Aranılan kelime ile eşleşen ayetler
lâ tentesirâni
Diyanet İşleri = Üstünüze ateşten yalın bir alevle kıpkızıl bir duman gönderilir de kendinizi koruyamazsınız.
lâ tentesirâni
Abdulbaki Gölpınarlı = Üstünüze bir ateş yalımı ve erimiş bakır gönderilir de kaçamazsınız.
lâ tentesirâni
Abdullah Parlıyan = Ey insanlar ve cinler topluluğu! Bu dünyada ölümden ve Allah'ın göndereceği azaptan kurtulmanız mümkün olmadığı gibi, öteki alemde de kaçıp kurtulmak mümkün olmayacak. Çünkü üzerinize kızgın ateş alevi ve erimiş bakır madeni veya bunaltıcı bir duman salıverilir de, kurtulup kaçamazsınız ve hiçbir yardım da göremezsiniz.
lâ tentesirâni
Adem Uğur = Üzerinize ateşten alev ve duman gönderilir de birbirinizi kurtaramaz ve yardımlaşamazsınız.
lâ tentesirâni
Ahmed Hulusi = İkinizin de üzerine Nâr'dan alev ve duman (bilinç bulanıklığı) irsâl edilir de başarılı olamazsınız!
lâ tentesirâni
Ahmet Tekin = Üzerinize yüksek hararet, güçlü ışınlar (radyasyon) yağdırılır. Kendinizi koruyamazsınız, yardım ve kurtarma da mümkün değildir.
lâ tentesirâni
Ahmet Varol = Üzerinize ateşten yalın bir alevle ateşsiz kıpkızıl bir duman salıverilir de kendinizi savunamazsınız. [3]
lâ tentesirâni
Ali Bulaç = İkinizin de üzerine ateşten yalın bir alev ve (bakır gibi erimiş) kıpkızıl bir duman salıverilir de 'kurtulup başaramazsınız.'
lâ tentesirâni
Ali Fikri Yavuz = (Kabirlerinizden çıktığınız zaman) üstünüze saf ateşten bir alevle, bir duman salıverilir; (ve onlar, sizi mahşere sevkederler). Onları engelleyib kurtulamazsınız.
lâ tentesirâni
Ali Ünal = Üzerinize (yakmak için) ateş alevleri (ve boğmak için) duman gönderilir; karşılıklı yardımlaşıp, kendinizi savunamazsınız da.
lâ tentesirâni
Bayraktar Bayraklı = (35-36) İkinizin de üzerine ateşten bir dev ve erimiş bakır/duman göndeririz de, başarılı olamazsınız. Şimdi, Rabbinizin gücünü nasıl inkâr edebilirsiniz?
lâ tentesirâni
Bekir Sadak = Ey insanlar ve cinler! Uzerinize dumansiz bir alev ve atessiz bir duman gonderilir de kurtulamazsiniz.
lâ tentesirâni
Celal Yıldırım = Üzerinize dumansız bir ateş ve bunaltıcı bir duman (gaz) gönderilir de artık kendinizi savunamaz ve kurtaramazsınız.
lâ tentesirâni
Cemal Külünkoğlu = Üzerinize dumansız bir alev ve kıpkızıl (zehirleyici ve) bunaltıcı bir duman gönderilir de artık kendinizi koruyamazsınız.
lâ tentesirâni
Diyanet İşleri (eski) = Ey insanlar ve cinler! Üzerinize dumansız bir alev ve ateşsiz bir duman gönderilir de kurtulamazsınız.
lâ tentesirâni
Diyanet Vakfi = Üzerinize ateşten alev ve duman gönderilir de birbirinizi kurtaramaz ve yardımlaşamazsınız.
lâ tentesirâni
Edip Yüksel = Üzerinize ateşten toplar ve ışınlar gönderilir; yardım görmezsiniz.
lâ tentesirâni
Elmalılı Hamdi Yazır = Salınır üstünüze ateşten bir yalın, bir zehir duman, kurtulamazsınız deseniz de el'aman
lâ tentesirâni
Elmalılı (sadeleştirilmiş) = Üstünüze ateşten bir alev, bir zehir duman salınır; aman dileseniz de kurtulamazsınız;
lâ tentesirâni
Elmalılı (sadeleştirilmiş-2) = Üzerinize ateşten alev ve duman gönderilir, kendinizi savunamazsınız.
lâ tentesirâni
Gültekin Onan = İkinizin de üzerine ateşten yalın bir alev ve (bakır gibi erimiş) kıpkızıl bir duman salıverilir de 'kurtulup başaramazsınız'.
lâ tentesirâni
Harun Yıldırım = İkinizin de üzerine ateşten yalın bir alev ve kıpkızıl bir duman salıverilir; size yardım da olunmaz.
lâ tentesirâni
Hasan Basri Çantay = Üzerinize ateşden (dumansız) bir yalınla (kara) bir duman salıverilecek, öyle ki birbirinizi kurtaramayacak, yardımlaşamayacaksınız.
lâ tentesirâni
Hayrat Neşriyat = Üzerinize ateşten (dumansız) bir alev ve alevsiz bir duman gönderilir dekurtulamazsınız.
lâ tentesirâni
İbni Kesir = Üzerinize dumansız bir alev ve ateşsiz bir duman gönderilir de birbirinizi kurtaramaz ve yardımlaşamazsınız.
lâ tentesirâni
Kadri Çelik = İkinizin de üzerine ateşten yalın bir alev ve bakır gibi erimiş kıpkızıl bir duman salıverilir de artık yardımlaşamazsınız.
lâ tentesirâni
Muhammed Esed = Bir ateş alevi ve duman üzerinize salınacak ve hiçbir yardım görmeyeceksiniz!
lâ tentesirâni
Mustafa İslamoğlu = Sizin üzerinize dumanıyla boğup aleviyle yakan tarifsiz bir ateş topu gönderilir ve hiçbir yardım da alamazsınız:
lâ tentesirâni
Ömer Nasuhi Bilmen = (35-36) Sizin üzerinize ateşten dumansız bir alev ve alevsiz bir duman gönderilir, artık yardımlaşamıyacaksınızdır. Artık Rabbinizin hangi nîmetlerini tekzîp edersiniz?
lâ tentesirâni
Ömer Öngüt = Üzerinize dumansız bir ateş ve bunaltıcı bir duman gönderilir de artık birbirinizi kurtaramaz ve yardımlaşamazsınız.
lâ tentesirâni
Şaban Piriş = Üstünüze ateşten bir alev bir duman gönderilir de kendinizi koruyamazsınız.
lâ tentesirâni
Sadık Türkmen = Üstünüze, ateşten yalın bir alevle kıpkızıl bir duman gönderilirse kendinizi koruyamazsınız.
lâ tentesirâni
Seyyid Kutub = Üzerinize dumansız alev ve bakır eriyiği püskürtülür de bu azaptan sizi kurtaran bulunmaz.
lâ tentesirâni
Suat Yıldırım = Üzerinize ateşler, duman alevleri gönderilir de artık kendinizi savunamazsınız.
lâ tentesirâni
Süleyman Ateş = İkinizin de üzerine, ateşten yalın alev ve kıpkızıl bir duman (yahut erimiş bakır) gönderilir, başaramazsınız.
lâ tentesirâni
Tefhim-ul Kuran = İkinizin de üzerine ateşten yalın bir alev ve (bakır gibi erimiş) kıpkızıl bir duman salıverilir de 'kurtulup başaramazsınız.'
lâ tentesirâni
Ümit Şimşek = Üzerinize ateşten saf alevler, bakır eriyiği gibi dumanlar salınır da birbirinize hiçbir yardımınız olmaz.
lâ tentesirâni
Yaşar Nuri Öztürk = İkinizin de üzerine ateşten bir alev ve erimiş bakır/duman gönderilir de başarılı olamazsınız.
lâ tentesirâni
İskender Ali Mihr = Sizin üzerinize, ateşten bir alev ve duman gönderilir. O zaman yardımlaşamazsınız (kurtulamazsınız).
lâ tentesirâni
İlyas Yorulmaz = Üzerinize ateşten bir alev ve duman gönderilir ve ona karşı koyamazsınız.