Aranılan kelime ile eşleşen ayetler

lekum el âyâti

  Nûr / 18 -

 Diyanet İşleri = Allah, size âyetleri açıklıyor. Allah, her şeyi hakkıyla bilendir, hüküm ve hikmet sahibidir.

lekum el âyâti

  Nûr / 18 -

 Abdulbaki Gölpınarlı = Ve Allah, size delillerini apaçık bildirmededir ve Allah, her şeyi bilir, hüküm ve hikmet sâhibidir.

lekum el âyâti

  Nûr / 18 -

 Abdullah Parlıyan = Çünkü Allah, size mesajlarını apaçık bildiriyor. Çünkü Allah, herşeyi hakkıyla bilir ve yaptığı herşeyi yerli yerince yapar.

lekum el âyâti

  Nûr / 18 -

 Adem Uğur = Ve Allah âyetleri size açıklıyor. Allah, (işin iç yüzünü) çok iyi bilir, hüküm ve hikmet sahibidir.

lekum el âyâti

  Nûr / 18 -

 Ahmed Hulusi = Allâh size işaretlerini açıklıyor. . . Allâh Aliym'dir, Hakiym'dir.

lekum el âyâti

  Nûr / 18 -

 Ahmet Tekin = Allah âyetleri, şer’î hükümleri, üstün ahlâk kurallarını size açıklıyor. Allah işin iç yüzünü çok iyi bilir. Hikmet sahibi ve hükümrandır.

lekum el âyâti

  Nûr / 18 -

 Ahmet Varol = Allah size ayetleri açıklıyor. Allah bilendir, hakimdir.

lekum el âyâti

  Nûr / 18 -

 Ali Bulaç = Allah size ayetleri açıklıyor; Allah bilendir, hüküm ve hikmet sahibidir.

lekum el âyâti

  Nûr / 18 -

 Ali Fikri Yavuz = Allah size ayetlerini (emir ve yasaklarını) böyle açıklıyor. Allah Alîm’dir= her şeyi bilir, Hakîm’dir=hükmünde hikmet sahibidir.

lekum el âyâti

  Nûr / 18 -

 Ali Ünal = Allah size, mesaj ve talimatlarını, O’na giden yolun işaret ışıklarını apaçık bildirmektedir. Allah, her şeyi hakkıyla bilendir; her hüküm ve icraatında pek çok hikmetler bulunandır.

lekum el âyâti

  Nûr / 18 -

 Bayraktar Bayraklı = Allah bu suretle âyetlerini size açıklıyor. Allah, her şeyi bilir; hikmet sahibidir.

lekum el âyâti

  Nûr / 18 -

 Bekir Sadak = Allah size ayetleri acikca bildirir. Allah bilendir, Hakim'dir.

lekum el âyâti

  Nûr / 18 -

 Celal Yıldırım = Allah size âyetleri bir bir açıklıyor; Allah bilendir ve hikmet sahibidir.

lekum el âyâti

  Nûr / 18 -

 Cemal Külünkoğlu = Allah mesajlarını size apaçık bildiriyor. Zira Allah her şeyi tam bilen, her işi hikmetle yapandır.

lekum el âyâti

  Nûr / 18 -

 Diyanet İşleri (eski) = Allah size ayetleri açıkça bildirir. Allah bilendir, Hakim'dir.

lekum el âyâti

  Nûr / 18 -

 Diyanet Vakfi = Ve Allah âyetleri size açıklıyor. Allah, (işin iç yüzünü) çok iyi bilir, hüküm ve hikmet sahibidir.

lekum el âyâti

  Nûr / 18 -

 Edip Yüksel = ALLAH size ayetlerini böyle açıklıyor. ALLAH Bilendir, Bilgedir.

lekum el âyâti

  Nûr / 18 -

 Elmalılı Hamdi Yazır = Ve sizin için âyetleri beyan buyuruyor ki Allah alîmdir hakîmdir

lekum el âyâti

  Nûr / 18 -

 Elmalılı (sadeleştirilmiş) = Ve Allah, size ayetlerini açıklıyor. Allah, herşeyi bilendir, hikmet sahibidir.

lekum el âyâti

  Nûr / 18 -

 Elmalılı (sadeleştirilmiş-2) = Ve Allah âyetlerini size açıklıyor. Allah, (işin iç yüzünü) çok iyi bilir, tam bir hüküm ve hikmet sahibidir.

lekum el âyâti

  Nûr / 18 -

 Gültekin Onan = Tanrı size ayetleri açıklıyor; Tanrı bilendir, hüküm ve hikmet sahibidir.

lekum el âyâti

  Nûr / 18 -

 Harun Yıldırım = Ve Allah âyetleri size açıklıyor. Allah, (işin iç yüzünü) çok iyi bilir, hüküm ve hikmet sahibidir.

lekum el âyâti

  Nûr / 18 -

 Hasan Basri Çantay = Ve (işte) size âyetlerini açık açık bildiriyor. Allah (her şey'i) hakkıyle bilendir, tam bir hüküm ve hikmet saahibidir.

lekum el âyâti

  Nûr / 18 -

 Hayrat Neşriyat = Ve Allah size âyetleri açıklıyor. Çünki Allah, Alîm (herşeyin içyüzünü bilen)dir, Hakîm (her işi hikmetli olan)dır.

lekum el âyâti

  Nûr / 18 -

 İbni Kesir = Ve Allah, size ayetlerini açıkça bildiriyor. Allah; Alim'dir, Hakim'dir.

lekum el âyâti

  Nûr / 18 -

 Kadri Çelik = Allah size ayetleri açıklıyor. Allah her şeyi bilendir, hikmet sahibidir.

lekum el âyâti

  Nûr / 18 -

 Muhammed Esed = çünkü Allah mesajlarını size apaçık bildiriyor; çünkü Allah, doğru hüküm ve hikmetle edip eyleyen mutlak ve sınırsız bilgi Sahibidir!

lekum el âyâti

  Nûr / 18 -

 Mustafa İslamoğlu = Zira Allah size mesajlarını açıkca bildirir: nitekim her hükmünde tam isabet kaydeden Allah, (bu olayda kimin nerede durduğunu) çok iyi bilmektedir.

lekum el âyâti

  Nûr / 18 -

 Ömer Nasuhi Bilmen = Ve Allah sizin için âyetleri apaçık beyan ediyor ve Allah alîmdir, hakîmdir.

lekum el âyâti

  Nûr / 18 -

 Ömer Öngüt = Ve Allah işte size âyetlerini açık açık bildiriyor. Allah her şeyi hakkıyla bilendir, hüküm ve hikmet sahibidir.

lekum el âyâti

  Nûr / 18 -

 Şaban Piriş = Ve Allah size ayetlerini açıklıyor. Allah, âlimdir, hakimdir.

lekum el âyâti

  Nûr / 18 -

 Sadık Türkmen = Allah size âyetleri açıklıyor. Allah bilen ve doğru hüküm/karar verendir.

lekum el âyâti

  Nûr / 18 -

 Seyyid Kutub = Allah, aynı zamanda, size ayetlerini ayrıntılı biçimde açıklıyor. Allah her şeyi bilir ve her yaptığını yerinde yapar.

lekum el âyâti

  Nûr / 18 -

 Suat Yıldırım = Ve Allah âyetleri size açık açık bildiriyor. Allah alîm ve hakîmdir (her şeyi bilir, tam hüküm ve hikmet sahibidir).

lekum el âyâti

  Nûr / 18 -

 Süleyman Ateş = Allâh size âyetleri(ni) açıklıyor. Allâh bilendir, hüküm ve hikmet sâhibidir.

lekum el âyâti

  Nûr / 18 -

 Tefhim-ul Kuran = Allah size ayetleri açıklıyor; Allah bilendir, hüküm ve hikmet sahibidir.

lekum el âyâti

  Nûr / 18 -

 Ümit Şimşek = Allah size âyetlerini de açıklıyor. Zira Allah herşeyi bilir, her işi hikmetle yapar.

lekum el âyâti

  Nûr / 18 -

 Yaşar Nuri Öztürk = Allah size ayetleri iyice açıklıyor. Allah Alîm'dir, Hakîm'dir.

lekum el âyâti

  Nûr / 18 -

 İskender Ali Mihr = Ve Allah, size âyetlerini açıklıyor. Ve Allah, Alîm’dir (en iyi bilendir) Hakîm’dir (hüküm ve hikmet sahibidir).

lekum el âyâti

  Nûr / 18 -

 İlyas Yorulmaz = Allah ayetlerini size böyle açıklıyor. Allah her şeyi bilen ve her şeye hüküm verendir.

lekum el âyâti

  Bakara / 266 -

 Diyanet İşleri = Herhangi biriniz ister mi ki, içerisinde her türlü meyveye sahip bulunduğu, içinden ırmaklar akan, hurma ve üzüm ağaçlarından oluşan bir bahçesi olsun; himayeye muhtaç çocukları var iken ihtiyarlık gelip kendisine çatsın; derken bağı ateşli (yıldırımlı) bir kasırga vursun da orası yanıversin? Allah, düşünesiniz diye size âyetlerini böyle açıklıyor.

lekum el âyâti

  Bakara / 266 -

 Abdulbaki Gölpınarlı = Biriniz arzular mı ki onun bir hurma fidanlığı, bir üzüm bağı olsun, kıyısından ırmaklar aksın, o fidanlıkta, o bağda bütün meyveler yetişsin, kendisi de ihtiyarlığa düşsün, küçük ve âciz dölü-döşü bulunsun da tam bu çağda fidanlığına, bağına, yakıp kavurucu bir sam yeli gelip çatsın, bahçe ve bağ, yanıp mahvolsun? İşte Allah, düşünürsünüz diye size delillerini böyle açıklar.

lekum el âyâti

  Bakara / 266 -

 Abdullah Parlıyan = Herhangi biriniz ister mi ki içerisinden ırmaklar akan ve çeşit çeşit meyveleri olan üzümden ve hurmalardan oluşmuş bir bahçesi bulunsun ve kendisinin de güçsüz çaresiz yavruları olsun; tam bu halde iken üzerine ihtiyarlık çöksün ve bu sırada o bahçeye alevli bir kasırga isabet etsin de bahçe baştan başa yansın. Belki düşünürsünüz diye Allah size mesajlarını böylece açıklar.

lekum el âyâti

  Bakara / 266 -

 Adem Uğur = Sizden biriniz arzu eder mi ki, hurma ve üzüm ağaçlarıyla dolu, arasından sular akan ve kendisi için orada her çeşit meyveden (bir miktar) bulunan bir bahçesi olsun da, bakıma muhtaç çoluk çocuğu varken kendisine ihtiyarlık gelip çatsın, bahçeye de içinde ateş bulunan bir kasırga isabet ederek yakıp kül etsin! (Elbette bunu kimse arzu etmez.) İşte düşünüp anlayasınız diye Allah size âyetleri açıklar.

lekum el âyâti

  Bakara / 266 -

 Ahmed Hulusi = Sizden biriniz ister mi hiç, içinde nehirler akan ve çeşitli meyveler bulunan, hurmalık ve asmalarla dolu bahçesi olsun da, kendisine ihtiyarlık gelsin ve zayıf bir zürriyeti olsun? Derken içinde ateş olan bir fırtına bütün bahçeyi helâk etsin. . . İşte üzerinde tefekkür etmeniz için Allâh bu işaretleri veriyor.

lekum el âyâti

  Bakara / 266 -

 Ahmet Tekin = Herhangi biriniz arzu eder mi ki, ağaçlarının altından ırmaklar akan, içinde her türlü meyvaları bulunan, hurma ağaçları ve üzüm çubuklarıyla dolu bir bahçesi olsun da, bakıma muhtaç çoluk çocuğu varken, kendisine ihtiyarlık gelip çatsın; bahçeye de, içinde ateş bulunan bir kasırga isabet ederek yakıp kül etsin! Allah dünyanın geçici, âhiretin ebedî olduğu konusunda düşünesiniz diye, ibret verici misalleri size böyle açıklıyor.

lekum el âyâti

  Bakara / 266 -

 Ahmet Varol = Sizden kim kendisine yaşlılık geldiği ve güçsüz, zayıf çocuklarının bulunduğu halde, altından ırmaklar akan hurma ve üzüm ağaçları ile dolu, içerisinde her türsü meyvası bulunan bir bahçesi varken, bahçesine içinde ateş olan bir kasırganın isabet etmesini ve onun yanmasını ister? İşte belki düşünürsünüz diye Allah size ayetlerini böyle açıklamaktadır.

lekum el âyâti

  Bakara / 266 -

 Ali Bulaç = Hangi biriniz ister ki, altından ırmaklar akan hurmalardan, üzümlerden bir bahçesi olsun, içinde kendisinin olan bütün ürünler de bulunsun; fakat kendisine ihtiyarlık gelip çatsın, (üstelik) zayıf ve küçük çocukları olsun (böyle bir durumda iken) ona (bahçesine) ateşli bir kasırga isabet etsin de yanıversin. İşte Allah size ayetleri böyle açıklar, ki düşünesiniz.

lekum el âyâti

  Bakara / 266 -

 Ali Fikri Yavuz = Sizden biriniz arzu edermi ki, hurmalardan ve üzümlerden bir bahçesi olsun; ağaçları altından ırmaklar aksın ve kendinin her türlü meyvaları orada bulunsun; böylece ona ihtiyarlık çöksün de elleri ve güçleri yetmez yavruları olsun; derken o geçim vasıtaları olan bahçeye ateşli bir bora isabet ediversin de o, yanıversin? (İşte, insanlar görsün diye yapılan ameller veya başa kakıp eziyetle verilen sadakalar da böyledir; riya sahibi, kendisine fayda verecek amel yaptığını zanneder. Fakat bahçeye isabet eden felâket gibi, yaptığı ameller boşa çıkacaktır.) İşte Allah, size, âyetlerini böyle apaçık anlatıyor, gerek ki, düşünesiniz.

lekum el âyâti

  Bakara / 266 -

 Ali Ünal = Hiçbiriniz arzu eder mi ki, hurmalık ve üzüm bağlarından bir bahçesi olsun; (bir bahçe ki,) içinde çaylar akıyor ve sahibi için her türlü mahsul yetişiyor; ama sahibinin üstüne ihtiyarlık çökmüş, üstelik bir de küçük, zayıf, bakıma muhtaç çocukları ve torunları var: tam bu durumda yakıcı bir bora çıksın da, bahçeyi kasıp kavursun? Allah, âyetleri (gerçeği gösteren delil ve işaretleri) işte böyle açıklar ki, üzerlerinde iyice düşünüp (gereğince davranasınız).