Aranılan kelime ile eşleşen ayetler

mestucîbe (mâ istucîbe)

  Şûrâ / 16 -

 Diyanet İşleri = Allah’ın çağrısına uyulduktan sonra O’nun hakkında tartışmaya girenlerin delilleri Rableri katında batıldır. Onlara bir gazap vardır. Onlar için çetin bir azap vardır.

mestucîbe (mâ istucîbe)

  Şûrâ / 16 -

 Abdulbaki Gölpınarlı = Halk tarafından, ona icâbet edildikten sonra Allah hakkında cedelleşmeye girişenlerin gösterdikleri düşmanlık, Rableri katında boştur ve onlaradır gazap ve onlaradır çetin bir azap.

mestucîbe (mâ istucîbe)

  Şûrâ / 16 -

 Abdullah Parlıyan = İnsanlar kabul edip Allah'ın çağrısına uyduktan sonra onların inanmasını engellemek için Allah hakkında batıl yollarla tartışanlara gelince, onların gösterdikleri düşmanlık ve tüm itirazları Rableri katında geçersizdir ve boştur ve onlar gazaba uğrarlar ve şiddetli azaba çarptırılırlar.

mestucîbe (mâ istucîbe)

  Şûrâ / 16 -

 Adem Uğur = Daveti kabul edildikten sonra, Allah hakkında tartışmaya girenlerin delilleri, Rableri katında boştur. Onlar için bir gazap, yine onlar için çetin bir azap vardır.

mestucîbe (mâ istucîbe)

  Şûrâ / 16 -

 Ahmed Hulusi = Ona icabet edilmesinden sonra hâlâ Allâh hakkında tartışanların delilleri, Rableri indînde geçersizdir. . . Onların üzerine öfke ve şiddetli bir azap vardır.

mestucîbe (mâ istucîbe)

  Şûrâ / 16 -

 Ahmet Tekin = Daveti kabul edilip İslâm’a girildikten sonra, Allah ve dini konusunda tartışanların delilleri, Rableri katında bâtıldır, boştur. Onlar Allah’ın gazabına uğramışlardır. Üstelik onlar için dehşetli bir de azap vardır.

mestucîbe (mâ istucîbe)

  Şûrâ / 16 -

 Ahmet Varol = O'na icabet edildikten sonra Allah hakkında tartışanların delilleri Rableri katında geçersizdir. Onlara bir gazap ve onlar için şiddetli bir azap vardır.

mestucîbe (mâ istucîbe)

  Şûrâ / 16 -

 Ali Bulaç = O'na icabet olunduktan sonra, Allah hakkında (sözde) 'deliller öne sürüp tartışanların' delilleri, Rableri katında geçersizdir. Onların üzerinde bir gazab vardır ve şiddetli azab onlaradır.

mestucîbe (mâ istucîbe)

  Şûrâ / 16 -

 Ali Fikri Yavuz = Allah’a icabet olunduktan (Peygamberin mucizeleri zâhir olub insanlar İslâm dinine girdikten) sonra, Allah’ın dini hakkında münakaşaya kalkışacakların hüccetleri (düşmanlık ve çekişmeleri; daha evvel gelen bizim dinimiz sizinkinden hayırlıdır sözleri) Rableri katında boştur. Hem onların üzerine bir gazab, hem de onlara (ahirette) şiddetli bir azab vardır.

mestucîbe (mâ istucîbe)

  Şûrâ / 16 -

 Ali Ünal = Daveti kabul görüp (dininin doğruluğu kabul ve itiraf edildikten sonra) Allah hakkında ileri geri konuşup tartışan (ve dinine karşı mücadele edenlere) gelince, onların itiraz ve tartışmalarının Rabbileri nazarında hiçbir değeri yoktur; büyük bir gazap vardır onlara ve çetin bir azap vardır onlar için.

mestucîbe (mâ istucîbe)

  Şûrâ / 16 -

 Bayraktar Bayraklı = Allah'ın çağrısını kabul ettikten sonra hâlâ Allah hakkında tartışanlara gelince, onların delilleri ve itirazları Rabbleri katında geçersizdir. Allah'ın gazabı onların üzerine çökecektir ve onlar için şiddetli bir azap vardır.

mestucîbe (mâ istucîbe)

  Şûrâ / 16 -

 Bekir Sadak = Allah'in cagrisina icabet eden bulunduktan sonra, O'nun hakkinda tartismaga girisenlerin delilleri Rableri katinda hukumsuzdur. Onlara bir gazap vardir, cetin bir azap da onlar icindir.

mestucîbe (mâ istucîbe)

  Şûrâ / 16 -

 Celal Yıldırım = Allah'a olan çağrıya olumlu cevap verdikten sonra O'nun hakkında tartışıp duranların iddia ve delilleri Rabları yanında boş ve anlamsızdır. Üzerlerine gazab ve onlar için şiddetli azâb vardır.

mestucîbe (mâ istucîbe)

  Şûrâ / 16 -

 Cemal Külünkoğlu = Allah'ın çağrısına uyulduktan sonra O'nun hakkında tartışmaya girenlerin delilleri Rableri katında geçersizdir. Onların üzerine hem bir gazap vardır, hem de (ahiretin) şiddetli azabı onlar içindir.

mestucîbe (mâ istucîbe)

  Şûrâ / 16 -

 Diyanet İşleri (eski) = Allah'ın çağrısına icabet eden bulunduktan sonra, O'nun hakkında tartışmağa girişenlerin delilleri Rableri katında hükümsüzdür. Onlara bir gazap vardır, çetin bir azap da onlar içindir.

mestucîbe (mâ istucîbe)

  Şûrâ / 16 -

 Diyanet Vakfi = Daveti kabul edildikten sonra, Allah hakkında tartışmaya girenlerin delilleri, Rableri katında boştur. Onlar için bir gazap, yine onlar için çetin bir azap vardır.

mestucîbe (mâ istucîbe)

  Şûrâ / 16 -

 Edip Yüksel = ALLAH hakkında, O'nun çağrısına yanıt verildikten sonra tartışanların delilleri Rab'leri katında geçersizdir. Gazabı haketmişlerdir ve onlara çetin bir azap vardır

mestucîbe (mâ istucîbe)

  Şûrâ / 16 -

 Elmalılı Hamdi Yazır = Bu kabul olunduktan sonra Allah hakkında ıhtıcaca kalkışacakların rabları huzurunda huccetleri sakıttır, üzerlerine bir gazab ve kendilerine şedid bir azâb vardır

mestucîbe (mâ istucîbe)

  Şûrâ / 16 -

 Elmalılı (sadeleştirilmiş) = Bu kabul edildikten sonra Allah hakkında tartışmaya kalkışacakların delilleri Rableri yanında geçersizdir. Üzerlerine bir gazap ve kendilerine şiddetli bir azap vardır.

mestucîbe (mâ istucîbe)

  Şûrâ / 16 -

 Elmalılı (sadeleştirilmiş-2) = Allah'ın davetine uyulduktan sonra, hâlâ O'nun dini hakkında mücadele edenlerin, getirdikleri deliller Rableri yanında batıldır. Onların üzerinde bir gazab ve kendileri için şiddetli bir azab vardır.

mestucîbe (mâ istucîbe)

  Şûrâ / 16 -

 Gültekin Onan = O'na icabet olunduktan sonra, Tanrı hakkında (sözde) 'deliller öne sürüp tartışanların' delilleri, rableri katında geçersizdir. Onların üzerinde bir gazab vardır ve şiddetli azab onlaradır.

mestucîbe (mâ istucîbe)

  Şûrâ / 16 -

 Harun Yıldırım = O’nun çağrısı kabul edildikten sonra, Allah hakkında tartışanların delilleri Rableri katında geçersizdir. Onların üzerinde bir gazap vardır ve şiddetli bir azap onlaradır.

mestucîbe (mâ istucîbe)

  Şûrâ / 16 -

 Hasan Basri Çantay = Allah (ın dîni) hakkında, kendisine icabet edilen şey'in ardından, (haalâ) münâkaşa edenlerin (öne sürecekleri bütün) hüccetleri Rableri indinde boşdur. Onların üzerlerine hem (inâdlarından dolayı) bir gazab, hem (küfürlerinden nâşî) kendilerine çetin bir azâb vardır.

mestucîbe (mâ istucîbe)

  Şûrâ / 16 -

 Hayrat Neşriyat = (İslâm’ı kabûl ederek) ona icâbet edildikten sonra, Allah(’ın dîni) hakkında (hâlâ)tartışanların delilleri ise, Rableri katında boştur; hem onların üzerine bir gazab ve onlar için(pek) şiddetli bir azab vardır.

mestucîbe (mâ istucîbe)

  Şûrâ / 16 -

 İbni Kesir = Kabul ettikten sonra Allah'ın dini hakkında tartışmaya girişenlerin delilleri Rabbları katında boştur. Onların üzerine hem bir gazab, hem de şiddetli bir azab vardır.

mestucîbe (mâ istucîbe)

  Şûrâ / 16 -

 Kadri Çelik = Allah için icabette bulunulduktan sonra, Allah hakkında tartışanların delilleri, Rableri katında geçersizdir. Onların üzerinde bir gazap vardır ve şiddetli azap onlar içindir.

mestucîbe (mâ istucîbe)

  Şûrâ / 16 -

 Muhammed Esed = O'nu(n çağrısını) kabul ettikten sonra Allah hakkında (hala) tartışanlara gelince: onların bütün itirazları Rableri katında geçersizdir, boştur. (O'nun) gazabı üzerlerine çökecektir; ve onları şiddetli bir azap beklemektedir.

mestucîbe (mâ istucîbe)

  Şûrâ / 16 -

 Mustafa İslamoğlu = Bir de O'nun çağrısı kabul edildikten sonra hala Allah hakkında tartışanlar var: Onların itirazları Rableri katında tümden geçersizdir; başlarına (O'ndan) bir gazap çökecektir ve onları şiddetli bir azap beklemektedir.

mestucîbe (mâ istucîbe)

  Şûrâ / 16 -

 Ömer Nasuhi Bilmen = Ve o kimseler ki, Allah hakkında muhâsemede bulunurlar, Allah için icabette bulunulduktan sonra. Onların hüccetleri Rablerinin indinde sâkıttır ve onların üzerine bir gazap vardır ve onlar için şiddetli bir azap vardır.

mestucîbe (mâ istucîbe)

  Şûrâ / 16 -

 Ömer Öngüt = (İnsanlar) kabul edip girdikten sonra Allah'ın dini hakkında tartışmaya girişenlerin iddiâ ve delilleri Rableri katında hükümsüzdür. Onlara bir gazap vardır ve çok çetin bir azap da onlar içindir.

mestucîbe (mâ istucîbe)

  Şûrâ / 16 -

 Şaban Piriş = O’na icabet ettikten sonra Allah hakkında tartışanların delilleri Rab'leri katında batıldır. Onlara gazap edilmiştir. Ve onlara şiddetli bir azap vardır.

mestucîbe (mâ istucîbe)

  Şûrâ / 16 -

 Sadık Türkmen = O’nun kabul edilişinin ardından, Allah hakkında tartışmaya girenlere gelince; onların delilleri Rableri katında geçersizdir. Üzerlerine bir gazap ve kendilerine şiddetli bir azap vardır.

mestucîbe (mâ istucîbe)

  Şûrâ / 16 -

 Seyyid Kutub = İnsanlar Allah'ın çağrısını kabul ettikten sonra, Allah'ın dini hakkında tartışanların delilleri, Rab'leri yanında batıldır. Onların aleyhine bir gazab ve çetin bir azab vardır.

mestucîbe (mâ istucîbe)

  Şûrâ / 16 -

 Suat Yıldırım = İnsanların çoğu dine dâveti kabul edip girdikten sonra, Allah’ın dini hakkında hâlâ, ileri geri tartışanların itirazları, Rab’leri yanında boştur. Onlara büyük bir gazap ve şiddetli bir azap vardır.

mestucîbe (mâ istucîbe)

  Şûrâ / 16 -

 Süleyman Ateş = (Kamu tarafından) Kabul edildikten sonra, hâlâ Allâh(ın dini hakkın)da tartışanların delilleri, Rableri yanında bâtıldır. Üzerlerine bir gazab ve onlara şiddetli bir azâb vardır.

mestucîbe (mâ istucîbe)

  Şûrâ / 16 -

 Tefhim-ul Kuran = O'na icabet olunduktan sonra, Allah hakkında (sözde) 'deliller öne sürüp tartışanların' delilleri, Rabbleri katında geçersizdir. Onların üzerinde bir gazab vardır ve şiddetli azab onlar içindir.

mestucîbe (mâ istucîbe)

  Şûrâ / 16 -

 Ümit Şimşek = İnsanlar Allah'ın davetini kabul ettikten sonra hâlâ Allah'ın dini hakkında münakaşaya tutuşanların öne sürdükleri delillerin, Rableri katında hiçbir değeri yoktur. Onlara bir gazap ve şiddetli bir azap vardır.

mestucîbe (mâ istucîbe)

  Şûrâ / 16 -

 Yaşar Nuri Öztürk = Kabul edilişinin ardından Allah hakkında tartışmaya girenlerin delilleri Rableri katında geçersizdir. Bunların üzerlerine öfke, kendilerine şiddetli bir azap vardır.

mestucîbe (mâ istucîbe)

  Şûrâ / 16 -

 İskender Ali Mihr = O’na (Allah’ın) davetine icabet edildikten sonra Allah hakkında tartışanlar; onların huccetleri (delilleri), Rab’lerinin indinde bâtıldır. Onların üzerinde (Allah’ın) gazabı ve şiddetli azap vardır.

mestucîbe (mâ istucîbe)

  Şûrâ / 16 -

 İlyas Yorulmaz = Onlara verilen kesin cevaptan sonra, hala Allah hakkında çekişenler var ya, onlar Allah hakkında getirdikleri delillerin Rablerinin yanında hiçbir değeri olmadığı gibi, bunların üzerlerine bir öfke ve ayrıca onlar için çok şiddetli bir azap var.