Aranılan kelime ile eşleşen ayetler

min eş şeytâni er racîmi

  Nahl / 98 -

 Diyanet İşleri = Kur’an okuduğun zaman, kovulmuş şeytandan Allah’a sığın.

min eş şeytâni er racîmi

  Nahl / 98 -

 Abdulbaki Gölpınarlı = Kur'ân okuyacağın vakit Allah'a sığın taşlanmış Şeytan'dan.

min eş şeytâni er racîmi

  Nahl / 98 -

 Abdullah Parlıyan = Kur'ân okuyacağın zaman, hemen Allah'ın rahmetinden kovulmuş taşlanmış şeytanın şerrinden Allah'a sığın.

min eş şeytâni er racîmi

  Nahl / 98 -

 Adem Uğur = Kur'an okuduğun zaman o kovulmuş şeytandan Allah'a sığın!

min eş şeytâni er racîmi

  Nahl / 98 -

 Ahmed Hulusi = Kur'ân okuyacağın zaman, (vehimle seni yanlış değerlendirmelere sokması muhtemel) şeytan-ı racîm'den (kendini beden kabullenmenin getirisi fikirlerden), Allâh'a sığın.

min eş şeytâni er racîmi

  Nahl / 98 -

 Ahmet Tekin = Kur’ân okurken, Kur’ân’ı incelerken itaat dışına çıkmış, kovulmuş şeytandan Allah’a sığın (eûzü besmele çek).

min eş şeytâni er racîmi

  Nahl / 98 -

 Ahmet Varol = Kur'an okuduğunda kovulmuş şeytandan Allah'a sığın.

min eş şeytâni er racîmi

  Nahl / 98 -

 Ali Bulaç = Öyleyse Kur'an okuduğun zaman, kovulmuş şeytandan Allah'a sığın.

min eş şeytâni er racîmi

  Nahl / 98 -

 Ali Fikri Yavuz = Şimdi, Kur’ân okumak istediğin zaman, hemen o koğulmuş Şeytan’dan Allah’a sığın (E’ûzü billâhi mineş-şeytânir-racîm de).

min eş şeytâni er racîmi

  Nahl / 98 -

 Ali Ünal = Öyleyse, Kur’ân okuyacağın zaman (içine atabileceği vesveselere karşı,) İlâhî rahmet ve dergâhtan kovulmuş olan o şeytandan Allah’a sığın.

min eş şeytâni er racîmi

  Nahl / 98 -

 Bayraktar Bayraklı = Kur'ân okuduğun zaman, o kovulmuş şeytandan Allah'a sığın!

min eş şeytâni er racîmi

  Nahl / 98 -

 Bekir Sadak = Kuran okuyacagin zaman, kovulmus seytandan Allah'a sigin.

min eş şeytâni er racîmi

  Nahl / 98 -

 Celal Yıldırım = Kur'ân okunduğu zaman, koğulup lanetlenen şeytandan Allah'a sığın.

min eş şeytâni er racîmi

  Nahl / 98 -

 Cemal Külünkoğlu = Kur'an okuduğun zaman, kovulmuş şeytandan Allah'a sığın (“E'ûzü billâhi mineş-şeytânir-racîm” de).

min eş şeytâni er racîmi

  Nahl / 98 -

 Diyanet İşleri (eski) = Kuran okuyacağın zaman, kovulmuş şeytandan Allah'a sığın.

min eş şeytâni er racîmi

  Nahl / 98 -

 Diyanet Vakfi = Kur'an okuduğun zaman o kovulmuş şeytandan Allah'a sığın!

min eş şeytâni er racîmi

  Nahl / 98 -

 Edip Yüksel = Kuran okuduğunda kovulmuş şeytandan ALLAH'a sığın.

min eş şeytâni er racîmi

  Nahl / 98 -

 Elmalılı Hamdi Yazır = İmdi Kur'an okuduğun vakıt evvelâ Allaha sığın o recîm Şeytandan

min eş şeytâni er racîmi

  Nahl / 98 -

 Elmalılı (sadeleştirilmiş) = Şimdi, Kur'an okuduğun vakit, önce o kovulmuş şeytandan Allah'a sığın!

min eş şeytâni er racîmi

  Nahl / 98 -

 Elmalılı (sadeleştirilmiş-2) = Şimdi Kur'ân okumak istediğin zaman önce o kovulmuş şeytandan Allah'a sığın.

min eş şeytâni er racîmi

  Nahl / 98 -

 Gültekin Onan = Öyleyse Kuran okuduğun zaman, kovulmuş şeytandan Tanrı'ya sığın.

min eş şeytâni er racîmi

  Nahl / 98 -

 Harun Yıldırım = Kur'an okuduğun zaman o kovulmuş şeytandan Allah'a sığın!

min eş şeytâni er racîmi

  Nahl / 98 -

 Hasan Basri Çantay = Haydi Kur'an okuduğun (okumak istediğin) zaman o koğulmuş şeytandan Allaha sığın.

min eş şeytâni er racîmi

  Nahl / 98 -

 Hayrat Neşriyat = Artık Kur’ân okuyacağın zaman, kovulmuş şeytandan hemen Allah’a sığın!

min eş şeytâni er racîmi

  Nahl / 98 -

 İbni Kesir = Kur'an okuyacağın zaman; kovulmuş şeytandan Allah'a sığın.

min eş şeytâni er racîmi

  Nahl / 98 -

 Kadri Çelik = Öyleyse Kur'an okuduğun zaman, kovulmuş şeytandan Allah'a sığın.

min eş şeytâni er racîmi

  Nahl / 98 -

 Muhammed Esed = İmdi, Kuran okuyacağın zaman, hemen o kovulmuş şeytana karşı Allah'a sığın.

min eş şeytâni er racîmi

  Nahl / 98 -

 Mustafa İslamoğlu = Bundan böyle Kur'an okuyacağın zaman, öncelikle kovulmuş şeytandan Allah'a sığın.

min eş şeytâni er racîmi

  Nahl / 98 -

 Ömer Nasuhi Bilmen = İmdi, Kur'an'ı okuyacağın zaman o kovulmuş olan şeytandan hemen Allah'a sığın.

min eş şeytâni er racîmi

  Nahl / 98 -

 Ömer Öngüt = Kur'an okuyacağın zaman, kovulmuş şeytandan Allah'a sığın.

min eş şeytâni er racîmi

  Nahl / 98 -

 Şaban Piriş = Kur’an okuduğun zaman, kovulmuş şeytandan Allah’a sığın.

min eş şeytâni er racîmi

  Nahl / 98 -

 Sadık Türkmen = Öyleyse kur’an okuduğun/okuyacağın zaman, kovulmuş şeytandan hemen Allah’a sığın (Kur’an’ı düşün!)

min eş şeytâni er racîmi

  Nahl / 98 -

 Seyyid Kutub = Ey Muhammed, Kur'an okuyacağınız zaman, kovulmuş şeytandan Allah'a sığın.

min eş şeytâni er racîmi

  Nahl / 98 -

 Suat Yıldırım = İmdi, Kur’ân okuyacağın zaman, o kovulmuş şeytandan Allah’a sığın.

min eş şeytâni er racîmi

  Nahl / 98 -

 Süleyman Ateş = Kur'ân, oku(mak iste)diğin zaman kovulmuş şeytândan Allah'a sığın.

min eş şeytâni er racîmi

  Nahl / 98 -

 Tefhim-ul Kuran = Öyleyse Kur'an okuduğun zaman, kovulmuş şeytandan Allah'a sığın.

min eş şeytâni er racîmi

  Nahl / 98 -

 Ümit Şimşek = Kur'ân'ı okuyacağın zaman, kovulmuş şeytandan Allah'a sığın.

min eş şeytâni er racîmi

  Nahl / 98 -

 Yaşar Nuri Öztürk = Kur'an'ı okuduğun zaman, o kovulup taşlanmış şeytandan Allah'a sığın!

min eş şeytâni er racîmi

  Nahl / 98 -

 İskender Ali Mihr = Öyleyse Kur’ân-ı Kerim’i okuduğun zaman recmedilmiş (taşlanmış) şeytandan hemen Allah’a sığın.

min eş şeytâni er racîmi

  Nahl / 98 -

 İlyas Yorulmaz = Kur’an okuduğun zaman, kovulmuş şeytandan Allah’a sığın.

min eş şeytâni

  A’râf / 200 -

 Diyanet İşleri = Eğer şeytandan bir kışkırtma seni dürterse, hemen Allah’a sığın. Şüphesiz O, hakkıyla işitendir, hakkıyla bilendir.

min eş şeytâni

  A’râf / 200 -

 Abdulbaki Gölpınarlı = Şeytan seni buna aykırı bir yola meylettirmeye kalkışırsa Allah'a sığın, şüphe yok ki o, her şeyi duyar ve bilir.

min eş şeytâni

  A’râf / 200 -

 Abdullah Parlıyan = Ve eğer şeytandan güç alan bir kışkırtma seni dürterse, hemen Allah'a sığın. Çünkü O herşeyi işiten ve herşeyi tam bilendir.

min eş şeytâni

  A’râf / 200 -

 Adem Uğur = Eğer şeytanın fitlemesi seni dürterse hemen Allah'a sığın. Çünkü O, işitendir, bilendir.

min eş şeytâni

  A’râf / 200 -

 Ahmed Hulusi = Eğer şeytandan (bedenselliğin) bir dürtme seni dürterse (bedensel arzulara iteklerse hakikatini perdeleyecek şekilde), hemen Allâh'a (nefsinin hakikati olan Esmâ'sının kuvvesine) sığın. . . Çünkü O, Semi'dir, Aliym'dir.

min eş şeytâni

  A’râf / 200 -

 Ahmet Tekin = Eğer şeytanın vesvesesi seni tahrik ederse hemen Allah’a sığın. O dualara icabet eder, ilmi her şeyi kuşatır.

min eş şeytâni

  A’râf / 200 -

 Ahmet Varol = Şeytandan bir aykırı düşünce (vesvese) seni dürtükleyecek olursa hemen Allah'a sığın. Muhakkak ki O duyandır, bilendir.

min eş şeytâni

  A’râf / 200 -

 Ali Bulaç = Eğer sana şeytandan yana bir kışkırtma (vesvese veya iğva) gelirse, hemen Allah'a sığın. Çünkü O, işitendir, bilendir.

min eş şeytâni

  A’râf / 200 -

 Ali Fikri Yavuz = Eğer şeytandan bir engel, seni, emrolunduğun şeyi yapmaktan çevirecek olursa, hemen Allah’a sığın. Çünkü O, (söylenenleri) hakkıyla işitendir, kalblerindekini tam bilendir.

min eş şeytâni

  A’râf / 200 -

 Ali Ünal = Eğer (davette bulunurken, ibadet ederken, günlük hayatın esnasında) şeytandan herhangi bir dürtme hissedersen, hemen Allah’a sığın. Hiç şüphesiz O, hakkıyla işitendir; hakkıyla bilendir.