Aranılan kelime ile eşleşen ayetler

len tugniye an

  Mücâdele / 17 -

 Diyanet İşleri = Onların malları da, evlatları da Allah’a karşı kendilerine bir yarar sağlamayacaktır. Onlar, cehennemliklerdir. Onlar orada ebedî kalacaklardır.

len tugniye an

  Mücâdele / 17 -

 Abdulbaki Gölpınarlı = Onları, malları ve evlâtları, hiçbir sûretle ve kesin olarak Allah'tan kurtaramaz, onlardır cehennem ehli, orada ebedîdir onlar.

len tugniye an

  Mücâdele / 17 -

 Abdullah Parlıyan = Onların ne malları, ne de evlatları kendilerini Allah'a karşı koruyamayacaktır. Onlar cehennemliklerdir ve orada ebedi kalacaklardır.

len tugniye an

  Mücâdele / 17 -

 Adem Uğur = Onların malları da oğulları da Allah'a karşı kendilerine bir fayda vermez. Onlar cehennem ehlidirler. Orada ebedî kalacaklardır.

len tugniye an

  Mücâdele / 17 -

 Ahmed Hulusi = Onların ne zenginlikleri ne de evlatları Allâh'tan gelecek şeyden kurtarmayacaktır! Onlar ateş ehlidir! Onlar onda sonsuza dek kalırlar.

len tugniye an

  Mücâdele / 17 -

 Ahmet Tekin = Onların servetleri de, evlatları da, Allah’tan kendilerine gelecek hiçbir şeye engel olamaz. Onlar Cehennem ehlidirler. Orada ebedî kalırlar.

len tugniye an

  Mücâdele / 17 -

 Ahmet Varol = Onların malları ve çocukları Allah katında onlara bir şey sağlamayacaktır. Onlar ateş halkıdır. Orada sürekli kalacaklardır.

len tugniye an

  Mücâdele / 17 -

 Ali Bulaç = Ne malları, ne çocukları onlara Allah'a karşı hiçbir şeyle yarar sağlamaz. Onlar, ateşin halkıdır, içinde süresiz kalacaklardır.

len tugniye an

  Mücâdele / 17 -

 Ali Fikri Yavuz = Mümkün değil, onları ne malları, ne evlâdları hiç bir surette Allah’dan kurtaramaz. Onlar, cehennemliktirler; onlar orada ebedî olarak kalacaklardır.

len tugniye an

  Mücâdele / 17 -

 Ali Ünal = Allah karşısında onların malları da çocukları da kendilerine asla fayda vermeyecektir. Ateş’in yoldaşlarıdır onlar. Orada sonsuzca kalacaklardır.

len tugniye an

  Mücâdele / 17 -

 Bayraktar Bayraklı = Ne malları ne de çocukları Allah'a karşı bir yarar sağlar. Onlar cehennemliklerdir, orada süreli kalacaklardır.

len tugniye an

  Mücâdele / 17 -

 Bekir Sadak = Mallari ve cocuklari, onlara, Allah katinda bir fayda saglamaz. Onlar cehennemliklerdir, orada temelli kalacaklardir.

len tugniye an

  Mücâdele / 17 -

 Celal Yıldırım = Ne malları, ne de çocukları onları Allah'tan (O'nun hüküm ve azabından) hiçbir şekilde kurtaramaz. Onlar Cehennem ateşinin dost ve arkadaşlarıdır.

len tugniye an

  Mücâdele / 17 -

 Cemal Külünkoğlu = Ne dünyalık servetleri ne de soy sopları onları Allah'(ın azabın)a karşı koruyamayacaktır. Onlar cehennemliktirler. Hem de orada devamlı kalacaklardır.

len tugniye an

  Mücâdele / 17 -

 Diyanet İşleri (eski) = Malları ve çocukları, onlara, Allah katında bir fayda sağlamaz. Onlar cehennemliklerdir, orada temelli kalacaklardır.

len tugniye an

  Mücâdele / 17 -

 Diyanet Vakfi = Onların malları da oğulları da Allah'a karşı kendilerine bir fayda vermez. Onlar cehennem ehlidirler. Orada ebedî kalacaklardır.

len tugniye an

  Mücâdele / 17 -

 Edip Yüksel = Ne paraları, ne de evlatları, onları ALLAH'tan kurtaramıyacaktır. Onlar cehennem halkıdırlar ve orada ebedi kalıcıdırlar.

len tugniye an

  Mücâdele / 17 -

 Elmalılı Hamdi Yazır = İhtimali yok onları ne malları ne evlâdları hiçbir suretle Allahdan kurtaramaz, onlar ashab-ı nar'dır, hep onun içinde kalacaklardır.

len tugniye an

  Mücâdele / 17 -

 Elmalılı (sadeleştirilmiş) = Olası değil, onları ne malları, ne de evlatları hiçbir şekilde Allah'tan kurtaramaz. Onlar cehennemliktirler. Hep onun içinde kacaklardır.

len tugniye an

  Mücâdele / 17 -

 Elmalılı (sadeleştirilmiş-2) = Onların ne malları, ne de evlatları, kendilerinden, Allah'dan hiçbir şey savamaz. Onlar ateş halkıdır. Orada ebedî kalacaklardır.

len tugniye an

  Mücâdele / 17 -

 Gültekin Onan = Ne malları, ne çocukları onlara Tanrı'ya karşı hiçbir şeyle yarar sağlamaz. Onlar, ateşin halkıdır, içinde süresiz kalacaklardır.

len tugniye an

  Mücâdele / 17 -

 Harun Yıldırım = Malları Allah’a karşı kendilerine hiçbir şekilde fayda sağlamaz, evlatları da. Onlar ateşin halkıdır. Orada süreklidirler.

len tugniye an

  Mücâdele / 17 -

 Hasan Basri Çantay = Onları ne malları, ne evlâdları hiçbir vech ile Allah (ın azabın) dan, kaabil değil, kurtaramaz. Onlar ateş yaranıdırlar. Onlar orada ebedîdirler.

len tugniye an

  Mücâdele / 17 -

 Hayrat Neşriyat = Onların ne malları, ne de evlâdları Allah’(dan gelecek azâb)a karşı bir fayda vermeyecektir! İşte onlar Cehennem ehlidirler! Onlar orada ebedî olarak kalıcıdırlar.

len tugniye an

  Mücâdele / 17 -

 İbni Kesir = Onların malları da, oğulları da Allah katında kendilerine bir fayda vermez. Onlar, cehennem ashabıdırlar ve orada ebediyyen kalacaklardır.

len tugniye an

  Mücâdele / 17 -

 Kadri Çelik = Ne malları, ne çocukları onlara Allah'a karşı hiç bir şeyle bir yarar sağlayamaz. Onlar ateş ehlidir, içinde ebedi olarak kalıcılardır.

len tugniye an

  Mücâdele / 17 -

 Muhammed Esed = Ne dünyevi servetleri ne de soy sopları onları Allah'a karşı koruyamayacaktır. Onlar, kalıcı meskenleri olan cehenneme mahkum edilmişlerdir!

len tugniye an

  Mücâdele / 17 -

 Mustafa İslamoğlu = Ne malları ne de çocukları onları Allah'a karşı asla korumayacaktır: işte onlar ateş ehlidirler; onlar orada kalıcıdırlar.

len tugniye an

  Mücâdele / 17 -

 Ömer Nasuhi Bilmen = Onları ne malları ve ne de evlatları hiçbir şey ile Allah'tan kurtaramaz (müstağni kılamaz). Onlar ateş ashâbıdırlar, onlar o ateşte ebedîyyen kalıcılardır.

len tugniye an

  Mücâdele / 17 -

 Ömer Öngüt = Onların malları da çocukları da Allah'a karşı kendilerine bir fayda vermez. Onlar cehennem ehlidirler. Onlar orada ebedî kalacaklardır.

len tugniye an

  Mücâdele / 17 -

 Şaban Piriş = Onların malları da evlatları da Allah katında onlara hiçbir yarar sağlamayacaktır. Onlar, ateş ehlidir. Onlar, orada ebedidir.

len tugniye an

  Mücâdele / 17 -

 Sadık Türkmen = Onların malları da evlâtları da, Allah’a karşı kendilerine bir yarar sağlamayacaktır. Onlar cehennemliklerdir. Onlar orada sonsuz/ebedi kalacaklardır.

len tugniye an

  Mücâdele / 17 -

 Seyyid Kutub = Onların ne malları, ne de evlatları kendilerini Allah'a karşı koruyamaz. Onlar ateş halkıdır. Orada ebedi kalacaklardır.

len tugniye an

  Mücâdele / 17 -

 Suat Yıldırım = Allah’ın cezalandırma iradesine karşı onların ne malları, ne de evlatları asla fayda veremez. Onlar cehennemliktirler, hem de orada devamlı kalacaklardır.

len tugniye an

  Mücâdele / 17 -

 Süleyman Ateş = Onların ne malları, ne de çocukları kendilerini Allah'a karşı koruyabilir. Onlar ateş halkıdır. Orada sürekli kalacaklardır.

len tugniye an

  Mücâdele / 17 -

 Tefhim-ul Kuran = Ne malları, ne çocukları onlara Allah'a karşı hiçbir şeyle bir yarar sağlayamaz. Onlar, ateşin halkıdır, içinde ebedi olarak kalıcıdırlar.

len tugniye an

  Mücâdele / 17 -

 Ümit Şimşek = Ne malları, ne de evlâtları, Allah'a karşı onlara bir fayda verecek değildir. Onlar ateş ehlidir ve orada sürekli kalacaklardır.

len tugniye an

  Mücâdele / 17 -

 Yaşar Nuri Öztürk = Onların malları da çocukları da kendilerine, Allah'a karşı hiçbir şey sağlamaz. Ateş halkıdır onlar. Sürekli kalacaklardır orada.

len tugniye an

  Mücâdele / 17 -

 İskender Ali Mihr = Onların malları ve evlâtları, Allah’tan bir şeye (azaba) karşı onlara asla fayda vermez. İşte onlar, ateş ehlidir, orada ebediyen kalacak olanlardır.

len tugniye an

  Mücâdele / 17 -

 İlyas Yorulmaz = Malları ve evlatları, Allah’ın yanında onlara hiçbir yarar sağlamayacak. İşte onlar ateşe girecek olanlar olup, içinde sürekli kalacaklardır.

len tugniye an

  Âl-iİmrân / 116 -

 Diyanet İşleri = İnkâr edenlerin ne malları ne evlatları, onlara Allah’a karşı bir yarar sağlar. İşte onlar cehennemliktirler. Onlar orada ebedî kalacaklardır.

len tugniye an

  Âl-iİmrân / 116 -

 Abdulbaki Gölpınarlı = Gerçekten de o kâfirlerin ne malları Allah azâbından onları koruyabilir, ne evlâtları ve onlardır ateş ehli olanlar, orada ebedî kalırlar.

len tugniye an

  Âl-iİmrân / 116 -

 Abdullah Parlıyan = Allah'tan gelen gerçekleri örtbas edenler yok mu? Onların ne dünyadaki malları, ne de evlatları, Allah'a karşı hiçbir fayda sağlamayacaktır. İşte onlar ateşin halkıdırlar, orada temelli olarak kalacaklardır.

len tugniye an

  Âl-iİmrân / 116 -

 Adem Uğur = İnkâr edenler var ya, onların malları da evlâtları da Allah'a karşı kendilerine hiçbir fayda sağlamayacaktır. İşte onlar, cehennemliklerdir; onlar orada ebedî kalacaklardır.

len tugniye an

  Âl-iİmrân / 116 -

 Ahmed Hulusi = Hakikati inkâr edenlere gelince; onların ne malları ne de evlatları Allâh'a karşı hiçbir koruma sağlamayacaktır. Onlar yanmaya mahkûmdurlar, sonsuza dek!

len tugniye an

  Âl-iİmrân / 116 -

 Ahmet Tekin = Allah’ı, peygamberlerini, Allah’a imanın gerektirdiği esasları inkârda ısrar edenlerin, kâfirlerin, ne malları ne evlâtları, Allah’tan gelecek bir şeyi, hiçbir cezayı asla engelleyemeyecektir. Onlar cehennemliktirler. Orada ebedî kalırlar.

len tugniye an

  Âl-iİmrân / 116 -

 Ahmet Varol = İnkar edenlerin malları ve çocukları Allah katında onlara bir şey kazandırmayacaktır. Onlar ateşe atılacak olanlardırlar. Orada sonsuza kadar kalacaklardır.

len tugniye an

  Âl-iİmrân / 116 -

 Ali Bulaç = Gerçekten inkâr edenlerin ise, ne malları, ne çocukları, onlara Allah'tan yana bir şey sağlayamaz. İşte onlar, ateşin halkıdırlar, onda temelli olarak kalacaklardır.

len tugniye an

  Âl-iİmrân / 116 -

 Ali Fikri Yavuz = Kâfir olanlar (var ya!) onların ne malları, ne evlâdları kendilerini Allah’ın azâbından asla kurtaracak değildir. Onlar cehennemliktir ve orada ebedî olarak kalıcıdırlar.

len tugniye an

  Âl-iİmrân / 116 -

 Ali Ünal = O küfredenlere gelince: sahip oldukları mallar da, evlâtları da Allah karşısında onlara hiçbir fayda sağlamayacaktır. Ateş’in yârânı ve yoldaşlarıdır onlar, hem de orada sonsuzca kalacaklardır.