Aranılan kelime ile eşleşen ayetler

kerîmen

  Nisâ / 31 -

 Diyanet İşleri = Eğer size yasaklanan (günah)ların büyüklerinden kaçınırsanız, sizin küçük günahlarınızı örteriz ve sizi güzel bir yere koyarız.

kerîmen

  Nisâ / 31 -

 Abdulbaki Gölpınarlı = Nehyedildiğiniz büyük günahlardan kaçınırsanız suçlarınızı örteriz ve sizi büyük ve şerefli bir mevkie ulaştırırız.

kerîmen

  Nisâ / 31 -

 Abdullah Parlıyan = Uzak durmanız emredilen büyük günahlardan kaçınırsanız, küçük kusurlarınızı örteriz ve sizi ağırlanacağınız şerefli bir meskene yerleştiririz.

kerîmen

  Nisâ / 31 -

 Adem Uğur = Eğer yasaklandığınız büyük günahlardan kaçınırsanız, sizin küçük günahlarınızı örteriz ve sizi şerefli bir yere sokarız.

kerîmen

  Nisâ / 31 -

 Ahmed Hulusi = Kebairden (büyük suçlardan - şirk, insan öldürmek vs. ) kaçınırsanız, küçük suçlarınızı örter, kerîm bir mekâna yerleştiririz.

kerîmen

  Nisâ / 31 -

 Ahmet Tekin = Siz yasaklandığınız büyük günahlardan, bunların savunuculuğundan, sözcülüğünden kaçınırsanız, biz de sizin kusurlarınızı sileriz, bağışlarız. Sizi güzel, saygı gösterilen hoş bir yere koyarız.

kerîmen

  Nisâ / 31 -

 Ahmet Varol = Eğer size yasaklananların büyüklerinden kaçınırsanız kusurlarınızı örteriz ve sizi değerli bir yere sokarız.

kerîmen

  Nisâ / 31 -

 Ali Bulaç = Size yasaklanan büyük günahlardan kaçınırsanız, sizin kusurlarınızı örteriz ve sizi 'onurlu-üstün' bir makama sokarız.

kerîmen

  Nisâ / 31 -

 Ali Fikri Yavuz = Eğer siz, yasak edildiğiniz günahların büyüklerinden sakınırsanız, sizden diğer kabahatlerinizi örteriz ve sizi iyi bir gidişata sokarız.

kerîmen

  Nisâ / 31 -

 Ali Ünal = Eğer siz yasaklanan günahların büyüklerinden kaçınırsanız, diğer günahlarınızı Biz örtüp affederiz ve sizi, nerede bulunursanız bulunun, saygı ve ikram göreceğiniz bir mevkie çıkarır ve neticede de pek hoş, çok değerli ve ikramı pek bol bir yere yerleştiririz.

kerîmen

  Nisâ / 31 -

 Bayraktar Bayraklı = Uzak durmanız emredilen büyük günahlardan kaçınırsanız, küçük günahlarınızı örteriz ve sizi şerefli bir yere yerleştiririz.

kerîmen

  Nisâ / 31 -

 Bekir Sadak = Size yasak edilen buyuk gunahlardan kacinirsaniz, kusurlarinizi orter ve sizi serefli bir yere yerlestiririz.

kerîmen

  Nisâ / 31 -

 Celal Yıldırım = Eğer men'edildiğiniz büyük günahlardan kaçınırsanız, kusurlarınızı örtüp temizleriz ve sizi şerefli bir makama yerleştiririz.

kerîmen

  Nisâ / 31 -

 Cemal Külünkoğlu = Eğer uzak durmanız emredilen büyük günahlardan kaçınırsanız, sizin (diğer küçük) kusurlarınızı örter ve sizi hoş ve şerefli bir yere yerleştiririz.

kerîmen

  Nisâ / 31 -

 Diyanet İşleri (eski) = Size yasak edilen büyük günahlardan kaçınırsanız, kusurlarınızı örter ve sizi şerefli bir yere yerleştiririz.

kerîmen

  Nisâ / 31 -

 Diyanet Vakfi = Eğer yasaklandığınız büyük günahlardan kaçınırsanız, sizin küçük günahlarınızı örteriz ve sizi şerefli bir yere sokarız.

kerîmen

  Nisâ / 31 -

 Edip Yüksel = Büyük yasaklardan kaçınırsanız günahlarınızı örter ve sizi onurlu bir girişle kabul ederiz

kerîmen

  Nisâ / 31 -

 Elmalılı Hamdi Yazır = Eğer siz nehyedildiğiniz günahların büyüklerinden ictinab ederseniz sizden kabahatlerinizi keffaretleriz ve sizi hoş bir mesleğe koyarız

kerîmen

  Nisâ / 31 -

 Elmalılı (sadeleştirilmiş) = Eğer siz, yasaklandığınız günahların büyüklerinden kaçınırsanız, kusurlarınızı örter ve sizi güzel bir yere koyarız.

kerîmen

  Nisâ / 31 -

 Elmalılı (sadeleştirilmiş-2) = Eğer siz, yasaklandığınız büyük günahlardan sakınırsanız, diğer kusurlarınızı örter, sizi güzel bir makama koyarız.

kerîmen

  Nisâ / 31 -

 Gültekin Onan = Size yasaklanan büyük günahlardan kaçınırsanız, sizin kusurlarınızı örteriz (keffir) ve sizi 'onurlu-üstün' bir makama sokarız.

kerîmen

  Nisâ / 31 -

 Harun Yıldırım = Yasaklandığınız şeylerin büyüklerinden sakınırsanız sizden kötülüklerinizi örteriz ve sizi çok güzel bir yere girdiririz.

kerîmen

  Nisâ / 31 -

 Hasan Basri Çantay = Eğer yasak edildiğiniz büyük (günâh) lardan kaçınırsanız sizin (öbür) kabahatlerinizi örteriz ve sizi şerefli bir mevkia (getirib) sokarız.

kerîmen

  Nisâ / 31 -

 Hayrat Neşriyat = Eğer kendisinden yasaklanmakta olduğunuz (günahlar)ın büyüklerinden kaçınırsanız, (küçük) günahlarınızı sizden örteriz ve sizi çok hoş bir yere (Cennete) koyarız.

kerîmen

  Nisâ / 31 -

 İbni Kesir = Size yasaklanan büyük günahlardan kaçınırsanız; küçük günahlarınızı örter ve sizi şerefli bir mevkiye koyarız.

kerîmen

  Nisâ / 31 -

 Kadri Çelik = Size yasak edilen büyük günahlardan kaçınırsanız, kötülüklerinizi örter ve sizi yüce bir makama yerleştiririz.

kerîmen

  Nisâ / 31 -

 Muhammed Esed = Uzak durmanız emredilen büyük günahlardan kaçınırsanız, (küçük) kusurlarınızı örteriz ve sizi şerefli bir meskene yerleştiririz.

kerîmen

  Nisâ / 31 -

 Mustafa İslamoğlu = Kaçınmanız emredilen büyük günahlardan uzak durursanız, kusurlarınızı örteriz ve sizi onurlu bir makama yerleştiririz.

kerîmen

  Nisâ / 31 -

 Ömer Nasuhi Bilmen = Eğer nehyedilmiş olduğunuz şeylerin büyüklerinden kaçınırsanız sizden kabahatlerinizi kefaretlendirir ve sizleri bir kerîm mahalle girdirir.

kerîmen

  Nisâ / 31 -

 Ömer Öngüt = Size yasak edilen büyük günahlardan kaçınırsanız, kusurlarınızı örteriz ve sizi ağırlanacağınız şerefli bir yere yerleştiririz.

kerîmen

  Nisâ / 31 -

 Şaban Piriş = Size yasaklananların büyüklerinden kaçınırsanız, sizin kusurlarınızı örteriz ve sizi onurlu ve üstün bir makama girdiririz.

kerîmen

  Nisâ / 31 -

 Sadık Türkmen = Eğer; size yasaklanan(günah)ların büyüklerinden kaçınırsanız, sizin küçük günahlarınızı örteriz ve sizi güzel bir yere koyarız.

kerîmen

  Nisâ / 31 -

 Seyyid Kutub = Eğer siz nehyedildiğiniz günahların büyüklerinden ictinab ederseniz sizden kabahatlerinizi keffaretleriz ve sizi hoş bir mesleğe koyarız

kerîmen

  Nisâ / 31 -

 Suat Yıldırım = Eğer yasaklanan günahların büyüklerinden kaçınırsanız, sizin öbür küçük günahlarınızı örtüp affederiz ve sizi değerli bir mevkiye yerleştiririz.

kerîmen

  Nisâ / 31 -

 Süleyman Ateş = Eğer siz, yasaklandığınız büyük günahlardan sakınırsanız, diğer kusurlarınızı örter, sizi güzel bir makama koyarız.

kerîmen

  Nisâ / 31 -

 Tefhim-ul Kuran = Size yasaklanan büyük günahlardan kaçınırsanız, sizin kusurlarınızı örteriz (keffir) ve sizi 'onurlu-üstün' bir makama sokarız.

kerîmen

  Nisâ / 31 -

 Ümit Şimşek = Eğer size yasaklanmış olan şeylerin büyüklerinden kaçınırsanız, kalan günahlarınızı da Biz örter ve sizi çok şerefli bir yere yerleştiririz.

kerîmen

  Nisâ / 31 -

 Yaşar Nuri Öztürk = Eğer yasaklandığınız günahların büyüklerinden uzak kalırsanız, diğer kötülüklerinizi örteriz ve sizi nimet ve bereket dolu bir varış yerine ulaştırırız.

kerîmen

  Nisâ / 31 -

 İskender Ali Mihr = Eğer yasaklandığınız büyük günahlardan kaçınırsanız, sizin günahlarınızı örteriz ve sizi (şerefli bir makama) ikram olunacağınız bir yere koyarız.

kerîmen

  Nisâ / 31 -

 İlyas Yorulmaz = Eğer size yasaklanmış günahların büyüklerinden kaçınırsanız, bizde sizin hatalarınızı örter (göz önünde bulundurmadan), girmeniz gereken en değerli mekânlara girmenizi sağlarız.

kerîmen

  İsrâ / 23 -

 Diyanet İşleri = Rabbin, kendisinden başkasına asla ibadet etmemenizi, anaya babaya iyi davranmanızı kesin olarak emretti. Eğer onlardan biri, ya da her ikisi senin yanında ihtiyarlık çağına ulaşırsa, sakın onlara “öf!” bile deme; onları azarlama; onlara tatlı ve güzel söz söyle.

kerîmen

  İsrâ / 23 -

 Abdulbaki Gölpınarlı = Ve Rabbin, kendisinden başkasına kulluk etmemenizi ve anaya, babaya iyilik etmenizi hükmetmiştir; onlardan biri, yahut her ikisi, senin hayâtında ihtiyarlık çağına ererse onlara üf bile deme, azarlama onları ve onlara güzel ve iyi söz söyle.

kerîmen

  İsrâ / 23 -

 Abdullah Parlıyan = Çünkü Rabbin, kendisinden başkasına kulluk etmemenizi ve anayababaya iyilik etmenizi buyurmuştur. Eğer onlardan biri, veya her ikisi senin yanında ihtiyarlık çağına ererse, onlara öf bile deme, azarlama onları ve onlara güzel ve iyi söz söyle.

kerîmen

  İsrâ / 23 -

 Adem Uğur = Rabbin, sadece kendisine kulluk etmenizi, ana babanıza da iyi davranmanızı kesin bir şekilde emretti. Onlardan biri veya her ikisi senin yanında yaşlanırsa, kendilerine "of!" bile deme; onları azarlama; ikisine de güzel söz söyle.

kerîmen

  İsrâ / 23 -

 Ahmed Hulusi = Rabbin, sadece O'na kulluk etmenizi hükmetti; ana-babanıza iyilik yapıp cömert olmanızı da! Onlardan biri veya her ikisi senin yanında ihtiyarlığa ererse (bakmaktan usanıp) sakın onlara "üf" (bile) deme; onları azarlama ve onları yücelten şekilde hitap et!

kerîmen

  İsrâ / 23 -

 Ahmet Tekin = Rabbin, sadece kendisini ilâh tanımanızı, candan müslümanlar olarak kendisine teslim olmanızı, saygıyla kendisine kulluk ve ibadet etmenizi, yalnızca kendi şeriatına bağlanmanızı, kendisine boyun eğmenizi, anaya babaya devamlı iyilikle ihsan ile muameleyi icrası zorunlu kesin bir hüküm haline getirdi. Onlardan biri veya her ikisi senin yanında yaşlanırlarsa sakın onlara, 'Öf!' bile deme, onları azarlama. İkisine de tatlı ve güzel söz söyle.

kerîmen

  İsrâ / 23 -

 Ahmet Varol = Rabbin kendinden başkasına kulluk etmemenizi ve ana-babaya iyilik etmenizi emretti. Biri ya da ikisi senin yanında yaşlılığa ererse onlara 'üf' bile deme, onları azarlama ve onlara güzel söz söyle.

kerîmen

  İsrâ / 23 -

 Ali Bulaç = Rabbin, O'ndan başkasına kulluk etmemenizi ve anne babaya iyilikle davranmayı emretti. Şayet onlardan biri veya ikisi senin yanında yaşlılığa ulaşırsa, onlara: "Öf" bile deme ve onları azarlama; onlara güzel söz söyle.

kerîmen

  İsrâ / 23 -

 Ali Fikri Yavuz = Rabbin kesin olarak şunları emretti: Ancak kendisine ibadet edin, ana babaya güzellikle muâmele edin, eğer onlardan biri veya ikisi senin yanında ihtiyarlık haline ulaşırsa, sakın onlara “Öf” bile deme ve onları azarlama. İkisine de iyi ve yumuşak söz söyle.

kerîmen

  İsrâ / 23 -

 Ali Ünal = Rabbin, sadece Kendisine ibadet etmenize ve annebabaya, Allah’ın sizi sürekli gördüğünün şuuru içinde ve mümkün olan en iyi şekilde davranıp, onlara daima iyilikte bulunmanıza hükmetti. Şayet onlardan biri veya her ikisi yaşlanmış olarak yanında bulunursa, sakın (varlıklarını ve onlara hizmeti yüksünerek) kendilerine “öff!” diyecek ölçüde bile olsa kötü söz söyleme; onları azarlama ve daima onlara tatlı ve gönül alıcı sözler söyle.