Aranılan kelime ile eşleşen ayetler

metâan lekum

  Mâide / 96 -

 Diyanet İşleri = Sizin için de yolcular için de bir geçimlik olmak üzere deniz avı yapmak ve deniz ürünlerini yemek sizlere helâl kılındı. Kara avı ise ihramlı olduğunuz sürece size haram kılındı. Huzurunda toplanacağınız Allah’a karşı gelmekten sakının.

metâan lekum

  Mâide / 96 -

 Abdulbaki Gölpınarlı = Denizde avlanmak ve avladığını yemek, geçiminiz için size de, misafirlerinize de helâl edilmiştir de ihramda bulunduğunuz müddetçe kara avı haram edilmiştir size. Çekinin o Allah'tan ki onun tapısında toplanacaksınız.

metâan lekum

  Mâide / 96 -

 Abdullah Parlıyan = Deniz avı yapmak ve onu yemek, ihramlı iken hem yerleşik olan siz Mekke'liler için, hem de yolcular için helal kılındı. İhramda bulunduğunuz müddetçe, kara avı sizin için haram kılındı, huzurunda toplanacağınız Allah'ın kaide ve kurallarıyla hayatınızı tanzim edin.

metâan lekum

  Mâide / 96 -

 Adem Uğur = Hem size hem de yolculara fayda olmak üzere (faydalanmanız için) deniz avı yapmak ve onu yemek size helâl kılındı. İhramlı olduğunuz müddetçe kara avı size haram kılındı. Huzuruna toplanacağınız Allah'tan korkun.

metâan lekum

  Mâide / 96 -

 Ahmed Hulusi = Hem sizin hem de yolcuların faydalanması için, denizde avlanmak ve onun yemeğini yemek helal kılınmıştır. . . Fakat ihramlı olduğunuz sürece karada avlanmak size haramdır! Allâh'tan korunun ki, O'na haşrolunacaksınız.

metâan lekum

  Mâide / 96 -

 Ahmet Tekin = Hem sizin, hem de yolcuların, gezginlerin faydalanması için denizde, sularda avlanmak ve avlarınızı yemek size helâl kılındı.İhramlı olduğunuz müddetçe de karada avlanmak size haram kılındı.Toplanarak huzuruna getirileceğiniz Allah’a sığının, emirlerine yapışın, günahlardan arınıp, azaptan korunun.

metâan lekum

  Mâide / 96 -

 Ahmet Varol = Size, kendiniz ve yolcular için bir geçimlik olarak deniz avı ve onu yemek helal kılındı. Kara avı ise ihramlı olduğunuz sürece haram kılındı. Huzurunda toplanacağınız Allah'a karşı gelmekten sakının.

metâan lekum

  Mâide / 96 -

 Ali Bulaç = Deniz avı ve onu yemek size ve (yeryüzünde) dolaşanlara bir yarar olarak helal kılındı. İhramlı olduğunuz sürece kara avı ise size haram kılınmıştır. O'na (götürülüp) toplanacağınız Allah'tan korkup sakının.

metâan lekum

  Mâide / 96 -

 Ali Fikri Yavuz = Hem sizin, hem de yolcuların, gezginlerin faydalanması için denizde, sularda avlanmak ve avlarınızı yemek size helâl kılındı.İhramlı olduğunuz müddetçe de karada avlanmak size haram kılındı.Toplanarak huzuruna getirileceğiniz Allah’a sığının, emirlerine yapışın, günahlardan arınıp, azaptan korunun.

metâan lekum

  Mâide / 96 -

 Ali Ünal = Deniz avı ve oradan elde edilen (meşrû) yiyecekler, hem kendiniz, hem de (ikramda bulunacağınız) yolcular için size (her halükârda) helâl kılındı. Buna karşılık, (sair zamanlarda helâl olsa da,) ihramda bulunduğunuz müddetçe kara avı, (hayvan kesip yemeniz ve başkalarına işarette bulunup onların avladıklarından da yemeniz) size haramdır. Allah’a karşı gelip de (azaba uğramaktan) sakının ki, neticede O’nun huzurunda haşrolacaksınız.

metâan lekum

  Mâide / 96 -

 Bayraktar Bayraklı = Hem size hem de yolculara faydalanmanız için denizde avlanmak ve onu yemek size helâl kılındı. İhramlı iken size kara avı yasaklandı. Huzuruna toplanacağınız Allah'tan sakınınız.

metâan lekum

  Mâide / 96 -

 Bekir Sadak = Deniz avi ve onu yemek size de, yolculara da, gecimlik olarak helal kilinmistir. Ihramli bulundugunuz surece kara avi size haram kilinmistir. Huzuruna toplanacaginiz Allah'tan sakinin.

metâan lekum

  Mâide / 96 -

 Celal Yıldırım = Deniz avı ve onu yemek size de, gelen misafir kafilelere de helâl kılındı. Ve ihrâmlı bulunduğunuz sürece kara avı size haram kılınmıştır. (Kabirlerinizden kalkıp hesap alanına) toplanacağınız, (huzurunda yer alacağınız) Allah'tan korkun.

metâan lekum

  Mâide / 96 -

 Cemal Külünkoğlu = Deniz avı ve onu yemek; size de, yolculara da geçimlik olmak üzere helal kılınmıştır. İhramlı bulunduğunuz sürece, kara avı yasaklanmıştır. Huzuruna varıp toplanacağınız Allah'a karşı sorumluluğunuzun bilincinde olun!

metâan lekum

  Mâide / 96 -

 Diyanet İşleri (eski) = Deniz avı ve onu yemek size de, yolculara da, geçimlik olarak helal kılınmıştır. İhramlı bulunduğunuz sürece kara avı size haram kılınmıştır. Huzuruna toplanacağınız Allah'tan sakının.

metâan lekum

  Mâide / 96 -

 Diyanet Vakfi = Hem size hem de yolculara fayda olmak üzere (faydalanmanız için) deniz avı yapmak ve onu yemek size helâl kılındı. İhramlı olduğunuz müddetçe kara avı size haram kılındı. Huzuruna toplanacağınız Allah'tan korkun.

metâan lekum

  Mâide / 96 -

 Edip Yüksel = Deniz hayvanlarını avlamak ve onları yemek size helal kılındı. Size ve yolculara geçimlik olmak üzere... İhramlı bulunduğunuz sürece kara avı size yasaklandı. Huzuruna toplanacağınız ALLAH'ı dinleyin.

metâan lekum

  Mâide / 96 -

 Elmalılı Hamdi Yazır = Deniz avı ve yemesi size halâl kılındı ki size ve seyyar olanlarınıza medar olsun, kara avı ise ihramda bulunduğunuz müddetçe üzerinize haram kılındı, hep huzuruna haşrolunacağınız Allahdan korkun

metâan lekum

  Mâide / 96 -

 Elmalılı (sadeleştirilmiş) = Deniz avı yapmak ve onu yemek — kendinize de, müsâfire de fâide olmak üzere — sizin için halâl edildi. İhramda bulunduğunuz müddetçe ise kara avı haram kılındı. Huzuruna varıp toplanacağınız Allahdan korkun.

metâan lekum

  Mâide / 96 -

 Elmalılı (sadeleştirilmiş-2) = Size ve yolculara yiyecek olmak üzere, deniz avı ve onu yemek helal kılındı. Kara avı ise, ihramlı olduğunuz müddetçe size haram edilmiştir. Huzurunda toplanacağınız Allah'tan korkun.

metâan lekum

  Mâide / 96 -

 Gültekin Onan = Deniz avı ve onu yemek size ve (yeryüzünde) dolaşanlara bir yarar olarak helal kılındı. İhramlı olduğunuz sürece kara avı ise size haram kılınmıştır. O'na (götürülüp) toplanacağınız Tanrı'dan korkup sakının.

metâan lekum

  Mâide / 96 -

 Harun Yıldırım = Deniz avı ve onu yemek size de yolculara da geçimlik olarak helal kılınmıştır. İhramlı bulunduğunuz sürece kara avı size haram kılınmıştır. O'na (götürülüp) toplanacağınız Allah'tan sakının.

metâan lekum

  Mâide / 96 -

 Hasan Basri Çantay = Sularda yapılan her türlü avlanma ve denizin hem (yerleşik olan) sizler için hem de gezginler için rızık olarak su yüzüne çıkardıkları sizin için meşrudur; ama hacda iken karada avlanmanız size yasaklanmıştır. Ve hepinizin varıp toplanacağı Allaha karşı sorumluluğunuzun bilincinde olun.

metâan lekum

  Mâide / 96 -

 Hayrat Neşriyat = Size ve yolculara bir fayda olmak üzere, deniz avı ve onu yemek sizin için helâl kılındı. Kara avı ise, ihramlı olduğunuz müddetçe size haram kılındı! O hâlde huzûruna toplanacağınız Allah’dan sakının!

metâan lekum

  Mâide / 96 -

 İbni Kesir = Deniz avı ve onu yemek; size de, yolculara da geçimlik olmak üzere helal kılınmıştır. İhramlı bulunduğunuz sürece, kara avı haram kılınmıştır. Hem, huzuruna varıp toplanacağınız Allah'tan korkun.

metâan lekum

  Mâide / 96 -

 Kadri Çelik = Deniz avı ve onu yemek size de yolculara da geçimlik olarak helal kılınmıştır. İhramlı bulunduğunuz sürece kara avı size haram kılınmıştır. O'na (götürülüp) toplanacağınız Allah'tan sakının.

metâan lekum

  Mâide / 96 -

 Muhammed Esed = Sizin için ve yolculuk yapanlar için bir geçimlik olarak, size deniz avı ve yiyeceği helal kılınmıştır. İhramlı olduğunuz müddetçe de kara avı haram kılınmıştır. Huzurunda toplanacağınız Allah’tan korkun.

metâan lekum

  Mâide / 96 -

 Mustafa İslamoğlu = Sularda yapılan her tür avlanma ve onunla beslenme sizin için helaldir. Bu, sizin de yolcuların da yararınadır. Fakat, ihramlı olduğunuz sürece kara avı size yasaklanmıştır. Şu halde, topyekün huzuruna varacağınız Allah'a karşı sorumluluğunuzun bilincine varın!

metâan lekum

  Mâide / 96 -

 Ömer Nasuhi Bilmen = Size deniz avı ve onun yenilmesi bir faide olmak için helâl kılındı ve sizin üzerinize ihramda bulunduğunuz müddetce kara avı haram kılınmıştır. Huzuruna haşrolunacak olduğunuz Allah Teâlâ'dan korkunuz.

metâan lekum

  Mâide / 96 -

 Ömer Öngüt = Deniz avı yapmak ve onu yemek hem kendinize hem de yolculara bir geçimlik olarak helâl kılınmıştır. İhramlı olduğunuz müddetçe kara avı size haram kılındı. Huzurunda haşrolacağınız Allah'tan korkun.

metâan lekum

  Mâide / 96 -

 Şaban Piriş = Sizin için ve yolculuk yapanlar için bir geçimlik olarak, size deniz avı ve yiyeceği helal kılınmıştır. İhramlı olduğunuz müddetçe de kara avı haram kılınmıştır. Huzurunda toplanacağınız Allah’tan korkun.

metâan lekum

  Mâide / 96 -

 Sadık Türkmen = Deniz avı ve onu yemek size ve (yeryüzünde) dolaşanlara bir yarar olarak helal kılındı. İhramlı olduğunuz sürece kara avı ise size haram kılınmıştır. O'na (götürülüp) toplanacağınız Allah'tan korkup sakının.

metâan lekum

  Mâide / 96 -

 Seyyid Kutub = Deniz avı ve yiyeceği, hem sizin, hem de yolcuların yararlanması için, size helâl kılındı. Kara avı ise, ihramlı olduğunuz sürece size haram kılınmıştır. Huzurunda toplanacağınız Allah'a karşı gelmekten sakının.

metâan lekum

  Mâide / 96 -

 Suat Yıldırım = Ey ihramlılar! Deniz avı ve deniz yiyeceği size helâl kılındı ki size ve yolculara bir rızık vesilesi olsun. Kara avı ise, ihramlı olduğunuz müddetçe size haram kılındı. Öyleyse huzurunda varıp toplanacağınız Allah’a karşı gelmekten sakının.

metâan lekum

  Mâide / 96 -

 Süleyman Ateş = Hem kendinize, hem de yolculara bir geçimlik olmak üzere deniz avı ve yiyeceği, size helâl kılındı. İhrâmda olduğunuz sürece size kara avı yasaklandı. Huzûruna toplanacağınız Allah'tan korkun!

metâan lekum

  Mâide / 96 -

 Tefhim-ul Kuran = Deniz avı ve onu yemek size ve (yeryüzünde) dolaşanlara bir yarar olarak helal kılındı. İhramlı olduğunuz sürece kara avı ise size haram kılınmıştır. O'na (götürülüp) toplanacağınız Allah'tan korkup sakının.

metâan lekum

  Mâide / 96 -

 Ümit Şimşek = Deniz avı ve yiyeceği, hem sizin, hem de yolcuların yararlanması için, size helâl kılındı. Kara avı ise, ihramlı olduğunuz sürece size haram kılınmıştır. Huzurunda toplanacağınız Allah'a karşı gelmekten sakının.

metâan lekum

  Mâide / 96 -

 Yaşar Nuri Öztürk = Hem size hem de yolculara bir geçimlik olarak deniz avı yapmak ve onu yemek size helal kılındı. Fakat ihramlı olduğunuz sürece karada avlanmak size haram edilmiştir. Huzurunda haşredileceğiniz Allah'tan korkun.

metâan lekum

  Mâide / 96 -

 İskender Ali Mihr = Sizin için ve yolcular için, deniz avı ve onun yenmesi bir meta olarak (fayda sağlamak üzere) helâl kılındı. Ve kara avı ise, ihramda olduğunuz süre içerisinde size haram kılındı (yasaklandı). Ve huzurunda haşrolunacağınız Allah’a karşı takva sahibi olun.

metâan lekum

  Mâide / 96 -

 İlyas Yorulmaz = Denizden avlananlar, sizin için helal kılındı ve onları yemek sizin için, aynı zamanda denizde seyahat edenler için geçim kaynağıdır. Hac da ihramlı olduğunuz müddetçe, kara hayvanlarını avlamanız yasaklandı. Huzurunda toplanacağınız Allah dan korunun.

ve metâan

  Nahl / 80 -

 Diyanet İşleri = Allah, size evlerinizi huzur ve dinlenme yeri yaptı. Hayvanların derilerinden gerek göç gününüzde, gerek ikamet gününüzde kolayca taşıyacağınız evler; onların yünlerinden, yapağılarından ve kıllarından bir süreye kadar yararlanacağınız ev eşyası ve geçimlikler meydana getirdi.

ve metâan

  Nahl / 80 -

 Abdulbaki Gölpınarlı = Ve Allah, evlerinizi oturma ve dinlenme yeri yaptı ve davarların derilerinden, göç gününüzde de, konak gününüzde de taşıyabileceğiniz çadırlar yapmanızı sağladı ve yünlerinden, yapağılarından, tüylerinden bir zamâna dek kullanacağınız ve alıp satacağınız eşyâlar meydana getirmenizi temîn etti.

ve metâan

  Nahl / 80 -

 Abdullah Parlıyan = Ve size dinlenme yeri olarak, kendinize ev yapma imkanı ve yeteneği veren, size hayvanların derilerinden, konaklama ve göçme zamanında kolayca taşıyabileceğiniz barınaklar yapma imkanı veren, yünlerinden, yapağılarından ve tüylerinden dayanıklı ev eşyası ve alıp satacağınız eşyalar meydana getirmenizi sağlayan da Allah'tır.

ve metâan

  Nahl / 80 -

 Adem Uğur = Allah, evlerinizi sizin için bir huzur ve sükûn yeri yaptı ve sizin için davar derilerinden gerek göç gününüzde, gerekse konaklama gününüzde, kolayca taşıyacağınız evler; yünlerinden, yapağılarından ve kıllarından bir süreye kadar (faydalanacağınız) bir ev eşyası ve bir ticaret malı meydana getirdi.

ve metâan

  Nahl / 80 -

 Ahmed Hulusi = Allâh evlerinizi sizin için huzur ve güvenle yaşam ortamı kıldı. . . Sizin için hayvanların derilerinden, yolculukta veya oturmak için kolayca taşıyıp kullanacağınız çadırlar; yünlerinden, yapağılarından ve kıllarından ev-giyim eşyası ve muayyen bir süreye kadar faydalanma nasip etti.

ve metâan

  Nahl / 80 -

 Ahmet Tekin = Allah, evlerinizi, sizin için bir huzur ve sükûn yeri haline getirdi. Sizin için, hayvanların derilerinden, gerek yolculuğunuzda, gerekse konaklama gününüzde, kolayca taşıyacağınız evler, çadırlar; yünlerinden, yapağılarından ve kıllarından, bir süre faydalanacağınız giyim ve ev eşyası, ticaret malı elde etmenizi sağladı.

ve metâan

  Nahl / 80 -

 Ahmet Varol = Allah size evlerinizi barınak yaptı. Size hayvanların derilerinden göç gününüzde de, konaklama gününüzde de kolayca taşıyabileceğiniz (hafif) evler yaptı. Yünlerinden, kıllarından ve tüylerinden de bir süreye kadar (kullanabileceğiniz) ev eşyaları ve ticaret malları (yaparsınız).

ve metâan

  Nahl / 80 -

 Ali Bulaç = Allah, size evlerinizi (içinde) "güvenlik ve huzur bulacağınız yerler" kıldı; ve size hayvan derilerinden hem göç gününde, hem yerleşme gününde kolaylıkla taşıyabileceğiniz evler; yünlerinden, yapağılarından ve kıllarından bir zamana kadar giyimlikler, döşemelikler ve (ticaret için) bir meta kıldı.

ve metâan

  Nahl / 80 -

 Ali Fikri Yavuz = Allah, size evlerinizi bir barınak yaptı. Hem göç gününüzde, hem ikâmetiniz gününde; davar derilerinden hafifçe taşıyacağınız çadırlarla, (onların) yünlerinden, yapağılarından, kıllarından da, eskiyecek bir zamana kadar, size (elbise, halı, kilim gibi) eşya ve ticaret malı yaptı.

ve metâan

  Nahl / 80 -

 Ali Ünal = Allah size, bazıları sizin için (bazıları ise hayvanlarınız için) oturma ve dinlenme yeri olmak üzere evler yapma ilham etti ve kabiliyeti verdi; yine size davarların ve sığırların derilerinden, gerek göçtüğünüz gerekse konakladığınız günlerde taşınması kolay meskenler edinme, onların yünlerinden, tüylerinden ve kıllarından giyilecek, döşenecek ve kullanacak eşyalar yapma ve ölümünüze kadar daha başka yollarla onlardan faydalanma imkânı bahşetti.