptıklarını bırakalım diye mi bize geldin? Eğer doğru sözlü biri isen, tehdit ettiğin azabı getir de görelim.”
kunte min es sâdıkîne
Adem Uğur = Dediler ki: Sen bize tek Allah'a kulluk etmemiz ve atalarımızın tapmakta olduklarını bırakmamız için mi geldin? Eğer doğrulardan isen, bizi tehdit ettiğini (azabı) bize getir.
kunte min es sâdıkîne
Ahmed Hulusi = Dediler ki: "TEK olan O Allâh'a kulluk edelim, babalarımızın tapınmakta olduklarını bırakalım diye mi bize geldin? Eğer doğru söylüyorsan, bizi tehdit ettiğini getir (görelim)!"
kunte min es sâdıkîne
Ahmet Tekin = Onlar:'Sen bize, tek Allah’ı ilâh tanımamız, candan müslümanlar olarak Allah’a teslim olmamız, saygıyla Allah’a kulluk ve ibadet etmemiz, tek O’nun şeriatına bağlanmamız, O’na boyun eğmemiz, atalarımızın tapmakta olduklarını bırakmamız için mi geldin? Eğer söylediklerinin arkasında isen, söylediklerinde doğru isen, bizi tehdit ettiğin o azâbı getir.' dediler.
kunte min es sâdıkîne
Ahmet Varol = Onlar: 'Sen bize, babalarımızın taptığı şeyleri bırakmamız ve yalnız Allah'a kulluk etmemiz için mi geldin? Eğer doğru sözlülerden isen bize, tehdit ettiğin şeyi getir' dediler.
kunte min es sâdıkîne
Ali Bulaç = Dediler ki: "Sen bize yalnızca Allah'a kulluk etmemiz ve atalarımızın tapmakta olduklarınızı bırakmamız için mi geldin? Eğer gerçekten doğru isen, bize vadettiğin şeyi getir, bakalım."
kunte min es sâdıkîne
Ali Fikri Yavuz = Hûd’a kavminin kâfirleri şöyle dediler: “- Sen, bize yalnız Allah’a ibadet ve itaat etmemiz, bir de babalarımızın tapındıkları putları terk etmemiz için mi geldin? Eğer doğru söyleyenlerden isen, haydi bizi korkutup durduğun azabı başımıza getir bakalım.”
kunte min es sâdıkîne
Ali Ünal = “Ya!” dediler; “demek sen, sadece Allah’a ibadet edelim ve kendilerine atalarımızın tapageldiği ilâhları bırakalım diye geldin ha? Eğer bu iddianda doğru ve gerçekten doğru sözlü biri isen, getir haydi bizi kendisiyle tehdit ettiğin şu azabı da görelim?”