Aranılan kelime ile eşleşen ayetler

bi mısra

  Yûnus / 87 -

 Diyanet İşleri = Mûsâ’ya ve kardeşine, “Kavminiz için Mısır’da (sığınak olarak) evler hazırlayın ve evlerinizi namaz kılınacak yerler yapın. Namazı dosdoğru kılın. Mü’minleri müjdele” diye vahyettik.

bi mısra

  Yûnus / 87 -

 Abdulbaki Gölpınarlı = Ve Mûsâ'ya ve kardeşine, kavminize Mısır'da barınacak evler kurun, evlerinizi kıble yapın ve namaz kılın ve müjdele inananları diye vahyettik.

bi mısra

  Yûnus / 87 -

 Abdullah Parlıyan = Musa'ya ve kardeşine: 'Kavminiz için Mısır'da evler hazırlayın ve evlerinizi ibadethane edinip namaz kılın [4]. Mü'minleri müjdele!' diye vahyettik.

bi mısra

  Yûnus / 87 -

 Adem Uğur = Biz de Musa ve kardeşine: Kavminiz için Mısır'da evler hazırlayın ve evlerinizi namaz kılınacak yerler yapın, namazlarınızı da dosdoğru kılın. (Ey Musa!) Müminleri müjdele! diye vahyettik.

bi mısra

  Yûnus / 87 -

 Ahmed Hulusi = Musa ve erkek kardeşine: "Mısır'da halkınız için evler hazırlayın. . . Evlerinizi ibadethane yapın ve salâtı ikame edin. . . İman edenleri müjdele" diye vahyettik.

bi mısra

  Yûnus / 87 -

 Ahmet Tekin = Mûsâ ve kardeşine:'Kavminiz için Mısır’da evler hazırlayın. Evlerinizi karşılıklı yaparak mescitler, gizli İslâmî merkezler haline getirin, birliğinizi güçlendirin, İslâmî eğitimi, faaliyetlerinizi yoğunlaştırın. Namazları da âdâbına riayet ederek, aksatmadan kılın. Mü’minlere dünyada yardım, zafer ve devlet, âhirette Cennet müjdesini verin.' diye vahyettik.

bi mısra

  Yûnus / 87 -

 Ahmet Varol = Musa'ya ve kardeşine: 'Kavminiz için Mısır'da evler hazırlayın ve evlerinizi ibadethane edinip namaz kılın [4]. Mü'minleri müjdele!' diye vahyettik.

bi mısra

  Yûnus / 87 -

 Ali Bulaç = Musa ve kardeşine (şöyle) vahyettik: "Mısır'da kavminiz için evler hazırlayın, evlerinizi namaz kılınan (ve kıbleye dönük) yerler yapın ve namazı dosdoğru kılın. Mü'minleri de müjdele."

bi mısra

  Yûnus / 87 -

 Ali Fikri Yavuz = Biz ise, Mûsa’ya ve kardeşine şöyle vahyettik: “- Kavminiz için Mısır’da bir takım evler hazırlayın ve evlerinizi namazgâh yapın. Namazı gereği üzre kılın. Hem de (Ey Mûsa) müminleri cennetle müjdele?”

bi mısra

  Yûnus / 87 -

 Ali Ünal = Musa’ya ve kardeşine, “Halkınız için Mısır’da (sığınak ve Allah yolunda bir araya gelme vazifesi görecek) birtakım evler hazırlayın; (bütün bir ümmet olarak) evlerinizi (birinden diğerine geçilebilecek ve birbirine destek olacak şekilde) organize edin ve Allah’a yönelme yerleri haline getirerek, namazı hakkıyla kılın!” diye vahyettik. (Ve ey Musa!) Mü’minleri müjdele!

bi mısra

  Yûnus / 87 -

 Bayraktar Bayraklı = Biz de Mûsâ ve kardeşine, “Kavminiz için Mısır'da evler hazırlayınız ve evlerinizi namaz kılınacak yerler yapınız, namazlarınızı da dosdoğru kılınız. Ey Mûsâ! Müminleri müjdele!” diye vahyettik.

bi mısra

  Yûnus / 87 -

 Bekir Sadak = Musa ve kardesine: «Misir'da milletinize evler hazirlayin; evlerinizi namazgah edinin, namaz kilin» diye vahyettik, «Inananlara mujde et.»

bi mısra

  Yûnus / 87 -

 Celal Yıldırım = Musa ile kardeşi Harun'a : «Mısır'da kendi kavimlerine evler hazırlayın, evlerinizi kıbleye yönelik yapın, namazınızı da kılın» diye vahyettik. Artık sen mü'minleri müjdele.

bi mısra

  Yûnus / 87 -

 Cemal Külünkoğlu = Biz de Musa ile kardeşine vahyettik: “Mısır'da kavminiz için evler hazırlayın, evlerinizi namaz kılınan yer (kıblegah/mescid) yapın ve (oralarda cemaatleşerek) namazı dosdoğru kılın. (Ey Musa!) İnananları (Allah'ın yardımıyla) müjdele!”

bi mısra

  Yûnus / 87 -

 Diyanet İşleri (eski) = Musa ve kardeşine: 'Mısır'da milletinize evler hazırlayın; evlerinizi namazgah edinin, namaz kılın' diye vahyettik, 'İnananlara müjde et.'

bi mısra

  Yûnus / 87 -

 Diyanet Vakfi = Biz de Musa ve kardeşine: Kavminiz için Mısır’da evler hazırlayın ve evlerinizi namaz kılınacak yerler yapın, namazlarınızı da dosdoğru kılın. (Ey Musa!) Müminleri müjdele! diye vahyettik.

bi mısra

  Yûnus / 87 -

 Edip Yüksel = Musa'ya ve kardeşine: 'Halkınız için Mısır'da evler hazırlayın. Evlerinizi tapınak yapın ve namazı gözetin. İnananları müjdeleyin,' diye vahyettik.

bi mısra

  Yûnus / 87 -

 Elmalılı Hamdi Yazır = Biz ise Musâya ve kardeşine şu vahyi verdik: kavminiz için Mısırda bir takım evler ihzar edin, ve evlerinizi kıble tarafına yapın ve namaz kılın, hem de mü'minleri tebşir eyle

bi mısra

  Yûnus / 87 -

 Elmalılı (sadeleştirilmiş) = Biz de Musa ile kardeşine şöyle vahyettik. «Kavminiz için Mısır'da bir takım evler hazırlayın, evlerinizi kıble tarafına yapın ve namaz kılın! Bir de mü'minleri müjdele!»

bi mısra

  Yûnus / 87 -

 Elmalılı (sadeleştirilmiş-2) = Biz Musa ile kardeşine şöyle vahyettik: «Kavminiz için Mısır'da birtakım evler hazırlayın ve evlerinizi kıbleye karşı yapın ve namazı kılın ve müminlere müjde verin.»

bi mısra

  Yûnus / 87 -

 Gültekin Onan = Musa ve kardeşine (şöyle) vahyettik: "Mısırda kavminiz için evler hazırlayın, evlerinizi namaz kılınan (ve kıbleye dönük) yerler yapın ve namazı dosdoğru kılın. İnançlıları müjdele."

bi mısra

  Yûnus / 87 -

 Harun Yıldırım = Musa ve kardeşine: “Mısır’da kavminize evler hazırlayın, evlerinizi namaz kılınan yerler yapın ve namazı dosdoğru kılın. Mü’minleri de müjdele!” diye vahyettik.

bi mısra

  Yûnus / 87 -

 Hasan Basri Çantay = Musâya ve biraderine: «Mısırda kavminiz için evler hazırlayın. O evlerinizi namazgah yapın. (Oralarda) dosdoğru namaz kılın. (Ey Musa) mü'minleri (dünyâda nusret ve âhiretde cennetle) müjdele» diye vahyetdik.

bi mısra

  Yûnus / 87 -

 Hayrat Neşriyat = Mûsâ’ya ve kardeşine: 'Kavminiz için Mısır’da evler hazırlayın, evlerinizi namazgâh yapın ve namazı hakkıyla edâ edin! Ve (ey Mûsâ!) Mü’minleri (mükâfâtla)müjdele!' diye vahyettik.

bi mısra

  Yûnus / 87 -

 İbni Kesir = Musa ve kardeşine de vahyettik ki: Mısır'da kavminiz için evler hazırlayın; evlerinizi namazgah edinin namaz kılın. Ve mü'minlere müjdele.

bi mısra

  Yûnus / 87 -

 Kadri Çelik = Musa ve kardeşine, “Mısır'da kavminize evler hazırlayın; (yakın temasta olmak için) evlerinizi karşılıklı bir şekilde karar kılın, namaz kılın ve iman edenleri müjdele” diye vahyettik.

bi mısra

  Yûnus / 87 -

 Muhammed Esed = Biz de Musa ile kardeşine: "Şehirde halkınız için bazı evleri sığınak edinin" diye vahyettik, "ve (onlara deyin ki) 'Evlerinizi ibadet yerine dönüştürün; ve namazda devamlı ve kararlı olun! Ve (sen ey Musa!) inananları (Allah'ın yardımıyla) müjdele!"

bi mısra

  Yûnus / 87 -

 Mustafa İslamoğlu = Derken Musa ve kardeşine şöyle vahyettik: "Şehirde toplumunuz için bazı evleri karargah edinin; kendi evlerinizi ise ibadethaneye dönüştürerek ibadetinizi eda edin! Ve (sen ey Musa!), mü'minleri (zaferle) müjdele!"

bi mısra

  Yûnus / 87 -

 Ömer Nasuhi Bilmen = Ve Mûsa ile kardeşine vahyettik ki, Mısır'da kavminiz için evler ittihaz ediniz ve evlerinizi namazgâh kılınız ve namazı dosdoğru eda ediniz ve mü'minleri tebşir et.

bi mısra

  Yûnus / 87 -

 Ömer Öngüt = Biz de Musa ve kardeşine: “Kavminiz için Mısır'da evler hazırlayın, evlerinizi namaz kılınacak yer yapın, namaz kılın. Müminleri müjdele!” diye vahyettik.

bi mısra

  Yûnus / 87 -

 Şaban Piriş = Musa ve kardeşine: -Mısır’da milletinize evler hazırlayın; evlerinizi namazgah edinin. Namaz kılın ve iman edenlere müjde verin! diye vahyettik.

bi mısra

  Yûnus / 87 -

 Sadık Türkmen = Musa’ya ve kardeşine: “Mısır’da kavminiz için evler hazırlayın“ diye vahyettik. “Evlerinizi mescid edinin ve namazı ikame edin.” “Müminleri müjdele!”

bi mısra

  Yûnus / 87 -

 Seyyid Kutub = Biz Musa ile kardeşine vahyettik ki; «Soydaşlarınıza Mısır'da evler hazırlayınız, evlerinizi namazgâh haline getiriniz,namaz kılınız ve mü'minleri müjdeleyiniz.»

bi mısra

  Yûnus / 87 -

 Suat Yıldırım = Mûsâ’ya ve kardeşine: "millet için Mısır’da evler hazırlayın, evlerinizi namazgâh yapın, namazı hakkıyla ifa edin ve ey Mûsâ müminleri müjdele!" diye vahyettik.

bi mısra

  Yûnus / 87 -

 Süleyman Ateş = Mûsâ'ya ve kardeşine "İkiniz kavminiz için Mısır'da evler hazırlayın (ey İsrâil oğulları) evlerinizi karşı karşıya kurun, namaz kılın ve (ey Mûsâ) mü'minleri müjdele" diye vahyettik.

bi mısra

  Yûnus / 87 -

 Tefhim-ul Kuran = Musa ve kardeşine (şöyle) vahyettik: «Mısır'da kavminiz için evler hazırlayın, evlerinizi namaz kılınan (ve kıbleye dönük) yerler yapın ve namazı dosdoğru kılın. Mü'minleri de müjdele.»

bi mısra

  Yûnus / 87 -

 Ümit Şimşek = Biz de Musa'ya ve kardeşine 'Kavminiz için Mısır'da evler edinin,' diye vahyettik. 'Evlerinizi mescid haline getirin. Namazlarınızı dosdoğru kılın. Müjdele o mü'minleri.'

bi mısra

  Yûnus / 87 -

 Yaşar Nuri Öztürk = Mûsa'ya ve kardeşine şunu vahyettik: Kavminiz için kendilerini yerleştirmek üzere Mısır'da evler hazırlayın. Evlerinizi kıble yapın/karşılıklı yapın ve namaz kılın. İnananlara müjde ver.

bi mısra

  Yûnus / 87 -

 İskender Ali Mihr = Musa (A.S) ve kardeşine vahyettik: “İkinizin kavmi için Mısır’a evler yapın ve evlerinizi kıble kılın ve namazı ikame edin. Ve mü’minleri müjdele!”

bi mısra

  Yûnus / 87 -

 İlyas Yorulmaz = Musa ve kardeşine “Şehirdeki evlere yerleşin, evlerinizi kıble edinin ve namaz kılın. (böyle yapıp) inanları müjdele” diye vahyettik.

min mısra

  Yûsuf / 21 -

 Diyanet İşleri = Onu satın alan Mısırlı kişi, hanımına dedi ki: “Ona iyi bak. Belki bize yararı dokunur veya onu evlat ediniriz.” İşte böylece biz Yûsuf’u o yere (Mısır’a) yerleştirdik ve ona (rüyadaki) olayların yorumunu öğretelim diye böyle yaptık. Allah, işinde galiptir, fakat insanların çoğu bunu bilmezler.

min mısra

  Yûsuf / 21 -

 Abdulbaki Gölpınarlı = Mısır halkından olup onu satın alan kişi, karısına, buna izzetle muâmele et, umarım ki bize faydası dokunur, yahut da onu evlât ediniriz demişti. İşte Yûsuf'u, Mısır'da böylece yerleştirdik de ona rüya yormasını öğrettik ve Allah, yaptığı işte üstündür daima, fakat insanların çoğu, bunu bilmez.

min mısra

  Yûsuf / 21 -

 Abdullah Parlıyan = Ve onu satın alan Mısırlı adam karısına, “O'na iyi bak” dedi. “Belki bize yararı olur. Kaldı ki, evlatlık edinebiliriz onu.” Böylece Yûsuf'a o ülkede iyi bir yer sağladık ki, ona olayların içyüzüne ve gerçek anlamına dair bir kavrama öğretelim diye. Allah şüphesiz istediğini yapmaya güç yetirendir. Fakat insanların çoğu bu gerçeği bilmiyorlar.

min mısra

  Yûsuf / 21 -

 Adem Uğur = Mısır'da onu satın alan adam, karısına dedi ki: "Ona değer ver ve güzel bak! Umulur ki bize faydası olur. Veya onu evlât ediniriz." İşte böylece (Mısır da adaletle hükmetmesi) ve kendisine (rüyadaki) olayların yorumunu öğretmemiz için Yusufu o yere yerleştirdik. Allah, emrini yerine getirmeye kadirdir. Fakat insanların çoğu (bunu) bilmezler.

min mısra

  Yûsuf / 21 -

 Ahmed Hulusi = Onu satın alan Mısırlı, karısına dedi ki: "Ona iyi bak. . . Umarım bize faydası olur, belki de Onu evlat ediniriz". . . Böylece Yusuf'u oraya yerleştirdik ki, bu arada yaşamdaki olayların hakikatini OKUmasını talim edelim. . . Allâh hükmü yerine gelir! Fakat insanların çoğunluğu bunun farkında değildir!

min mısra

  Yûsuf / 21 -

 Ahmet Tekin = Onu satın alan Mısırlı, eşine:'Onu konağa yerleştir, izzet ikramda bulun, güzel ağırla. Umulur ki bize faydası olur. Ve onu kendimize oğul ediniriz.' dedi. Böylece o ülkede, Yûsuf’a makam, mevki, güç ve itibar hazırladık. Ona, meselelerin, olayların tahlilini, ilmî esaslara dayalı yorumunu, doğacak sonuçları hesap edebilmeyi, akıl yürütmeyi, rüyaların tâbirini öğrettik. Allah’ın, planını icra etmeye gücü kudreti yeter. Fakat insanların çoğu bunu bilmezler.

min mısra

  Yûsuf / 21 -

 Ahmet Varol = Mısır'da onu satın alan kişi hanımına: 'Buna iyi bak! Olur ki bize yarar sağlar yahut kendisini evlat ediniriz' dedi. Böylece Yusuf'u (o) yere yerleştirdik ki, kendisine rüyaların yorumunu öğretelim. Allah emrinde galibdir (mutlak güç ve irade sahibidir), ancak insanların çoğu bilmez.

min mısra

  Yûsuf / 21 -

 Ali Bulaç = Onu satın alan bir Mısır'lı (aziz,) karısına: "Onun yerini üstün tut (ona güzel bak), umulur ki bize bir yararı dokunur ya da onu evlat ediniriz" dedi. Böylelikle biz, Yusuf'u yeryüzünde (Mısır'da) yerleşik kıldık. Ona sözlerin yorumundan (olan bir bilgiyi) öğrettik. Allah, emrinde galib olandır, ancak insanların çoğu bilmezler.

min mısra

  Yûsuf / 21 -

 Ali Fikri Yavuz = Mısır halkından Yûsuf’u satın alan (vezir), karısına şöyle dedi: “- Bunun yerini iyi yap, kendisine güzel bak, umulur ki, bize bir faydası dokunur, yahut onu evlâd ediniriz.” İşte, Yûsuf’u böylece Mısır memleketine yerleştirdik ve ona rüyaların tâbirini öğrettik. Allah, emrinde galibdir, (iradesi geri çevrilemez) fakat insanların çoğu bunu bilmezler.

min mısra

  Yûsuf / 21 -

 Ali Ünal = O’nu satın alan Mısırlı, hanımına “O’na iyi bak ve kendisini aziz tut. Olur ya, bize bir faydası dokunur veya onu evlât ediniriz.” dedi. Böylece o ülkede Yusuf’a ayağını basacağı sağlam bir zemin ve mühim bir imkân verdik. Misyonu gereği O’na belli seviyede, (rüyalar dahil) hadiselerin manâ ve yorumunu öğretecektik. Allah, neyi diler, neye hükmederse onu muhakkak yerine getirir. Ne var ki, insanların çoğu bunu bilmez.