Aranılan kelime ile eşleşen ayetler
le ted’û-hum
Mü’minûn / 73 -
Diyanet İşleri = Şüphesiz sen onları doğru bir yola çağırıyorsun.
le ted’û-hum
Mü’minûn / 73 -
Abdulbaki Gölpınarlı = Sen onları kesinlikle doğru, muhkem, güvenli yola, İslâmî hayata çağırıyorsun.
le ted’û-hum
Mü’minûn / 73 -
Abdullah Parlıyan = Ve şüphesiz sen onları, dosdoğru bir yola çağırıyorsun.
le ted’û-hum
Mü’minûn / 73 -
Adem Uğur = Gerçekten sen onları dosdoğru olan bir yola çağırıyorsun.
le ted’û-hum
Mü’minûn / 73 -
Ahmed Hulusi = Muhakkak ki sen, onları sırat-ı müstakime davet edersin.
le ted’û-hum
Mü’minûn / 73 -
Ahmet Tekin = Sen onları kesinlikle doğru, muhkem, güvenli yola, İslâmî hayata çağırıyorsun.
le ted’û-hum
Mü’minûn / 73 -
Ahmet Varol = Sen onları doğru bir yola çağırıyorsun.
le ted’û-hum
Mü’minûn / 73 -
Ali Bulaç = (73-74) Aslinda sen onlari dogru yola cagiriyorsun ama, ahirete inanmayanlar bu yoldan sapmaktadirlar.
le ted’û-hum
Mü’minûn / 73 -
Ali Fikri Yavuz = Doğrusu sen, onları, İslâm dinine çağırıyorsun.
le ted’û-hum
Mü’minûn / 73 -
Ali Ünal = Ve sen de, onları dosdoğru bir yola çağırıyorsun.
le ted’û-hum
Mü’minûn / 73 -
Bayraktar Bayraklı = Sen onları doğru bir yola çağırıyorsun.
le ted’û-hum
Mü’minûn / 73 -
Bekir Sadak = (73-74) Aslinda sen onlari dogru yola cagiriyorsun ama, ahirete inanmayanlar bu yoldan sapmaktadirlar.
le ted’û-hum
Mü’minûn / 73 -
Celal Yıldırım = Ve şüphesiz ki sen onları dosdoğru bir yola çağırırsın.
le ted’û-hum
Mü’minûn / 73 -
Cemal Külünkoğlu = (73-74) Şüphesiz sen onları doğru bir yola çağırıyorsun. Fakat ahirete inanmayanlar, ısrarla bu yoldan sapıyorlar.
le ted’û-hum
Mü’minûn / 73 -
Diyanet İşleri (eski) = Gerçek şu ki sen onları doğru bir yola çağırıyorsun.
le ted’û-hum
Mü’minûn / 73 -
Diyanet Vakfi = Gerçek şu ki sen onları doğru bir yola çağırıyorsun.
le ted’û-hum
Mü’minûn / 73 -
Edip Yüksel = Hâlbuki şübhesiz sen, onları elbette dosdoğru bir yola da'vet ediyorsun.
le ted’û-hum
Mü’minûn / 73 -
Elmalılı Hamdi Yazır = Aslında sen, onları dosdoğru bir yola çağırıyorsun.
le ted’û-hum
Mü’minûn / 73 -
Elmalılı (sadeleştirilmiş) = Doğrusu, sen onları dosdoğru bir caddeye çağırıyorsun.
le ted’û-hum
Mü’minûn / 73 -
Elmalılı (sadeleştirilmiş-2) = Gerçek şu ki sen onları doğru bir yola çağırıyorsun.
le ted’û-hum
Mü’minûn / 73 -
Gültekin Onan = Gerçekten sen onları dosdoğru olan bir yola çağırıyorsun.
le ted’û-hum
Mü’minûn / 73 -
Harun Yıldırım = Gerçek şu ki sen onları doğru bir yola çağırıyorsun.
le ted’û-hum
Mü’minûn / 73 -
Hasan Basri Çantay = Hakıykatde sen onları doğru bir yola da'vet ediyorsun.
le ted’û-hum
Mü’minûn / 73 -
Hayrat Neşriyat = Hâlbuki şübhesiz sen, onları elbette dosdoğru bir yola da'vet ediyorsun.
le ted’û-hum
Mü’minûn / 73 -
İbni Kesir = Aslında sen, onları dosdoğru bir yola çağırıyorsun.
le ted’û-hum
Mü’minûn / 73 -
Kadri Çelik = Gerçekten sen onları dosdoğru olan bir yola çağırmaktasın.
le ted’û-hum
Mü’minûn / 73 -
Muhammed Esed = Ve, doğrusu sen onları gerçekten dosdoğru bir yola çağırıyorsun;
le ted’û-hum
Mü’minûn / 73 -
Mustafa İslamoğlu = Sen onları gerçekten de dosdoğru bir yola çağırıyorsun,
le ted’û-hum
Mü’minûn / 73 -
Ömer Nasuhi Bilmen = Ve şüphe yok ki, sen onları dosdoğru bir caddeye dâvet ediyorsun.
le ted’û-hum
Mü’minûn / 73 -
Ömer Öngüt = Sen onları doğru bir yola çağırıyorsun.
le ted’û-hum
Mü’minûn / 73 -
Şaban Piriş = Aslında sen onları dosdoğru yola çağrıyorsun.
le ted’û-hum
Mü’minûn / 73 -
Sadık Türkmen = Doğrusu sen, onları dosdoğru bir yola davet ediyorsun.
le ted’û-hum
Mü’minûn / 73 -
Seyyid Kutub = Aslında sen onları doğru yola çağırıyorsun.
le ted’û-hum
Mü’minûn / 73 -
Suat Yıldırım = Sen gerçekten onları dosdoğru bir yola çağırıyorsun.
le ted’û-hum
Mü’minûn / 73 -
Süleyman Ateş = Sen onları doğru bir yola çağırıyorsun.
le ted’û-hum
Mü’minûn / 73 -
Tefhim-ul Kuran = Gerçekten sen onları dosdoğru olan bir yola çağırmaktasın.
le ted’û-hum
Mü’minûn / 73 -
Ümit Şimşek = Gerçek şu ki, sen onları dosdoğru bir yola çağırıyorsun.
le ted’û-hum
Mü’minûn / 73 -
Yaşar Nuri Öztürk = Şu bir gerçek ki, sen onları dosdoğru bir yola çağırıyorsun.
le ted’û-hum
Mü’minûn / 73 -
İskender Ali Mihr = Ve muhakkak ki; sen, mutlaka onları Sıratı Mustakîm’e davet ediyorsun.
le ted’û-hum
Mü’minûn / 73 -
İlyas Yorulmaz = Ve sende onları, dosdoğru bir yola çağırıyorsun.