Aranılan kelime ile eşleşen ayetler

lebisû

  Kehf / 12 -

 Diyanet İşleri = Sonra onları uyandırdık ki, iki zümreden hangisinin bekledikleri süreyi daha iyi hesap ettiğini bilelim.

lebisû

  Kehf / 12 -

 Abdulbaki Gölpınarlı = Sonra da iki taraftan hangisi, onların ne kadar yatıp kaldıklarını hesâb edip ayırt edecek, bilelim diye tekrar onları uyandırdık.

lebisû

  Kehf / 12 -

 Abdullah Parlıyan = Sonra onları uyandırdık ki, mağarada geçen zamanın iki bakış açısından, hangisi tarafından daha iyi değerlendirildiğini, insanlara gösterelim diye.

lebisû

  Kehf / 12 -

 Adem Uğur = Sonra da iki guruptan (Ashâb-ı Kehf ile hasımlarından) hangisinin kaldıkları müddeti daha iyi hesap edeceğini görelim diye onları uyandırdık.

lebisû

  Kehf / 12 -

 Ahmed Hulusi = Sonra onları bâ'settik, iki grubun hangisinin, kaldıkları süreyi daha iyi tahmin edeceğini bilelim (daha iyi hesap edeceği ortaya çıksın) diye. (Burada bilelim demek, açığa çıkaralım, fiilen tahakkuk ettirelim de kendileri de anlasın demektir. {Elmalı tefsir; cilt:5 sayfa:3226})

lebisû

  Kehf / 12 -

 Ahmet Tekin = Sonra da, iki gruptan hangisinin, Eshâb-ı Kehf’in mağarada kaldıkları süreyi daha iyi hesapladığını anlamak için, onları dirilterek uyandırdık.

lebisû

  Kehf / 12 -

 Ahmet Varol = Sonra iki gruptan hangisinin bekledikleri süreyi iyi hesab ettiğini bilmek (ortaya çıkarmak) için onları uyandırdık.

lebisû

  Kehf / 12 -

 Ali Bulaç = Sonra iki gruptan hangisinin kaldıkları süreyi daha iyi hesap ettiğini belirtmek için onları uyandırdık.

lebisû

  Kehf / 12 -

 Ali Fikri Yavuz = Sonra onları uyandırdık ki, (mümin ve kâfir) iki topluluğun hangisi, onların mağarada bekledikleri müddeti daha iyi hesap etmiştir, fiilen bilelim.

lebisû

  Kehf / 12 -

 Ali Ünal = Sonra onları uyandırdık; o halde ne kadar kaldıkları konusunda iki grup oldular ve neticede hangi grubun daha iyi tahmin yürüttüğünü ortaya çıkardık.

lebisû

  Kehf / 12 -

 Bayraktar Bayraklı = Sonra da iki gruptan hangisinin kaldıkları müddeti daha iyi hesap edeceğini görelim diye onları uyandırdık.

lebisû

  Kehf / 12 -

 Bekir Sadak = (11-12) Magaranin icinde onlari yillarca uyuttuk; sonra, iki taraftan hangisinin bekledikleri sonucu iyi hesaplamis oldugunu belirtmek icin onlari uyandirdik.*

lebisû

  Kehf / 12 -

 Celal Yıldırım = Sonra da iki gruptan hangisinin mağarada ne kadar kaldıklarını daha iyi hesaplamasını belirlemek için onları uyandırıp kaldırdık.

lebisû

  Kehf / 12 -

 Cemal Külünkoğlu = Sonra iki gruptan hangisinin ne kadar uyuduklarını doğru olarak hesap edebileceğini belirlemek üzere onları uyandırmıştık.

lebisû

  Kehf / 12 -

 Diyanet İşleri (eski) = (11-12) Mağaranın içinde onları yıllarca uyuttuk; sonra, iki taraftan hangisinin bekledikleri sonucu iyi hesaplamış olduğunu belirtmek için onları uyandırdık.

lebisû

  Kehf / 12 -

 Diyanet Vakfi = Sonra da iki guruptan hangisinin kaldıkları müddeti daha iyi hesap edeceğini görelim diye onları uyandırdık.

lebisû

  Kehf / 12 -

 Edip Yüksel = Sonra onları dirilttik ki onların orada kalış sürelerini hangi grubun daha iyi hesaplayacağını bilelim.

lebisû

  Kehf / 12 -

 Elmalılı Hamdi Yazır = Sonra onları dirilttik ki onların orada kalış sürelerini hangi grubun daha iyi hesaplayacağını bilelim.

lebisû

  Kehf / 12 -

 Elmalılı (sadeleştirilmiş) = Sonra da onları uyandırdık ki, iki zümreden hangisinin bekledikleri gayeyi daha iyi hesap etmiş olduğunu bilelim.

lebisû

  Kehf / 12 -

 Elmalılı (sadeleştirilmiş-2) = Sonra da iki gruptan hangisinin, onların mağarada kaldıkları süreyi daha iyi hesapladığını anlamak için, onları tekrar uyandırdık.

lebisû

  Kehf / 12 -

 Gültekin Onan = Sonra da iki gruptan hangisinin, onların mağarada kaldıkları süreyi daha iyi hesapladığını anlamak için, onları tekrar uyandırdık.

lebisû

  Kehf / 12 -

 Harun Yıldırım = Sonra iki gruptan hangisinin kaldıkları müddeti daha iyi hesap ettiğini belirtmek için onları uyandırdık.

lebisû

  Kehf / 12 -

 Hasan Basri Çantay = Sonra da onları uyandırdık, iki zümreden hangisi bekledikleri gayeyi daha iyi (zabt ve) hesâb edicidir, ayırd edelim diye.

lebisû

  Kehf / 12 -

 Hayrat Neşriyat = Sonra onları uyandırdık ki, (uykuda) kaldıkları müddeti, (kendi aralarındaki) iki fırkadan hangisinin daha iyi hesâb edeceğini ortaya çıkaralım.

lebisû

  Kehf / 12 -

 İbni Kesir = Sonra iki taraftan hangisinin bekledikleri sonucu daha iyi hesaplamış olduğunu belirtmek için onları uyandırdık.

lebisû

  Kehf / 12 -

 Kadri Çelik = Sonra (içlerindeki) iki gruptan hangisinin kaldıkları süreyi daha iyi hesap ettiğini belirtmek için onları uyandırdık.

lebisû

  Kehf / 12 -

 Muhammed Esed = sonra onları uyandırdık, ki (mağarada) geçen sürenin iki bakış açısından hangisiyle daha iyi değerlendirildiğini (insanlara) gösterelim.

lebisû

  Kehf / 12 -

 Mustafa İslamoğlu = Sonra onları dirilttik ki, geçip giden süreci iki guruptan hangisinin (olayı hakikate uygun bir bakış açısıyla) değerlendirdiğini seçip ortaya çıkaralım.

lebisû

  Kehf / 12 -

 Ömer Nasuhi Bilmen = Sonra onları uyandırdık; iki tâifeden hangisinin bekledikleri müddeti daha iyi hesab ettiklerini bilelim diye.

lebisû

  Kehf / 12 -

 Ömer Öngüt = Sonra onları uyandırdık ki, iki taraftan hangisinin kaldıkları süreyi daha iyi hesap edeceğini belirtelim.

lebisû

  Kehf / 12 -

 Şaban Piriş = Sonra onları uyandırdık; iki tâifeden hangisinin bekledikleri müddeti daha iyi hesab ettiklerini bilelim diye.

lebisû

  Kehf / 12 -

 Sadık Türkmen = Sonra onları uyandırdık ki; iki taraftan hangisinin kaldıkları süreyi daha iyi hesap edeceği bilinsin.

lebisû

  Kehf / 12 -

 Seyyid Kutub = Sonra iki gruptan hangisinin ne kadar uyuduklarını doğru olarak hesap edebileceğini belirlemek üzere onları uyandırdık.

lebisû

  Kehf / 12 -

 Suat Yıldırım = Sonra da o iki takımdan (Ashab-ı Kehf ile hasımlarından) hangisinin onların mağarada kaldıkları süreyi daha iyi hesapladıklarını ortaya koyalım diye onları uyandırdık.

lebisû

  Kehf / 12 -

 Süleyman Ateş = Sonra onları uyandırdık ki, (onların uyuma müddetleri hakkında ihtilâf eden) iki zümreden hangisinin, (onların) kaldıkları süreyi daha iyi hesâb edeceğini bilelim.

lebisû

  Kehf / 12 -

 Tefhim-ul Kuran = Sonra iki gruptan hangisinin kaldıkları süreyi daha iyi hesap ettiğini belirtmek için onları uyandırdık.

lebisû

  Kehf / 12 -

 Ümit Şimşek = Sonra, onlar ile hasımlarından, mağarada kaldıkları süreyi kim daha iyi hesaplayacak diye onları uyandırdık.

lebisû

  Kehf / 12 -

 Yaşar Nuri Öztürk = Sonra onları dirilttik ki, iki zümreden hangisinin kaldıkları süreyi daha iyi hesap edebileceğini bilelim.

lebisû

  Kehf / 12 -

 İskender Ali Mihr = Sonra ne kadar süre kaldıklarını, iki topluluktan hangisinin daha iyi hesap edeceğini bilmemiz (belirtmemiz) için onları beas ettik (dirilttik, uyandırdık).

lebisû

  Kehf / 12 -

 İlyas Yorulmaz = Sonra onları (uykularından) kaldırdık ki, iki guruptan, hangisinin sonuçta ne kadar zaman kaldıklarını (söyleyeceklerini) öğrenelim.

ve lebisû

  Kehf / 25 -

 Diyanet İşleri = Onlar mağaralarında üç yüz yıl kaldılar. Buna dokuz daha eklediler.

ve lebisû

  Kehf / 25 -

 Abdulbaki Gölpınarlı = Onlar, mağaralarında üç yüz yıl yatıp kaldılar ve bu yıllara dokuz yıl daha kattılar.

ve lebisû

  Kehf / 25 -

 Abdullah Parlıyan = Bir kısım insanlar: Onların mağarada üçyüz yıl kaldığını ileri sürüyor ve kimileri de bu sayıya, dokuz yıl daha ekliyorlar.

ve lebisû

  Kehf / 25 -

 Adem Uğur = Onlar,mağaralarında üçyüz yıl kadar kaldılar ve dokuz yıl da buna ilave etmişlerdir

ve lebisû

  Kehf / 25 -

 Ahmed Hulusi = (Kimileri diyor ki) mağaralarında 300 yıl kaldılar; 9 da eklediler.

ve lebisû

  Kehf / 25 -

 Ahmet Tekin = Onlar mağaralarında güneş yılı ile üç yüz yıl kaldılar. Ay yılıyla buna dokuz yıl daha ilâve ederek üç yüz dokuz yıl olarak hesap ettiler.

ve lebisû

  Kehf / 25 -

 Ahmet Varol = Onlar mağaralarında üç yüz yıl kaldılar ve dokuz (yıl) da kattılar.

ve lebisû

  Kehf / 25 -

 Ali Bulaç = Onlar mağaralarında üç yüz yıl kaldılar ve dokuz (yıl) daha kattılar.

ve lebisû

  Kehf / 25 -

 Ali Fikri Yavuz = Onlar, mağaralarında üç yüz sene kaldılar ve buna dokuz yıl daha kattılar.

ve lebisû

  Kehf / 25 -

 Ali Ünal = Onlar, mağaralarında (güneş yılı hesabıyla) üçyüz yıl kaldılar; (ay yılını esas alanlar ise), buna dokuz yıl eklediler.