Aranılan kelime ile eşleşen ayetler

mâ kesebet,

  İbrahim / 51 -

 Diyanet İşleri = Allah, herkese kazandığının karşılığını vermek için böyle yapar. Şüphesiz Allah, hesabı çabuk görendir.

mâ kesebet,

  İbrahim / 51 -

 Abdulbaki Gölpınarlı = Allah, herkese yaptığının karşılığını verir. Şüphe yok ki Allah'ın hesap görmesi, pek tezdir.

mâ kesebet,

  İbrahim / 51 -

 Abdullah Parlıyan = Bütün bunlar, Allah'ın herkese hayatta elde ettiği şeyle, karşılık vereceği için böyledir. Gerçekten Allah, hesabı çarçabuk görendir.

mâ kesebet,

  İbrahim / 51 -

 Adem Uğur = Allah herkese kazandığının karşılığını vermek için (onları diriltecektir.) Kuşkusuz Allah, hesabı çabuk görendir.

mâ kesebet,

  İbrahim / 51 -

 Ahmed Hulusi = Allâh, her benliğin edindiğinin sonuçlarını yaşamasını murat etmiştir! Muhakkak ki Allâh Seriy'ul Hisab'dır (yapılanın sonucunu anında oluşturan)!

mâ kesebet,

  İbrahim / 51 -

 Ahmet Tekin = Allah, herkesi, işlediği amellerin karşılığını, hak ettiklerini vermek için huzurunda toplayacaktır. Allah çok çabuk hesaba çeker.

mâ kesebet,

  İbrahim / 51 -

 Ahmet Varol = (Bu) Allah'ın her cana kazandığının karşılığını vermesi içindir. Şüphesiz Allah hesabı çabuk görendir.

mâ kesebet,

  İbrahim / 51 -

 Ali Bulaç = (Bu azab,) Allah'ın her nefsi kendi kazandığıyla cezalandırması içindir. Şüphesiz Allah, hesabı pek çabuk görendir.

mâ kesebet,

  İbrahim / 51 -

 Ali Fikri Yavuz = Çünkü Allah, herkesi kazandığı ile cezalandıracaktır. Gerçekten Allah’ın hesabı çok çabuktur.

mâ kesebet,

  İbrahim / 51 -

 Ali Ünal = Allah, herkese (dünyada iken) kazandığının karşılığını verir. Gerçekten Allah, hesabı pek çabuk görendir.

mâ kesebet,

  İbrahim / 51 -

 Bayraktar Bayraklı = Allah herkese kazandığının karşılığını vermek için onları diriltecektir. Şüphesiz Allah, hesabı çabuk görendir.

mâ kesebet,

  İbrahim / 51 -

 Bekir Sadak = Bu, Allah herkese yaptiginin karsiligini verecegi icin boyledir. Dogrusu Allah hesabi cabuk gorur.

mâ kesebet,

  İbrahim / 51 -

 Celal Yıldırım = (Bütün bunlar) Allah'ın herkese elde ettiğinin karşılığını vermesi içindir. Doğrusu Allah hesabı çarçabuk görendir.

mâ kesebet,

  İbrahim / 51 -

 Cemal Külünkoğlu = (Bütün bunlar) Allah'ın, herkese yaptığının karşılığını verecek olmasındandır. Şüphe yok ki Allah hesabı çok çabuk görendir.

mâ kesebet,

  İbrahim / 51 -

 Diyanet İşleri (eski) = Bu, Allah herkese yaptığının karşılığını vereceği için böyledir. Doğrusu Allah hesabı çabuk görür.

mâ kesebet,

  İbrahim / 51 -

 Diyanet Vakfi = Allah herkese kazandığının karşılığını vermek için (onları diriltecektir.) Kuşkusuz Allah, hesabı çabuk görendir.

mâ kesebet,

  İbrahim / 51 -

 Edip Yüksel = Böylece ALLAH herkese yaptığının karşılığını verir. ALLAH hızlı hesap görendir.

mâ kesebet,

  İbrahim / 51 -

 Elmalılı Hamdi Yazır = Çünkü Allah her nefsi kazandığıle cezalandıracak, haberiniz olsun ki Allahın hisabı seri'dir

mâ kesebet,

  İbrahim / 51 -

 Elmalılı (sadeleştirilmiş) = Çünkü Allah herkesi kazandığı ile cezalandıracak! Bilin ki, Allah'ın hesabı çok çabuktur.

mâ kesebet,

  İbrahim / 51 -

 Elmalılı (sadeleştirilmiş-2) = Çünkü Allah, herkesi kazandığı ile cezalandıracaktır. Gerçekten Allah, hesabı çabuk görendir.

mâ kesebet,

  İbrahim / 51 -

 Gültekin Onan = (Bu azab,) Tanrı'nın her nefsi kendi kazandığıyla cezalandırması içindir. Şüphesiz Tanrı, hesabı pek çabuk görendir.

mâ kesebet,

  İbrahim / 51 -

 Harun Yıldırım = Allah herkese kazandığının karşılığını vermek için (onları diriltecektir.) Kuşkusuz Allah, hesabı çabuk görendir.

mâ kesebet,

  İbrahim / 51 -

 Hasan Basri Çantay = (Onlar kabirlerinden şundan dolayı kalkacaklardır ki:) Allah herkese kazandığının cezasını versin. Şübhesiz ki Allah, hesabı çabuk görendir.

mâ kesebet,

  İbrahim / 51 -

 Hayrat Neşriyat = Ki Allah, herkese kazandığının karşılığını versin! Muhakkak ki Allah, hesâbı pek çabuk görendir.

mâ kesebet,

  İbrahim / 51 -

 İbni Kesir = Bu; Allah'ın herkese yaptığının karşılığını vermesi içindir. Muhakkak ki Allah; hesabı çabuk görendir.

mâ kesebet,

  İbrahim / 51 -

 Kadri Çelik = (Bu azap,) Allah'ın her nefsi kendi kazandığıyla cezalandırması içindir. Hiç şüphesiz Allah, hesabı pek çabuk görendir.

mâ kesebet,

  İbrahim / 51 -

 Muhammed Esed = (Bütün bunlar,) Allah herkese (hayatta) elde ettiği şeyle karşılık vereceği için (böyle)dir. Gerçekten de, hesapta çabuk olan Allah'tır!

mâ kesebet,

  İbrahim / 51 -

 Mustafa İslamoğlu = (İşte bu), Allah'ın her bir cana kendi kazandığının karşılığını verdiği içindir; elbette hesabı (böylesine) seri gören sadece Allah'tır.

mâ kesebet,

  İbrahim / 51 -

 Ömer Nasuhi Bilmen = Allah Teâlâ, her kimseyi kazandığı ile cezalandırmak için böyle yapacaktır. Şüphe yok ki Allah Teâlâ'nın hesabı pek süratlidir.

mâ kesebet,

  İbrahim / 51 -

 Ömer Öngüt = Bu, Allah'ın herkese kendi kazandığının karşılığını vermesi içindir. Doğrusu Allah hesabı çabuk görendir.

mâ kesebet,

  İbrahim / 51 -

 Şaban Piriş = Bu, Allah herkese yaptığının karşılığını vereceği için böyledir. Allah, hesabı çabuk görür.

mâ kesebet,

  İbrahim / 51 -

 Sadık Türkmen = Böylece Allah herkese kazandıklarının karşılığını verir! Muhakkak ki Allah hesabı çabuk görendir.

mâ kesebet,

  İbrahim / 51 -

 Seyyid Kutub = Amaç, Allah'ın herkese işlediğinin karşılığını vermesidir. Hiç kuşkusuz Allah'ın hesap görmesi pek çabuktur.

mâ kesebet,

  İbrahim / 51 -

 Suat Yıldırım = Allah her insana kazandığının karşılığını vermek için (diriltir). Allah, hesabı çok çabuk görür.

mâ kesebet,

  İbrahim / 51 -

 Süleyman Ateş = Allâh, her canı kazandığiyle cezâlandırmak için (böyle yapar). Şüphesiz Allâh, hesabı çabuk görendir.

mâ kesebet,

  İbrahim / 51 -

 Tefhim-ul Kuran = (Bu azab,) Allah'ın her nefsi kendi kazandığıyla cezalandırması içindir. Hiç şüphesiz Allah, hesabı pek çabuk görendir.

mâ kesebet,

  İbrahim / 51 -

 Ümit Şimşek = Böylece Allah herkese yaptığı işin karşılığını verir. Şüphesiz Allah hesapları pek çabuk görür.

mâ kesebet,

  İbrahim / 51 -

 Yaşar Nuri Öztürk = Çünkü Allah, her benliği kendi kazandığıyla karşı karşıya getirecektir. Allah, hesabı çok çabuk görür.

mâ kesebet,

  İbrahim / 51 -

 İskender Ali Mihr = (Bu azap), Allah’ın bütün nefslerin kazandığının karşılığını (ceza veya mükâfat) vermesi içindir. Muhakkak ki; Allah, hesabı çabuk görendir.

mâ kesebet,

  İbrahim / 51 -

 İlyas Yorulmaz = Bu, Allah’ın her nefsi yaptıkları ile cezalandırması içindir. Şüphesiz Allah, hesabı çok çabuk olandır.

bi mâ kesebet

  Ra’d / 33 -

 Diyanet İşleri = Herkesin kazandığını görüp gözeten Allah inkâr edilir mi? Hâlbuki onlar, Allah’a ortaklar koştular. De ki: “Onların isimlerini açıklayın. Yoksa siz (bununla) O’na yeryüzünde bilmediği bir şeyi mi haber vermiş olacaksınız, yoksa boş söz mü etmiş olacaksınız?” Hayır, inkâr edenlere hileleri güzel gösterildi ve onlar doğru yoldan saptırıldılar. Allah, kimi saptırırsa artık onu doğru yola iletecek yoktur.

bi mâ kesebet

  Ra’d / 33 -

 Abdulbaki Gölpınarlı = Herkesin yaptığı ve elde ettiği şeyi bilip görene ve karşılığını verene benzer mi onlar, tutup Allah'a eş tanıyorlar onları. De ki: Bir ad takın onlara. Yoksa yeryüzünde bilmediği birşeyi mi haber veriyorsunuz ona, yahut da geçici bir boş lâf mı ediyorsunuz? Kâfir olanlara düzenleri hoş ve sevimli görünmede ancak ve yoldan çıkarılmadalar ve Allah, kimi doğru yoldan saptırırsa onu doğru yola sevkedecek yoktur.

bi mâ kesebet

  Ra’d / 33 -

 Abdullah Parlıyan = Herkesin ne kazandığını görüp gözeten Allah, bunu yapmaktan aciz olan putlar gibi midir? Bununla beraber onlar, Allah'a ortaklar koşuyorlar. De ki, o putlara ve ortak koştuklarınıza istediğiniz ismi verin. Yoksa siz Allah'a yeryüzünde bilmediği bir şeyi mi haber verdiğinizi sanıyorsunuz? Yoksa boş ve anlamsız sözlerle mi kendinizi avutuyorsunuz? Hayır! Allah'tan gelen gerçekleri örtbas edenlerin sinsi oyun ve düzenleri kendilerine süslü gösterilip sevdirildi de, doğru yoldan alıkonuldular. Zaten sapıklık isteyip de Allah'ın kendisini sapıklıkta bıraktığı kimseye yol gösteren bulunmaz.

bi mâ kesebet

  Ra’d / 33 -

 Adem Uğur = Herkesin kazandığını gözetleyip muhafaza eden, (hiç böyle yapamayan gibi olur mu?). Onlar Allah'a ortaklar koştular. De ki: "Onlara ad verin (onlar necidir?). Yoksa siz Allah'a yeryüzünde bilemeyeceği bir şeyi mi haber veriyorsunuz? Yahut boş laf mı ediyorsunuz?" Doğrusu inkâr edenlere hileleri süslü gösterildi ve onlar doğru yoldan alıkonuldular. Allah kimi saptırırsa artık onu doğru yola iletecek yoktur.

bi mâ kesebet

  Ra’d / 33 -

 Ahmed Hulusi = O, her nefsin açığa çıkardığının getirisini oluşturan(ken), (tutup) Allâh'a ortaklar koştular. . . De ki: "Onları isimlendirin! Yoksa siz O'na arzda bilmediği şeyi mi haber veriyorsunuz? Yoksa boş laf mı ediyorsunuz?". . . Hayır, hakikat bilgisini inkâr edenlere mekrleri süslendi ve Es Sebiyl'den (Allâh yolundan) alıkondular. . . Allâh kimi saptırırsa, artık onun için hakikate erdirici yoktur!

bi mâ kesebet

  Ra’d / 33 -

 Ahmet Tekin = Herkesin işlediği ameller, hakettiği mükâfatlar ve cezalar sebebiyle, sorumluluklarının gereğini yapmalarını isteyeni, denetleyeni, üzerlerinde hükümranlığının icabını, hükmünü icra edeni, Allah’ı mı alaya alıyorlar? Bir de tutup ilâhlığında, otoritesinde, mülkünde, tasarruflarında Allah’a ortaklar koştular.'Onlara isimler verip durun bakalım. Yoksa siz ona yeryüzünde bilmediği bir şeyi mi haber vereceksiniz? Yahut boş laf mı ediyorsunuz? Kulluk sözleşmesindeki ortak taahhütlerini, Allah’a iman, kulluk ve sorumluluk bilincini şuur altına iterek örtbas edip inkârda ısrar edenlere, hileleri, mü’minlere karşı yaptıkları sinsi planları süslenip güzel gösterildi. Onlar doğru yoldan İslâm’a girmekten, alıkonuldular. Allah kimlerin hak yoldan uzaklaşmasına, dalâleti, bozuk düzeni, helâki tercihine özgürlük tanırsa, onları kimse doğru yola sevkedemez.' de.

bi mâ kesebet

  Ra’d / 33 -

 Ahmet Varol = Her canın ne kazandığını görüp gözetene (ortak koşulur) mu? (Ama) onlar Allah'a ortaklar koştular. De ki: 'Onları adlandırın.' O'na yeryüzünde bilmediği bir şeyi mi haber veriyorsunuz? Yoksa kuru sözler mi söylüyorsunuz? Hayır. İnkâr edenlere düzenleri süslü gösterildi ve yoldan alıkonuldular. Allah kimi saptırırsa artık onun için hiçbir yol gösterici yoktur.

bi mâ kesebet

  Ra’d / 33 -

 Ali Bulaç = Her nefsin bütün kazandıkları üzerinde gözetici olana mı (baş kaldırılır?) Onlar Allah'a ortaklar koştular. De ki: "Bunları adlandırın (bakalım). Yoksa siz yeryüzünde bilmeyeceği bir şeyi O'na haber mi veriyorsunuz? Yoksa sözün zahirine (veya boş ve süslü olanına)mi (kanıyorsunuz)? Hayır, inkâr edenlere kendi hileli düzenleri, süslü çekici gösterilmiştir ve onlar (doğru) yoldan alıkonulmuşlardır. Allah, kimi saptırırsa, artık onun için hiç bir yol gösterici yoktur.

bi mâ kesebet

  Ra’d / 33 -

 Ali Fikri Yavuz = Böyle herkesin iyi veya kötü bütün yaptığına gözcü olan Allah’a küfredilir, ortak koşulur mu? Bir de tuttular Allah’a ortaklar tanıdılar. (Ey Rasûlüm), de ki: “- O ortakların isimlerini söyleyin bakayım; içlerinde Allah’a ortak olabilecek var mı? Yoksa yeryüzünde Allah’a bilmediği şeyi mi haber vereceksiniz? Yahud gerçeği olmıyan sırf görünüşte bir lâf mı söyliyeceksiniz? Doğrusu küfredenlere hile ve tuzakları allı-pullu gösterildi ve doğru yoldan saptırıldılar. Kimi de Allah saptırırsa, artık onu yola getirecek kimse yoktur.

bi mâ kesebet

  Ra’d / 33 -

 Ali Ünal = Her bir insanın ne yapıp ettiğini, (günah ve sevap olarak) ne kazandığını görüp gözeten Allah mı (onları cezalandıramayacak da, böyle isyan ve alay etmede diretiyorlar)? Tutup bir de Allah’a ortaklar koşuyorlar. De ki: “(Öyle birine ilâh demekle ilâh olunuyorsa,) deyin durun! Yoksa (gerçekten başka bir ilâh var da), O yeryüzüne ait bu gerçeği bilmiyor ve siz de bunu O’na haber mi veriyorsunuz? Veya manâsız, boş lâkırdılarla meşgul bulunuyor olmayasınız! Doğrusu, küfredenlere (inkâr ve inanmama adına) başvurdukları hileler, kurdukları tuzaklar (şeytan tarafından) süslenip güzel gösterilmekte ve (bu şekilde) onlar, hak yoldan alıkonmaktadırlar. Allah her kimi sapkınlığa mahkûm etmişse, artık onu doğru yola getirecek kimse yoktur.