Aranılan kelime ile eşleşen ayetler

fe mâ lebise

  Hûd / 69 -

 Diyanet İşleri = Andolsun, elçilerimiz (melekler), İbrahim’e müjde getirip “Selâm sana!” dediler. O, “Size de selâm” dedi ve kızartılmış bir buzağı getirmekte gecikmedi.

fe mâ lebise

  Hûd / 69 -

 Abdulbaki Gölpınarlı = Elçilerimiz, İbrâhim'e müjde vermek üzere gelip esenlik sana dediler. O da esenlik size dedi ve durup eğlenmeden hemen kızarmış bir buzağı getirdi.

fe mâ lebise

  Hûd / 69 -

 Abdullah Parlıyan = Andolsun ki melek elçilerimiz, İbrahim'e genç delikanlılar şeklinde müjdeyle geldiler ve “Selâm olsun!” dediler. O da onların selamını alarak, önlerine kızarmış bir buzağıyı getirmekte geç kalmadı.

fe mâ lebise

  Hûd / 69 -

 Adem Uğur = Andolsun ki elçilerimiz (melekler) İbrahim'e müjde getirdiler ve: "Selam (sana)" dediler. O da: "(Size de) selam" dedi ve hemen kızartılmış bir buzağı getirdi.

fe mâ lebise

  Hûd / 69 -

 Ahmed Hulusi = Andolsun ki, (meleklerden) Rasûllerimiz, İbrahim'e müjde olarak gelip, "Selâm" dediler. . . (O da): "Selâm" dedi ve sonrasında da kızartılmış bir buzağı getirdi.

fe mâ lebise

  Hûd / 69 -

 Ahmet Tekin = Andolsun ki, elçilerimiz, melekler İbrahim’e müjde ile geldiler.'Selâm sana, selâmette ol, sen selâmette olanlardansın' dediler. O da, 'Size de selâm, siz de selâmette olun' dedi. Hiç beklemeden kızartılmış bir buzağı getirdi.

fe mâ lebise

  Hûd / 69 -

 Ahmet Varol = Andolsun elçilerimiz İbrahim'e müjde getirip: 'Selam' dediler. O da: 'Selam' dedi. [7] Beklemeden hemen kızartılmış bir buzağı getirdi.

fe mâ lebise

  Hûd / 69 -

 Ali Bulaç = Andolsun, elçilerimiz İbrahim'e müjde ile geldikleri zaman; "Selam" dediler. O da: "Selam" dedi (ve) hemen gecikmeden kızartılmış bir buzağı getirdi.

fe mâ lebise

  Hûd / 69 -

 Ali Fikri Yavuz = Şanım hakkı için, (melek olan) elçilerimiz İbrahim’e müjde ile gelip “selâmün aleyk” dediler. O da onlara “aleykümü’s-Selâm” dedi ve hemen gidip (onlara) kızartılmış bir buzağı getirdi.

fe mâ lebise

  Hûd / 69 -

 Ali Ünal = Bir zaman da, (semavî) elçilerimiz (birer delikanlı suretinde) İbrahim’e müjde ile gelip selâm verdiler. İbrahim, selâmlarına mukabelede bulundu ve hiç gecikmeden önlerine kızartılmış körpe bir dana eti koydu.

fe mâ lebise

  Hûd / 69 -

 Bayraktar Bayraklı = Andolsun ki peygamberlerimiz İbrâhim'e müjde getirdiler ve “Selâm” dediler. O da, “Selâm” dedi ve hemen kızartılmış bir buzağı getirdi.[212]

fe mâ lebise

  Hûd / 69 -

 Bekir Sadak = And olsun ki, elcilerimiz mujde ile Ibrahim'e geldiler. «Selam sana» dediler, «Size de selam» dedi, hemen kizartilmis bir buzagi getirdi.

fe mâ lebise

  Hûd / 69 -

 Celal Yıldırım = And olsun ki, elçilerimiz (melekler) İbrahim'e müjde ile geldiler ve «Selâm» dediler. O da (size de) selâm, dedi ve oyalanmadan kızartılmış bir buzağı getirdi.

fe mâ lebise

  Hûd / 69 -

 Cemal Külünkoğlu = Andolsun, elçilerimiz (melekler), İbrahim'e müjde getirip: “Selâm sana!” dediler. O: “Size de selâm olsun” dedi ve sonra da oyalanmadan onların önüne kızartılmış bir buzağı getirdi.

fe mâ lebise

  Hûd / 69 -

 Diyanet İşleri (eski) = And olsun ki, elçilerimiz müjde ile İbrahim'e geldiler. 'Selam sana' dediler, 'Size de selam' dedi, hemen kızartılmış bir buzağı getirdi.

fe mâ lebise

  Hûd / 69 -

 Diyanet Vakfi = Andolsun ki elçilerimiz (melekler) İbrahim'e müjde getirdiler ve: «Selam (sana) » dediler. O da: «(Size de)selam» dedi ve hemen kızartılmış bir buzağı getirdi.

fe mâ lebise

  Hûd / 69 -

 Edip Yüksel = Elçilerimiz İbrahim'e müjdeyi götürdüklerinde 'Selam!' (Barış olsun) dediler. O da 'Selam!,' dedi ve hemen (onlara) kızartılmış bir buzağı sundu.

fe mâ lebise

  Hûd / 69 -

 Elmalılı Hamdi Yazır = Şanım hakkı için İbrahime de Resullerimiz müjde ile geldiler «selâm» dediler, «selâm» dedi, durmadan gitti kızartılmış bir buzağı getirdi

fe mâ lebise

  Hûd / 69 -

 Elmalılı (sadeleştirilmiş) = Andolsun şanıma ki, İbrahim'e de elçilerimiz müjde ile geldi ve «Selam!» dediler. O da: «Selam!» dedi ve durmadan gidip kızartılmış bir buzağı getirdi.

fe mâ lebise

  Hûd / 69 -

 Elmalılı (sadeleştirilmiş-2) = Andolsun ki, İbrahim'e de elçilerimiz (melekler) müjde ile geldiler ve «selâm» dediler, o da «selâm» dedi ve hemen gidip onlara kızartılmış bir buzağı getirdi.

fe mâ lebise

  Hûd / 69 -

 Gültekin Onan = Andolsun, elçilerimiz İbrahim'e müjde ile geldikleri zaman; "Selam" dediler. O da: "Selam" dedi (ve) hemen gecikmeden kızartılmış bir buzağı getirdi.

fe mâ lebise

  Hûd / 69 -

 Harun Yıldırım = Andolsun elçilerimiz İbrahim’e müjde ile geldiğinde; “Selam.” dediler. O da: “Selam.” dedi hemen gecikmeden kızartılmış bir buzağı getirdi.

fe mâ lebise

  Hûd / 69 -

 Hasan Basri Çantay = Andolsun, elçilerimiz, İbrâhîme müjde ile gelib «Selâm» dediler. O da «Selâm» dedi ve eğlenmeden gidib (onlara) kızartılmış bir buzağı getirdi.

fe mâ lebise

  Hûd / 69 -

 Hayrat Neşriyat = And olsun ki elçilerimiz (melekler) İbrâhîm’e müjde ile geldiler: 'Selâm (senin üzerine olsun)!' dediler. Bunun üzerine (O da:) 'Selâm (sizin üzerinize de olsun)!' dedi; beklemeden (onlara) kızartılmış bir buzağı getirdi.

fe mâ lebise

  Hûd / 69 -

 İbni Kesir = Elçilerimiz İbrahim'e müjdelerle gelmiş: Selam, demişlerdi de o; Selam, demiş ve beklemeden onlara kızartılmış bir buzağı ikram etmişti.

fe mâ lebise

  Hûd / 69 -

 Kadri Çelik = Hiç şüphesiz elçilerimiz (melekler) müjde ile İbrahim'e geldiler, “Selam!” dediler. O da “Selam!” dedi de hemen gecikmeden (onlara) kızartılmış bir buzağı getirdi.

fe mâ lebise

  Hûd / 69 -

 Muhammed Esed = Ve Gerçek şu ki, İbrahim'e (semavi) elçilerimiz müjdeyle geldiler, (ve) "Selam olsun!" dediler; o da (onlara): "(Size de) selam olsun!" diye karşılık verdi ve sonra da onların önüne kızarmış bir buzağıyı getirip koymakta gecikmedi.

fe mâ lebise

  Hûd / 69 -

 Mustafa İslamoğlu = Ve doğrusu elçilerimiz İbrahim'e bir muştu getirdiler ve "Selam sana!" dediler. O da "Selam size!" diye mukabele etti ve çok geçmeden önlerine kebap yapılmış bir buzağı çıkardı.

fe mâ lebise

  Hûd / 69 -

 Ömer Nasuhi Bilmen = Ve muhakkak ki, Bizim elçilerimiz İbrahim'e müjde ile gelmişti. «Selâm!» dediler. O da, «Selâmdır» dedi. Sonra gecikmeden bir kızartılmış buzağı getirdi.

fe mâ lebise

  Hûd / 69 -

 Ömer Öngüt = Elçilerimiz İbrahim'e müjde getirdikleri zaman: “Selâm sana!” dediler, o da: “Size de selâm!” dedi ve hemen kızartılmış bir dana getirdi.

fe mâ lebise

  Hûd / 69 -

 Şaban Piriş = Elçilerimiz, müjde ile İbrahim’e gelmişler ve “selam!” demişlerdi. İbrahim de: -Selam! deyip, hemen bir kızarmış dana getirdi.

fe mâ lebise

  Hûd / 69 -

 Sadık Türkmen = Ant olsun, elçilerimiz İbrahim’e müjde ile geldiler. “Selâm!” dediler. (O da) ”selâm!” dedi. Çok zaman geçmeden kızartılmış bir buzağı getirdi.

fe mâ lebise

  Hûd / 69 -

 Seyyid Kutub = Hani elçilerimiz İbrahim'e müjdeli haberi getirdiklerinde ona, «Selâm sana» dediler. O da onlara «Selâm size» dedi. Az sonra önlerine kızarmış bir buzağı getirdi.

fe mâ lebise

  Hûd / 69 -

 Suat Yıldırım = Bir zaman da elçilerimiz İbrâhim’e varıp onu müjdelemek üzere "Selâm sana!" dediler. O da: "Size de Selâm!" deyip çok kalmadan, elinde nefis, güzelce kızartılmış körpe bir dana getirip ikram etti.

fe mâ lebise

  Hûd / 69 -

 Süleyman Ateş = Elçilerimiz, İbrâhim'e müjde getirip "selâm!" demişlerdi. O da "selâm!" dedi; çok durmadan hemen (elçilere) kızarmış bir buzağı getirdi.

fe mâ lebise

  Hûd / 69 -

 Tefhim-ul Kuran = Andolsun, elçilerimiz İbrahim'e müjde ile geldikleri zaman: «Selam» dediler. O da: «Selam» dedi (ve) hemen gecikmeden kızartılmış bir buzağı getirdi.

fe mâ lebise

  Hûd / 69 -

 Ümit Şimşek = İbrahim'e de elçilerimiz müjdeyle gelmişler ve 'Sana selâm olsun' demişlerdi. İbrahim 'Size de selâm olsun' dedi ve çok geçmeden, onlara kızartılmış bir buzağı getirdi.

fe mâ lebise

  Hûd / 69 -

 Yaşar Nuri Öztürk = Yemin olsun, resullerimiz İbrahim'e muştu getirip "Selam!" demişlerdi. O da "Selam!" demiş, fazla beklemeden kızartılmış bir buzağı getirmişti.

fe mâ lebise

  Hûd / 69 -

 İskender Ali Mihr = Ve andolsun elçilerimiz İbrâhîm (a.s)’a müjde ile geldiler: “Selâm” dediler. O (İbrâhîm a.s) da: “Selâm” dedi. Bunun üzerine, çok geçmeden kızarmış bir buzağı getirdi. (Kızarmış bir buzağı getirmesi gecikmedi.)

fe mâ lebise

  Hûd / 69 -

 İlyas Yorulmaz = Elçilerimiz İbrahim’e müjde vermek için gelmişler ve “Selam” (sana ey İbrahim) demişlerdi. İbrahim de onlara “Selam” diyerek cevap verdi ve hemen ardından kızartılmış buzağı etini getirmekte geç kalmadı.

fe lebise

  Yûsuf / 42 -

 Diyanet İşleri = Yûsuf, onlardan kurtulacağını düşündüğü kişiye, “Efendinin yanında beni an”, dedi. Fakat şeytan onu efendisine hatırlatmayı unutturdu da bu yüzden o, birkaç yıl daha zindanda kaldı.

fe lebise

  Yûsuf / 42 -

 Abdulbaki Gölpınarlı = Ve onlardan, kurtulacağını sandığına beni dedi, efendine anlat. Fakat Şeytan, efendisine bunu anlatmayı unutturdu ona ve bu yüzden daha nice yıllar zindanda kaldı.

fe lebise

  Yûsuf / 42 -

 Abdullah Parlıyan = Ve bunun üzerine Yûsuf, iki hapis arkadaşından kurtulacağını düşündüğü kimseye, efendinin yanında benim suçsuz olduğumu hatırlatmak üzere beni hatırla dedi. Fakat şeytan o adama, Yûsuf'un durumunu efendisine hatırlatmayı unutturdu; bundan dolayı Yûsuf bir kaç yıl daha zindanda kaldı.

fe lebise

  Yûsuf / 42 -

 Adem Uğur = Onlardan, kurtulacağını bildiği kimseye dedi ki: Beni efendinin yanında an, (umulur ki beni çıkarır). Fakat şeytan ona, efendisine anmayı unutturdu. Dolayısıyla (Yusuf), birkaç sene daha zindanda kaldı.

fe lebise

  Yûsuf / 42 -

 Ahmed Hulusi = (Yusuf) bu ikisinden, kurtulacağını zannettiği kimseye dedi ki: "Efendinin katında beni hatırla (ve hatırlat)!". . . Ne var ki, şeytan, efendisinin yanında Yusuf'u hatırına getirmeyi unutturdu da, nice yıllar zindanda kaldı.

fe lebise

  Yûsuf / 42 -

 Ahmet Tekin = Yûsuf, zindandan kurtulacağına inandığı iki gençten birine:'Efendinin yanında benden bahset' dedi. Fakat şeytan, efendisinin yanında, Yûsuf’tan söz etmeyi ona unutturdu. Bu yüzden Yûsuf birkaç yıl daha zindanda kaldı.

fe lebise

  Yûsuf / 42 -

 Ahmet Varol = O iki kişiden kurtulacağını sandığı kimseye: 'Beni efendinin yanında an' dedi. Fakat şeytan ona efendisine yanında anmayı unutturdu ve böylece (Yusuf) birkaç yıl zindanda kaldı.

fe lebise

  Yûsuf / 42 -

 Ali Bulaç = İkisinden kurtulacağını sandığı kişiye dedi ki: "Efendinin katında beni hatırla." Fakat şeytan, efendisine hatırlatmayı ona unutturdu, böylece daha nice yıllar (Yusuf) zindanda kaldı.

fe lebise

  Yûsuf / 42 -

 Ali Fikri Yavuz = Bir de Yûsuf, idamdan kurtulacağını bildiği bu ikisinden birine, (şerbetçiye-sakıya) şöyle dedi: “- (hapisten çıktıktan sonra zulme uğradığımı ve masum bulunduğumu) efendinin yanında beni anarak söyle.” Fakat Şeytan, efendisine (bunu), anmayı , delikanlıya unutturdu da, Yûsuf bir çok sene (yedi veya on -iki yıl) zindanda kaldı.

fe lebise

  Yûsuf / 42 -

 Ali Ünal = Yusuf, o iki arkadaştan kurtulacağına inandığı kişiye, “Beni, (suçsuzluğumu) efendinin yanında anıver!” dedi. Fakat şeytan, o kişinin bunu efendisine söylemeyi unutmasına sebep oldu da, Yusuf bir kaç yıl dana zindanda kaldı.