KuranMeali / Ayet Ara
Aranılan kelime ile eşleşen ayetler
mâ abedtum
Kâfirûn / 4 -
sizin kul olduğunuz, sizin taptığınız şeyler
Diyanet İşleri = “Ben sizin kulluk ettiklerinize kulluk edecek değilim.”
mâ abedtum
Kâfirûn / 4 -
sizin kul olduğunuz, sizin taptığınız şeyler
Abdulbaki Gölpınarlı = Ve ne ben taparım sizin taptıklarınıza.
mâ abedtum
Kâfirûn / 4 -
sizin kul olduğunuz, sizin taptığınız şeyler
Abdullah Parlıyan = Hem ben sizin şimdiye kadar taptığınız ve şimdi de ibadet edip durduğunuz şeylere asla tapmamışım, tapmam ve tapacak da değilim.
mâ abedtum
Kâfirûn / 4 -
sizin kul olduğunuz, sizin taptığınız şeyler
Adem Uğur = Ben de sizin taptıklarınıza asla tapacak değilim.
mâ abedtum
Kâfirûn / 4 -
sizin kul olduğunuz, sizin taptığınız şeyler
Ahmed Hulusi = "Sizin tapındıklarınıza ben abid (ibadet eden kul) değilim. "
mâ abedtum
Kâfirûn / 4 -
sizin kul olduğunuz, sizin taptığınız şeyler
Ahmet Tekin = 'Ben sizin, düşüncesizce şirk üzerine kurulu kulluğunuza benzer kulluk etmeyeceğim, bağlandığınız düzeni benimsemeyeceğim.'
mâ abedtum
Kâfirûn / 4 -
sizin kul olduğunuz, sizin taptığınız şeyler
Ahmet Varol = Ben sizin taptıklarınıza tapacak da değilim.
mâ abedtum
Kâfirûn / 4 -
sizin kul olduğunuz, sizin taptığınız şeyler
Ali Bulaç = "Ben de sizin taptıklarınıza tapacak değilim."
mâ abedtum
Kâfirûn / 4 -
sizin kul olduğunuz, sizin taptığınız şeyler
Ali Fikri Yavuz = Zaten ben, sizin tapmış olduklarınıza tapan değilim.
mâ abedtum
Kâfirûn / 4 -
sizin kul olduğunuz, sizin taptığınız şeyler
Ali Ünal = “Ben de sizin taptıklarınıza ibadet eden değilim, edecek de değilim.
mâ abedtum
Kâfirûn / 4 -
sizin kul olduğunuz, sizin taptığınız şeyler
Bayraktar Bayraklı = (1-5) De ki: Ey kâfirler! Sizin taptıklarınıza ben tapmam. Siz de benim taptığıma tapıcılar değilsiniz. Ben asla sizin taptıklarınıza tapacak değilim. Siz de benim taptığıma tapacak değilsiniz. [816] [817]
mâ abedtum
Kâfirûn / 4 -
sizin kul olduğunuz, sizin taptığınız şeyler
Bekir Sadak = «Ben de sizin taptiginiza tapacak degilim.»
mâ abedtum
Kâfirûn / 4 -
sizin kul olduğunuz, sizin taptığınız şeyler
Celal Yıldırım = Ben de (elbette) sizin taptığınıza tapıcı değilim.
mâ abedtum
Kâfirûn / 4 -
sizin kul olduğunuz, sizin taptığınız şeyler
Cemal Külünkoğlu = (4-5) “Ben sizin kulluk ettiklerinize asla kulluk edecek değilim. Siz de (zaten) benim kulluk ettiğime kulluk edenlerden değilsiniz.
mâ abedtum
Kâfirûn / 4 -
sizin kul olduğunuz, sizin taptığınız şeyler
Diyanet İşleri (eski) = 'Ben de sizin taptığınıza tapacak değilim.'
mâ abedtum
Kâfirûn / 4 -
sizin kul olduğunuz, sizin taptığınız şeyler
Diyanet Vakfi = Ben de sizin taptıklarınıza asla tapacak değilim.
mâ abedtum
Kâfirûn / 4 -
sizin kul olduğunuz, sizin taptığınız şeyler
Edip Yüksel = 'Ben asla sizin taptığınıza tapacak değilim.'
mâ abedtum
Kâfirûn / 4 -
sizin kul olduğunuz, sizin taptığınız şeyler
Elmalılı Hamdi Yazır = Hem ben tapıcı değilim sizin taptıklarınıza
mâ abedtum
Kâfirûn / 4 -
sizin kul olduğunuz, sizin taptığınız şeyler
Elmalılı (sadeleştirilmiş) = Hem ben tapıcı değilim sizin taptıklarınıza.
mâ abedtum
Kâfirûn / 4 -
sizin kul olduğunuz, sizin taptığınız şeyler
Elmalılı (sadeleştirilmiş-2) = Ben asla sizin taptıklarınıza tapacak değilim.
mâ abedtum
Kâfirûn / 4 -
sizin kul olduğunuz, sizin taptığınız şeyler
Gültekin Onan = Ben de sizin taptıklarınıza tapacak değilim."
mâ abedtum
Kâfirûn / 4 -
sizin kul olduğunuz, sizin taptığınız şeyler
Harun Yıldırım = “Ve ben ibadet ettiklerinize ibadet edecek değilim.”
mâ abedtum
Kâfirûn / 4 -
sizin kul olduğunuz, sizin taptığınız şeyler
Hasan Basri Çantay = «Ben (zâten) sizin tapdıklarınıza (hiçbir zaman) tapmış değilim».
mâ abedtum
Kâfirûn / 4 -
sizin kul olduğunuz, sizin taptığınız şeyler
Hayrat Neşriyat = 'Ben de (sizin) taptıklarınıza ibâdet edici değilim!'
mâ abedtum
Kâfirûn / 4 -
sizin kul olduğunuz, sizin taptığınız şeyler
İbni Kesir = Ben de sizin taptıklarınıza, tapacak değilim.
mâ abedtum
Kâfirûn / 4 -
sizin kul olduğunuz, sizin taptığınız şeyler
Kadri Çelik = “Ben de sizin taptıklarınıza tapacak değilim.”
mâ abedtum
Kâfirûn / 4 -
sizin kul olduğunuz, sizin taptığınız şeyler
Muhammed Esed = Ve ben tapmayacağım (asla) sizin tapıp durduğunuza,
mâ abedtum
Kâfirûn / 4 -
sizin kul olduğunuz, sizin taptığınız şeyler
Mustafa İslamoğlu = Zaten ben asla kulluk etmedim sizin geçmişte kul olduklarınıza,
mâ abedtum
Kâfirûn / 4 -
sizin kul olduğunuz, sizin taptığınız şeyler
Ömer Nasuhi Bilmen = «Ve ben sizin taptığınıza tapıcı değilim.»
mâ abedtum
Kâfirûn / 4 -
sizin kul olduğunuz, sizin taptığınız şeyler
Ömer Öngüt = Ben de sizin taptığınıza aslâ tapacak değilim.
mâ abedtum
Kâfirûn / 4 -
sizin kul olduğunuz, sizin taptığınız şeyler
Şaban Piriş = Ben sizin kulluk ettiğinize kulluk edecek değilim.
mâ abedtum
Kâfirûn / 4 -
sizin kul olduğunuz, sizin taptığınız şeyler
Sadık Türkmen = Ben asla kul olacak değilim, sizin kul olduklarınıza.
mâ abedtum
Kâfirûn / 4 -
sizin kul olduğunuz, sizin taptığınız şeyler
Seyyid Kutub = Ben sizin taptıklarınıza tapacak değilim.
mâ abedtum
Kâfirûn / 4 -
sizin kul olduğunuz, sizin taptığınız şeyler
Suat Yıldırım = Ben sizin ibadet ettiklerinize asla ibadet edecek değilim.
mâ abedtum
Kâfirûn / 4 -
sizin kul olduğunuz, sizin taptığınız şeyler
Süleyman Ateş = Ben asla sizin yapmakta olduğunuz ibâdeti yapıcı değilim.
mâ abedtum
Kâfirûn / 4 -
sizin kul olduğunuz, sizin taptığınız şeyler
Tefhim-ul Kuran = «Ben de sizin taptıklarınıza tapacak değilim.»
mâ abedtum
Kâfirûn / 4 -
sizin kul olduğunuz, sizin taptığınız şeyler
Ümit Şimşek = Sizin tapmış olduklarınıza da ben hiçbir zaman tapmam.
mâ abedtum
Kâfirûn / 4 -
sizin kul olduğunuz, sizin taptığınız şeyler
Yaşar Nuri Öztürk = Kul değilim sizin taptığınıza,
mâ abedtum
Kâfirûn / 4 -
sizin kul olduğunuz, sizin taptığınız şeyler
İskender Ali Mihr = Ve ben de sizin taptığınız şeylere (kul olacak) tapacak değilim.
mâ abedtum
Kâfirûn / 4 -
sizin kul olduğunuz, sizin taptığınız şeyler
İlyas Yorulmaz = “Bende sizin kulluk ettiklerinize kulluk edici değilim. ”