Aranılan kelime ile eşleşen ayetler
ve lâ yuslihûne
Diyanet İşleri = (151-152) “Yeryüzünde ıslaha çalışmayıp fesat çıkaran haddi aşmışların emrine itaat etmeyin.”
ve lâ yuslihûne
Abdulbaki Gölpınarlı = o aşırı gidenler ki yeryüzünde bozgunculuk ederler de ıslâh etmezler.
ve lâ yuslihûne
Abdullah Parlıyan = O ölçüyü aşanlar ki, yeryüzünde bozgunculuk yapıp, dirlik ve düzenlik vermeyenlerdir.”
ve lâ yuslihûne
Adem Uğur = Yeryüzünde bozgunculuk yapıp dirlik düzenlik vermeyenler(in sözüyle hareket etmeyin).
ve lâ yuslihûne
Ahmed Hulusi = "Ki onlar (yetkilerini aşanlar) dünyada insanları yanlışa yönlendirirler, düzeltici olmazlar. "
ve lâ yuslihûne
Ahmet Tekin = 'Yeryüzünde, ülkede fesat çıkaranlara, yeryüzünü ıslaha çalışmayanlara, din ve dünya işlerini, sosyal ilişkilerini düzelterek, geliştirerek yaşamayanlara itaat etmeyin.'
ve lâ yuslihûne
Ahmet Varol = Ki onlar yeryüzünde bozgunculuk çıkarmakta, düzen sağlamamaktadırlar.
ve lâ yuslihûne
Ali Bulaç = "Ki onlar, yeryüzünde bozgunculuk çıkarıyor ve dirlik, düzenlik kurmuyorlar (ıslah etmiyorlar)."
ve lâ yuslihûne
Ali Fikri Yavuz = (Onlar) o kimselerdir ki, yeryüzünü fesada verirler de düzeltmezler.”
ve lâ yuslihûne
Ali Ünal = “İşi gücü dünyada bozgunculuk çıkarmak olan ve düzeltme adına hiçbir şey yapmayan o kimselerin.”
ve lâ yuslihûne
Bayraktar Bayraklı = “Onlar, yeryüzünde bozgunculuk yapıyorlar da insanların iyiliğine çalışmıyorlar” dediğinde;
ve lâ yuslihûne
Bekir Sadak = (142-15) 2 Kardesleri Salih onlara: «Allah'a karsi gelmekten sakinmaz misiniz? Dogrusu ben size gonderilmis guvenilir bir elciyim; artik Allah'tan sakinin ve bana itaat edin. Ben buna karsi sizden bir ucret istemiyorum; benim ecrim ancak alemlerin Rabbine aittir. Burada bahcelerde, pinar baslarinda, ekinler, salkimlari sarkmis hurmaliklar arasinda guven icinde birakilir misiniz? Daglarda ustalikla evler oyar misiniz? Artik Allah'tan sakinin, bana itaat edin. Yeryuzunu islah etmeyip, bozgunculuk yapan beyinsizlerin emirlerine itaat etmeyin» dedi.
ve lâ yuslihûne
Celal Yıldırım = (151-152) Yeryüzünde fesâd çıkarıp orada dirlik-düzenlik getirmeyenlerin; inkâr ve azgınlıktan aşırı gidenlerin emrine uymayın.»
ve lâ yuslihûne
Cemal Külünkoğlu = (151-152) “Yeryüzünde ıslaha çalışmayıp fesat çıkaran haddi aşmışların emrine itaat etmeyin.”
ve lâ yuslihûne
Diyanet İşleri (eski) = (142-152) Kardeşleri Salih onlara: 'Allah'a karşı gelmekten sakınmaz mısınız? Doğrusu ben size gönderilmiş güvenilir bir elçiyim; artık Allah'tan sakının ve bana itaat edin. Ben buna karşı sizden bir ücret istemiyorum; benim ecrim ancak Alemlerin Rabbine aittir. Burada bahçelerde, pınar başlarında, ekinler, salkımları sarkmış hurmalıklar arasında güven içinde bırakılır mısınız? Dağlarda ustalıkla evler oyar mısınız? Artık Allah'tan sakının, bana itaat edin. Yeryüzünü ıslah etmeyip, bozgunculuk yapan beyinsizlerin emirlerine itaat etmeyin' dedi.
ve lâ yuslihûne
Diyanet Vakfi = (151-152) Yeryüzünde bozgunculuk yapıp dirlik düzenlik vermeyen aşırı gidenlerin emrine uymayın.
ve lâ yuslihûne
Elmalılı (sadeleştirilmiş) = ki, yeryüzünü fesada verirler de ıslah etmezler.»
ve lâ yuslihûne
Elmalılı (sadeleştirilmiş-2) = (151-152) «Yeryüzünde bozgunculuk yapıp dirlik düzenlik vermeyen bozguncuların emrine uymayın.»
ve lâ yuslihûne
Gültekin Onan = "Ki onlar, yeryüzünde bozgunculuk çıkarıyor ve dirlik düzenlik kurmuyorlar (ıslah etmiyorlar)."
ve lâ yuslihûne
Harun Yıldırım = "Yeryüzünde bozgunculuk yapıp dirlik düzenlik vermeyenler(in sözüyle hareket etmeyin).
ve lâ yuslihûne
Hasan Basri Çantay = «Ki onlar yer (yüzün) de fesâd yapar, ıslah etmez kimselerdir».
ve lâ yuslihûne
Hayrat Neşriyat = 'Onlar ki, yeryüzünde fesad çıkarırlar ve (gerek kendilerini, gerekse çevrelerinde bulunanları) ıslâh etmezler.'
ve lâ yuslihûne
İbni Kesir = Onlar ki yeryüzünde bozgunculuk yaparlar da ıslah etmezler.
ve lâ yuslihûne
Kadri Çelik = “Ki onlar, yeryüzünde bozgunculuk çıkarır ve (hiçbir şeyi) ıslah etmezler.”
ve lâ yuslihûne
Muhammed Esed = o ölçüyü aşanlar ki, yeryüzünde düzen ve uyum sağlayacaklarına bozgunculuk yaparlar!"
ve lâ yuslihûne
Mustafa İslamoğlu = Böyleleri düzeni sağlamadıkları gibi, yeryüzünde fesat çıkarmaktan da geri durmazlar."
ve lâ yuslihûne
Ömer Nasuhi Bilmen = (151-152) «Ve müsriflerin emrine itaat etmeyin. Öyle kimseler ki, yerde ifsat ederler ve ıslah olmazlar.»
ve lâ yuslihûne
Ömer Öngüt = Onlar ki yeryüzünde bozgunculuk yaparlar da ıslah etmezler.
ve lâ yuslihûne
Şaban Piriş = Onlar yeryüzünde bozgunculuk yapıyorlar, düzeltmiyorlar.
ve lâ yuslihûne
Sadık Türkmen = Onlar yeryüzünde bozgunculuk yaparlar ve düzeltmeye/iyileştirmeye çalışmazlar.”
ve lâ yuslihûne
Seyyid Kutub = Onlar yeryüzünde kargaşa çıkarırlar, hiçbir bozukluğu düzeltmezler.
ve lâ yuslihûne
Suat Yıldırım = (150-152) Artık Allah’a karşı gelmekten sakının da bana itaat edin. Sakın işi gücü dünyada fesat çıkarıp nizamı bozmak olan, düzeltme için ise hiç bir gayretleri bulunmayan o haddi aşanların isteklerine uymayın.
ve lâ yuslihûne
Süleyman Ateş = "Yeryüzünde bozgunculuk yapan, ıslah etmeyen o kimseler(in sözüyle hareket etmeyin)."
ve lâ yuslihûne
Tefhim-ul Kuran = «Ki onlar, yeryüzünde bozgunculuk çıkarmakta ve dirlik, düzenlik kurmamaktadırlar (ıslah etmemektedirler).»
ve lâ yuslihûne
Yaşar Nuri Öztürk = "Onlar yeryüzünde bozgun çıkarırlar, barış için çalışmazlar."
ve lâ yuslihûne
İskender Ali Mihr = Onlar (müsrifler), yeryüzünde fesat çıkarırlar ve ıslâh etmezler.
ve lâ yuslihûne
İlyas Yorulmaz = ”Onlar yeryüzünde bozgunculuk çıkarıyorlar ve yanlışları düzeltmiyorlar” demişti.
lâ yuslihûne
Diyanet İşleri = Şehirde dokuz kişilik bir çete vardı. Bunlar yeryüzünde bozgunculuk yapıyorlar ve ıslaha çalışmıyorlardı.
lâ yuslihûne
Abdulbaki Gölpınarlı = Şehirde dokuz kişi vardı ki yeryüzünde bozgunculuk ediyorlar, düzene hiç yanaşmıyorlardı.
lâ yuslihûne
Abdullah Parlıyan = Ve o şehirde, bozgunculuk yapan, düzen ve uyumdan yana olmayan, dokuz kişilik bir çete gurubu vardı.
lâ yuslihûne
Adem Uğur = O şehirde dokuz kişi (elebaşı) vardı ki, bunlar yeryüzünde bozgunculuk yapıyorlar, iyilik tarafına hiç yanaşmıyorlardı.
lâ yuslihûne
Ahmed Hulusi = O şehirde, ortalıkta bozgunculuk yapan ve düzene uymayan dokuz kişilik bir çete vardı.
lâ yuslihûne
Ahmet Tekin = O şehirde dokuz çete reisi vardı ki, ülkede bozgunculuk yapıyorlar, karışıklık çıkarıyorlar, iyilik, ıslah tarafına, din ve dünya işlerinin, sosyal ilişkilerin düzeltilerek, geliştirilerek yaşanmasına hiç yanaşmıyorlardı.
lâ yuslihûne
Ahmet Varol = O şehirde dokuz adam vardı ki, yeryüzünde bozgunculuk çıkarıyor, düzen sağlamıyorlardı.
lâ yuslihûne
Ali Bulaç = Şehirde dokuzlu bir çete vardı, yeryüzünde bozgun çıkarıyorlar ve dirlik düzenlik bırakmıyorlardı.
lâ yuslihûne
Ali Fikri Yavuz = O (Semûd kavminin bulunduğu Hicr adlı) şehirde dokuz kimse vardı ki, bunlar yeryüzünde fesad çıkarıyorlar, iyiliğe yanaşmıyorlardı.
lâ yuslihûne
Ali Ünal = Şehirde dokuz (kişilik bir) çete vardı ki, bunlar ülkede sürekli bozgunculuk yapıyor ve hiçbir şeyi ıslaha yanaşmıyorlardı.