Aranılan kelime ile eşleşen ayetler
mâ tenfeu-hum
Abdulbaki Gölpınarlı = Derken şefâatçilerin şefâati fayda vermez onlara.
mâ tenfeu-hum
Abdullah Parlıyan = Bu hal ve sıfatları üzerinde bulunduranlar yani 43, 44, 45, 46. ayetlerde anlatılan kimselere hiçbir şefaat edicinin şefaatı fayda vermeyecektir.
mâ tenfeu-hum
Ahmet Tekin = Bu durumda şefaat edebilecek kimse yok ki, şefaatleri, onlara fayda sağlasın.
mâ tenfeu-hum
Ahmet Varol = Artık şefaat edenlerin şefaatleri onlara yarar sağlamaz.
mâ tenfeu-hum
Ali Bulaç = Artık, şefaat edenlerin şefaati onlara bir yarar sağlamaz.
mâ tenfeu-hum
Ali Fikri Yavuz = Fakat (o vakit) şefaatçilerin şefaatı onlara fayda vermez.
mâ tenfeu-hum
Ali Ünal = Şefaat edeceklere (o inkârcı suçlular için şefaat etme izni verilecek bile olsa) bu şefaat de onlara fayda vermez.
mâ tenfeu-hum
Bayraktar Bayraklı = Artık onlara, şefaatçilerin şefaati fayda vermez.
mâ tenfeu-hum
Cemal Külünkoğlu = Artık onlara şefaatçilerin şefaati yarar sağlamaz.
mâ tenfeu-hum
Diyanet İşleri (eski) = Artık onlara, şefaatçilerin şefaati fayda vermez.
mâ tenfeu-hum
Elmalılı Hamdi Yazır = Fakat fâide vermez o vakıt şefaati şefaatçilerin
mâ tenfeu-hum
Elmalılı (sadeleştirilmiş) = Fakat o zaman şefaatçilerin şefaati fayda vermez.
mâ tenfeu-hum
Elmalılı (sadeleştirilmiş-2) = Artık onlara şefaatçilerin şefaatı fayda vermez.
mâ tenfeu-hum
Gültekin Onan = Artık, şefaat edenlerin şefaati onlara bir yarar sağlamaz.
mâ tenfeu-hum
Harun Yıldırım = Artık, şefaatçıların şefaati onlara bir fayda vermez.
mâ tenfeu-hum
Hasan Basri Çantay = Artık şefaat edicilerin hiçbir şefaati onlara fâide vermeyecek.
mâ tenfeu-hum
Hayrat Neşriyat = Artık şefâatçilerin şefâati onlara (kâfirlere) fayda vermez!
mâ tenfeu-hum
Kadri Çelik = Artık, şefaat edenlerin şefaati onlara bir yarar sağlamaz.
mâ tenfeu-hum
Muhammed Esed = Ve böylece, onlar için şefaat edecek olanların hiçbirinin (zerre kadar) faydası olmaz.
mâ tenfeu-hum
Mustafa İslamoğlu = İşte bunlara hiçbir şefaatçinin şefaati fayda vermeyecek.
mâ tenfeu-hum
Ömer Nasuhi Bilmen = (48-49) Artık onlara şefaat edecek olanların şefaati bir fâide verecek değildir. Onlar için ne var ki öğütten yüz çeviriyorlar?
mâ tenfeu-hum
Sadık Türkmen = Artık, iddia ettikleri şefaatçilerin şefaati onlara fayda vermez.
mâ tenfeu-hum
Seyyid Kutub = Artık onlara şefaat edebilecek olanların aracılığı yarar sağlamaz.
mâ tenfeu-hum
Tefhim-ul Kuran = Artık, şefaat edenlerin şefaati onlara bir yarar sağlamaz.
mâ tenfeu-hum
Yaşar Nuri Öztürk = Artık yarar sağlamaz onlara şefaatçilerin şefaati.
mâ tenfeu-hum
İskender Ali Mihr = Artık şefaat edenlerin şefaati onlara fayda sağlamaz.
mâ tenfeu-hum
İlyas Yorulmaz = Artık, bundan sonra onlara, şefaatçilerin şefaatleri fayda vermez.