Aranılan kelime ile eşleşen ayetler

lâ yu’hazu

  Hadîd / 15 -

 Diyanet İşleri = Bugün artık ne sizden, ne de inkâr edenlerden bir fidye alınır. Barınağınız ateştir. Size yaraşan odur. Orası gidilecek ne kötü yerdir!

lâ yu’hazu

  Hadîd / 15 -

 Abdulbaki Gölpınarlı = Artık bugün ne sizden, azaptan kurtulmanız için bir şey alınır, ne kâfir olanlardan ve yurdunuz ateştir sizin, odur size lâyık olan ve orası, dönüp gidilecek ne de kötü yerdir.

lâ yu’hazu

  Hadîd / 15 -

 Abdullah Parlıyan = Ve böylece bugün siz münafıklardan ve Allah'tan gelen gerçekleri örtbas edenlerden, hiçbir fidye kabul edilmeyecek. Sizin varacağınız yer ateştir. O sizin tek sığınağınızdır ve ne kötü bir varış yeridir.

lâ yu’hazu

  Hadîd / 15 -

 Adem Uğur = Bugün artık ne sizden ne de inkâr edenlerden bedel kabul edilir, varacağınız yer ateştir. Size yaraşan odur. Ne kötü bir dönüş yeridir!

lâ yu’hazu

  Hadîd / 15 -

 Ahmed Hulusi = Bugün artık ne sizden (münafıklar) ve ne de hakikat bilgisini inkâr edenlerden bir kurtuluş bedeli alınır! Sığınağınız Nâr'dır. . . O (Nâr) sizin mevlânızdır. . . Ne kötü dönüş yeridir o!

lâ yu’hazu

  Hadîd / 15 -

 Ahmet Tekin = Bugün, artık ne sizden, ne kulluk sözleşmesindeki ortak taahhütlerini, Allah’a iman, kulluk ve sorumluluk bilincini şuur altına iterek örtbas edip inkârda ısrar edenlerden, kâfirlerden fidye kabul edilir. Mekânınız ateştir. Size lâyık olan orasıdır. Orası ne kötü bir cezalandırma ve nihaî bir dönüş yeridir.

lâ yu’hazu

  Hadîd / 15 -

 Ahmet Varol = Bugün artık ne sizden, ne de inkar edenlerden fidye alınır. Varacağınız yer ateştir. Size yaraşan odur. Orası ne kötü bir varış yeridir!

lâ yu’hazu

  Hadîd / 15 -

 Ali Bulaç = Artık bugün sizden herhangi bir fidye alınmaz ve inkâr edenlerden de.. Barınma yeriniz ateştir, sizin veliniz (size yaraşan dost) odur; o ne kötü bir gidiş yeridir.

lâ yu’hazu

  Hadîd / 15 -

 Ali Fikri Yavuz = (Ey münafıklar), artık bugün ne sizden, ne de o kâfir olanlardan (kurtulmanız için) bir karşılık, bedel kabul edilmez. Sığınacağınız yer ateştir; size yaraşan odur. O, ne kötü bir gidiş yeridir!...

lâ yu’hazu

  Hadîd / 15 -

 Ali Ünal = “Bugün sizden (verebilecek olsanız bile) kurtuluş fidyesi de kabul edilmeyecektir, sizden de, küfür (ve şirk) içinde ölüp gitmiş olanlardan da. Artık barınağınız Ateş’tir. Sizi kucaklayacak olan ve size yaraşır yer orasıdır. Ne fena bir âkıbet, ne kötü bir son durak!”

lâ yu’hazu

  Hadîd / 15 -

 Bayraktar Bayraklı = Bugün artık ne sizden ne de inkâr edenlerden bedel kabul edilir. Varacağınız yer ateştir. Size yaraşan odur. Ne kötü bir dönüş yeridir!

lâ yu’hazu

  Hadîd / 15 -

 Bekir Sadak = Bugun sizden ve inkar edenlerden fidye kabul edilmez. Varacaginiz yer atestir, layiginiz orasidir; ne kotu bir donustur!

lâ yu’hazu

  Hadîd / 15 -

 Celal Yıldırım = Artık bugün ne sizden, ne de küfre sapanlardan fidye (kurtuluş akçesi) alınmaz. Varıp kalacağınız yer Cehennem'dir, sizin dostunuz, sahip çıkanınız ateştir. Ne kötü varış yeridir orası!

lâ yu’hazu

  Hadîd / 15 -

 Cemal Külünkoğlu = (Ey münafıklar!) Bugün ne sizden ve ne de inkârcılardan fidye kabul edilmez. (Yaptıklarınız yüzünden) varacağınız yer cehennem ateşidir. Size layık olan da odur. Orası ne kötü bir yerdir!

lâ yu’hazu

  Hadîd / 15 -

 Diyanet İşleri (eski) = Bugün sizden ve inkar edenlerden fidye kabul edilmez; varacağınız yer ateştir, layığınız orasıdır; ne kötü bir dönüştür!

lâ yu’hazu

  Hadîd / 15 -

 Diyanet Vakfi = Bugün artık ne sizden ne de inkâr edenlerden bedel kabul edilir, varacağınız yer ateştir. Size yaraşan odur. Ne kötü bir dönüş yeridir!

lâ yu’hazu

  Hadîd / 15 -

 Edip Yüksel = Bugün ne sizden ne de inkar edenlerden bir fidye kabul edilmez. Yeriniz cehennemdir; mevlanız odur. Ne kötü bir duraktır.

lâ yu’hazu

  Hadîd / 15 -

 Elmalılı Hamdi Yazır = Artık bugün ne sizden, ne de o küfredenlerden fidye kabul edilmez, sığınacağınız yer ateştir, lâyıkınız odur, ona gidiş de ne fenadır!

lâ yu’hazu

  Hadîd / 15 -

 Elmalılı (sadeleştirilmiş) = Artık bugün ne sizden ne de inkar edenlerden fidye kabul edilmez, sığınacağınız yer ateştir. Layıkınız odur, ona gidiş de ne kötüdür!»

lâ yu’hazu

  Hadîd / 15 -

 Elmalılı (sadeleştirilmiş-2) = Bugün artık ne sizden ne de inkar edenlerden fidye kabul edilir, varacağınız yer ateştir. Size yaraşan odur. Orası ne kötü bir dönüş yeridir!

lâ yu’hazu

  Hadîd / 15 -

 Gültekin Onan = Artık bugün sizden herhangi bir fidye alınmaz ve küfredenlerden de... Barınma yeriniz ateştir, sizin veliniz (size yaraşan dost) odur; o ne kötü bir gidiş yeridir.

lâ yu’hazu

  Hadîd / 15 -

 Harun Yıldırım = Artık bugün sizden de fidye alınmaz, küfürde ısrar edenlerden de. Varacağınız yer ateştir. Veliniz odur. Ne kötü bir dönüştür.

lâ yu’hazu

  Hadîd / 15 -

 Hasan Basri Çantay = İşte bugün ne sizden (ey münafıklar), ne de (zaahiren ve baatınen) küfredenlerden hiçbir fidye (-i necat) alınmaz. Sığınacağınız yer ateşdir, size yaraşan odur. O, ne kötü gidiş yeridir!

lâ yu’hazu

  Hadîd / 15 -

 Hayrat Neşriyat = (Ey münâfıklar!) Artık bugün ne sizden (kurtuluşunuza bedel olacak) bir fidye alınır, ne de inkâr edenlerden! Varacağınız yer, ateştir! Size lâyık olan (da) odur! O ise, ne kötü varılacak yerdir!

lâ yu’hazu

  Hadîd / 15 -

 İbni Kesir = Bugün, sizden ve küfretmiş olanlardan fidye kabul edilmez. Varacağınız yer ateştir. Size yaraşan odur. Ve o, ne kötü dönüş yeridir.

lâ yu’hazu

  Hadîd / 15 -

 Kadri Çelik = Artık bugün ne sizden, ne de o küfre sapanlardan fidye alınmaz. Barınma yeriniz ateştir, sizin mevlanız odur; o pek de kötü bir gidiş yeridir.

lâ yu’hazu

  Hadîd / 15 -

 Muhammed Esed = Ve böylece, bugün ne sizden, ne de hakikati (açıkça) inkar etmiş olanlardan hiçbir fidye kabul edilmeyecek. Sizin varacağınız yer ateştir. O sizin (tek) sığınağınızdır ve ne kötü bir varış yeridir!"

lâ yu’hazu

  Hadîd / 15 -

 Mustafa İslamoğlu = Artık bu gün, ne sizden ne de kafirlerden kurtuluş akçesi kabul edilmez. Son durağınız ateştir ve tek can dostunuz da odur: o ne kötü varış yeridir.

lâ yu’hazu

  Hadîd / 15 -

 Ömer Nasuhi Bilmen = Artık bugün ne sizden (ey ehl-i nifak) ne de kâfir olan kimselerden fidye-i necât kabul edilmez. Sizlerin sığınacağınız yer, cehennemdir. Sizin için evlâ olan odur. Ve (O) ne kötü gidiş mahallidir!»

lâ yu’hazu

  Hadîd / 15 -

 Ömer Öngüt = Bugün artık sizden de inkâr edenlerden de fidye kabul edilmez. Varacağınız yer ateştir. Odur sizin lâyığınız. O ne kötü bir dönüş yeridir!

lâ yu’hazu

  Hadîd / 15 -

 Şaban Piriş = -Bugün sizden fidye kabul edilmeyecek, inkar etmiş olanlardan da. Barınağınız ateştir. Size yaraşan odur. Ne kötü bir sonuç!

lâ yu’hazu

  Hadîd / 15 -

 Sadık Türkmen = Bugün artık ne sizden, ne de inkâr edenlerden bir fidye alınır. Barınağınız ateştir. Size yaraşan odur. Orası gidilecek ne kötü yerdir!

lâ yu’hazu

  Hadîd / 15 -

 Seyyid Kutub = bu gün ne sizden ve ne de kâfirlerden fidye kabul edilmez. Varacağınız yer cehennem ateşidir. Size orası yaraşır. Orası ne kötü bir yerdir!

lâ yu’hazu

  Hadîd / 15 -

 Suat Yıldırım = "Bugün artık ne sizden, ne de kâfirlerden kurtuluş fidyesi kabul edilmez. Varacağınız yer ateştir. Sizin lâyığınız odur. Orası varılacak ne kötü yerdir!"

lâ yu’hazu

  Hadîd / 15 -

 Süleyman Ateş = Bugün artık ne sizden, ne de inkâr edenlerden fidye alınmaz, varacağınız yer ateştir. Sizin layığınız odur. Ne kötü gidilecek yerdir orası!

lâ yu’hazu

  Hadîd / 15 -

 Tefhim-ul Kuran = Artık bugün sizden herhangi bir fidye alınmaz ve küfretmekte olanlardan da. Barınma yeriniz ateştir, sizin veliniz (size yaraşan dost) odur; o ne kötü bir gidiş yeridir.

lâ yu’hazu

  Hadîd / 15 -

 Ümit Şimşek = Bugün ne sizden, ne de inkâr edenlerden fidye kabul edilmez. Varacağınız yer ateştir ki, size lâyık olan da budur. Varılacak ne kötü bir yerdir orası!

lâ yu’hazu

  Hadîd / 15 -

 Yaşar Nuri Öztürk = Bugün artık ne sizden fidye alınır ne de küfre sapanlardan. Varacağınız yer ateştir. Odur sizin mevlânız. Ne kötü dönüş yeridir o!

lâ yu’hazu

  Hadîd / 15 -

 İskender Ali Mihr = Artık o gün, sizden bir fidye (bedel) alınmaz (kabul edilmez) ve kâfirlerden de. Sizin mevanız (sığınağınız) ateştir, sizin mevlânız (dostunuz) odur. Ve ne kötü varış yeri.

lâ yu’hazu

  Hadîd / 15 -

 İlyas Yorulmaz = Bugün, sizden ve inkâr edenlerden azaba karşılık fidye alınmaz. Kalacağınız yer ateştir ve orası, ne kadar kötü kalınacak bir yer, dönüş yeri olarak ne kadar kötü yer.

ve lâ yu’hazu

  Bakara / 48 -

 Diyanet İşleri = Öyle bir günden sakının ki, o gün hiç kimse bir başkası adına bir şey ödeyemez. Hiçbir kimseden herhangi bir şefaat kabul olunmaz, fidye alınmaz. Onlara yardım da edilmez.

ve lâ yu’hazu

  Bakara / 48 -

 Abdulbaki Gölpınarlı = Korkun o günden ki hiç kimse, bir başkasının yerine bir şey ödeyemez o gün; kimsenin kimseye şefaati kabul edilmez, kimseden karşılık da alınmaz, onlara yardım da edilmez.

ve lâ yu’hazu

  Bakara / 48 -

 Abdullah Parlıyan = Ve hiçbir insanın ötekine en ufak bir yararının dokunamayacağı, hiç kimseden aracılığın kabul edilmeyeceği, hiç kimseden cezasının affı için bedel alınmayacağı ve hiç kimsenin yardım görmeyeceği günün mutlaka gelip çatacağı takva bilinciyle yaşasanıza!

ve lâ yu’hazu

  Bakara / 48 -

 Adem Uğur = Öyle bir günden korkun ki, o günde hiç kimse başkası için herhangi bir ödemede bulunamaz; hiç kimseden (Allah izin vermedikçe) şefaat kabul olunmaz, fidye alınmaz; onlara asla yardım da yapılmaz.

ve lâ yu’hazu

  Bakara / 48 -

 Ahmed Hulusi = Kimsenin kimseyi kurtarmak için bir şey ödeyemeyeceği süreçten korunun; (o süreçte) ne (birbirine) şefaat kabul edilir, ne fidye ödenerek biri kurtarılabilir ne de onlara yardım gelir.

ve lâ yu’hazu

  Bakara / 48 -

 Ahmet Tekin = Kimsenin, hiçbir şekilde başkasının yerine sorguya çekilmeyeceği; başkasının başına geleceklerin bir kısmını bile göğüsleyemeyeceği; kâfir olarak ölenler için hiçbir şefaatçinin şefaatinin kabul edilmeyeceği; cezaların fidyeye çevrilmeyeceği, kimselere yardımın da yapılmayacağı bir günden, Allah’a sığınıp emirlerine yapışarak, günahlardan arınıp, kendinizi azaptan koruyun.

ve lâ yu’hazu

  Bakara / 48 -

 Ahmet Varol = Hiç kimsenin kimse adına bir şey yapamayacağı, kimseden bir şefaatin kabul edilmeyeceği, kimseden fidye alınmayacağı ve onların (hesaba çekilenlerin) bir yardım göremeyecekleri günden sakının.

ve lâ yu’hazu

  Bakara / 48 -

 Ali Bulaç = Ve hiç kimsenin, hiç kimse adına bir şey ödemeyeceği, hiç kimsenin şefaatinin kabul edilmeyeceği, hiç kimseden bir fidye alınmayacağı ve yardım görülmeyeceği bir günden sakının.

ve lâ yu’hazu

  Bakara / 48 -

 Ali Fikri Yavuz = Bir de öyle bir azâb gününden sakının ve korkun ki, o günde (kıyamette) hiç bir kimse, hiç bir kimse adına bir şey ödeyemez, kimseden şefâat da kabul edilmez; azâbdan kurtulmak için kimseden bedel ve karşılık alınmaz. (Allah’ın azabından kurtulmak hususunda) o kâfirlere yardım da yapılmaz.

ve lâ yu’hazu

  Bakara / 48 -

 Ali Ünal = Ve takva dairesine girerek öyle bir günden korunmaya çalışın ki, o gün hiç kimse bir başkası adına ödemede bulunamaz, (herkes kendi başının derdine düşüp, kimse başkasının suçunugünahını yüklenemez); kimseden (öyle dünyada yaptığınız türde) bir şefaat, aracılık, iltimas ve kayırma kabul edilmez; kimseden (fidye türünde, azaptan kurtulma karşılığı) herhangi bir şey alınmaz ve o gün kimseye herhangi bir yerden yardım da gelmez.