Aranılan kelime ile eşleşen ayetler

min âli fir’avne

  A’râf / 141 -

 Diyanet İşleri = Hani sizi Firavun ailesinden kurtarmıştık. Onlar size en kötü işkenceyi uyguluyorlardı. Oğullarınızı öldürüyor, kadınlarınızı sağ bırakıyorlardı. Bunda size Rabbiniz tarafından büyük bir imtihan vardı.

min âli fir’avne

  A’râf / 141 -

 Abdulbaki Gölpınarlı = Hani sizi Firavun soyundan kurtarmıştık. Size en ağır işkenceleri yapıyorlardı, aşağılık bir hale getiriyorlardı sizi, oğullarınızı öldürüyorlar da kadınlarınızı bırakıyorlardı ve bunda da Rabbinizden büyük bir sınama vardı size.

min âli fir’avne

  A’râf / 141 -

 Abdullah Parlıyan = “Ve hani size dayanılmaz acılar çektiren, kadınlarınızı sağ bırakıp, bölük bölük oğullarınızı katleden, Firavun toplumunun elinden kurtarmıştık sizi! Bu, Rabbinizin büyük bir sınamasıydı” diyerek Allah'ın sözlerini hatırlattı onlara.

min âli fir’avne

  A’râf / 141 -

 Adem Uğur = Hatırlayın ki, size işkencenin en kötüsünü yapan Firavun'un adamlarından sizi kurtardık. Onlar oğullarınızı öldürüyorlar, kadınlarınızı sağ bırakıyorlardı. İşte bunda size Rabbiniz tarafından büyük bir imtihan vardır.

min âli fir’avne

  A’râf / 141 -

 Ahmed Hulusi = Hani (şunu da hatırlayın) sizi Firavun hanedanından kurtarmıştık. . . (Hani onlar) azabın en kötüsünü size tattırıyorlardı; erkek çocuklarınızı öldürüyorlar, kadınlarınızı diri bırakıyorlardı. . . İşte bunda sizin için, Rabbiniz tarafından büyük deneme vardı.

min âli fir’avne

  A’râf / 141 -

 Ahmet Tekin = 'Sizi Firavun hanedanının, devlet görevlilerinin, yandaşlarının elinden kurtardığımız zamanı hatırlayın. Size dayanılmaz acılar çektiriyorlardı. Oğullarınızı öldürüyorlar, kızlarınızı öldürmeyip sağ bırakıyorlardı. İşte, Rabbiniz tarafından büyük bir belâ ile imtihan edilmekteydiniz.'

min âli fir’avne

  A’râf / 141 -

 Ahmet Varol = Düşünün ki, size en kötü işkenceleri yapan, oğullarınızı öldürüp kadınlarınızı sağ bırakan Firavun hanedanından sizi kurtardık. Bunda sizin için Rabbinizin katından büyük bir imtihan vardı.

min âli fir’avne

  A’râf / 141 -

 Ali Bulaç = "Hani size dayanılmaz işkenceler yapan, kadınlarınızı sağ bırakıp erkek çocuklarınızı öldüren Firavun ailesinden sizi kurtarmıştık. Bunda Rabbinizden sizin için büyük bir imtihan vardı."

min âli fir’avne

  A’râf / 141 -

 Ali Fikri Yavuz = (Şu hikmete bakın ki), hani sizi Firavun ailesinden kurtarmıştık. Onlar ki size azâbın kötüsünü yüklüyorlardı. Oğullarınızı öldürüyorlar, (kendilerine hizmet için) kadınlarınızı diri bırakıyorlardı. İşte bunda, size, Rabbiniz tarafından büyük bir imtihan var.

min âli fir’avne

  A’râf / 141 -

 Ali Ünal = (Ey İsrail Oğulları!) Hem düşünün ki, sizi (en ağır inşaat, taşımacılık ve tarla işlerinde çalıştırmak suretiyle) size en kötü işkenceleri yapan Firavun oligarşisinden kurtardık; ayrıca, erkek çocuklarınızı öldürüyor, kadınlarınızı ise (kendi maksatları istikametinde kullanmak ve yerli Kıptilerle evlenme mecburiyetinde bırakarak nüfusunuzu azaltmak için) sağ bırakıyorlardı. Bunda sizin için Rabbinizden, (bir yandan dinde ve Şeriatı fıtriyede gösterdiğiniz ihmalle birlikte günah ve hatalarınızın neticesi olarak ceza, öte yanda, sonuçta önemli bir hayra kapı aralayabilecek) çok büyük bir belâ (imtihan ve tecrübe) vardı.

min âli fir’avne

  A’râf / 141 -

 Bayraktar Bayraklı = Şunu da hatırlayınız: “Sizi Firavun hânedanından kurtarmıştık. Size azabın en kötüsü ile işkence ediyorlardı. Oğullarınızı öldürüyor, kadınlarınızı diri bırakıyorlardı. İşte bunda Rabbiniz tarafından büyük bir imtihan vardır.”

min âli fir’avne

  A’râf / 141 -

 Bekir Sadak = Sizi kotu azaba sokan, kadinlarinizi sag birakip ogullarinizi olduren FIravun ailesinden kurtarmistik. Bu, Rabbinizin size musallat kildigi buyuk bir bela idi.*

min âli fir’avne

  A’râf / 141 -

 Celal Yıldırım = Hatırlayın ki, sizi Fir'avn hanedanından kurtardık; öyle ki onlar size azabın kötüsünü uyguluyor; erkek çocuklarınızı öldürüyor, kadınlarınızı diri bırakıyorlardı ve bütün bunlarda Rabbinizden size büyük bir imtihan vardı.»

min âli fir’avne

  A’râf / 141 -

 Cemal Külünkoğlu = (Ey İsrailoğulları!) Hani sizi Firavun hanedanından kurtarmıştık. Onlar size ağır eziyetler çektiriyor, oğullarınızı öldürüp kadınlarınızı (kızlarınızı) sağ bırakıyorlardı. Bu olaylar Rabbinizin size yönelik büyük bir sınavıdır.

min âli fir’avne

  A’râf / 141 -

 Diyanet İşleri (eski) = Sizi kötü azaba sokan, kadınlarınızı sağ bırakıp oğullarınızı öldüren Firavun ailesinden kurtarmıştık. Bunda, size Rabbiniz tarafından büyük bir imtihan vardı.

min âli fir’avne

  A’râf / 141 -

 Diyanet Vakfi = Hatırlayın ki, size işkencenin en kötüsünü yapan Firavun'un adamlarından sizi kurtardık. Onlar oğullarınızı öldürüyorlar, kadınlarınızı sağ bırakıyorlardı. İşte bunda size Rabbiniz tarafından büyük bir imtihan vardır.

min âli fir’avne

  A’râf / 141 -

 Edip Yüksel = 'Hani size en kötü azabı uygulayan Firavun'un taraftarlarından sizi kurtarmıştık. Kadınlarınızı sağ bırakıp çocuklarınızı öldürüyorlardı. Bunda Rabbinizden sizin için büyük bir sınav vardı.'

min âli fir’avne

  A’râf / 141 -

 Elmalılı Hamdi Yazır = Hem düşünseniz, a sizi Ali Fir'avnden kurtardığımız hengâmı, size azabın kötüsünü peyliyorlardı, oğullarınızı boyuna katlediyorlar, kadınlarınızı diri tutuyorlardı, bunda size rabbınız tarafından azîm bir imtihan var

min âli fir’avne

  A’râf / 141 -

 Elmalılı (sadeleştirilmiş) = Hem düşünseniz ya, sizi Firavun'un adamlarından kurtardığımız zaman, size işkencenin kötüsünü peyliyorlardı, oğullarınızı boyuna öldürüyor, kadınlarınızı diri tutuyorlardı. Bunda sizin için Rabbiniz tarafından büyük bir imtihan vardı.

min âli fir’avne

  A’râf / 141 -

 Elmalılı (sadeleştirilmiş-2) = Hani sizi, Firavun sülâlesinin elinden kurtardığımız zaman, hatırlasanıza, size azabın kötüsünü yapıyorlardı; oğullarınızı öldürüyorlar, kızlarınızı sağ bırakıyorlardı. Bunda sizin için Rabbiniz tarafından büyük imtihan vardı.

min âli fir’avne

  A’râf / 141 -

 Gültekin Onan = "Hani size dayanılmaz işkenceler yapan, kadınlarınızı sağ bırakıp erkek çocuklarınızı öldüren Firavun ailesinden sizi kurtarmıştık. Bunda rabbinizden sizin için büyük bir sınav vardı."

min âli fir’avne

  A’râf / 141 -

 Harun Yıldırım = Hani size işkencelerin en kötüsünü yaparak, oğullarınızı öldürüp kadınlarınızı sağ bırakan Firavun hanedanından kurtarmıştık. Bunda sizin için Rabbinizden büyük bir imtihan vardı.

min âli fir’avne

  A’râf / 141 -

 Hasan Basri Çantay = Hani sizi Fir'avn haanedânından kurtarmışdık. Onlar ki size azabın kötüsünü yüklüyorlardı. Oğullarınızı öldürüyorlar, yalınız kızlarınızı sağ bırakıyorlardı. Bunda size Rabbinizden büyük bir imtihan vardı.

min âli fir’avne

  A’râf / 141 -

 Hayrat Neşriyat = Hem bir zaman sizi Fir'avun ehlinden kurtarmıştık; (onlar) sizi azâbın en kötüsüne (evlâd acısına) ma'ruz bırakıyorlardı. (Yeni doğan) oğullarınızı öldürüp, kadınlarınızı (kız çocuklarınızı) ise hayatta bırakıyorlardı. İşte bunda, (size) Rabbinizden büyük bir imtihan vardı.

min âli fir’avne

  A’râf / 141 -

 İbni Kesir = Hani sizi, işkencenin en kötüsüne uğratan, kadınlarınızı sağ bırakıp, oğullarınızı öldüren Firavun hanedanından kurtarmıştık. Bunda size Rabbınızdan büyük bir imtihan vardır.

min âli fir’avne

  A’râf / 141 -

 Kadri Çelik = Hani size dayanılmaz işkenceler yapan, kızlarınızı sağ bırakıp erkek çocuklarınızı öldüren Firavun ailesinden sizi kurtarmıştık ve de bunda Rabbinizden sizin için büyük bir imtihan vardı.

min âli fir’avne

  A’râf / 141 -

 Muhammed Esed = Ve "Hani, size dayanılmaz acılar çektiren; kadınlarınızı sağ bırakıp bölük bölük oğullarınızı katleden Firavun toplumunun elinden kurtarmıştık sizi! Bu, Rabbinizin büyük bir sınamasıydı size" (diyerek Allahın sözlerini hatırlattı onlara).

min âli fir’avne

  A’râf / 141 -

 Mustafa İslamoğlu = Ve hatırlayın ki size en berbat acıları yaşatan, çocuklarınızı öldürtüp kadınlarınızı sağ bırakan Firavun toplumunun elinden kurtarmıştık sizi! İşte bu, Rabbiniz tarafından tabi tutulduğunuz ağır bir sınavdı.

min âli fir’avne

  A’râf / 141 -

 Ömer Nasuhi Bilmen = Ve (yâd ediniz ki) sizi Fir'avun'un âl'inden kurtarmıştık. Size azabın en şiddetlisini tattırıyorlardı. Oğullarınızı katlediyorlardı, kadınlarınızı da diri bırakıyorlardı. Ve bunda sizin için Rabbiniz tarafından büyük bir imtihan var idi.

min âli fir’avne

  A’râf / 141 -

 Ömer Öngüt = Hatırlayın o zamanı ki, biz sizi Firavun hânedânından kurtarmıştık. Onlar size işkencenin en kötüsünü yapıyorlardı; oğullarınızı öldürüp, kadınlarınızı sağ bırakıyorlardı. Bütün bunlarda, Rabbinizden size büyük bir imtihan vardı.

min âli fir’avne

  A’râf / 141 -

 Şaban Piriş = Size kötü bir ceza ile eziyet eden, çocuklarınızı öldürüp, kadınlarınızı sağ bırakan Firavun hanedanından kurtarmıştık. Bu sizin için yüce Rabbiniz tarafından bir imtihan..

min âli fir’avne

  A’râf / 141 -

 Sadık Türkmen = Ve: “hani sizi Firavun hanedanından kurtarmıştı. Size azabın en kötüsünü yapıyorlardı; oğullarınızı öldürüyorlar ve kadınlarınızı sağ bırakıyorlardı. Bunda Rabbinizden sizin için büyük bir belâ vardı” (dedi).

min âli fir’avne

  A’râf / 141 -

 Seyyid Kutub = Hani sizi firavun hanedanından kurtardık. Onlar size ağır eziyetler çektiriyor, erkeklerinizi öldürüp kadınlarınızı sağ bırakıyorlardı. Bu olaylar Rabbinizin size yönelik büyük bir sınavıdır.

min âli fir’avne

  A’râf / 141 -

 Suat Yıldırım = Hem düşünün ki, sizi Firavun hanedanından kurtarmıştık. Onlar ki size pek acı bir işkence uyguluyor, oğullarınızı hep öldürüyor, kızlarınızı ise, (kendilerine hizmetçilik etmeleri için) hayatta bırakıyorlardı. Bunda, Rabbiniz tarafından size büyük bir imtihan vardı.

min âli fir’avne

  A’râf / 141 -

 Süleyman Ateş = (Ey İsrâiloğulları), hatırlayın o zamanı ki biz sizi Fir'avn âilesinden kurtarmıştık. Onlar size azâbın en kötüsünü yapıyorlardı: "Oğullarınızı öldürüyor, kadınlarınızı sağ bırakıyorlardı. Bunda, size Rabbiniz tarafından büyük bir imtihan vardı.

min âli fir’avne

  A’râf / 141 -

 Tefhim-ul Kuran = «Hani size dayanılmaz işkenceler yapan, kadınlarınızı sağ bırakıp erkek çocuklarınızı öldüren Firavun ailesinden sizi kurtardık. Bunda Rabbinizden sizin için büyük bir imtihan vardı.»

min âli fir’avne

  A’râf / 141 -

 Ümit Şimşek = Sizi Firavun hanedanından kurtardığımız zamanı hatırlayın ki, onlar size azabın en kötüsünü reva görüyor, kız çocuklarınızı sağ bırakıp erkek çocuklarınızı boğazlıyorlardı. Bunda da size Rabbinizden büyük bir imtihan vardı.

min âli fir’avne

  A’râf / 141 -

 Yaşar Nuri Öztürk = Şunu da hatırlayın: Sizi Firavun hanedanından kurtarmıştık. Size azabın en kötüsüyle işkence ediyorlardı: Oğlanlarınızı katlediyor, kadınlarınızı diri bırakıyorlardı. Bunda sizin için Rabbinizden gelmiş büyük bir imtihan vardı.

min âli fir’avne

  A’râf / 141 -

 İskender Ali Mihr = Ve sizi kötü azaba maruz bırakan firavun ailesinden kurtarmıştık. Oğullarınızı öldürüyorlar, kadınlarınızı sağ bırakıyorlardı. Ve bunda Rabbinizden büyük bir imtihan var.

min âli fir’avne

  A’râf / 141 -

 İlyas Yorulmaz = “Sizin erkek çocuklarınızı öldürüp, kız çocuklarınızı hayatta bırakarak, en kötü bir şekilde size azap eden firavunun zulmünden kurtardığında, işte sizin için bu durum, Rabbinizden büyük bir imtihandır” dedi.

min âli fir’avne

  İbrahim / 6 -

 Diyanet İşleri = Hani Mûsâ kavmine, “Allah’ın size olan nimetini anın. Hani O sizi, Firavun ailesinden kurtarmıştı. Onlar sizi işkencenin en ağırına uğratıyorlar, oğullarınızı boğazlayıp kadınlarınızı sağ bırakıyorlardı. İşte bunda size Rabbinizden büyük bir imtihan vardır” demişti.

min âli fir’avne

  İbrahim / 6 -

 Abdulbaki Gölpınarlı = An o zamanı ki Mûsâ, kavmine Allah'ın size nîmetlerini anın demişti; hani sizi kötü bir azapla azaplandıran, oğullarınızı kestirip kızlarınızı bırakan Firavun soyundan kurtarmıştı ve bunda Rabbinizden büyük bir sınama vardı size.

min âli fir’avne

  İbrahim / 6 -

 Abdullah Parlıyan = Hani Musa da toplumuna bu doğrultuda, “Allah'ın size bahşettiği nimeti hatırlayın! O sizi, Firavun yönetiminin elinden kurtarmıştı. Onlar ki, size dayanılmaz acılar çektiriyorlar, oğullarınızı boğazlayıp, kadınlarınızı sağ bırakıyorlardı. Bunlar, size Rabbinizin büyük bir sınamasıydı” demişti.

min âli fir’avne

  İbrahim / 6 -

 Adem Uğur = Hani Musa kavmine demişti ki: "Allah'ın üzerinizdeki nimetini hatırlayın. Çünkü O, sizi işkencenin en kötüsüne sürmekte ve oğullarınızı kesip, kadınlarınızı (kızlarınızı) bırakmakta olan Firavun ailesinden kurtardı. İşte bu size anlatılanlarda, Rabbinizden büyük bir imtihan vardır."

min âli fir’avne

  İbrahim / 6 -

 Ahmed Hulusi = Hani Musa kavmine dedi ki: "Üzerinizdeki Allâh nimetini hatırlayın. . . Hani (şunu da hatırlayın ki) sizi Firavun hanedanından kurtardı. . . Onlar azabın en kötüsünü size tattırıyorlardı; erkek çocuklarınızı boğazlıyorlar, kadınlarınızı diri bırakıyorlardı. . . İşte bunda size, Rabbiniz tarafından büyük bir belâ vardı!"

min âli fir’avne

  İbrahim / 6 -

 Ahmet Tekin = Hani Mûsâ kavmine:'Allah’ın üzerinizdeki nimetini, sizi sahibi kıldığı ilâhî değerleri koruyun, kollayın, şükredin. Çünkü o bir vakitler sizi Firavun hanedanından, devlet görevlilerinden, yandaşlarından kurtardı. Onlar size dayanılmaz acılar çektiriyorlardı. Oğullarınızı kesiyorlar, kızlarınızı öldürmeyip, sağ bırakıyorlardı. Bununla, Rabbiniz tarafından büyük bir imtihana tâbi tutuldunuz.' demişti.

min âli fir’avne

  İbrahim / 6 -

 Ahmet Varol = Musa kavmine şöyle demişti: 'Allah'ın üzerinizdeki nimeti hatırlayın. Hani size en kötü işkenceleri uygulayan, erkek çocuklarınızı öldürüp kadınlarınızı sağ bırakan Firavun ailesinden sizi kurtarmıştı. Bunda sizin için Rabbinizden büyük bir imtihan vardı.

min âli fir’avne

  İbrahim / 6 -

 Ali Bulaç = Hani Musa kavmine şöyle demişti: "Allah'ın üzerinizdeki nimetini hatırlayın; hani O sizi Firavun ailesinden kurtarmıştı, onlar sizi en dayanılmaz işkencelere uğratıyor, kadınlarınızı sağ bırakıp erkek çocuklarınızı boğazlıyorlardı. Bunda sizin için Rabbinizden büyük bir sınav vardır."

min âli fir’avne

  İbrahim / 6 -

 Ali Fikri Yavuz = Hani, bir vakit Mûsa kavmine şöyle demişti: “- Allah’ın üzerindeki nimetini hatırlayın. Çünkü sizi Firavun ailesinden kurtardı; onlar sizi azabın kötüsüne sürüyorlardı ve oğullarınızı boğazlayıp kadınlarınızı diri tutmak istiyorlardı. İşte bunda, Rabbinizden size büyük bir imtihan var;

min âli fir’avne

  İbrahim / 6 -

 Ali Ünal = Hani Musa halkına demişti: “Allah’ın üzerinizdeki nimetini hatırlayın ki, sizi Firavun oligarşisinden kurtarmıştı; sizi (en ağır inşaat, taşımacılık ve tarla işlerinde çalıştırmak suretiyle) pek kötü işkencelere uğratıyor, erkek çocuklarınızı boğazlayıp, (kendi maksatları istikametinde kullanmak ve yerli Kıptilerle evlenme mecburiyetinde bırakarak nüfusunuzu azaltmak gayesiyle) kadınlarınızı sağ bırakıyorlardı. Gerçekten bunda sizin için, (bir yandan dinde ve Şeriat ı fıtriyede gösterdiğiniz ihmalle birlikte günah ve hatalarınızın neticesi olarak ceza, öte yandan, sonuçta önemli bir hayra kapı aralayabilecek) çok büyük bir belâ (imtihan ve tecrübe) vardı.”