Aranılan kelime ile eşleşen ayetler

mâ tenfeu-hum

  Müddessir / 48 -

 Diyanet İşleri = Artık şefaatçilerin şefaati onlara fayda vermez.

mâ tenfeu-hum

  Müddessir / 48 -

 Abdulbaki Gölpınarlı = Derken şefâatçilerin şefâati fayda vermez onlara.

mâ tenfeu-hum

  Müddessir / 48 -

 Abdullah Parlıyan = Bu hal ve sıfatları üzerinde bulunduranlar yani 43, 44, 45, 46. ayetlerde anlatılan kimselere hiçbir şefaat edicinin şefaatı fayda vermeyecektir.

mâ tenfeu-hum

  Müddessir / 48 -

 Adem Uğur = Artık şefaatçilerin şefaati onlara fayda vermez.

mâ tenfeu-hum

  Müddessir / 48 -

 Ahmed Hulusi = Artık onlara şefaat edicilerin şefaati fayda vermez.

mâ tenfeu-hum

  Müddessir / 48 -

 Ahmet Tekin = Bu durumda şefaat edebilecek kimse yok ki, şefaatleri, onlara fayda sağlasın.

mâ tenfeu-hum

  Müddessir / 48 -

 Ahmet Varol = Artık şefaat edenlerin şefaatleri onlara yarar sağlamaz.

mâ tenfeu-hum

  Müddessir / 48 -

 Ali Bulaç = Artık, şefaat edenlerin şefaati onlara bir yarar sağlamaz.

mâ tenfeu-hum

  Müddessir / 48 -

 Ali Fikri Yavuz = Fakat (o vakit) şefaatçilerin şefaatı onlara fayda vermez.

mâ tenfeu-hum

  Müddessir / 48 -

 Ali Ünal = Şefaat edeceklere (o inkârcı suçlular için şefaat etme izni verilecek bile olsa) bu şefaat de onlara fayda vermez.

mâ tenfeu-hum

  Müddessir / 48 -

 Bayraktar Bayraklı = Artık onlara, şefaatçilerin şefaati fayda vermez.

mâ tenfeu-hum

  Müddessir / 48 -

 Bekir Sadak = Artik onlara, sefaatcilerin sefaati fayda vermez.

mâ tenfeu-hum

  Müddessir / 48 -

 Celal Yıldırım = Artık onlara şefaatçilerin şefaati fayda vermez.

mâ tenfeu-hum

  Müddessir / 48 -

 Cemal Külünkoğlu = Artık onlara şefaatçilerin şefaati yarar sağlamaz.

mâ tenfeu-hum

  Müddessir / 48 -

 Diyanet İşleri (eski) = Artık onlara, şefaatçilerin şefaati fayda vermez.

mâ tenfeu-hum

  Müddessir / 48 -

 Diyanet Vakfi = Artık şefaatçilerin şefaati onlara fayda vermez.

mâ tenfeu-hum

  Müddessir / 48 -

 Edip Yüksel = Aracıların şefaati onlara bir yarar sağlamaz.

mâ tenfeu-hum

  Müddessir / 48 -

 Elmalılı Hamdi Yazır = Fakat fâide vermez o vakıt şefaati şefaatçilerin

mâ tenfeu-hum

  Müddessir / 48 -

 Elmalılı (sadeleştirilmiş) = Fakat o zaman şefaatçilerin şefaati fayda vermez.

mâ tenfeu-hum

  Müddessir / 48 -

 Elmalılı (sadeleştirilmiş-2) = Artık onlara şefaatçilerin şefaatı fayda vermez.

mâ tenfeu-hum

  Müddessir / 48 -

 Gültekin Onan = Artık, şefaat edenlerin şefaati onlara bir yarar sağlamaz.

mâ tenfeu-hum

  Müddessir / 48 -

 Harun Yıldırım = Artık, şefaatçıların şefaati onlara bir fayda vermez.

mâ tenfeu-hum

  Müddessir / 48 -

 Hasan Basri Çantay = Artık şefaat edicilerin hiçbir şefaati onlara fâide vermeyecek.

mâ tenfeu-hum

  Müddessir / 48 -

 Hayrat Neşriyat = Artık şefâatçilerin şefâati onlara (kâfirlere) fayda vermez!

mâ tenfeu-hum

  Müddessir / 48 -

 İbni Kesir = Artık onlara, şefaatçıların şefaatı fayda vermez.

mâ tenfeu-hum

  Müddessir / 48 -

 Kadri Çelik = Artık, şefaat edenlerin şefaati onlara bir yarar sağlamaz.

mâ tenfeu-hum

  Müddessir / 48 -

 Muhammed Esed = Ve böylece, onlar için şefaat edecek olanların hiçbirinin (zerre kadar) faydası olmaz.

mâ tenfeu-hum

  Müddessir / 48 -

 Mustafa İslamoğlu = İşte bunlara hiçbir şefaatçinin şefaati fayda vermeyecek.

mâ tenfeu-hum

  Müddessir / 48 -

 Ömer Nasuhi Bilmen = (48-49) Artık onlara şefaat edecek olanların şefaati bir fâide verecek değildir. Onlar için ne var ki öğütten yüz çeviriyorlar?

mâ tenfeu-hum

  Müddessir / 48 -

 Ömer Öngüt = Şefaat edeceklerin şefaatı onlara bir fayda vermez.

mâ tenfeu-hum

  Müddessir / 48 -

 Şaban Piriş = Artık şefaatçilerin şefaati onlara bir yarar sağlamaz.

mâ tenfeu-hum

  Müddessir / 48 -

 Sadık Türkmen = Artık, iddia ettikleri şefaatçilerin şefaati onlara fayda vermez.

mâ tenfeu-hum

  Müddessir / 48 -

 Seyyid Kutub = Artık onlara şefaat edebilecek olanların aracılığı yarar sağlamaz.

mâ tenfeu-hum

  Müddessir / 48 -

 Suat Yıldırım = Artık onlara şefaatçilerin şefaati fayda etmez.

mâ tenfeu-hum

  Müddessir / 48 -

 Süleyman Ateş = Artık onlara şefâ'atçilerin şefâ'ati fayda vermez.

mâ tenfeu-hum

  Müddessir / 48 -

 Tefhim-ul Kuran = Artık, şefaat edenlerin şefaati onlara bir yarar sağlamaz.

mâ tenfeu-hum

  Müddessir / 48 -

 Ümit Şimşek = Şefaat edenlerin şefaati onlara fayda vermez.

mâ tenfeu-hum

  Müddessir / 48 -

 Yaşar Nuri Öztürk = Artık yarar sağlamaz onlara şefaatçilerin şefaati.

mâ tenfeu-hum

  Müddessir / 48 -

 İskender Ali Mihr = Artık şefaat edenlerin şefaati onlara fayda sağlamaz.

mâ tenfeu-hum

  Müddessir / 48 -

 İlyas Yorulmaz = Artık, bundan sonra onlara, şefaatçilerin şefaatleri fayda vermez.