Aranılan kelime ile eşleşen ayetler

min el mufsidîne

  Yûnus / 91 -

 Diyanet İşleri = Şimdi mi?! Oysa daha önce isyan etmiş ve bozgunculardan olmuştun.

min el mufsidîne

  Yûnus / 91 -

 Abdulbaki Gölpınarlı = Fakat şimdi mi? Halbuki bundan evvel isyân etmiştin, bozgunculardan olmuştun.

min el mufsidîne

  Yûnus / 91 -

 Abdullah Parlıyan = Ona, şimdi mi iman ettin? denildi. Oysa bu güne kadar hep başkaldırmış ve bozgunculardan olmuştun.

min el mufsidîne

  Yûnus / 91 -

 Adem Uğur = Şimdi mi (iman ettin)! Halbuki daha önce isyan etmiş ve bozgunculardan olmuştun.

min el mufsidîne

  Yûnus / 91 -

 Ahmed Hulusi = "ŞİMDİ mi? Daha önce gerçekten isyan etmiş ve bozgunculardan olmuştun!"

min el mufsidîne

  Yûnus / 91 -

 Ahmet Tekin = 'Şimdi mi iman ettin? Halbuki daha önce isyan etmiş ve bozgunculardan olmuştun.' denildi.

min el mufsidîne

  Yûnus / 91 -

 Ahmet Varol = 'Şimdi mi? Oysa daha önce isyan etmiş ve bozgunculardan olmuştun.'

min el mufsidîne

  Yûnus / 91 -

 Ali Bulaç = Şimdi, öyle mi? Oysa sen önceleri isyan etmiştin ve bozgunculuk çıkaranlardandın.

min el mufsidîne

  Yûnus / 91 -

 Ali Fikri Yavuz = Şimdi mi (elinden bütün kuvvet ve imkân gittikten sonra mı) iman ediyorsun? Halbuki sen , bundan önce isyan etmiş ve dâima müfsidlerden olmuştun.

min el mufsidîne

  Yûnus / 91 -

 Ali Ünal = Şimdi mi? Şurası bir gerçek ki, bundan önce hep isyan içinde yaşadın ve bozgunculardan biriydin.

min el mufsidîne

  Yûnus / 91 -

 Bayraktar Bayraklı = Allah şöyle buyurdu: “Şimdi mi? Oysa daha önce isyan etmiş, bozgunculardan olmuştun.”

min el mufsidîne

  Yûnus / 91 -

 Bekir Sadak = O'na: «µimdi mi inandin? Daha once bas kaldirmis ve bozgunculuk etmistin» dendi.

min el mufsidîne

  Yûnus / 91 -

 Celal Yıldırım = Şimdi mi imân ettin ? Oysa önce isyan ettin ve fesatçılardan oldun, (değil mi ?).

min el mufsidîne

  Yûnus / 91 -

 Cemal Külünkoğlu = (91-92) (Biz de ona:) “Şimdi mi (iman ediyorsun)? Oysa daha önce isyan etmiş ve bozgunculardan olmuştun. Senden sonrakilere ibret olman için bu gün senin (cansız) bedenini kurtaracağız” dedik. Doğrusu insanların çoğu ayetlerimize karşı umursamazlık gösteriyor.

min el mufsidîne

  Yûnus / 91 -

 Diyanet İşleri (eski) = O'na: 'Şimdi mi inandın? Daha önce baş kaldırmış ve bozgunculuk etmiştin' dendi.

min el mufsidîne

  Yûnus / 91 -

 Diyanet Vakfi = Şimdi mi (iman ettin)! Halbuki daha önce isyan etmiş ve bozgunculardan olmuştun.

min el mufsidîne

  Yûnus / 91 -

 Edip Yüksel = 'Çok geç! Daha önce baş kaldırmış ve bozgunculardan olmuştun.'

min el mufsidîne

  Yûnus / 91 -

 Elmalılı Hamdi Yazır = Ya... şimdi ha? Halbuki bundan evvel ısyan etmiştin, müfsidlerden idin

min el mufsidîne

  Yûnus / 91 -

 Elmalılı (sadeleştirilmiş) = «Ha! Şimdi mi? Halbuki bundan önce isyan etmiştin ve fesatçılardan idin.

min el mufsidîne

  Yûnus / 91 -

 Elmalılı (sadeleştirilmiş-2) = Şimdi mi? Oysa bundan önce hep isyan etmiştin ve fesatçılardan idin.

min el mufsidîne

  Yûnus / 91 -

 Gültekin Onan = Şimdi, öyle mi? Oysa sen önceleri isyan etmiştin ve bozgunculuk çıkaranlardandın.

min el mufsidîne

  Yûnus / 91 -

 Harun Yıldırım = Şimdi, öyle mi? Halbuki sen bundan önce isyan etmiş ve fesatçılardan olmuştun.

min el mufsidîne

  Yûnus / 91 -

 Hasan Basri Çantay = Şimdi mî (îman ediyorsun)?! Halbuki sen bundan evvel (ömrün boyunca) isyan etmiş, dâima fesadcılardan olmuşdun.

min el mufsidîne

  Yûnus / 91 -

 Hayrat Neşriyat = (Ona:) 'Şimdi mi (îmân ediyorsun)? Hâlbuki daha önce gerçekten isyân etmiş ve fesad çıkaranlardan olmuştun!' (buyuruldu).

min el mufsidîne

  Yûnus / 91 -

 İbni Kesir = Şimdi mi inandın? Daha önce baş kaldırmış ve bozgunculardan olmuştun.

min el mufsidîne

  Yûnus / 91 -

 Kadri Çelik = “Şimdi mi (iman ettin)? Oysa daha önce baş kaldırmış ve bozgunculuk etmiştin (dedik).”

min el mufsidîne

  Yûnus / 91 -

 Muhammed Esed = (Ona): "Ancak şimdi mi?" denildi, "Oysa, bu güne kadar (Bize) hep başkaldırmış ve bozguncular arasında yer almıştın!"

min el mufsidîne

  Yûnus / 91 -

 Mustafa İslamoğlu = "Ne yani, ancak şimdi mi (aklın başına geldi)? Oysa ki sen daha önce isyanda ısrarcıydın ve bozgunculuğu iş edinmiş biriydin."

min el mufsidîne

  Yûnus / 91 -

 Ömer Nasuhi Bilmen = (O'na denildi ki,) «Şimdi mi? Ve sen muhakkak ki, evvelce isyan etmiş ve müfsidlerden olmuş idin.»

min el mufsidîne

  Yûnus / 91 -

 Ömer Öngüt = Şimdi mi inandın? Oysa daha önce başkaldırmış, bozgunculardan olmuştun.

min el mufsidîne

  Yûnus / 91 -

 Şaban Piriş = -Şimdi mi? Sen, önceden isyan etmiş ve bozgunculardan olmuştun!

min el mufsidîne

  Yûnus / 91 -

 Sadık Türkmen = “şimdi mi?! Oysa sen daha önce isyan etmiştin ve bozgunculardan olmuştun.

min el mufsidîne

  Yûnus / 91 -

 Seyyid Kutub = «Şimdi mi aklın başına geldi? Daha önce Allah'a hep karşı gelmiş ve bozgunculardan biri olmuştun.»

min el mufsidîne

  Yûnus / 91 -

 Suat Yıldırım = (91-92) "Şimdi mi? Halbuki bundan önce isyan etmiştin, bozgunculardan olmuştun! Biz de bugün senin bedenini denizden kurtarıp karada bir yere çıkaracağız ki senden sonra gelecek nesillere ibret olasın. "Doğrusu insanların birçoğu bizim âyetlerimizden, ibret alınacak delillerimizden gafildirler.

min el mufsidîne

  Yûnus / 91 -

 Süleyman Ateş = "Şimdi mi? Oysa daha önce isyân etmiş, bozgunculardan olmuştun?" (denildi).

min el mufsidîne

  Yûnus / 91 -

 Tefhim-ul Kuran = Şimdi, öyle mi? Oysa sen önceleri isyan etmiştin ve fesat çıkaranlardandın.

min el mufsidîne

  Yûnus / 91 -

 Ümit Şimşek = Şimdi inandın demek! Oysa sen daha önce isyan etmiştin ve bozguncunun biriydin!

min el mufsidîne

  Yûnus / 91 -

 Yaşar Nuri Öztürk = "Şimdi mi? Daha önce isyan etmiş, bozgunculardan olmuştun."

min el mufsidîne

  Yûnus / 91 -

 İskender Ali Mihr = Şimdi (mi) (teslim oldun, öyle mi?) Ve sen, daha önce asi olmuştun. Ve sen, fesat çıkaranlardan idin.

min el mufsidîne

  Yûnus / 91 -

 İlyas Yorulmaz = Allah “Şimdi mi? Daha önceden isyan etmiştin ve sen bozgunculardın. ”

min el mufsidîne

  Kasas / 4 -

 Diyanet İşleri = Şüphe yok ki, Firavun yeryüzünde (ülkesinde) büyüklük taslamış ve ora halkını sınıflara ayırmıştı. Onlardan bir kesimi eziyor, oğullarını boğazlıyor, kadınlarını ise sağ bırakıyordu. Şüphesiz o, bozgunculardandı.

min el mufsidîne

  Kasas / 4 -

 Abdulbaki Gölpınarlı = Şüphe yok ki Firavun, yeryüzünde yücelmişti ve halkını bölük bölük etmişti ve onlardan bir topluluğu zayıf bir hâle getirmede, oğullarını kesmede, kadınlarını bırakmadaydı; hiç şüphe yok ki o, bozgunculardandı.

min el mufsidîne

  Kasas / 4 -

 Abdullah Parlıyan = Muhakkak ki Firavun o bölgede üstünlük kurmuş ve oranın halkını çeşitli sınıflara bölmüştü. Onlardan bir sınıfı aciz bırakıp aşağılamak için, onların oğullarını boğazlıyor ve kadınlarını diri bırakıyordu. . . Muhakkak ki o, bozgunculardandı.

min el mufsidîne

  Kasas / 4 -

 Adem Uğur = Firavun, (Mısır) toprağında gerçekten azmış, halkını çeşitli zümrelere bölmüştü. Onlardan bir zümreyi güçsüz buluyor, bunların oğullarını boğazlıyor, kızlarını ise sağ bırakıyordu. Çünkü o bozgunculardandı.

min el mufsidîne

  Kasas / 4 -

 Ahmed Hulusi = Muhakkak ki Firavun o bölgede üstünlük kurmuş ve oranın halkını çeşitli sınıflara bölmüştü. Onlardan bir sınıfı aciz bırakıp aşağılamak için, onların oğullarını boğazlıyor ve kadınlarını diri bırakıyordu. . . Muhakkak ki o, bozgunculardandı.

min el mufsidîne

  Kasas / 4 -

 Ahmet Tekin = Firavun, ülkesinde, Mısır’da, güçlenmiş, yükselmiş, azmış, diktatör olmuştu. Halkını bölünmüş, sindirilmiş, baskı altına alınmış, birbirine diş bileyen kapalı gruplar haline getirmişti. Onlardan bir zümreyi güçsüz buluyor, temel hak ve hürriyetlerini yok sayıyor, oğullarını boğazlıyor, kızlarını ise öldürmeyip sağ bırakıyordu. Belli ki o, yeryüzünü fesada verenlerden, bozgunculardandı.

min el mufsidîne

  Kasas / 4 -

 Ahmet Varol = Doğrusu Firavun (bulunduğu) yerde büyüklenmiş ve oranın ahalisini gruplara ayırmıştı. Onlardan bir kitleyi zayıf düşürüyor (eziyor), onların oğullarını öldürüp kadınlarını sağ bırakıyordu. Çünkü o bozgunculardandı.

min el mufsidîne

  Kasas / 4 -

 Ali Bulaç = Gerçek şu ki, Firavun yeryüzünde (Mısır'da) büyüklenmiş ve oranın halkını birtakım fırkalara ayırıp bölmüştü; onlardan bir bölümünü güçten düşürüyor, erkek çocuklarını boğazlayıp kadınlarını diri bırakıyordu. Çünkü o, bozgunculardandı.

min el mufsidîne

  Kasas / 4 -

 Ali Fikri Yavuz = Çünkü Firavun o yerde (Mısır’da) baş kaldırmış ve ahalisini parçalara bölüp kendisine bağlamıştı. Onlardan bir topluluğu ezmek istiyerek oğullarını boğazlatıyor, kadınlarını diri bırakıyordu. (Bu zulme uğrayanlar İsrailoğullarıdır. Çünkü bir kâhin, Firavun’a: İsrailoğullarından erkek bir çocuk dünyaya gelecek ve saltanatını yok edecek, demişti). Şüphesiz o fesadçılardandı.

min el mufsidîne

  Kasas / 4 -

 Ali Ünal = Doğrusu Firavun (Mısır) ülkesinde ululuk taslayıp, ülke halkını grup grup ediyor, içlerinden bilhassa bir topluluğu aşağılayıp eziyor, erkek çocuklarını boğazlayıp, kadınlarını ise (kullanmak ve yerli halkla evlenmeye zorlayarak söz konusu topluluğun nüfusunu kurutmak için) hayatta bırakıyordu. O, gerçekten tam bir bozguncu idi.