Aranılan kelime ile eşleşen ayetler

le meb’ûsûne

  Mü’minûn / 82 -

 Diyanet İşleri = Dediler ki: “Gerçekten biz, ölüp bir toprak ve kemik yığını hâline geldikten sonra mı tekrar diriltileceğiz?”

le meb’ûsûne

  Mü’minûn / 82 -

 Abdulbaki Gölpınarlı = Dediler ki: Öldükten ve toz toprak ve kemik kesildikten sonra mı diriltileceğiz?

le meb’ûsûne

  Mü’minûn / 82 -

 Abdullah Parlıyan = biz ölüp, toprak ve kemik olduktan sonra, tekrar mı diriltileceğiz? derler.

le meb’ûsûne

  Mü’minûn / 82 -

 Adem Uğur = Dediler ki: Sahi biz, ölüp de bir toprak ve kemik yığını haline gelmişken, mutlaka yeniden diriltileceğiz öyle mi?

le meb’ûsûne

  Mü’minûn / 82 -

 Ahmed Hulusi = Dediler ki: "Ölüp, toprak ve kemikler olduğumuzda gerçekten yeni bir yapıyla yaşama devam edecek miyiz?"

le meb’ûsûne

  Mü’minûn / 82 -

 Ahmet Tekin = 'Ölüp de toprak ve kemik yığını haline geldiğimiz zaman mı, biz mi, yeniden diriltilecek mişiz?' dediler.

le meb’ûsûne

  Mü’minûn / 82 -

 Ahmet Varol = Dediler ki: 'Öldüğümüz, toprak ve kemik haline geldiğimiz zaman mı, biz mi o zaman tekrar diriltileceğiz?

le meb’ûsûne

  Mü’minûn / 82 -

 Ali Bulaç = Dediler ki: "Öldüğümüz, bir toprak ve bir kemik olduğumuz zaman, gerçekten biz mi diriltilecek mişiz?"

le meb’ûsûne

  Mü’minûn / 82 -

 Ali Fikri Yavuz = Şöyle demişlerdi: “- Biz ölüb de bir toprak ve bir yığın kemik olduğumuz zaman mı, cidden biz mi diriltilmiş olacağız?

le meb’ûsûne

  Mü’minûn / 82 -

 Ali Ünal = “Şimdi biz, ölüp toprak ve kupkuru kemik yığını haline geldikten sonra, yani biz o halde iken diriltilip mezarlarımızdan çıkarılacağız, öyle mi?

le meb’ûsûne

  Mü’minûn / 82 -

 Bayraktar Bayraklı = (82-83) Öncekiler: “Ölüp, toprak ve bir yığın kemik olduğumuzda mı diriltileceğiz? Andolsun ki, biz ve daha önce de babalarımız tehdit edilmişti; bu, öncekilerin masallarından başka bir şey değildir” demişlerdi.

le meb’ûsûne

  Mü’minûn / 82 -

 Bekir Sadak = (82-83) Oncekiler: «Olup toprak ve bir yigin kemik oldugumuzda mi diriltilecegiz? And olsun ki biz ve daha once de babalarimiz tehdit edilmisti; bu, oncekilerin masallarindan baska birsey degildir» demislerdi.

le meb’ûsûne

  Mü’minûn / 82 -

 Celal Yıldırım = Biz öldüğümüz, toprak ve kemik olduğumuz zaman diriltilip kaldırılacak mıyız ?

le meb’ûsûne

  Mü’minûn / 82 -

 Cemal Külünkoğlu = (82-83) Dediler ki: “Gerçekten biz, ölüp bir toprak ve kemik yığını hâline geldikten sonra mı tekrar diriltileceğiz? Yemin olsun ki, bu tehdit şimdi bize yöneltildiği gibi daha önce atalarımıza da yöneltilmişti. Bu eskilerin masallarından başka bir şey değildir.”

le meb’ûsûne

  Mü’minûn / 82 -

 Diyanet İşleri (eski) = (82-83) Öncekiler: 'Ölüp toprak ve bir yığın kemik olduğumuzda mı diriltileceğiz? And olsun ki biz ve daha önce de babalarımız tehdit edilmişti; bu, öncekilerin masallarından başka birşey değildir' demişlerdi.

le meb’ûsûne

  Mü’minûn / 82 -

 Diyanet Vakfi = Dediler ki: Sahi biz, ölüp de bir toprak ve kemik yığını haline gelmişken, mutlaka yeniden diriltileceğiz öyle mi?

le meb’ûsûne

  Mü’minûn / 82 -

 Edip Yüksel = Ve şöyle dediler: 'Biz öldüğümüz, toprak ve kemik olduğumuz zaman mı dirileceğiz?'

le meb’ûsûne

  Mü’minûn / 82 -

 Elmalılı Hamdi Yazır = «Öldüğümüz ve bir türab, bir yığın kemik olduğumuz vakıt mı, cidden biz mi mutlak ba'solunacağız?

le meb’ûsûne

  Mü’minûn / 82 -

 Elmalılı (sadeleştirilmiş) = ki: «ölüp de bir toprak, bir yığın kemik olduğumuz zaman mı, sahi biz mi mutlaka diriltileceğiz?

le meb’ûsûne

  Mü’minûn / 82 -

 Elmalılı (sadeleştirilmiş-2) = Dediler ki: «Sahi biz, ölüp de bir toprak ve kemik yığını haline gelmişken, mutlaka yeniden diriltileceğiz öyle mi?»

le meb’ûsûne

  Mü’minûn / 82 -

 Gültekin Onan = Dediler ki: "Öldüğümüz, bir toprak ve bir kemik olduğumuz zaman, gerçekten biz mi diriltilecek mişiz?"

le meb’ûsûne

  Mü’minûn / 82 -

 Harun Yıldırım = Dediler ki: Sahi biz, ölüp de bir toprak ve kemik yığını haline gelmişken, mutlaka yeniden diriltileceğiz öyle mi?

le meb’ûsûne

  Mü’minûn / 82 -

 Hasan Basri Çantay = Onlar «Öldüğümüz ve bir toprak ve kemik olduğumuz zaman mı, hakıykaten biz mi diriltilib kaldırılacakmışız?» demişlerdi.

le meb’ûsûne

  Mü’minûn / 82 -

 Hayrat Neşriyat = Dediler ki: 'Öldüğümüz ve bir toprak ve bir kemik yığını hâline geldiğimiz zaman mı, gerçekten biz mi yeniden diriltilecek kimseler olacakmışız?'

le meb’ûsûne

  Mü’minûn / 82 -

 İbni Kesir = Onlar demişlerdi ki: Ölüp de toprak ve kemik yığını olduğumuzda mı, gerçekten biz mi diriltileceğiz?

le meb’ûsûne

  Mü’minûn / 82 -

 Kadri Çelik = Dediler ki: “Öldüğümüz ve de bir toprak ve bir kemik olduğumuz zaman, biz mutlaka diriltilmiş olacaklar mıyız?”

le meb’ûsûne

  Mü’minûn / 82 -

 Muhammed Esed = "Biz öldükten, toza toprağa, kemiğe dönüştükten sonra, yeniden diriltileceğiz, öyle mi?" derler.

le meb’ûsûne

  Mü’minûn / 82 -

 Mustafa İslamoğlu = "Ne yani" dediler, "biz ölüp gittikten, toza toprağa karışmış bir iskelet halini aldıktan sonra tekrar mı diriltileceğiz?

le meb’ûsûne

  Mü’minûn / 82 -

 Ömer Nasuhi Bilmen = Dediler ki: «Öldüğümüz ve toprak ve kemikler olduğumuz zaman mı biz herhalde diriltilip kaldırılacağız?»

le meb’ûsûne

  Mü’minûn / 82 -

 Ömer Öngüt = Dediler ki: “Ölüp de toprak ve kemik yığını hâline geldiğimiz zaman mı, biz mi diriltileceğiz?”

le meb’ûsûne

  Mü’minûn / 82 -

 Şaban Piriş = -Ölüp, toprak ve kemik haline geldiğimiz zaman mı, biz yeniden diriltileceğiz? dediler.

le meb’ûsûne

  Mü’minûn / 82 -

 Sadık Türkmen = Dediler ki: “Öldüğümüz, toprak ve kemik haline geldiğimiz zaman mı?! Sahi, biz mi mutlaka yeniden diriltileceğiz?

le meb’ûsûne

  Mü’minûn / 82 -

 Seyyid Kutub = Biz ölüp de toprak ve kemik olduktan sonra yeniden mi diriltileceğiz?

le meb’ûsûne

  Mü’minûn / 82 -

 Suat Yıldırım = (82-83) "Ölüp toprak ve kemik haline geldikten sonra biz dirilecekmişiz ha! Bize de, daha önce babalarımıza da bu vaad edilip durdu. Doğrusu bu dirilme işi, öncekilerin masallarından başka bir şey değil!" dediler.

le meb’ûsûne

  Mü’minûn / 82 -

 Süleyman Ateş = "Öldüğümüz, toprak ve kemik haline geldiğimiz zaman mı, biz mi diriltileceğiz?" dediler.

le meb’ûsûne

  Mü’minûn / 82 -

 Tefhim-ul Kuran = Dediler ki: «Öldüğümüz, bir toprak ve bir kemik olduğumuz zaman, gerçekten biz mi diriltilecek mişiz?»

le meb’ûsûne

  Mü’minûn / 82 -

 Ümit Şimşek = Dediler ki: 'Ölüp de toprağa karıştıktan, kemik yığınına dönüştükten sonra mı tekrar diriltileceğiz?

le meb’ûsûne

  Mü’minûn / 82 -

 Yaşar Nuri Öztürk = Dediler ki: "Ölüp, toprak ve kemik haline geldiğimiz zaman mı, gerçekten o zaman mı diriltileceğiz?"

le meb’ûsûne

  Mü’minûn / 82 -

 İskender Ali Mihr = “Öldüğümüz, toprak ve kemik olduğumuz zaman mı? Gerçekten, mutlaka biz beas mı edileceğiz (yeniden mi diriltileceğiz)?” dediler.

le meb’ûsûne

  Mü’minûn / 82 -

 İlyas Yorulmaz = “Biz öldükten, toprak ve kemik yığını haline geldikten sonra mı yeniden diriltileceğiz?”

le meb’ûsûne

  İsrâ / 49 -

 Diyanet İşleri = Dediler ki: “Biz bir yığın kemik, bir yığın ufantı olduğumuz zaman mı yeniden bir yaratılışla diriltilecekmişiz, biz mi?”

le meb’ûsûne

  İsrâ / 49 -

 Abdulbaki Gölpınarlı = Biz dediler, kemik ve toz haline geldikten sonra mı yeniden halk edilecek, dirileceğiz?

le meb’ûsûne

  İsrâ / 49 -

 Abdullah Parlıyan = Bir de onlar:'Sahi biz, bir kemik yığını, kokmuş toz toprak olmuşken mi; yepyeni bir hilkat, yepyeni bir yaratılışla mı, biz mi diriltileceğiz?' diyorlar.

le meb’ûsûne

  İsrâ / 49 -

 Adem Uğur = Bir de onlar dediler ki: Sahi biz, bir kemik yığını ve kokuşmuş bir toprak olmuş iken, yepyeni bir hilkatte diriltileceğiz, öyle mi!

le meb’ûsûne

  İsrâ / 49 -

 Ahmed Hulusi = Dediler ki: "Biz kemikler haline geldikten, toprak olup ufalandıktan sonra mı, gerçekten biz mi yeni bir yaratılışla diriltileceğiz?"

le meb’ûsûne

  İsrâ / 49 -

 Ahmet Tekin = Bir de şöyle dediler: “-Biz, kemik ve toz yığını olduğumuz vakit mi, gerçekten biz mi yeni bir yaratılışla diriltileceğiz?”

le meb’ûsûne

  İsrâ / 49 -

 Ahmet Varol = (Âhiret’i inkârlarına güya gerekçe olarak da,) “Kupkuru kemik yığını ve toz zerrecikleri haline geldiğimiz zaman mı, yani biz o halde iken mi diriltilip yeniden yaratılacağız?” diyorlar.

le meb’ûsûne

  İsrâ / 49 -

 Ali Bulaç = Dediler ki: "Biz kemikler haline geldikten, toprak olup ufalandıktan sonra mı, gerçekten biz mi yeni bir yaratılışla diriltileceğiz?"

le meb’ûsûne

  İsrâ / 49 -

 Ali Fikri Yavuz = Bir de şöyle dediler: “-Biz, kemik ve toz yığını olduğumuz vakit mi, gerçekten biz mi yeni bir yaratılışla diriltileceğiz?”

le meb’ûsûne

  İsrâ / 49 -

 Ali Ünal = (Âhiret’i inkârlarına güya gerekçe olarak da,) “Kupkuru kemik yığını ve toz zerrecikleri haline geldiğimiz zaman mı, yani biz o halde iken mi diriltilip yeniden yaratılacağız?” diyorlar.