Aranılan kelime ile eşleşen ayetler
mim-mâ (min mâ)
Diyanet İşleri = Ey iman edenler! Siz Mûsâ’ya eziyet eden kimseler gibi olmayın. Nihayet Allah onu onların dediklerinden temize çıkarmıştı. Mûsâ, Allah katında itibarlı bir kimse idi.
mim-mâ (min mâ)
Abdulbaki Gölpınarlı = Ey inananlar, Mûsâ'yı incitenlere benzemeyin; Allah, onu, onların söyledikleri şeylerden temize çıkardı, uzaklaştırdı tamâmıyla ve o, Allah katında pek değerliydi.
mim-mâ (min mâ)
Abdullah Parlıyan = Ey iman edenler! Siz de Musa'ya eziyet eden, İsrailoğulları gibi olmayın. Unutmayın ki Alah onu, kendisine karşı ileri sürdükleri iddialardan temize çıkardı. Çünkü o, Allah katında pek değerliydi, büyük şeref ve itibar sahibiydi.
mim-mâ (min mâ)
Adem Uğur = Ey iman edenler! Siz de Musa'ya eziyet edenler gibi olmayın. Nihayet Allah onu, dedikleri şeyden temize çıkardı. O, Allah yanında şerefli idi.
mim-mâ (min mâ)
Ahmed Hulusi = Ey iman edenler! Musa'ya eziyet verenler gibi olmayın! Allâh, Onu (onların) dediklerinden temize çıkardı. . . Allâh indînde vechini teslim etmiş idi.
mim-mâ (min mâ)
Ahmet Tekin = Ey iman nimetine kavuşanlar, siz de Mûsâ’ya eziyet edenler gibi olmayın. Allah onu, ötekilerin itham ettikleri şeylerden temize çıkardı. O, Allah katında itibarlı, makam sahibi, yüz akı biri idi.
mim-mâ (min mâ)
Ahmet Varol = Ey iman edenler! Musa'yı incitenler gibi olmayın. Nitekim Allah onu onların söylediklerinden temize çıkardı. O, Allah katında itibarlı biriydi.
mim-mâ (min mâ)
Ali Bulaç = Ey iman edenler, Musa'ya eziyet edenler gibi olmayın; ki sonunda Allah onu, demekte olduklarından temize çıkardı. O, Allah katında vecihti.
mim-mâ (min mâ)
Ali Fikri Yavuz = Ey iman edenler! Sizler, Mûsa’ya (iftira ederek) eza edenler gibi olmayın; (iftira ettiler de) nihayet Allah, onu, dediklerinden temize çıkardı. O, Allah katında şerefli idi.
mim-mâ (min mâ)
Ali Ünal = Ey iman edenler! (Rasûlüllah’a karşı söz ve davranışlarınızda gereken dikkat ve titizliği gösterin. Gösterin de,) Musa’ya eza–cefa edenler gibi olmayın ve unutmayın ki Allah, (halkının) kendisiyle ilgili söylediği bütün yakışıksız sözlerle onun hiçbir alâkasının olmadığını ortaya koymuştur. O, Allah nezdinde büyük itibar sahibiydi.
mim-mâ (min mâ)
Bayraktar Bayraklı = Ey iman edenler! Siz de Mûsâ'ya eziyet edenler gibi olmayın! Nihayet Allah, onu, dedikleri şeyden temize çıkardı. Mûsâ, Allah katında şerefli idi.
mim-mâ (min mâ)
Bekir Sadak = Ey inananlar! Musa'yi incitenler gibi olmayin. Nitekim Allah onu, soylediklerinden beri tutmustu. O, Allah'in katinda degerli bir kisiydi.
mim-mâ (min mâ)
Celal Yıldırım = Ey imân edenler! Musâ'ya eziyet edenler gibi olmayın; Allah, Musa'yı onların dediklerinden temiz tutup uzaklaştırdı. O, Allah katında değerli ve itibarlı idi.
mim-mâ (min mâ)
Cemal Külünkoğlu = Ey inananlar! Siz de Musa'ya (iftira ederek) eziyet edenler gibi olmayın! Allah onu, onların dedikleri şeyden temize çıkardı. O Allah katında itibarlı bir kimse idi.
mim-mâ (min mâ)
Diyanet İşleri (eski) = Ey inananlar! Musa'yı incitenler gibi olmayın. Nitekim Allah onu, söylediklerinden beri tutmuştu. O, Allah'ın katında değerli bir kişiydi.
mim-mâ (min mâ)
Diyanet Vakfi = Ey iman edenler! Siz de Musa'ya eziyet edenler gibi olmayın. Nihayet Allah onu, dedikleri şeyden temize çıkardı. O, Allah yanında şerefli idi.
mim-mâ (min mâ)
Edip Yüksel = Ey inananlar, Musa'yı incitenler gibi olmayın. ALLAH onu onların suçlamalarından akladı. ALLAH'ın katında itibarı olan biriydi.
mim-mâ (min mâ)
Elmalılı Hamdi Yazır = Ey o bütün iyman edenler! Sizler o, Musâya ezâ edenler gibi olmayın, ezâ ettiler de Allah, onu onların dediklerinden tebrie etti temize çıkardı, o, Allah yanında yüzlü idi
mim-mâ (min mâ)
Elmalılı (sadeleştirilmiş) = Ey iman edenler, sizler o Musa'ya eziyet edenler gibi olmayın! Eziyet ettiler de Allah onu onların dediklerinden temize çıkardı. O, Allah katında yüzlü (itibar sahibi) idi.
mim-mâ (min mâ)
Elmalılı (sadeleştirilmiş-2) = Ey iman edenler: Sizler Musa'ya eziyet edenler gibi olmayın. Eziyet ettiler de Allah onu, onların söylediklerinden temize çıkardı. O, Allah yanında mevki sahibi idi.
mim-mâ (min mâ)
Gültekin Onan = Ey inananlar, Musa'ya eziyet edenler gibi olmayın; ki sonunda Tanrı onu demekte olduklarından temize çıkardı. O Tanrı katında vecihti.
mim-mâ (min mâ)
Harun Yıldırım = Ey iman edenler! Siz de Musa'ya eziyet edenler gibi olmayın. Nihayet Allah onu, dedikleri şeyden temize çıkardı. O, Allah yanında şerefli idi.
mim-mâ (min mâ)
Hasan Basri Çantay = Ey îman edenler, siz de Musâyi incitenler gibi olmayın. Nihayet Allah onu dedikleri şeyden temize çıkardı. O, Allah indinde yüzlü (i'tibarlı bir zât) idi.
mim-mâ (min mâ)
Hayrat Neşriyat = Ey îmân edenler! (Siz de vaktiyle) Mûsâ’ya eziyet eden kimseler gibi olmayın; nihâyet Allah onu, söyledikleri şeyden temize çıkarmıştı. Çünki (o,) Allah katında şerefli (bir kul) idi.
mim-mâ (min mâ)
İbni Kesir = Ey iman edenler: Musa'ya eziyet vermiş olanlar gibi olmayın. Nitekim Allah, onu söyledikleri şeyden uzak tutmuştu. Ve o, Allah katında değerli idi.
mim-mâ (min mâ)
Kadri Çelik = Ey iman edenler! Sizler Musa'ya eziyet edenler gibi olmayın! (Onlar eziyet ettiler de) Allah onu onların dediklerinden temize çıkardı. O, Allah katında pek itibarlı bir kişi idi.
mim-mâ (min mâ)
Muhammed Esed = Siz ey imana ermiş olanlar! Musa'ya eziyet eden (İsrailoğulları) gibi olmayın; (unutmayın ki) Allah, (onu kendisine karşı veya kendisi hakkında) ileri sürdükleri iddialardan temize çıkardı çünkü o, Allah katında büyük şeref ve itibar sahibiydi.
mim-mâ (min mâ)
Mustafa İslamoğlu = Ey iman edenler! Musa'ya eziyet eden (İsrailoğulları) gibi olmayın! Hatırlayın ki Allah onların itham ettikleri şeylerden onu temize çıkardı: ve o Allah katında zaten hatırlı biriydi.
mim-mâ (min mâ)
Ömer Nasuhi Bilmen = Ey imân eden zâtlar! Siz Mûsa'ya ezâda bulunan kimseler gibi olmayınız. Allah O'nu onların dediklerinden tebri'e buyurdu ve Allah'ın nezdinde yüksek bir kadr sahibi oldu.
mim-mâ (min mâ)
Ömer Öngüt = Ey iman edenler! Musa'yı incitenler gibi olmayın. Allah onu, söylediklerinden temize çıkardı. O Allah katında değerli bir kimse idi.
mim-mâ (min mâ)
Şaban Piriş = -Ey iman edenler, Musa’ya eziyet edenler gibi olmayın. Nitekim Allah, O’nu onların söylediklerinden temize çıkardı. O, Allah katında değerli bir kimseydi.
mim-mâ (min mâ)
Sadık Türkmen = Ey iman EDENLER! Siz Musa’ya eziyet eden kimseler gibi olmayın. Nihayet Allah onu onların dediklerinden temize çıkarmıştı. Musa, Allah katında itibarlı bir kimse idi.
mim-mâ (min mâ)
Seyyid Kutub = Ey inananlar! Siz de Musa'yı incitenler gibi olmayın. Allah onu, onların dedikleri şeyden temize çıkardı. O Allah'ın yanında gözde, itibarlı bir kul idi.
mim-mâ (min mâ)
Suat Yıldırım = Ey iman edenler! Mûsâ’ya eziyet edenler gibi olmayın. Eziyet ettiler de, Allah onu, onların dediklerinden akladı, beri olduğunu ortaya koydu. O, Allah nezdinde pek itibarlı bir kişi idi.
mim-mâ (min mâ)
Süleyman Ateş = Ey inananlar, şu kimseler gibi olmayın ki, Mûsâ'ya eziyet ettiler de Allâh onu onların dediklerinden berâat ettirdi; o, Allâh yanında vecih (gözde, itibârlı bir kul) idi.
mim-mâ (min mâ)
Tefhim-ul Kuran = Ey iman edenler, Musa'ya eziyet edenler gibi olmayın; ki sonunda Allah onu, demekte olduklarından temize çıkardı. O, Allah katında vecihti.
mim-mâ (min mâ)
Ümit Şimşek = Ey iman edenler! Musa'yı incitenler gibi olmayın ki, Allah onu, hakkında söylenenlerden temize çıkarmıştı. Onun Allah katında çok değerli bir yeri vardı.
mim-mâ (min mâ)
Yaşar Nuri Öztürk = Ey iman edenler! Mûsa'ya eziyet edenler gibi olmayın. Allah, Mûsa'yı onların dediğinden uzak tutmuştur. O, Allah katında olumlu, itibarlı bir kul idi.
mim-mâ (min mâ)
İskender Ali Mihr = Ey âmenû olanlar, Musa (A.S)’a eziyet edenler gibi olmayın! Ve Allah, onu (Musa (A.S)’ı), onların söyledikleri şeylerden berî kıldı (temize çıkardı). Ve o, Allah’ın katında vecihti (yüzü aktı, şerefliydi).
mim-mâ (min mâ)
İlyas Yorulmaz = Ey İman edenler! Musa’ya eziyet edenler gibi sizde (Muhammed’e) eziyet edenlerden olmayın. Allah Musa’yı, onların söylediklerinden temizlemişti. Musa Allah’ın katında seçkin bir kuldu.
mim-mâ (min mâ)
Diyanet İşleri = Andolsun, daha önce Yûsuf da size apaçık deliller getirmişti de, onun size getirdikleri hakkında şüphe edip durmuştunuz. Daha sonra o ölünce de, “Allah, ondan sonra aslâ peygamber göndermez” demiştiniz. İşte Allah, aşırı giden şüpheci kimseleri böyle saptırır.
mim-mâ (min mâ)
Abdulbaki Gölpınarlı = Ve andolsun ki daha önce Yûsuf da, apaçık delillerle gelmişti de size getirdiği şey hakkında bir türlü şüpheden kurtulamamıştınız, sonunda ölünce de artık dediniz, bundan sonra Allah, başka bir peygamber göndermez kesin olarak; işte Allah, haddini aşan şüpheli kişiyi böyle saptırır.
mim-mâ (min mâ)
Abdullah Parlıyan = Ve andolsun ki, daha önce Yusuf da size apaçık delillerle gelmişti de, size getirdiği şey hakkında, bir türlü şüpheden kurtulamamıştınız. Sonunda o vefat edince, değerini anlayıp dediniz ki: Bundan sonra, Allah başka peygamber göndermez. Allah vahyine karşı şüpheye düşenleri ve ölçüyü taşıranları böyle saptırır.
mim-mâ (min mâ)
Adem Uğur = Andolsun ki, (Musa'dan) önce Yusuf da size açık deliller getirmişti ve onun size getirdiği şeyler hakkında şüphe edip durmuştunuz. Nihayet o vefat edince "Allah ondan sonra peygamber göndermez" dediniz. İşte Allah o aşırı giden şüphecileri böyle saptırır.
mim-mâ (min mâ)
Ahmed Hulusi = Daha önce Yusuf da size apaçık delilleriyle gelmişti de Onun size getirdiklerinden kuşku duyarak yaşamıştınız. . . Nihayet (Yusuf) vefat ettiğinde de: "Allâh, O'ndan sonra bir Rasûl asla bâ's etmez" demiştiniz. . . Allâh, israf eden, kuşkulu kimseyi böylece saptırır.
mim-mâ (min mâ)
Ahmet Tekin = 'Daha önce size, apaçık delillerle Yûsuf gelmişti. Onun size getirdiği dinî hakikatlerden şüphe edip durmuştunuz. Nihayet o vefat edince, Allah ondan sonra özgürce sorumluluklarını yerine getirmek üzere asla rasul görevlendirmez, dediniz. İşte geçmiştekilerin başına gelenlere benzer şekilde, Allah cahilce davranarak kural tanımayan, ağır-adaletsiz hükümler içeren kurallar koyan, hak dinde şüpheye düşürecek konular arayan, ithamlarda bulunan isyankârların, hak yoldan uzaklaşmalarına, dalâleti tercihlerine özgürlük tanır.' dedi.
mim-mâ (min mâ)
Ahmet Varol = Andolsun daha önce Yusuf da size apaçık deliller getirmişti. Onun getirdiklerinden de kuşkulanıp durmuştunuz. Sonunda o ölünce: 'Artık ondan sonra Allah bize peygamber göndermeyecek' dediniz. İşte Allah aşırıya giden şüpheci kimseyi böyle saptırır.
mim-mâ (min mâ)
Ali Bulaç = "Andolsun, daha önce Yusuf da size apaçık belgeler getirmişti. O zaman size getirdikleri hakkında kuşkuya kapılıp durmuştunuz. Sonunda o, vefat edince, demiştiniz ki; "Allah, ondan sonra kesin olarak bir elçi göndermez." İşte Allah, ölçüyü taşıran, şüpheci kimseyi böyle saptırır."
mim-mâ (min mâ)
Ali Fikri Yavuz = Doğrusu Mûsa’dan önce Yûsuf da size mucizelerle gelmişti. O vakit de onun size getirdiği şeyler hakkında şübhe edib durmuştunuz. Nihayet vefat ettiğinde de: “- Bundan sonra Allah asla peygamber göndermez” dediniz. İşte Allah, (dininde) haddi aşan şübheciyi böyle saptırır.
mim-mâ (min mâ)
Ali Ünal = “Daha önce Yusuf da size apaçık delillerle gelmişti; fakat O’nun size getirdiği gerçek hakkında bir türlü şüpheden kurtulamamıştınız. Ama nihayet vefat edince, ‘Artık Allah ondan sonra bir daha rasûl göndermez.’ dediniz. Allah, haddi aşan, kendisine verdiği kabiliyet ve melekeleri boşa harcayan ve boş mazeretlerle şüphe içinde bocalayıp duran kim olursa olsun, işte böyle şaşırtır.