Aranılan kelime ile eşleşen ayetler
lâ tumetteûne
Diyanet İşleri = De ki: “Eğer siz ölümden ya da öldürülmekten kaçıyorsanız, kaçmak size asla fayda vermeyecektir. O takdirde bile (hayatın zevklerinden) pek az yararlandırılırsınız.”
lâ tumetteûne
Abdulbaki Gölpınarlı = De ki: Ölümden, yahut öldürülmeden kaçmak, size hiçbir fayda vermez ve o zaman pek az bir müddet geçinir, yaşarsınız.
lâ tumetteûne
Abdullah Parlıyan = De ki: Eğer ölümden veya öldürülmekten kaçıyorsanız, kaçmanız asla size fayda vermeyecektir. Ne kadar kaçarsanız kaçın, yine az bir zaman yaşamış olursunuz. Çünkü her canlının sonu ölümdür.
lâ tumetteûne
Adem Uğur = (Resûlüm!) De ki: Eğer ölümden veya öldürülmekten kaçıyorsanız, kaçmanın size asla faydası olmaz! (Eceliniz gelmemiş ise) o takdirde de, yaşatılacağınız süre çok değildir.
lâ tumetteûne
Ahmed Hulusi = De ki: "Eğer ölümden yahut öldürülmekten kaçıyorsanız, kaçışınız size asla fayda vermez. . . Tut ki kaçtınız diyelim (çok çok kısa dünya yaşamı nedeniyle) kazancınız yok denecek kadar az olur!"
lâ tumetteûne
Ahmet Tekin = 'Eğer ölümden veya öldürülmekten kaçıyorsanız, kaçmanın size asla faydası olmaz. Eğer orada eceliniz gelmemişse, o takdirde, zevk-u safa süreceğiniz süre çok değildir.' de.
lâ tumetteûne
Ahmet Varol = De ki: 'Ölümden veya öldürülmekten kaçıyorsanız kaçmanın size yararı olmaz. Kaçsanız bile ancak çok az bir süre yararlandırılırsınız.
lâ tumetteûne
Ali Bulaç = De ki: "Eğer ölümden veya öldürülmekten kaçıyorsanız, kaçış size kesin olarak bir yarar sağlamaz; böyle olsa bile, pek az (bir zaman) dışında metalanıp yararlandırılmazsınız."
lâ tumetteûne
Ali Fikri Yavuz = (Ey Rasûlüm, o münafıklara) de ki: “- Eğer ölümden veya öldürülmekten kaçıyorsanız, kaçmak size asla fayda vermez; fayda verse bile pek az (bir zaman dünyada) geçinirsiniz.”
lâ tumetteûne
Ali Ünal = De ki: “Eğer ölmekten veya öldürülmekten kaçıyorsanız, böyle bir kaçmanın size asla faydası olmayacaktır. (Ne kadar yaşarsanız yaşayın,) pek az bir süre, (yani ancak ecelinize kadar) hayatta kalmanıza müsaade edilecektir.”
lâ tumetteûne
Bayraktar Bayraklı = De ki: “Eğer ölümden veya savaştan kaçarsanız, kaçmanızın size asla bir faydası olmaz! O takdirde de yaşatılacağınız süre çok değildir.”
lâ tumetteûne
Bekir Sadak = De ki: «Eger olumden yahut oldurulmekten kaciyorsaniz bilin ki, kacmak size fayda vermeyecektir; kacsaniz bile az bir zamandan fazla yasatilmazsiniz.»
lâ tumetteûne
Celal Yıldırım = De ki: Eğer ölümden veya öldürülmekten kaçıyorsanız, kaçmanız asla size fayda vermiyecektir. O takdirde (Dünya'da) pek az bir süre ancak geçinip yararlanabilirsiniz.
lâ tumetteûne
Cemal Külünkoğlu = De ki: “Eğer siz ölmekten ya da öldürülmekten kaçıyorsanız, kaçmak size asla fayda vermeyecektir. Kaçsanız bile hayatta kalacağınız süre, nihayet çok sınırlıdır.
lâ tumetteûne
Diyanet İşleri (eski) = De ki: 'Eğer ölümden yahut öldürülmekten kaçıyorsanız bilin ki, kaçmak size fayda vermeyecektir; kaçsanız bile az bir zamandan fazla yaşatılmazsınız.'
lâ tumetteûne
Diyanet Vakfi = (Resûlüm!) De ki: Eğer ölümden veya öldürülmekten kaçıyorsanız, kaçmanın size asla faydası olmaz! (Eceliniz gelmemiş ise) o takdirde de, yaşatılacağınız süre çok değildir.
lâ tumetteûne
Edip Yüksel = De ki, 'Ölümden veya savaştan kaçmak size yarar sağlamıyacak. Kaçsanız da pek fazla yaşamıyacaksınız.'
lâ tumetteûne
Elmalılı Hamdi Yazır = De ki eğer ölümden veya katlolunmadan kaçıyorsanız kaçmak size aslâ menfaat vermez, bilfarz verdiği takdirde de istifade ettirilmezsiniz, meğer ki pek az
lâ tumetteûne
Elmalılı (sadeleştirilmiş) = De ki: «Eğer ölümden veya öldürülmekten kaçıyorsanız, kaçmak size asla fayda vermez; faraza verdiği takdirde de ancak pek az faydalandırılırsınız.»
lâ tumetteûne
Elmalılı (sadeleştirilmiş-2) = De ki: «Eğer ölümden veya öldürülmekten kaçıyorsanız, kaçmak size asla fayda vermez. Vereceğini varsaydığınız takdirde de ancak pek az faydalandırılırsınız.»
lâ tumetteûne
Gültekin Onan = De ki: "Eğer ölümden veya öldürülmekten kaçıyorsanız, kaçış size kesin olarak bir yarar sağlamaz; böyle olsa bile, pek az (bir zaman) dışında metalanıp yararlandırılmazsınız."
lâ tumetteûne
Harun Yıldırım = (Resûlüm!) De ki: Eğer ölümden veya öldürülmekten kaçıyorsanız, kaçmanın size asla faydası olmaz! (Eceliniz gelmemiş ise) o takdirde de, yaşatılacağınız süre çok değildir.
lâ tumetteûne
Hasan Basri Çantay = (Habîbim) de ki: «Eğer ölmekden, yahud öldürülmekden kaçıyorsanız, firarınız size asla fâide vermez. O takdîrde bile pek az bir (zaman) dan fazla fâidelenemezsiniz».
lâ tumetteûne
Hayrat Neşriyat = (Ey Resûlüm!) De ki: 'Eğer ölümden veya öldürülmekten kaçıyorsanız, kaçmak size aslâ fayda vermez. Şâyet (kaçarsanız), o takdirde (dünyada) ancak pek az faydalandırılırsınız!'
lâ tumetteûne
İbni Kesir = De ki: Eğer ölümden veya öldürülmekten kaçtıysanız; firar, size fayda vermeyecektir. Ve o zaman, çok az eğlendirileceksiniz.
lâ tumetteûne
Kadri Çelik = De ki: “Eğer ölümden veya öldürülmekten kaçıyorsanız, kaçış size kesin olarak bir yarar sağlamaz; (eceliniz gelmediğinden yaşadığınız) o zaman bile pek az (bir zaman) dışında faydalandırılmazsınız.”
lâ tumetteûne
Muhammed Esed = De ki: "(Tabii bir ölümle) ölmekten yahut (savaşta) öldürülmekten kaçıyorsanız, kaçmak size bir fayda vermez; çünkü başarsanız bile hayatın zevkini ancak çok kısa bir süre tadarsınız!"
lâ tumetteûne
Mustafa İslamoğlu = De ki: "Eğer ölümden ya da öldürülmekten kaçıyorsanız, kaçmanızın size hiçbir yararı yok; zira böyle bir durumda bile, sadece kısa vadeli bir haz elde etmiş olacaksınız."
lâ tumetteûne
Ömer Nasuhi Bilmen = De ki: «Eğer ölümden veya öldürülmekten firar ederseniz, o firar size asla fâide vermez. Ve o vakit pek azdan başka istifade ettirilmezsiniz.»
lâ tumetteûne
Ömer Öngüt = Resulüm! De ki: “Eğer ölümden veya öldürülmekten kaçıyorsanız, kaçmak size aslâ fayda vermez. Aksi takdirde (eceliniz gelmediği için ölümden kaçmış gözükseniz) bile (dünyada yaşatılarak) istifade ettirileceğiniz zaman çok azdır.
lâ tumetteûne
Şaban Piriş = De ki: -Ölümden veya öldürülmekten kaçmanız size bir fayda sağlamaz. Kaçsanız da az bir zaman yaşarsınız.
lâ tumetteûne
Sadık Türkmen = De ki: “Eğer siz ölümden ya da öldürülmekten kaçıyorsanız, kaçmak size asla fayda vermeyecektir. O takdirde bile, (hayatın zevklerinden) pek az süre yararlanabilirsiniz.”
lâ tumetteûne
Seyyid Kutub = De ki: «Eğer ölümden veya öldürülmekten kaçıyorsanız, kaçmak size fayda vermez. Kaçsanız bile az zaman yaşatılırsınız.»
lâ tumetteûne
Suat Yıldırım = De ki: Eğer ölümden veya öldürülmekten kaçıyorsanız, kaçmak asla size fayda vermez. Faraza başarsanız bile hayatta kalacağınız süre, nihayet çok sınırlıdır.
lâ tumetteûne
Süleyman Ateş = De ki: "Eğer ölümden veya öldürülmekten kaçıyorsanız, kaçmak size fayda vermez. Kaçsanız bile pek az bir zaman yaşatılırsınız (sonunda yine ölürsünüz)."
lâ tumetteûne
Tefhim-ul Kuran = De ki: «Eğer ölümden veya öldürülmekten kaçıyorsanız, kaçış size kesin olarak bir yarar sağlamaz; böyle olsa bile, pek az (bir zaman) dışında metalanıp yararlandırılmazsınız.»
lâ tumetteûne
Ümit Şimşek = De ki: Eğer ölümden veya öldürülmekten kaçıyorsanız, firarınızın size bir faydası olmaz; çünkü bütün nasipleneceğiniz pek az bir süreden ibarettir.
lâ tumetteûne
Yaşar Nuri Öztürk = De ki: "Eğer ölümden yahut öldürülmekten kaçıyorsanız, kaçmak size hiçbir yarar sağlamaz. Böyle bir durumda sadece azıcık/az bir süre nimetlendirilirsiniz."
lâ tumetteûne
İskender Ali Mihr = De ki: "Eğer ölümden veya öldürülmekten kaçarsanız firar (kaçış), size bir fayda sağlamaz. O zaman az bir süre hariç, metalandırılmazsınız."
lâ tumetteûne
İlyas Yorulmaz = Deki “Eğer ölümden veyahut öldürülmekten kaçarsanız Kaçmak size fayda vermez. Ancak sizden pek azınız yaşatılırsınız”