Aranılan kelime ile eşleşen ayetler

mâ yed’ûne

  Ankebût / 42 -

 Diyanet İşleri = Şüphesiz Allah, onların, kendini bırakıp da başka ne tür şeylere taptıklarını biliyor. O, mutlak güç sahibidir, hüküm ve hikmet sahibidir.

mâ yed’ûne

  Ankebût / 42 -

 Abdulbaki Gölpınarlı = Şüphe yok ki Allah, kendisinden başka neye tapıyorlarsa hepsini bilir ve odur üstün, hüküm ve hikmet sâhibi.

mâ yed’ûne

  Ankebût / 42 -

 Abdullah Parlıyan = Kuşkusuz Allah, insanların kendisini bırakıp ta, yalvardıkları şeylerin, yani düzmece ilahların ne olduğunu çok iyi bilir. Gücüne erişilemeyen güç sahibi O'dur, yaptığı herşeyi yerli yerince yapan da O'dur.

mâ yed’ûne

  Ankebût / 42 -

 Adem Uğur = Allah, onların kendisini bırakıp da hangi şeye yalvardıklarını şüphesiz bilir. O, mutlak güç ve hikmet sahibidir.

mâ yed’ûne

  Ankebût / 42 -

 Ahmed Hulusi = Muhakkak ki Allâh, O'nun dûnunda yöneldiğiniz şeyleri bilir. . . "HÛ"; Aziyz'dir, Hakiym'dir.

mâ yed’ûne

  Ankebût / 42 -

 Ahmet Tekin = Allah, onların, kendisini bırakıp, kulları durumundakilerden taptıkları, yalvardıkları şeyleri bilir. Kudretli, hikmet sahibi ve hükümran olan O’dur.

mâ yed’ûne

  Ankebût / 42 -

 Ahmet Varol = Allah, kendinden başka her neye tapıyorlarsa muhakkak bilmektedir. O güçlüdür, hikmet sahibidir.

mâ yed’ûne

  Ankebût / 42 -

 Ali Bulaç = Allah, kendi dışında hangi şeye taptıklarını şüphesiz bilir. O, güçlü ve üstün olandır, hüküm ve hikmet sahibidir.

mâ yed’ûne

  Ankebût / 42 -

 Ali Fikri Yavuz = Onların Allah’dan başka hangi şeylere taptıklarını şübhesiz ki Allah biliyor. O, Azîz’dir= her şeye galibdir, Hakîm’dir= hükmünde hikmet sahibidir.

mâ yed’ûne

  Ankebût / 42 -

 Ali Ünal = Ama Allah, onların Kendisi’nden başka nelere el açıp yalvardıklarını ve böyle yapmalarının hiçbir gerçeğe dayanmadığını biliyor. O, Azîz’dir, (mülkünde hiçbir ortak ve Kendisi’nden başka ilâh ve rab kabul etmez; O’ndan başkasına ibadet edilmesine asla razı olmaz); Hakîm’dir (bütün hüküm ve icraatında pek çok hikmetler bulunandır).

mâ yed’ûne

  Ankebût / 42 -

 Bayraktar Bayraklı = Şüphesiz Allah, onların kendisinden başka ne tür bir şeye yalvardıklarını bilir. O, çok güçlüdür ve hikmet sahibidir.

mâ yed’ûne

  Ankebût / 42 -

 Bekir Sadak = Dogrusu Allah, Kendini birakip da yavardiklari seyi bilir. O gucludur, Hakim'dir.

mâ yed’ûne

  Ankebût / 42 -

 Celal Yıldırım = Şüphesiz ki Allah, onların kendisinden başka nelere taptıklarını bilir. O, çok üstündür, çok güçlüdür, yegâne hikmet sahibidir.

mâ yed’ûne

  Ankebût / 42 -

 Cemal Külünkoğlu = Şüphesiz Allah, insanların Kendisini bırakıp da yalvardıkları şeylerin ne olduğunu çok iyi bilir. Hiç kuşkusuz O, mutlak güç sahibidir, hüküm ve hikmet sahibidir.”

mâ yed’ûne

  Ankebût / 42 -

 Diyanet İşleri (eski) = Doğrusu Allah, Kendini bırakıp da yalvardıkları şeyi bilir. O güçlüdür, Hakim'dir.

mâ yed’ûne

  Ankebût / 42 -

 Diyanet Vakfi = Allah, onların kendisini bırakıp da hangi şeye yalvardıklarını şüphesiz bilir. O, mutlak güç ve hikmet sahibidir.

mâ yed’ûne

  Ankebût / 42 -

 Edip Yüksel = ALLAH onların kendisinden başka taptıklarının aslında hiç bir şey olmadığını iyi bilir. O Üstündür, Bilgedir.

mâ yed’ûne

  Ankebût / 42 -

 Elmalılı Hamdi Yazır = Her halde Allah biliyor ki onlar onun berîsinden nelere, ne gibi şeylere yalvarıyorlar, halbuki azîz odur, hakîm o

mâ yed’ûne

  Ankebût / 42 -

 Elmalılı (sadeleştirilmiş) = Allah, kesinlikle onların, kendisini bırakıp da hangi şeylere yalvardıklarını biliyor. Oysa güçlü O'dur, hikmet sahibi O.

mâ yed’ûne

  Ankebût / 42 -

 Elmalılı (sadeleştirilmiş-2) = Allah, onların kendisini bırakıpta hangi şeye yalvardıklarını şüphesiz ki bilir. O mutlak güç ve hikmet sahibidir.

mâ yed’ûne

  Ankebût / 42 -

 Gültekin Onan = Tanrı, kendi dışında hangi şeye taptıklarını şüphesiz bilir. O, güçlü ve üstün olandır, hüküm ve hikmet sahibidir.

mâ yed’ûne

  Ankebût / 42 -

 Harun Yıldırım = Allah, onlar'ın kendisini bırakıp da hangi şeye yalvardıklarını şüphesiz bilir. O, mutlak güç ve hikmet sahibidir.

mâ yed’ûne

  Ankebût / 42 -

 Hasan Basri Çantay = Allah, kendinden başka hangi şey'e tapıyorlarsa şübhesiz ki biliyor. O, mutlak gaalibdir, tam hüküm ve hikmet saahibidir.

mâ yed’ûne

  Ankebût / 42 -

 Hayrat Neşriyat = Şübhesiz ki Allah, (onların) kendisinden başka nelere yalvarmakta olduklarını bilir. Çünki O, Azîz (kudreti dâimâ üstün gelen)dir, Hakîm (her işi hikmetli olan)dır.

mâ yed’ûne

  Ankebût / 42 -

 İbni Kesir = Muhakkak ki Allah; kendini bırakıp da tapındıkları şeyi bilir. Ve O, Aziz'dir. Hakim'dir.

mâ yed’ûne

  Ankebût / 42 -

 Kadri Çelik = Allah, kendi dışında hangi şeye tapmakta olduklarını şüphesiz bilmektedir. O üstün güç sahibidir, hikmet sahibidir.

mâ yed’ûne

  Ankebût / 42 -

 Muhammed Esed = Kuşkusuz Allah, insanların Kendisini bırakıp da yalvardıkları şeylerin ne olduğunu çok iyi bilir; yalnız O'dur kudret sahibi, hikmet sahibi.

mâ yed’ûne

  Ankebût / 42 -

 Mustafa İslamoğlu = Şüphesiz Allah, onların kendisinden başka yalvarıp yakardıkları her şeyi çok iyi bilir; zira yüceler yücesi O'dur, her hükmünde tam isabet sahibi O'dur.

mâ yed’ûne

  Ankebût / 42 -

 Ömer Nasuhi Bilmen = Şüphe yok ki, Allah kendisinden başka neye ibadet ettiklerini bilir. Halbuki azîz, hakîm olan O'dur.

mâ yed’ûne

  Ankebût / 42 -

 Ömer Öngüt = Allah, onların kendisinden başka ne gibi şeylere tapındıklarını şüphesiz ki bilir. O Azîz'dir, hükmünde hikmet sahibidir.

mâ yed’ûne

  Ankebût / 42 -

 Şaban Piriş = Allah, kendisinden başka ne tür şeylere dua ettiklerini bilir. O güçlüdür hakimdir.

mâ yed’ûne

  Ankebût / 42 -

 Sadık Türkmen = Şüphesiz ki Allah, kendisinin dışında, ne gibi şeylere yalvardıklarını bilir. O üstündür, hâkimdir.

mâ yed’ûne

  Ankebût / 42 -

 Seyyid Kutub = Hiç kuşkusuz Allah onların kendisini bir yana bırakıp ne gibi şeylere taptıklarını bilir. O üstün iradelidir ve her yaptığı yerindedir.

mâ yed’ûne

  Ankebût / 42 -

 Suat Yıldırım = Allah, onların Kendisinden başka hangi varlıkları tanrılaştırıp yalvardıklarını elbette bilir. O, aziz ve hakîmdir (mutlak galiptir, tam hüküm ve hikmet sahibidir).

mâ yed’ûne

  Ankebût / 42 -

 Süleyman Ateş = Allâh, onların kendisinden başka ne gibi şeylere yalvardıklarını bilir, O üstündür, hüküm ve hikmet sâhibidir.

mâ yed’ûne

  Ankebût / 42 -

 Tefhim-ul Kuran = Allah, kendi dışında hangi şeye tapmakta olduklarını şüphesiz bilmektedir. O, güçlü ve üstün olandır, hüküm ve hikmet sahibidir.

mâ yed’ûne

  Ankebût / 42 -

 Ümit Şimşek = Allah, onların kendisinden başka hangi şeye yakardıklarını bilir. O herşeyin mutlak galibi ve sonsuz hikmet sahibidir.

mâ yed’ûne

  Ankebût / 42 -

 Yaşar Nuri Öztürk = Allah, onların, kendisinden başka ne gibi bir şeye yalvardıklarını / kulluk ettiklerini bilir. O'dur Azîz, O'dur Hakîm.

mâ yed’ûne

  Ankebût / 42 -

 İskender Ali Mihr = Muhakkak ki Allah, onların, O’ndan (Kendinden) başka taptıkları şeyleri bilir. Ve O; Azîz’dir (çok yüce) Hakîm’dir (hüküm ve hikmet sahibi).

mâ yed’ûne

  Ankebût / 42 -

 İlyas Yorulmaz = Şüphesiz ki Allah onların kimden, ne istediklerini çok iyi biliyor.