Aranılan kelime ile eşleşen ayetler
ve kullu-hum
Diyanet İşleri = Onlar(ın her biri) kıyamet günü O’na tek başına gelecektir.
ve kullu-hum
Abdulbaki Gölpınarlı = Ve hepsi de kıyâmet günü, onun tapısına yapayalnız gelir.
ve kullu-hum
Abdullah Parlıyan = Ve onların herbiri kıyamet gününde, O'nun huzuruna tek başına çıkacaktır.
ve kullu-hum
Adem Uğur = Bunların hepsi de kıyamet gününde O'nun huzuruna tek başına (yapayalnız) gelecektir.
ve kullu-hum
Ahmet Tekin = Onların hepsi, hesap vermek için Kıyamet günü, onun huzuruna tek başına, yapayalnız gelecektir.
ve kullu-hum
Ahmet Varol = Onların hepsi kıyamet günü O'na tek başlarına geleceklerdir.
ve kullu-hum
Ali Bulaç = Ve onların hepsi, kıyamet günü O'na, 'yapayalnız, tek başlarına' geleceklerdir.
ve kullu-hum
Ali Fikri Yavuz = Kıyamet günü de, her biri O’na tek başına (malsız ve evlâdsız, yardımcısız) olarak gelecektir.
ve kullu-hum
Ali Ünal = Ve onların hepsi, Kıyamet Günü O’nun huzuruna (mal, evlât, güç, makam gibi bütün dünyalıklardan, dünyadaki sebep, vasıta ve yardımcılardan soyunmuş) tek tek birer fert olarak gelecektir.
ve kullu-hum
Bayraktar Bayraklı = Bunların hepsi de kıyamet gününde O'nun huzuruna tek başına gelecektir.
ve kullu-hum
Cemal Külünkoğlu = Onların her biri kıyamet günü O'na tek başına gelecektir.
ve kullu-hum
Diyanet Vakfi = Bunların hepsi de kıyamet gününde O'nun huzuruna tek başına (yapayalnız) gelecektir.
ve kullu-hum
Elmalılı (sadeleştirilmiş) = Hepsi kıyamet günü O'na tek olarak gelecektir.
ve kullu-hum
Elmalılı (sadeleştirilmiş-2) = Kıyamet günü onların herbiri Allah'ın huzuruna tek başına çıkacaktır.
ve kullu-hum
Gültekin Onan = Ve onların hepsi, kıyamet günü O'na, 'yapayalnız, tek başlarına' geleceklerdir.
ve kullu-hum
Harun Yıldırım = Bunların hepsi de kıyamet gününde O'nun huzuruna tek başına (yapayalnız) gelecektir.
ve kullu-hum
Hasan Basri Çantay = Onların her biri kıyamet günü Ona tek başına gelecekdir.
ve kullu-hum
Hayrat Neşriyat = Ve onların hepsi kıyâmet günü O’(nun huzûru)na tek başına gelecek olan kimselerdir.
ve kullu-hum
Kadri Çelik = Ve onların hepsi, kıyamet günü O'na, yapayalnız, tek başlarına geleceklerdir.
ve kullu-hum
Muhammed Esed = ve onların her biri Kıyamet Günü'nde O'nun huzuruna tek başına çıkacaktır.
ve kullu-hum
Mustafa İslamoğlu = Sonunda onların her biri Kıyamet Günü O'nun huzuruna tek başına çıkacaktır.
ve kullu-hum
Ömer Nasuhi Bilmen = Ve hepsi de Kıyamet günü O'nun huzuruna tek olarak gelecektir.
ve kullu-hum
Ömer Öngüt = Onlardan her biri kıyamet gününde teker teker O'nun huzuruna gelirler.
ve kullu-hum
Seyyid Kutub = Kıyamet günü hepsi O'nun huzuruna teker teker geleceklerdir.
ve kullu-hum
Suat Yıldırım = Ve onların hepsi de kıyamet günü O’nun huzuruna tek başına gelecektir.
ve kullu-hum
Tefhim-ul Kuran = Ve onların hepsi, kıyamet günü O'na, 'yapayalnız tek başlarına' geleceklerdir.
ve kullu-hum
Ümit Şimşek = Kıyamet gününde de onlar Onun huzuruna birer birer gelirler.
ve kullu-hum
Yaşar Nuri Öztürk = Ve onların hepsi kıyamet günü O'na tek tek gelecektir.
ve kullu-hum
İskender Ali Mihr = Ve kıyâmet günü, onların hepsi O’na, ferdî olarak (tek başına) gelecek.
ve kullu-hum
İlyas Yorulmaz = Ve hepsi kıyamet günü O nun huzuruna yalnız başına gelecektir.
kullu-hu
Diyanet İşleri = Baskı ve şiddet kalmayıncaya ve din tamamen Allah’ın oluncaya kadar onlarla savaşın. Eğer (küfürden) vazgeçerlerse, şüphesiz ki Allah onların yaptıklarını hakkıyla görendir.
kullu-hu
Abdulbaki Gölpınarlı = Hiçbir fitne kalmayıncaya ve din, tamamıyla Allah'a münhasır oluncaya dek savaşın onlarla. Savaştan vazgeçerlerse şüphe yok ki Allah, onların yaptıklarını görür.
kullu-hu
Abdullah Parlıyan = Yeryüzünde fitne kalmayıncaya ve insanların Allah'ın dininin egemenliğini kabul etmelerine kadar onlarla savaşın. Eğer inkâr ve fitneden vazgeçer direnmeyi bırakırlarsa bilin ki, Allah onların edip eylediği herşeyi görmektedir.
kullu-hu
Adem Uğur = Fitne ortadan kalkıncaya ve din tamamen Allah'ın oluncaya kadar onlarla savaşın! (İnkâra) son verirlerse şüphesiz ki Allah onların yaptıklarını çok iyi görür.
kullu-hu
Ahmed Hulusi = İman edenlere zulüm ve baskı ortadan kalkana; Din (hakikat bilgisi ve Allâh sistem ve düzeni) apaçık ortaya çıkıp anlaşılıncaya kadar (bunu yapmanızı engellemeleri hâlinde {zira La ikraha fiyd din = Din konusu zorlama kabul etmez}) onlarla savaşın! Eğer (baskı ve engellemeden) vazgeçerlerse, muhakkak ki Allâh onların yapmakta olduklarını Basıyr'dir.
kullu-hu
Ahmet Tekin = Temel hak ve özgürlüklere yapılan tecavüz, baskı, zulüm, işkence ve fitne ortadan kalkıncaya, sadece Allah’ın dini ve düzeni, medenî kurallar, İslâm, toplumda Allah adına varlığını ve hâkimiyetini tamamen sağlayıncaya kadar onlarla savaş. İnkâra, işkence ve zulme son verirlerse, bilsinler ki, Allah onların işledikleri amelleri biliyor, görüyor, davranışlarını mükâfatlandıracak.
kullu-hu
Ahmet Varol = Fitne kalmayıncaya ve din tamamıyla Allah'ın oluncaya kadar onlara karşı savaşın. Eğer vazgeçerlerse şüphesiz Allah ne yaptıklarını görmektedir.
kullu-hu
Ali Bulaç = Fitne kalmayıncaya ve dinin hepsi Allah'ın oluncaya kadar onlarla savaşın. Şayet vazgeçecek olurlarsa, şüphesiz Allah, yaptıklarını görendir.
kullu-hu
Ali Fikri Yavuz = Yeryüzünde fitne (şirk) kalmayıp din, tamamıyla Allah’ın oluncaya (ondan başkasına ibadet edilmeyinceye) kadar onlarla savaşın, cihad yapın. Eğer küfürden vazgeçerlerse, Allah yaptıklarını görür ve mükâfatlarını verir.
kullu-hu
Ali Ünal = (Küfürde ve düşmanlıkta ısrar etmeleri halinde,) küfür ve şirkin hakimiyetinin meydana getirdiği zulüm ve baskı ortamı (fitne) ortadan kalkıp da Hak Din mevkiini alıncaya, din bütünüyle Allah’a hasredilinceye kadar onlarla savaşın. Eğer (fitneden ve düşmanlıklarından) vazgeçerlerse, şurası muhakkak ki Allah, her ne işliyorlarsa onu hakkıyla görmektedir.