Aranılan kelime ile eşleşen ayetler

min dûnillâhi (dûni allâhi)

  Meryem / 48 -

 Diyanet İşleri = “Sizi ve Allah’tan başka taptıklarınızı terk ediyor ve Rabb’ime ibadet ediyorum. Rabbime ibadet etmekle de mutsuz olmayacağımı umuyorum.”

min dûnillâhi (dûni allâhi)

  Meryem / 48 -

 Abdulbaki Gölpınarlı = Ve sizi ve Allah'tan başka kulluk ettiğiniz şeyleri bırakıyor ve Rabbime duâ ediyorum, umarım ki duâmı kabûl eden, mahrûm etmez beni.

min dûnillâhi (dûni allâhi)

  Meryem / 48 -

 Abdullah Parlıyan = Sizden ve sizin Allah'tan başka yalvarıp, yakardığınız şeylerden uzak duracak ve yalnızca Rabbime yalvaracağım. Böylece Rabbime yalvarmakla, sizin gibi bedbaht olmam.”

min dûnillâhi (dûni allâhi)

  Meryem / 48 -

 Adem Uğur = Sizden de, Allah'ın dışında taptığınız şeylerden de uzaklaşıyor ve Rabbime yalvarıyorum. Umulur ki (senin için) Rabbime dua etmemle bedbaht (emeği boşa gitmiş) olmam.

min dûnillâhi (dûni allâhi)

  Meryem / 48 -

 Ahmed Hulusi = "Sizden de, sizin Allâh dûnundaki yöneldiklerinizden de uzaklaşıp; Rabbime dua ediyorum. Rabbimin yönelişi ile mutsuz sona ermeyeceğimi umarım. "

min dûnillâhi (dûni allâhi)

  Meryem / 48 -

 Ahmet Tekin = 'Sizden de, Allah’ı bırakıp, kulları durumundaki taptığınız, yalvardığınız şeylerden de uzaklaşıyor ve Rabbime kulluk, ibadet ve dua ediyorum. Ümit edilir ki, Rabbime yaptığım dualarımda bedbaht olmam, dualarım kabul olur.'

min dûnillâhi (dûni allâhi)

  Meryem / 48 -

 Ahmet Varol = Sizden ve Allah'tan başka taptıklarınızdan ayrılıyor ve Rabbime dua ediyorum. Umarım ki Rabbime duamda mahrum olmam.'

min dûnillâhi (dûni allâhi)

  Meryem / 48 -

 Ali Bulaç = "Sizden ve Allah'tan başka taptıklarınızdan kopup ayrılıyorum ve Rabbime dua ediyorum. Umulur ki, Rabbime dua etmekle mutsuz olmayacağım."

min dûnillâhi (dûni allâhi)

  Meryem / 48 -

 Ali Fikri Yavuz = Ben, sizden ve Allah’dan başka taptıklarınızdan (putlardan) çekilip ayrılırım da, Rabbime dua (ibadet) ederim. Umulur ki Rabbime ibadet etmekle mahrum olmam (yaptığım ibadet, sizin putlara ettiğiniz ibadet gibi boşa çıkmaz.)”

min dûnillâhi (dûni allâhi)

  Meryem / 48 -

 Ali Ünal = “(Ey atam ve ey halkım), şimdi sizden ve Allah’ı bırakıp da ilâhlaştırdığınız ve kendilerine dua edip yalvardığınız her şeyden uzaklaşıyorum; ben, sadece Rabbime dua edip yalvarırım. Ümit ediyorum ki, Rabbime karşı duamda mahrum ve bedbaht olmam.”

min dûnillâhi (dûni allâhi)

  Meryem / 48 -

 Bayraktar Bayraklı = “Sizden de, Allah'ın dışında taptığınız şeylerden de uzaklaşıyor ve Rabbime yalvarıyorum. Umulur ki, Rabbime dua etmemle bedbaht olmam.”

min dûnillâhi (dûni allâhi)

  Meryem / 48 -

 Bekir Sadak = «izi Allah'tan baska taptiklarinizla birakip cekilir, Rabbime yalvaririm. Rabbime yalvarisimda mahrum kalmayacagimi umarim.»

min dûnillâhi (dûni allâhi)

  Meryem / 48 -

 Celal Yıldırım = Sizi Allah'tan başka taptıklarınızla bırakıp çekilir, Rabbime duâ ederim ; umulur ki Rabbıma yapacağım duâ ile bedbaht olmam, (dedi).

min dûnillâhi (dûni allâhi)

  Meryem / 48 -

 Cemal Külünkoğlu = “Sizden ve sizin Allah'tan başka yalvarıp yakardığınız şeylerden uzak duracak ve (yalnızca) Rabbime yakaracağım. Böylece umulur ki, yakarışım Rabbim tarafından cevapsız bırakılmayacaktır.”

min dûnillâhi (dûni allâhi)

  Meryem / 48 -

 Diyanet İşleri (eski) = 'Sizi Allah'tan başka taptıklarınızla bırakıp çekilir, Rabbime yalvarırım. Rabbime yalvarışımda mahrum kalmayacağımı umarım.'

min dûnillâhi (dûni allâhi)

  Meryem / 48 -

 Diyanet Vakfi = Sizden de, Allah'ın dışında taptığınız şeylerden de uzaklaşıyor ve Rabbime yalvarıyorum. Umulur ki (senin için) Rabbime dua etmemle bedbaht (emeği boşa gitmiş) olmam.

min dûnillâhi (dûni allâhi)

  Meryem / 48 -

 Edip Yüksel = 'Sizden ve ALLAH dışında yalvardıklarınızdan ayrılıyorum. Ben Rabbime yalvarıyorum. Umarım ki Rabbime yalvarmakla bahtsız olmam.'

min dûnillâhi (dûni allâhi)

  Meryem / 48 -

 Elmalılı Hamdi Yazır = Hem sizi Allahdan başka taptıklarınızla bırakıp çekilirim de rabbıma duâ ederim, umulur ki rabbıma duâ ile bedbaht olmam

min dûnillâhi (dûni allâhi)

  Meryem / 48 -

 Elmalılı (sadeleştirilmiş) = Sizi Allah'tan başka taptıklarınızla başbaşa bırakıp çekilirim ve Rabbime dua ederim; umarım, Rabbime yaptığım dua sayesinde mutsuz olmam.» dedi.

min dûnillâhi (dûni allâhi)

  Meryem / 48 -

 Elmalılı (sadeleştirilmiş-2) = «Ben, sizden ve Allah'tan başka taptığınız şeylerden çekilip ayrılırım da Rabbime dua (ibadet) ederim. Rabbime yalvarışımda mahrum kalmayacağımı umarım.»

min dûnillâhi (dûni allâhi)

  Meryem / 48 -

 Gültekin Onan = "Sizden ve Tanrı'dan başka taptıklarınızdan kopup ayrılıyorum ve rabbime dua ediyorum. Umulur ki, rabbime dua etmekle mutsuz olmayacağım."

min dûnillâhi (dûni allâhi)

  Meryem / 48 -

 Harun Yıldırım = “Sizden de Allah’tan başka dua ettiklerinizden de ayrılıyor ve yalnız Rabbime dua ediyorum. Umarım ki Rabbime dua etmekle bahtsız olmam.”

min dûnillâhi (dûni allâhi)

  Meryem / 48 -

 Hasan Basri Çantay = «Sizi ve Allahdan başka tapdıklarınızı bırakıb çekiliyorum. Rabbime düâ ediyorum. Umulur ki Rabbime düâ sayesinde (sizin gibi) bedbaht olmam».

min dûnillâhi (dûni allâhi)

  Meryem / 48 -

 Hayrat Neşriyat = 'Sizden de, Allah’dan başka (kendisine) yalvarıp durduklarınızdan da ayrılıp gidiyor ve (ben) Rabbime duâ ediyorum. Umulur ki (sizin mahrum olduğunuz gibi)Rabbime duâ etmekle mahrûm olmam.'

min dûnillâhi (dûni allâhi)

  Meryem / 48 -

 İbni Kesir = Sizi ve Allah'tan başka taptıklarınızı bırakıp çekilirim, Rabbıma yalvarırım. Rabbıma yalvarışımdan ötürü mahrum kalmayacağımı umarım.

min dûnillâhi (dûni allâhi)

  Meryem / 48 -

 Kadri Çelik = “Sizden ve Allah'tan başka taptıklarınızdan kopup ayrılıyorum ve Rabbime dua (ibadet) ediyorum. Umulur ki Rabbime yakarışımla azgın olmam.”

min dûnillâhi (dûni allâhi)

  Meryem / 48 -

 Muhammed Esed = Sizden ve sizin Allah'tan başka yalvarıp yakardığınız şeylerden uzak duracak ve (yalnızca) Rabbime yakaracağım: Böylece umulur ki, yakarışım Rabbim tarafından cevapsız bırakılmayacaktır."

min dûnillâhi (dûni allâhi)

  Meryem / 48 -

 Mustafa İslamoğlu = Artık hem sizden, hem de sizin Allah'ı bırakıp da yalvarıp yakardıklarınızdan uzaklaşacağım; ve (sizin için) Rabbime yalvarmayı sürdüreceğim; umarım, Rabbime duamdan dolayı mahrum olmam.

min dûnillâhi (dûni allâhi)

  Meryem / 48 -

 Ömer Nasuhi Bilmen = «Ve sizi ve Allah'tan başka tapındıklarınızı bırakıp çekiliyorum ve Rabbime dua ediyorum. Umulur ki, Rabbime dua ile bedbaht olmam.»

min dûnillâhi (dûni allâhi)

  Meryem / 48 -

 Ömer Öngüt = “Sizden de, Allah'tan başka taptıklarınızdan da uzaklaşıyor ve yalnız Rabbime yalvarıyorum. Umarım ki Rabbime yalvarmakla bedbaht olmam. ”

min dûnillâhi (dûni allâhi)

  Meryem / 48 -

 Şaban Piriş = Sizden ve sizin Allah’tan başka dua ettiklerinizden uzaklaşıyorum. Ben, Rabbim'e yalvarıyorum. Umulur ki Rabbine dua etmekle bedbaht olmam.

min dûnillâhi (dûni allâhi)

  Meryem / 48 -

 Sadık Türkmen = Ben sizden ve sizin, Allah’tan başka yardıma çağırdıklarınızdan da uzaklaşıyor, yalnız Rabbime yöneliyorum. Umulur ki, Rabbime yönelmekle mahrum olmam.”

min dûnillâhi (dûni allâhi)

  Meryem / 48 -

 Seyyid Kutub = Sizleri, Allah'ı bir yana bırakarak taptığınız putlarla başbaşa bırakarak bir yana çekiliyor ve Allah'a yalvarıyorum. Umuyorum ki, Rabbime yalvarırsam kötü olmaktan kurtulurum.

min dûnillâhi (dûni allâhi)

  Meryem / 48 -

 Suat Yıldırım = "İşte sizi de, sizin Allah’tan başka ibadet ve dua ettiğiniz tanrılarınızı da terkediyorum. Rabbime niyaz edip yalvarıyorum. Rabbime niyaz etmem sayesinde mahrum ve perişan olmayacağımı umuyorum.

min dûnillâhi (dûni allâhi)

  Meryem / 48 -

 Süleyman Ateş = "Sizden de, Allah'tan başka yalvardıklarınızdan da ayrılıyor ve yalnız Rabbime yalvarıyorum. Umarım ki Rabbime yalvarmakla bahtsız olmam (istediklerimden mahrum bırakılmam)."

min dûnillâhi (dûni allâhi)

  Meryem / 48 -

 Tefhim-ul Kuran = «Sizden ve Allah'tan başka taptıklarınızdan kopup ayrılıyorum ve Rabbime dua ediyorum. Umulur ki, Rabbime dua etmekle mutsuz olmayacağım.»

min dûnillâhi (dûni allâhi)

  Meryem / 48 -

 Ümit Şimşek = 'Ben sizden de, sizin Allah'tan başka dua ettiklerinizden de uzaklaşıyor ve sadece Rabbime dua ediyorum. Umarım, Rabbime ettiğim dualarımda mahrum kalmam.'

min dûnillâhi (dûni allâhi)

  Meryem / 48 -

 Yaşar Nuri Öztürk = "Sizden de Allah dışındaki yakardıklarınızdan da ayrılıyorum; Rabbime dua edeceğim. Umarım, Rabbime yakarışımla bahtsızlığa düşmem."

min dûnillâhi (dûni allâhi)

  Meryem / 48 -

 İskender Ali Mihr = Ve ben, sizden ve Allah’tan başka dua ettiğiniz şeylerden ayrılıyorum. Ve Rabbime dua ediyorum. Umulur ki (inşaallah), (bu) dualarla ben, Rabbime şâkî olmam.

min dûnillâhi (dûni allâhi)

  Meryem / 48 -

 İlyas Yorulmaz = “Şimdi sizi ve Allah dan başka dua ettiklerinizi terk ediyorum. Rabbime dua ediyorum ki, O na dua etmekle, azgınlık yapıp bedbaht olanlardan olmayacağımı umuyorum” dedi.

min dûnillâhi (dûni allâhi)

  Meryem / 49 -

 Diyanet İşleri = İbrahim, onları da onların taptıklarını da terk edince, ona İshak ile Yakub’u bağışladık ve her birini peygamber yaptık.

min dûnillâhi (dûni allâhi)

  Meryem / 49 -

 Abdulbaki Gölpınarlı = Onları ve Allah'tan başka kulluk ettikleri şeyleri bırakınca ona İshak'ı ve Yakup'u verdik ve hepsini de peygamber ettik.

min dûnillâhi (dûni allâhi)

  Meryem / 49 -

 Abdullah Parlıyan = Ve böylece İbrahim, onlardan ve onların Allah'ı bırakıpta tapındıkları şeylerden uzaklaşınca O'na İshak'ı ve Yakub'u bahşettik ve bunların hepsini de peygamber yaptık.

min dûnillâhi (dûni allâhi)

  Meryem / 49 -

 Adem Uğur = Nihayet İbrahim onlardan ve Allah'tan başka taptıkları şeylerden uzaklaşıp bir tarafa çekildiği zaman biz ona İshak ve Yâ'kub'u bağışladık ve her birini peygamber yaptık.

min dûnillâhi (dûni allâhi)

  Meryem / 49 -

 Ahmed Hulusi = (İbrahim) onlardan ve onların Allâh dûnundaki yöneldiklerinden uzaklaşınca, Ona İshak'ı ve Yakup'u hibe ettik. . . Hepsini Nebi oluşturduk!

min dûnillâhi (dûni allâhi)

  Meryem / 49 -

 Ahmet Tekin = İbrâhim, onlardan ve Allah’ın dışında, kulları durumundaki taptıkları şeylerden uzaklaşıp bir kenara çekildiğinde, biz ona İshak’ı ve Yâkub’u lütfettik. Her birini peygamber olarak görevlendirdik.

min dûnillâhi (dûni allâhi)

  Meryem / 49 -

 Ahmet Varol = Böylece onlardan ve Allah'tan başka taptıklarından ayrılınca biz ona İshak ve Yakub'u bahşettik ve her birini peygamber yaptık.

min dûnillâhi (dûni allâhi)

  Meryem / 49 -

 Ali Bulaç = Böylelikle, onlardan ve Allah'tan başka taptıklarından kopup ayrılınca ona İshak'ı ve (oğlu) Yakup'u armağan ettik ve her birini peygamber kıldık.

min dûnillâhi (dûni allâhi)

  Meryem / 49 -

 Ali Fikri Yavuz = Ne zaman ki, kâfirleri ve Allah’tan başka taptıklarını, İbrahim terkedip (Babil’den Şam’a) çekildi; biz de ona İshak’ı ve Yakub’u ihsan ettik ve her birini birer Peygamber yaptık.

min dûnillâhi (dûni allâhi)

  Meryem / 49 -

 Ali Ünal = Böylece İbrahim onlardan ve Allah’ı bırakıp da ilâhlaştırdıkları ve kendilerine dua ettikleri her şeyden ayrıldı. Biz de kendisine İshak ve Yakub’u armağan ettik. Onların her birini peygamber kıldık.