Aranılan kelime ile eşleşen ayetler

keffârun

  İbrahim / 34 -

 Diyanet İşleri = O, istediğiniz şeylerin hepsinden size verdi. Eğer Allah’ın nimetlerini saymaya kalkışsanız sayamazsınız. Şüphesiz insan çok zalimdir, çok nankördür.

keffârun

  İbrahim / 34 -

 Abdulbaki Gölpınarlı = Ve Allah ne dilediyseniz hepsini de vermiştir size ve Allah'ın nîmetlerini saymaya kalkışırsanız sayamazsınız. Gerçekten de insan, pek zâlimdir, küfrü pek boldur onun.

keffârun

  İbrahim / 34 -

 Abdullah Parlıyan = Ve size kendisinden isteyebileceğiniz her türlü şeyden bir kısmını veren de O'dur. Öyle ki, Allah'ın nimetlerini saymaya kalksanız sayamazsınız. Yine de insanoğlu, yaratılış gayesi dışında yaşamakta pek ısrarlı ve gerçekleri örtbas etmekte de pek inatçıdır.

keffârun

  İbrahim / 34 -

 Adem Uğur = O size istediğiniz her şeyden verdi. Allah'ın nimetini sayacak olsanız sayamazsınız. Doğrusu insan çok zalim, çok nankördür!

keffârun

  İbrahim / 34 -

 Ahmed Hulusi = O, (fıtratlarınız gereği halkoluş sürecinde) O'ndan istemiş olduklarınızın hepsinden, size vermiştir. . . Eğer Allâh nimetlerini saymaya kalksanız, onları değerlendirerek sayıp bitiremezsiniz. . . Muhakkak ki insan çok zâlim ve ortadaki açık gerçeği örtücüdür!

keffârun

  İbrahim / 34 -

 Ahmet Tekin = O, size, istediğiniz düşündüğünüz şeylerin bir kısmını verdi. Allah’ın nimetlerini saymaya kalksanız sayamazsınız. İnsan çoğunlukla zâlimce ve nankörce davranıyor.

keffârun

  İbrahim / 34 -

 Ahmet Varol = İstediğiniz her şeyden size verdi. Allah'ın nimetini saymaya kalksanız sayamazsınız. Doğrusu insan çok zalim, çok nankördür.

keffârun

  İbrahim / 34 -

 Ali Bulaç = Size her istediğiniz şeyi verdi. Eğer Allah'ın nimetini saymaya kalkışırsanız, onu sayıp bitirmeye güç yetiremezsiniz. Gerçek şu ki, insan pek zalimdir, pek nankördür.

keffârun

  İbrahim / 34 -

 Ali Fikri Yavuz = Hem Allah istediğiniz şeylerin hepsinden size verdi. Eğer Allah’ın bunca nimetini teker teker saymağa kalkışsanız, onu kısım kısım bile sayamazsınız. Gerçekten insan çok zalimdir, çok nankördür.

keffârun

  İbrahim / 34 -

 Ali Ünal = Kendisinden isteyebileceğiniz her şeyi size verdi O. Öyle ki, Allah’ın nimetlerini tek tek saymaya kalksanız, mümkün değil, onları toplu halde bile sayamazsınız. Şurası bir gerçek ki insan, cidden çok zalimdir, çok nankördür.

keffârun

  İbrahim / 34 -

 Bayraktar Bayraklı = O size istediğiniz her şeyden verdi. Allah'ın nimetini sayacak olsanız sayamazsınız. Doğrusu insan çok zâlimdir; çok nankördür!

keffârun

  İbrahim / 34 -

 Bekir Sadak = Kendisinden isteyebileceginiz her seyi size vermistir. Allah'in nimetini sayacak olsaniz bitiremezsiniz. Dogrusu insan pek zalim ve cok nankordur. *

keffârun

  İbrahim / 34 -

 Celal Yıldırım = İsteyebileceğiniz her şeyi veren de O'dur. Eğer Allah'ın nimetlerini saymaya kalkışacak olursanız sayamazsınız. Doğrusu insan çok haksız ve çok nankördür.

keffârun

  İbrahim / 34 -

 Cemal Külünkoğlu = O size kendisinden isteyebileceğiniz her şeyi verdi. Eğer Allah'ın nimetlerini sayacak olursanız, onları bitiremezsiniz. (Buna rağmen) kuşkusuz insan çok zalim ve çok nankördür.

keffârun

  İbrahim / 34 -

 Diyanet İşleri (eski) = Kendisinden isteyebileceğiniz her şeyi size vermiştir. Allah'ın nimetini sayacak olsanız bitiremezsiniz. Doğrusu insan pek zalim ve çok nankördür.

keffârun

  İbrahim / 34 -

 Diyanet Vakfi = O size istediğiniz her şeyden verdi. Allah'ın nimetini sayacak olsanız sayamazsınız. Doğrusu insan çok zalim, çok nankördür!

keffârun

  İbrahim / 34 -

 Edip Yüksel = O'ndan ne dilediyseniz size verdi. ALLAH'ın nimetlerini sayarsanız bitiremezsiniz. İnsanoğlu gerçekten çok zalimdir, çok nankördür.

keffârun

  İbrahim / 34 -

 Elmalılı Hamdi Yazır = Hem size istediğiniz şeylerin hepsinden verdi öyle ki Allahın nı'metini saysanız onu bitiremezsiniz, her halde insan, çok zâlim, çok nankör

keffârun

  İbrahim / 34 -

 Elmalılı (sadeleştirilmiş) = Hem size istediğiniz şeylerin hepsinden verdi; öyle ki, Allah'ın nimetini saysanız onu bitiremezsiniz. Gerçekten insan çok zalim, çok nankördür.

keffârun

  İbrahim / 34 -

 Elmalılı (sadeleştirilmiş-2) = O, Kendisinden isteyebileceğiniz her şeyi size verdi. Allah'ın nimetini saymak isterseniz sayamazsınız! Doğrusu insan çok zalim, çok nankördür.

keffârun

  İbrahim / 34 -

 Gültekin Onan = Size her istediğiniz şeyi verdi. Eğer Tanrı'nın nimetini saymaya kalkışırsanız onu sayıp bitirmeye güç yetiremezsiniz. Gerçek şu ki, insan pek zalimdir, (pek) kafirdir.

keffârun

  İbrahim / 34 -

 Harun Yıldırım = Size, kendisinden istediğiniz şeylerin hepsinden verdi. Eğer Allah’ın nimetini saymaya kalkışırsanız, onları sayamazsınız. Gerçekten insan çok zulmedici ve çok nankördür.

keffârun

  İbrahim / 34 -

 Hasan Basri Çantay = O, size istediğiniz şeylerin hepsinden verdi. Eğer Allahın (bunca) ni'metini birer birer saymak isterseniz (ne mümkin?) siz (onları) icmal suretiyle bile sayamazsınız. Hakıykat, insan çok zulümkârdır, çok nankördür.

keffârun

  İbrahim / 34 -

 Hayrat Neşriyat = Ve size, kendisinden istediğiniz şeylerin hepsinden verdi. Bununla berâber, Allah’ın ni'metini sayacak olsanız, onu sayamazsınız. Muhakkak ki insan, (Allah’ın bunca ni'metlerine rağmen) gerçekten çok zâlimdir, çok nankördür.

keffârun

  İbrahim / 34 -

 İbni Kesir = O, size istediğiniz şeylerin hepsinden verdi. Allah'ın nimetini sayacak olsanız; bitiremezsiniz. Doğrusu insan, pek zalim ve nankördür.

keffârun

  İbrahim / 34 -

 Kadri Çelik = Ve size her istediğiniz şeyi verdi. Eğer Allah'ın nimetini saymaya kalkışırsanız, onu sayıp bitirmeye güç yetiremezsiniz. Şüphesiz insan pek zalimdir, pek nankördür.

keffârun

  İbrahim / 34 -

 Muhammed Esed = Ve size kendisinden isteyebileceğiniz her türlü şeyden (bazısını) veren O'dur; (öyle ki) Allah'ın nimetlerini saymaya kalksanız sayamazsınız. (Yine de) insanoğlu zulmünde pek ısrarlı, nankörlüğünde pek inatçıdır!

keffârun

  İbrahim / 34 -

 Mustafa İslamoğlu = ve isteyebileceğiniz her türlü şeyden (yararınıza olanları) size veren... Ve eğer Allah'ın nimetlerini saymaya kalksanız baş edemezsiniz. Şu da bir gerçektir ki, insanoğlu zulme pek yatkın olup nankörlüğünde hayli ısrarcıdır.

keffârun

  İbrahim / 34 -

 Ömer Nasuhi Bilmen = Ve size istedikleriniz şeylerin hepsinden vermiştir ve Eğer Allah'ın nîmetini sayacak olsanız sayıp bitiremezsiniz. Şüphe yok ki insan elbette çok zalîmdir, çok nankördür.

keffârun

  İbrahim / 34 -

 Ömer Öngüt = Kendisinden isteyebileceğiniz her şeyi size vermiştir. Allah'ın nimetlerini birer birer saymaya kalkışsanız, icmâlen bile sayamazsınız. Şüphesiz ki insan çok zâlim ve çok nankördür.

keffârun

  İbrahim / 34 -

 Şaban Piriş = Kendisinden dilediğiniz her şeyi size vermiştir. Allah’ın nimetini sayacak olsanız bitiremezsiniz. Doğrusu insan pek zalim ve çok nankördür.

keffârun

  İbrahim / 34 -

 Sadık Türkmen = Size, istediğiniz şeylerden biraz verdi. Eğer Allah’ın nimetini sayacak olsanız, onu sayamazsınız! Gerçekten insan; pek zalim, pek nankördür.

keffârun

  İbrahim / 34 -

 Seyyid Kutub = O size kendisinden isteyebileceğiniz her şeyi verdi. Eğer Allah'ın nimetlerini sayacak olursanız, onları bitiremezsiniz. Kuşkusuz insan çok zalim ve son derece nankördür.

keffârun

  İbrahim / 34 -

 Suat Yıldırım = Hasılı O, Kendisinden dilediğiniz her şeyi verdi. Öyle ki Allah’ın size verdiği nimetleri birer birer saymaya kalkarsanız, mümkün değil, onları sayamazsınız. Gerçekten insan zalim ve nankördür.

keffârun

  İbrahim / 34 -

 Süleyman Ateş = Ve kendisinden istediğiniz herşeyden size bir parça verdi. Eğer Allâh'ın ni'metini saymak isteseniz sayamazsınız! (Doğrusu) insan çok haksızlık edendir, çok nankördür!

keffârun

  İbrahim / 34 -

 Tefhim-ul Kuran = Ve size her istediğiniz şeyi verdi. Eğer Allah'ın nimetini saymaya kalkışırsanız, onu sayıp bitirmeye güç yetiremezsiniz. Gerçek şu ki, insan pek zalimdir, pek nankördür.

keffârun

  İbrahim / 34 -

 Ümit Şimşek = O, istediğiniz herşeyden size verdi. Onun nimetlerini saymaya kalksanız, saymakla bitiremezsiniz. Fakat insan çok zalim, çok nankördür.

keffârun

  İbrahim / 34 -

 Yaşar Nuri Öztürk = Kendisinden istediğiniz her şeyden size bir parça verdi. Allah'ın nimetini saymaya kalksanız, sayıp bitiremezsiniz. Doğrusu şu ki insan, gerçekten çok zalim, çok nankördür.

keffârun

  İbrahim / 34 -

 İskender Ali Mihr = Ve ondan istediğiniz herşeyden size verdi. Ve eğer Allah’ın ni’metini saysanız onu sayamazsınız. Muhakkak insan, gerçekten çok zalim ve çok nankördür (inkârcıdır).

keffârun

  İbrahim / 34 -

 İlyas Yorulmaz = İstediğiniz her şeyi veren ve sayamayacağınız kadar pek çok nimetleri sizin için artıran da O dur. Buna rağmen insan Rabbinin nimetlerini hep inkâr ederek, kendisine haksızlık ediyor.

keffârun

  Zümer / 3 -

 Diyanet İşleri = İyi bilin ki, halis din yalnız Allah’ındır. O’nu bırakıp da başka dostlar edinenler, “Biz onlara sadece, bizi Allah’a daha çok yaklaştırsınlar diye ibadet ediyoruz” diyorlar. Şüphesiz Allah, ayrılığa düştükleri şeyler konusunda aralarında hüküm verecektir. Şüphesiz Allah, yalancı ve nankör olanları doğru yola iletmez.

keffârun

  Zümer / 3 -

 Abdulbaki Gölpınarlı = Bilin ki özden kulluk, yalnız Allah'a olur, ondan başka mâbutlar kabûl edenler, biz derler, onlara, ancak bizi Allah'a yakınlaştırıp mânevî bir yakınlık derecesine ulaştırsınlar diye tapıyoruz; şüphe yok ki Allah, ihtilâfa düştükleri şeyler hakkında aralarında hükmeder; şüphe yok ki Allah, yalan söyleyen ve kâfirlikte ileri giden hiçbir kimseyi doğru yola sevketmez.

keffârun

  Zümer / 3 -

 Abdullah Parlıyan = Dikkat edin, hakiki kulluk yalnızca Allah'a olur. Allah'ın dışında canlı veya cansız başkalarını dost ve koruyucu kabul edenler: “Biz bunlara, sırf bizi Allah'a daha çok yaklaştırsınlar diye kulluk ediyoruz” derler. Şüphesiz Allah, kıyamet günü onlara, arasında gerçeklerden sapıttıkları her konuda, mutlaka hüküm verecektir. Çünkü Allah, yalan söyleyen ve kendisinden gelen gerçekleri örtbas etmekte ileri giden hiçbir kimseyi, doğru yola iletmez.

keffârun

  Zümer / 3 -

 Adem Uğur = Dikkat et, hâlis din yalnız Allah'ındır. O'nu bırakıp kendilerine bir takım dostlar edinenler: Onlara, bizi sadece Allah'a yaklaştırsınlar diye kulluk ediyoruz, derler. Doğrusu Allah, ayrılığa düştükleri şeylerde aralarında hüküm verecektir. Şüphesiz Allah, yalancı ve inkârcı kimseyi doğru yola iletmez.

keffârun

  Zümer / 3 -

 Ahmed Hulusi = Dikkat et, hâlis din yalnız Allah'ındır. O'nu bırakıp kendilerine bir takım dostlar edinenler: Onlara, bizi sadece Allah'a yaklaştırsınlar diye kulluk ediyoruz, derler. Doğrusu Allah, ayrılığa düştükleri şeylerde aralarında hüküm verecektir. Şüphesiz Allah, yalancı ve inkârcı kimseyi doğru yola iletmez.

keffârun

  Zümer / 3 -

 Ahmet Tekin = Sizi uyarıyorum! Hâlis din, hâlis şeriat yalnız Allah’tan gelen din ve şeriattır, samimi otorite yalnız Allah’a ait, Allah adına kullanılan otoritedir. Allah’ı bırakıp, kulları durumundakilerden kendilerine bir takım velîler koruyucular, otoriteler edinenler:'Biz onlara, yalnızca bizi, Allah’a daha çok yaklaştırsınlar diye tapıyoruz.' derler. Allah onların ihtilâf çıkarmakta oldukları konularda, aralarında hükmünü verecektir. Allah yalan söylemeye ve nankörlük etmeye devam eden kimseyi doğru yola sevketmez.

keffârun

  Zümer / 3 -

 Ahmet Varol = İyi bil ki halis din yalnız Allah'ındır. O'ndan başka dostlar edinenler (derler ki): 'Biz bunlara sırf bizi Allah'a daha çok yaklaştırsınlar diye ibadet ediyoruz.' Şüphesiz Allah ayrılığa düştükleri konularda aralarında hüküm verir. Doğrusu Allah yalancı ve çok inkârcı olan kimseyi doğru yola iletmez.

keffârun

  Zümer / 3 -

 Ali Bulaç = Haberin olsun; halis (katıksız) olan din yalnızca Allah'ındır. O'ndan başka veliler edinenler (şöyle derler:) "Biz, bunlara bizi Allah'a daha fazla yaklaştırsınlar diye ibadet ediyoruz." Elbette Allah, kendi aralarında hakkında ihtilaf ettikleri şeylerden hüküm verecektir. Gerçekten Allah, yalancı, kafir olan kimseyi hidayete erdirmez.

keffârun

  Zümer / 3 -

 Ali Fikri Yavuz = İyi bil ki, halis din ancak Allah’ındır. Ondan başka, kendilerine bir takım dostlar (mabutlar) edinenler de şöyle diyorlar: “- Biz onlara (putlara) ibadet etmiyoruz, ancak bizi Allah’a daha fazla yaklaştırsınlar diye yapıyoruz.” Elbette Allah, onlarla müminler arasında, ihtilâf edib durdukları şeyde (din hususunda) hükmünü verecektir. Muhakkak ki Allah, yalancı olan, kâfir olan kimseyi doğru yola çıkarmaz.

keffârun

  Zümer / 3 -

 Ali Ünal = Dikkat edin: Gönülden, tam bir samimiyetle, her türlü şirk, nifak ve dünyevî maksattan uzak iman, ibadet ve itaat ancak Allah’a mahsustur. (İnsanlardan olsun, melek veya cinlerden olsun,) O’ndan başka birtakım koruyucular ve işlerin havale edileceği merciler edinip de, “Biz onlara ancak bizi Allah’a yaklaştırsınlar diye ibadet ediyoruz.” diyenlere gelince, Allah, onlarla mü’minler arasında bu şekilde tuttukları farklı yollarla ilgili hükmünü elbette vere cektir. Allah, yalancı ve alabildiğine nankör hiç kimseye hidayet nasip etmez.