Aranılan kelime ile eşleşen ayetler
lâ ted’û
Diyanet İşleri = (Kendilerine) “Bugün bir kere yok olmayı istemeyin, birçok kere yok olmayı isteyin!” (denir.)
lâ ted’û
Abdulbaki Gölpınarlı = Bugün, bittik, helâk olduk diye bir kere bağırmayın, birçok kere bağırın bittik, helâk olduk diye.
lâ ted’û
Abdullah Parlıyan = Ama o zaman onlara denecek ki: “Bugün bir defa yok olup gitmek için değil, defalarca yok olup gitmek için yakarın bakalım!”
lâ ted’û
Adem Uğur = (Onlara şöyle denir:) Bugün (yalnız) bir defa yok olmayı istemeyin; aksine birçok defalar yok olmayı isteyin!
lâ ted’û
Ahmed Hulusi = "Bugün bir ölüm değil, birçok ölüm temenni edin!" (Ne çare ki ölümsüzdürler!)
lâ ted’û
Ahmet Tekin = Onlara:'Bu gün, yalnız bir defa yok olmayı istemeyin. Birçok defalar yok olmayı isteyin.' denir.
lâ ted’û
Ahmet Varol = 'Bugün bir tek yokoluşu değil pek çok (kere) yokoluşu çağırın.'
lâ ted’û
Ali Bulaç = Bugün bir yok oluşu çağırmayın, bir çok (kere) yok oluşu isteyip çağırın.
lâ ted’û
Ali Fikri Yavuz = Onlara denir ki, bugün yalnız bir helâke çağırmayın, birçok helâklere çağırın (çünkü size türlü türlü azab vardır).
lâ ted’û
Ali Ünal = Kendilerine, “(Ebediyen yok olup gitmek için) bugün bir kere dövünüp çığrışmayın, (isterseniz) defalarca dövünüp çığrışın, bakalım faydası olacak mı?” denir.
lâ ted’û
Bayraktar Bayraklı = Onlara şöyle denir: “Bugün yalnız bir defa yok olmayı istemeyiniz. Aksine birçok defa yok olmayı isteyiniz.”
lâ ted’û
Bekir Sadak = «Bir kere yok olmayi degil, bircok defa yok olmayi isteyin» denir.
lâ ted’û
Celal Yıldırım = Bugün bir tek defa dövünüp yok olmayı istemeyin, birçok defa dövünüp yok olmayı isteyin, (denilir).
lâ ted’û
Cemal Külünkoğlu = (Kendilerine:) “Bugün bir kere yok olmayı istemeyin, birçok kere yok olmayı isteyin!” (denir).
lâ ted’û
Diyanet İşleri (eski) = 'Bir kere yok olmayı değil, birçok defa yok olmayı isteyin' denir.
lâ ted’û
Diyanet Vakfi = (Onlara şöyle denir:) Bugün (yalnız) bir defa yok olmayı istemeyin; aksine birçok defalar yok olmayı isteyin!
lâ ted’û
Elmalılı (sadeleştirilmiş) = Bugün bir helaka haykırmayın, çok helaka haykırın!
lâ ted’û
Elmalılı (sadeleştirilmiş-2) = (Onlara şöyle denilir) Bu gün bir yok olmayı değil, nice yok olmaları isteyin!
lâ ted’û
Gültekin Onan = Bugün bir yok oluşu çağırmayın, bir çok (kere) yok oluşu isteyip çağırın.
lâ ted’û
Harun Yıldırım = (Onlara şöyle denir:) Bugün (yalnız) bir defa yok olmayı istemeyin; aksine birçok defalar yok olmayı isteyin!
lâ ted’û
Hasan Basri Çantay = (Onlara denilir ki:) «Bu gün bir (kerre) helâle (olmayı) çağırmayın, birçok (defalar) helak (olmayı) çağırın»!
lâ ted’û
Hayrat Neşriyat = (Onlara şöyle denir:) 'Bugün helâki (sâdece) bir def'a çağırmayın, birçok def'alar helâki çağırın!'
lâ ted’û
İbni Kesir = Bugün bir kere yok olmayı değil, bir çok kereler yok olmayı isteyin.
lâ ted’û
Kadri Çelik = Bugün bir defa yok oluşu dileyip çağırmayın, birçok (kere) yok oluşu dileyip çağırın.
lâ ted’û
Muhammed Esed = (Ama o zaman onlara denecek ki:) "Bugün bir defada yok olup gitmek için değil, defalarca yok olup gitmek için yakarın, bakalım!"
lâ ted’û
Mustafa İslamoğlu = Yoo, bugün yok olmak için bir tek ölümü çağırmayın, yok olmak için tüm ölümleri çağırın!
lâ ted’û
Ömer Nasuhi Bilmen = (Onlara denilir ki:) «Bugün bir helâk davet etmeyiniz, birçok helâki davet ediniz.»
lâ ted’û
Şaban Piriş = -Bugün bir kere yok olup gitmeyi dilemeyin. Bir çok kere yok olmayı dileyin.
lâ ted’û
Sadık Türkmen = “bugün tek bir yok oluş/ölüm çağırmayın, ölümü/yok oluşu bir çok kez çağırın.”
lâ ted’û
Seyyid Kutub = Kendilerine «bugün bir kere yokolmayı değil, bir çok kez yokolmayı imdada çağırınız» diye seslenilir.
lâ ted’û
Suat Yıldırım = Kendilerine "Bugün bir kere değil, defalarca dövünüp durun, ölümü isteyin" denilecek.
lâ ted’û
Tefhim-ul Kuran = Bugün bir yok oluşu çağırmayın, birçok (kere) yok oluşu isteyip çağırın.
lâ ted’û
İskender Ali Mihr = Bugün helâk (yok) olmayı bir defa istemeyin, defalarca isteyin.
lâ ted’û
İlyas Yorulmaz = Onlara “Bu gün atacağınız bir çığlık değil, daha çok çığlıklar atacaksınız” denir.
lâ ted’û
Diyanet İşleri = “Şüphesiz mescitler, Allah’ındır. O hâlde, Allah ile birlikte hiç kimseye kulluk etmeyin.”
lâ ted’û
Abdulbaki Gölpınarlı = Ve şüphe yok ki secde edilen yerler, Allah'a âittir, artık orada Allah'la berâber hiçbir kimseyi çağırmayın.
lâ ted’û
Abdullah Parlıyan = Mescidler Allah'a mahsustur veya secde edilebilecek her yer yani yeryüzü Allah'ındır. O halde o yeryüzünde Allah'ın yanı sıra başka hiç kimseye yalvarıp yakarmayın.
lâ ted’û
Adem Uğur = Mescidler şüphesiz Allah'ındır. O halde, Allah ile birlikte kimseye yalvarmayın (ve kulluk etmeyin).
lâ ted’û
Ahmed Hulusi = Muhakkak ki secde mahalleri Allâh içindir. O hâlde (secde hâlinde) Allâh yanı sıra başka birine yönelmeyin!
lâ ted’û
Ahmet Tekin = Secdelere varırken kullandığı organlar da, mescitler, secde edilen yerler de Allah’ındır. Allah ile birlikte herhangi bir kimseye kulluk ve ibadet etme, yalvarma.
lâ ted’û
Ahmet Varol = Şüphesiz mescidler Allah'ındır. Öyleyse Allah'la beraber başkasına tapmayın.
lâ ted’û
Ali Bulaç = Şüphesiz mescidler, (yalnızca) Allah'a aittir. Öyleyse, Allah ile beraber başka hiçbir şeye (ve kimseye) kulluk etmeyin (dua etmeyin, tapmayın).
lâ ted’û
Ali Fikri Yavuz = Muhakkak ki bütün mescidler, Allah’a ibadet için kurulmuşlardır. O halde Allah ile beraber başka birine ibadet etmeyin; (ancak O’na ibadet edin.)
lâ ted’û
Ali Ünal = (Her nerede ibadet edilirse edilsin,) mescitler (ve oralarda yapılan ibadetler) sadece Allah içindir (ve kişinin onlarla ibadeti gerçekleştirdiği uzuvlar da Allah’ın yaratmasıyla Allah’a aittir.) Öyleyse, Allah’tan başka hiçbir şeye, hiçbir kimseye dua edip yalvarmayın.