Aranılan kelime ile eşleşen ayetler

Meallezînettekav (mea ellezîne ittekav)

  Nahl / 128 -

 Diyanet İşleri = Şüphesiz Allah, kendisine karşı gelmekten sakınanlar ve iyilik yapanlarla beraberdir.

Meallezînettekav (mea ellezîne ittekav)

  Nahl / 128 -

 Abdulbaki Gölpınarlı = Şüphe yok ki Allah, çekinenlerle ve iyilik eden kişilerledir.

Meallezînettekav (mea ellezîne ittekav)

  Nahl / 128 -

 Abdullah Parlıyan = Çünkü Allah fenalıktan korunanlar ve hep güzel davrananlarla beraberdir.

Meallezînettekav (mea ellezîne ittekav)

  Nahl / 128 -

 Adem Uğur = Çünkü Allah, (kötülükten) sakınanlar ve güzel amel edenlerle beraberdir.

Meallezînettekav (mea ellezîne ittekav)

  Nahl / 128 -

 Ahmed Hulusi = Kesinlikle Allâh korunanlar ve muhsinlerle (Allâh için yaşamakta olduğunun farkındalığında olanlarla) beraberdir.

Meallezînettekav (mea ellezîne ittekav)

  Nahl / 128 -

 Ahmet Tekin = Allah kendisine sığınıp, emirlerine yapışarak, günahlardan arınıp, azaptan korunanlarla, kulluk ve sorumluluk şuuruyla, haklarına ve özgürlüklerine sahip çıkarak şahsiyetli davrananlarla, dinî ve sosyal görevlerinin bilincinde olanlarla, iyiliği, iyi niyetleri, dinin, ahlâkın ve kamu vicdanının emirlerini, devamlı davranışlarına, ilişkilerine, görevlerine, hayatlarına yansıtan, samimiyetle ibadet eden, aktif olarak iyiliğe, iyi uygulamaya, iyileştirmeye örnek olan, işlerinde mükemmellik, dürüstlük ve başarı için dikkat harcayan, hayırlı icraatlar, kalıcı hizmetler yapan müslüman idarecilerle, askerî erkânla ve müslümanlarla beraberdir.

Meallezînettekav (mea ellezîne ittekav)

  Nahl / 128 -

 Ahmet Varol = Şüphesiz Allah sakınan ve iyilik edenlerle beraberdir.

Meallezînettekav (mea ellezîne ittekav)

  Nahl / 128 -

 Ali Bulaç = Şüphe yok Allah, korkup sakınanlarla ve iyilik edenlerle beraberdir.

Meallezînettekav (mea ellezîne ittekav)

  Nahl / 128 -

 Ali Fikri Yavuz = Gerçekten Allah, takva sahipleriyle ve ihsanda bulunan kimselerle beraberdir.

Meallezînettekav (mea ellezîne ittekav)

  Nahl / 128 -

 Ali Ünal = Şurası bir gerçek ki Allah, Kendisine karşı gelmekten ve dolayısıyla O’nun azabından sakınan ve en azından O’nun kendilerini gördüğünün şuuru içinde davranıp, hep iyilikte bulunmayı şiar edinenlerle beraberdir.

Meallezînettekav (mea ellezîne ittekav)

  Nahl / 128 -

 Bayraktar Bayraklı = Çünkü Allah, takvâ sahipleriyle, yani güzel amel işlemekte devamlı olanlarla beraberdir.[280]

Meallezînettekav (mea ellezîne ittekav)

  Nahl / 128 -

 Bekir Sadak = Allah suphesiz sakinanlarla ve iyilik yapanlarla beraberdir. *

Meallezînettekav (mea ellezîne ittekav)

  Nahl / 128 -

 Celal Yıldırım = Şüphesiz ki Allah (Rabbinden) korkup (fenalıklardan ; zulüm ve tecâvüzden) sakınanlarla ve bir de iyiliği huy edinenlerle beraberdir.

Meallezînettekav (mea ellezîne ittekav)

  Nahl / 128 -

 Cemal Külünkoğlu = Muhakkak ki, Allah, kendisine karşı sorumluluk bilinciyle yaşayan ve iyilik yapanlarla beraberdir.

Meallezînettekav (mea ellezîne ittekav)

  Nahl / 128 -

 Diyanet İşleri (eski) = Allah şüphesiz sakınanlarla ve iyilik yapanlarla beraberdir.

Meallezînettekav (mea ellezîne ittekav)

  Nahl / 128 -

 Diyanet Vakfi = Çünkü Allah, (kötülükten) sakınanlar ve güzel amel edenlerle beraberdir.

Meallezînettekav (mea ellezîne ittekav)

  Nahl / 128 -

 Edip Yüksel = ALLAH erdemli davrananlar ve iyilikte bulunanlar ile beraberdir.

Meallezînettekav (mea ellezîne ittekav)

  Nahl / 128 -

 Elmalılı Hamdi Yazır = zira muhakkak ki Allah iyi korunanlar ve hep güzellik yapanlarla beraberdir

Meallezînettekav (mea ellezîne ittekav)

  Nahl / 128 -

 Elmalılı (sadeleştirilmiş) = Zira muhakkak ki Allah, takva sahibi olanlar ve hep güzellik yapanlarla beraberdir.

Meallezînettekav (mea ellezîne ittekav)

  Nahl / 128 -

 Elmalılı (sadeleştirilmiş-2) = Şüphesiz Allah, takva sahipleri ile ve iyilikte bulunanlarla beraberdir.

Meallezînettekav (mea ellezîne ittekav)

  Nahl / 128 -

 Gültekin Onan = Şüphesiz Tanrı korkup sakınanlarla ve iyilik edenlerle beraberdir.

Meallezînettekav (mea ellezîne ittekav)

  Nahl / 128 -

 Harun Yıldırım = Çünkü Allah, (kötülükten) sakınanlar ve güzel amel edenlerle beraberdir.

Meallezînettekav (mea ellezîne ittekav)

  Nahl / 128 -

 Hasan Basri Çantay = Çünkü Allah hiç şüphesiz (küfr ve ma'sıyetlerden) sakınanlarla, bir de dâima iyilik edenlerin kendileriyle beraberdir.

Meallezînettekav (mea ellezîne ittekav)

  Nahl / 128 -

 Hayrat Neşriyat = Muhakkak ki Allah, (günahlardan) sakınanlarla ve iyilik edenlerle berâberdir.

Meallezînettekav (mea ellezîne ittekav)

  Nahl / 128 -

 İbni Kesir = Şüphesiz ki Allah; müttakiler ve ihsan edenlerle beraberdir.

Meallezînettekav (mea ellezîne ittekav)

  Nahl / 128 -

 Kadri Çelik = Şüphe yok Allah, korkup sakınanlarla ve iyilik edenlerle beraberdir.

Meallezînettekav (mea ellezîne ittekav)

  Nahl / 128 -

 Muhammed Esed = Çünkü, Allah elbette, Kendisine karşı sorumluluk bilinci taşıyanlarla beraberdir, yani iyi olan ve iyilikte devamlı olanlarla!

Meallezînettekav (mea ellezîne ittekav)

  Nahl / 128 -

 Mustafa İslamoğlu = Çünkü Allah sorumluluk bilincine sahip olanlar ve iyilik ve erdemi hayat tarzı haline getirenlerle beraberdir.

Meallezînettekav (mea ellezîne ittekav)

  Nahl / 128 -

 Ömer Nasuhi Bilmen = Şüphe yok ki, Allah Teâlâ ittikada bulunanlar ile ve daimi ihsanda bulunanlar ile (rahmet ve inâyeti itibariyle) beraberdir.

Meallezînettekav (mea ellezîne ittekav)

  Nahl / 128 -

 Ömer Öngüt = Allah o kimselerle beraberdir ki, onlar takvâ sahibidirler ve onlar öyle kimselerdir ki muhsinler vasfını almışlardır.

Meallezînettekav (mea ellezîne ittekav)

  Nahl / 128 -

 Şaban Piriş = Şüphesiz Allah, takvalı olanlar ve iyi kimselerin yanındadır.

Meallezînettekav (mea ellezîne ittekav)

  Nahl / 128 -

 Sadık Türkmen = Şüphesiz ki Allah korunup sakınanlarla beraberdir. Ve onlar ki, iyilik edenlerdir.

Meallezînettekav (mea ellezîne ittekav)

  Nahl / 128 -

 Seyyid Kutub = Çünkü Allah kesinlikle kötülükten uzak duranlarla ve iyi davranışlarla beraberdir.

Meallezînettekav (mea ellezîne ittekav)

  Nahl / 128 -

 Suat Yıldırım = Çünkü Allah fenalıktan korunanlar ve hep güzel davrananlarla beraberdir.

Meallezînettekav (mea ellezîne ittekav)

  Nahl / 128 -

 Süleyman Ateş = Çünkü Allâh, korunanlarla ve iyilik edenlerle beraberdir.

Meallezînettekav (mea ellezîne ittekav)

  Nahl / 128 -

 Tefhim-ul Kuran = Şüphe yok Allah, korkup sakınanlarla ve iyilik edenlerle beraberdir.

Meallezînettekav (mea ellezîne ittekav)

  Nahl / 128 -

 Ümit Şimşek = Allah takvâ sahipleriyle, iyilik yapan ve iyi kulluk edenlerle beraberdir.

Meallezînettekav (mea ellezîne ittekav)

  Nahl / 128 -

 Yaşar Nuri Öztürk = Hiç kuşkusuz, Allah, sakınanlar ve güzel düşünüp güzel iş yapanlarla beraberdir.

Meallezînettekav (mea ellezîne ittekav)

  Nahl / 128 -

 İskender Ali Mihr = Muhakkak ki Allah, takva sahipleri ile beraberdir. Ve onlar, muhsinlerdir.

Meallezînettekav (mea ellezîne ittekav)

  Nahl / 128 -

 İlyas Yorulmaz = Allah, kendisinden korunanlar ve iyilik yapanlarla beraberdir.

mea ellezîne

  Kehf / 28 -

 Diyanet İşleri = Sabah akşam Rablerine, O’nun rızasını dileyerek dua edenlerle birlikte ol. Dünya hayatının zînetini arzu edip de gözlerini onlardan ayırma. Kalbini bizi anmaktan gafil kıldığımız, boş arzularına uymuş ve işi hep aşırılık olmuş kimselere boyun eğme.

mea ellezîne

  Kehf / 28 -

 Abdulbaki Gölpınarlı = Sabah, akşam, rızâsını dileyerek Rablerine dua edenlerle berâber sabret ve dünya yaşayışının ziynetini dileyenlere uyup ayırma gözlerini onlardan ve bizi anmamaları için gönüllerine gaflet verdiğimiz heva ve heveslerine uymuş ve işi hadden aşıp taşmış kişiye itâat etme.

mea ellezîne

  Kehf / 28 -

 Abdullah Parlıyan = Ve Rabbinin hoşnutluğunu umarak, sabah akşam O'na yalvarıp yakaranlarla birlikte, sen de başına gelecek sıkıntı ve zorluklara katlan. Dünya hayatının cazibesine kapılarak gözlerini onlardan ayırma. İyi ve güzel olan ne varsa, hepsini terkedip yalnızca bencil arzuları peşine düştüğü için, kalbini bizi hatırlamaya karşı duyarsız kıldığımız kimseye de uyma, zaten o işinde sınırı aşmıştır.

mea ellezîne

  Kehf / 28 -

 Adem Uğur = Sabah akşam Rablerine, O'nun rızasını dileyerek dua edenlerle birlikte candan sebat et. Dünya hayatının süsünü isteyerek gözlerini onlardan çevirme. Kalbini bizi anmaktan gafil kıldığımız, kötü arzularına uymuş ve işi gücü aşırılık olan kimseye boyun eğme.

mea ellezîne

  Kehf / 28 -

 Ahmed Hulusi = O'nun vechini dileyerek, sabah - akşam Rablerine dua edenlerle beraber, nefsine (bilincine) sabret! Dünya hayatının süslü gösterilen şeylerine yönelip de, onlardan ilgini kesme! Görüşü kozası içinde bizi hatırlamaktan mahrum bırakılmış; asılsız kabullerine tâbi olup, işi yapması gerekenin ötesindeki olan kimseye itaat etme!

mea ellezîne

  Kehf / 28 -

 Ahmet Tekin = Sabah erken ve akşama doğru Rablerine kulluk, ibadet ve dua edenlerle, onun rızasını isteyenlerle birlikte olmaya sen de, bizzat sabrederek gayret et. Dünya hayatının cezbedici güzellikleriyle ilgilenerek gözlerin onlardan ayrılmasın. Kalbini, aklını övünç kaynağımız Kur’ân’dan, bizi anmaktan, zikretmekten, Kur’ân’ı tebliğden gâfil kıldığımız, şahsî arzu ve ihtiraslarına uymuş, ifrat ve tefrit planları yapan, planları fayda sağlamayan kimselerin göstermelik hoşgörü taleplerini, senin şeriatine aykırı isteklerini kabul etme, onlara boyun eğme.

mea ellezîne

  Kehf / 28 -

 Ahmet Varol = Allah'ın rızasını isteyerek sabah ve akşam Rabblerine dua edenlerle beraber sen de sabret. Dünya hayatının süsünü isteyerek gözlerini onlardan ayırma. Kalbini bizi anmaktan alıkoyduğumuz, arzularına uymuş ve işi de aşırılık olan kimseye uyma.

mea ellezîne

  Kehf / 28 -

 Ali Bulaç = Sen de sabah akşam O'nun rızasını isteyerek Rablerine dua edenlerle birlikte sabret. Dünya hayatının (aldatıcı) süsünü isteyerek gözlerini onlardan kaydırma. Kalbini bizi zikretmekten gaflete düşürdüğümüz, kendi 'istek ve tutkularına (hevasına)' uyan ve işinde aşırılığa gidene itaat etme.

mea ellezîne

  Kehf / 28 -

 Ali Fikri Yavuz = Sabah ve akşam Allah’ın rızasını dileyerek Rablerine dua eden kimselerle beraber nefsini sabırlı tut; dünya hayatının süsünü arzu edip de gözlerini onlardan (o Rablerine dua edenlerden) başkasına (dünya ehline) çevirme. Bizi anmak hususunda kalbine gaflet verdiğimiz kimseye itaat etme ki, o, keyfinin ardına düşmüş ve işi de, haddini aşmak olmuştur.

mea ellezîne

  Kehf / 28 -

 Ali Ünal = Sadece O’nun rızasına erme ve Cemâline kavuşma dileğiyle sabah ve ikindiakşam saatlerinde Rabbilerine ibadet ve dua eden mü’minlerle birlikte olmakta sebat göster; dünya hayatının süsü ve çekiciliği adına (tebliğinin kabul görmesi gibi) bir arzu ile gözün onlardan başkalarına çevrilmesin ve kalbini Bizi anmaktan gafil bıraktığımız, heva ve hevesine uyan ve işi hep aşırılık olan kimselerin sözlerine bakma.