Aranılan kelime ile eşleşen ayetler
li el hayri
Diyanet İşleri = (24-25) (Allah, şöyle der:) “Atın cehenneme, (hakka karşı) inatçı, hayrı hep engelleyen, haddi aşan şüpheci her kâfiri!”
li el hayri
Ahmet Tekin = 'Hayra, hayırlı işlere, Kur’ân öğretimine, Kur’ân hükümlerine, Kur’ân ilkeleriyle yaşamaya, İslâm’a, müslümanlara bütün güçleriyle engel olanları, azgınları, saldırganları, insanları şüpheye düşürerek güven ortamını bozanları, hak kitaba, Kur’ân’a karşı sû-i zanları-art niyetleriyle beslenen şüphecileri atın.'
li el hayri
Ali Ünal = “Kendi hiç hayır yapmadığı gibi, başkalarını da hayırdan hep alıkoyan; had bilmeyip azan, onulmaz bir şüphenin içinde yuvarlanıp duran, başkalarını da şüpheye atan;
li el hayri
Bayraktar Bayraklı = (23-26) Arkadaşı şöyle der: “İşte yanımdaki hazır.” Siz iki melek! “Tüm nankörleri, inatçıları cehenneme atın! Her türlü hayra bütün gücüyle engel olanı, saldırgan şüphecileri de atın. Allah ile beraber başka tanrı kabul edenleri, haydi, böylelerini şiddetli azaba atın.”
li el hayri
Bekir Sadak = (24-26) Allah: «Ey surucu ve sahit! Her inatci inkarciyi, iyiliklere boyuna engel olan, mutecaviz, supheye dusuren, Allah'in yaninda baska tanri benimseyen kisiyi cehenneme atin, onu cetin bir azaba sokun» buyurur.
li el hayri
Celal Yıldırım = (24-25-26) Atın Cehennem'e her inâdçı nankör kâfiri, hayra engel olan saldırgan şüpheciyi; Allah ile beraber başka tanrı edineni atın şiddetli azaba.
li el hayri
Cemal Külünkoğlu = (24-26) (Bunun üzerine Allah:) “Atın, cehenneme bütün inatçı hakikat düşmanlarını! Hayra engel olanları, günahkâr saldırganları (ve insanlar arasında) güvensizlik ve şüphe yayanları atın cehenneme! Allah ile beraber, başka (sahte) ilahlar edinen (onların emir ve direktiflerine göre hayatını tanzim eden) o kimseyi atın şiddetli azabın içine!”
li el hayri
Diyanet İşleri (eski) = (24-26) Allah: 'Ey sürücü ve şahit! Her inatçı inkarcıyı, iyiliklere boyuna engel olan, mütecaviz, şüpheye düşüren, Allah'ın yanında başka tanrı benimseyen kişiyi cehenneme atın, onu çetin bir azaba sokun' buyurur.
li el hayri
Diyanet Vakfi = (23-26) Yanındaki arkadaşı: İşte yanımdaki hazır, der. (İki meleğe şu emir verilir:) Haydi ikiniz her inatçı kâfiri, hayra bütün gücüyle engel olanı, azgın şüpheciyi cehenneme atın; Allah ile beraber başka ilâh edineni, şiddetli azaba birlikte atın!
li el hayri
Elmalılı (sadeleştirilmiş-2) = İyiliklere (sürekli) engel olan, saldırgan, şüpheciyi.
li el hayri
Hasan Basri Çantay = (24-25) (Ey iki melek, hakka karşı) alabildiğine inâdeden, hayra bütün hızıyle engel olan, zaalim, şübheci her nankörü atın cehenneme!
li el hayri
Muhammed Esed = "Bu (her) hayra engel olanları, günahkar saldırganları (ve insanlar arasında) güvensizlik ve şüphe yayanları,
li el hayri
Mustafa İslamoğlu = her hayra engel olanları, her haddini bilmez saldırganı, her kuşku ve fesat yayanı,
li el hayri
Ömer Nasuhi Bilmen = (24-25) (Ve emrolunur ki:) «Cehenneme atınız, her kâfir inatçı olanı. Hayrı men etmeye çalışanı, mütecâviz olanı, şekk içinde bulunanı.»
li el hayri
Ömer Öngüt = "Hayra, iyiliklere bütün hızıyla engel olan azgın zalim şüpheciyi!"
li el hayri
Suat Yıldırım = (24-26) Allah muhafızla şahide veya cehennem görevlisi iki meleğe: "Atın! buyuracak, atın cehenneme, her nankör, inatçı kâfiri! Hayra mani olan, haddi aşıp azan, şüpheye dalanı! Allah’ın yanı sıra başka bir tanrı benimseyeni! Atın onu o çetin azaba!"
li el hayri
Diyanet İşleri = (10-14) Yemin edip duran, aşağılık, daima kusur arayıp kınayan, durmadan söz taşıyan, iyiliği hep engelleyen, saldırgan, günaha dadanmış, kaba saba; bütün bunların ötesinde bir de soysuz olan kimseye mal ve oğulları vardır diye, sakın boyun eğme.
li el hayri
Ahmed Hulusi = Durmadan (hakikatin) yaşanılmasına engel olan, haddi aşan suçlulara;
li el hayri
Ahmet Tekin = Hayra, hayırlı işlere, Kur’ân öğrenimine, öğretimine, Kur’ân hükümlerine, Kur’ân ilkeleriyle yaşamaya, müslümanlara, İslâmî faaliyetlere engel olanlara, saldırganlara, bilerek günah işlemekte ısrar edenlere, zarar verenlere boyun eğme.
li el hayri
Ali Ünal = Hayrın sürekli önünü kesen, davranışlarında hiç ölçü tanımayan, günaha dadanmış,