Aranılan kelime ile eşleşen ayetler

kârihûne

  Mü’minûn / 70 -

 Diyanet İşleri = Yoksa “O cinnet getirmiş” mi diyorlar? Hayır o, onlara hakkı getirdi. Hâlbuki onların pek çoğu haktan hoşlanmamaktadırlar.

kârihûne

  Mü’minûn / 70 -

 Abdulbaki Gölpınarlı = Yoksa onda delilik var mı derler? Hayır, o, gerçek olan Kur'ân'la gelmiştir onlara, fakat çoğu gerçeği istemez.

kârihûne

  Mü’minûn / 70 -

 Abdullah Parlıyan = Yoksa O'nda bir delilik mi var diyorlar? Hayır, aksine O kendilerine gerçeği getirmiştir. Halbuki onlar haktan hoşlanmamaktadırlar.

kârihûne

  Mü’minûn / 70 -

 Adem Uğur = Yoksa onda bir cinnet olduğunu mu söylüyorlar? Hayır; o, kendilerine hakkı getirmiştir. Onların çoğu ise haktan hoşlanmamaktadırlar.

kârihûne

  Mü’minûn / 70 -

 Ahmed Hulusi = Yoksa: "Onda bir cinnet var" mı diyorlar? Bilakis, O kendilerine Hak olarak gelmiştir! Onların çoğunluğu Hak'tan hoşlanmazlar!

kârihûne

  Mü’minûn / 70 -

 Ahmet Tekin = Yoksa onda cinlere mahkûm olmuşluk, delilik belirtisi olduğunu mu söylüyorlar? Doğrusunu söylemek gerekirse, peygamber kendilerine gerekçeli, hikmete dayalı, toplumda hakça düzeni gerçekleştirecek hak kitap Kur’ân ile geldi. Onların çoğu ise, bu hak kitabın gelmesini, sorumluluğu hoş karşılamıyorlar.

kârihûne

  Mü’minûn / 70 -

 Ahmet Varol = Yoksa: 'Onda bir delilik var' mı diyorlar? Hayır o kendilerine hakkı getirdi, ancak onların çoğu haktan hoşlanmıyorlar.

kârihûne

  Mü’minûn / 70 -

 Ali Bulaç = Yahut: "Onda bir delilik var" mı diyorlar? Hayır, o, onlara hak ile gelmiş bulunmaktadır ve onların çoğu hakkı çirkin karşılıyorlar.

kârihûne

  Mü’minûn / 70 -

 Ali Fikri Yavuz = Yoksa, peygamberde bir cinnet var mı diyorlar? Hayır o peygamber, onlara hakkı (Kur’an’ı ve İslâm dinini) getirdi. Fakat onların çoğu hakkı sevmiyorlar, (inkâr ediyorlar).

kârihûne

  Mü’minûn / 70 -

 Ali Ünal = Ne o, yoksa O’nda bir delilik olduğunu mu iddia ediyorlar? Halbuki onlara O, gerçeğin ta kendisini getirdi; fakat onların çoğu, zaten gerçekten hiç hazzetmezler.

kârihûne

  Mü’minûn / 70 -

 Bayraktar Bayraklı = Yoksa onda bir delilik olduğunu mu söylüyorlar? Hayır; o, kendilerine hakkı getirmiştir. Onların çoğu ise gerçeklerden hoşlanmamaktadır.

kârihûne

  Mü’minûn / 70 -

 Bekir Sadak = Ya da: «Onda delilik var» diyorlar oyle mi? Hayir; onlara gercegi getirmistir, ama cogu ondan hoslanmamaktadir.

kârihûne

  Mü’minûn / 70 -

 Celal Yıldırım = Yoksa o peygamberlerde bir cinnet mi var diyorlar ?! Hayır, O, onlara Hakk ile gelmiştir.

kârihûne

  Mü’minûn / 70 -

 Cemal Külünkoğlu = Yoksa “onda delilik var” mı diyorlar? Hayır! O, onlara hakkı getirdi. (Ne var ki) onların pek çoğu haktan hoşlanmamaktadır.

kârihûne

  Mü’minûn / 70 -

 Diyanet İşleri (eski) = Ya da: 'Onda delilik var' diyorlar öyle mi? Hayır; onlara gerçeği getirmiştir, ama çoğu ondan hoşlanmamaktadır.

kârihûne

  Mü’minûn / 70 -

 Diyanet Vakfi = Yoksa onda bir cinnet olduğunu mu söylüyorlar? Hayır; o, kendilerine hakkı getirmiştir. Onların çoğu ise haktan hoşlanmamaktadırlar.

kârihûne

  Mü’minûn / 70 -

 Edip Yüksel = Yoksa, onun deli olduğuna mı karar verdiler? Halbuki onlara gerçeği getirmişti. Ne var ki onların çoğu gerçekten hoşlanmaz.

kârihûne

  Mü’minûn / 70 -

 Elmalılı Hamdi Yazır = Yoksa onda bir Cinnet var, mı diyorlar? Hayır, o onlara hakk ile geldi fakat ekserisi hakkı hoşlanmıyorlar

kârihûne

  Mü’minûn / 70 -

 Elmalılı (sadeleştirilmiş) = Yoksa onda bir delilik olduğunu mu söylüyorlar? Hayır, o, onlara gerçek ile geldi; fakat onların çoğu gerçekten hoşlanmıyorlar.

kârihûne

  Mü’minûn / 70 -

 Elmalılı (sadeleştirilmiş-2) = Yoksa onda bir delilik olduğunu mu söylüyorlar? Aksine o, kendilerine hakkı getirmiştir. Halbuki onlar haktan hoşlanmamaktadırlar.

kârihûne

  Mü’minûn / 70 -

 Gültekin Onan = Yahut: "Onda bir delilik var" mı diyorlar? Hayır, o, onlara hak ile gelmiş bulunmaktadır ve onların çoğu hakkı çirkin karşılıyorlar.

kârihûne

  Mü’minûn / 70 -

 Harun Yıldırım = Yoksa onda bir cinnet olduğunu mu söylüyorlar? Hayır; o, kendilerine hakkı getirmiştir. Onların çoğu ise haktan hoşlanmamaktadırlar.

kârihûne

  Mü’minûn / 70 -

 Hasan Basri Çantay = Yoksa «Onda bir delilik var» mı diyorlar? Bil'akis o (peygamber) onlara hakkı (Kur'ânı) getirmişdir. (Fakat) onların çoğu hakkı çirkin görenlerdir.

kârihûne

  Mü’minûn / 70 -

 Hayrat Neşriyat = Yoksa onda bir delilik olduğunu mu söylüyorlar? Hayır! (O peygamber) onlara hakkı getirmiştir; fakat onların çoğu, haktan hoşlanmayan kimselerdir.

kârihûne

  Mü’minûn / 70 -

 İbni Kesir = Yahut; onda bir delilik var mı diyorlar? Hayır, o kendilerine hak ile gelmiştir. Ama onların çoğu haktan hoşlanmamaktadırlar.

kârihûne

  Mü’minûn / 70 -

 Kadri Çelik = Yahut “Onda bir delilik var” mı demektedirler? Hayır, o, onlara hak ile gelmiş bulunmaktadır ve onların çoğu zaten haktan hoşlanmazlar.

kârihûne

  Mü’minûn / 70 -

 Muhammed Esed = Yahut "Onda delilik var!" mı diyorlar? Oysa, o onlara gerçeğin ta kendisini getirdi ama gerçek onlardan çoğunun işine gelmez!

kârihûne

  Mü’minûn / 70 -

 Mustafa İslamoğlu = Ya yoksa, onu cinnet geçirmekle mi suçluyorlar? Yoo, aksine o onlara gerçeği getirdi; ama onların çoğu katıksız gerçeği sevmiyor.

kârihûne

  Mü’minûn / 70 -

 Ömer Nasuhi Bilmen = Yoksa, «O'nda cinnet vardır,» mı diyorlar? Hayır onlara hak ile gelmiştir. Halbuki, onların ekserisi hakkı kerih görenlerdir.

kârihûne

  Mü’minûn / 70 -

 Ömer Öngüt = Yahut onda bir delilik olduğunu mu söylüyorlar? Hayır! O, kendilerine hakkı getirmiştir. Fakat onların çoğu haktan hoşlanmamaktadırlar.

kârihûne

  Mü’minûn / 70 -

 Şaban Piriş = Yoksa: “Onda bir delilik var” mı diyorlar? -Hayır! O, onlara hakkı getirdi. Ama onların çoğu haktan hoşlanmıyorlar.

kârihûne

  Mü’minûn / 70 -

 Sadık Türkmen = Yoksa, onda bir mecnunluk olduğunu mu söylüyorlar? Aksine o, kendilerine gerçeği getirdi. Oysa onların birçoğu, gerçek olandan hoşlanmıyorlar.

kârihûne

  Mü’minûn / 70 -

 Seyyid Kutub = Yoksa onun deli olduğunu mu söylüyorlar. Hayır, O onlara gerçeği getirdi ve onların çoğu gerçekten hoşlanmıyorlar.

kârihûne

  Mü’minûn / 70 -

 Suat Yıldırım = Ne o, yoksa "Onda bir delilik var!" mı diyorlar? Oysa o onlara gerçeğin ta kendisini getirdi, ama gerçek onların çoğunun işine gelmiyor.

kârihûne

  Mü’minûn / 70 -

 Süleyman Ateş = Yoksa "Onda bir delilik var" mı diyorlar? Hayır, o kendilerine hakkı getirdi, fakat çokları haktan hoşlanmıyorlar.

kârihûne

  Mü’minûn / 70 -

 Tefhim-ul Kuran = Yahut: «Onda bir delilik var» mı demektedirler? Hayır, o, onlara hak ile gelmiş bulunmaktadır ve onların çoğu hakkı çirkin karşılıyorlar.

kârihûne

  Mü’minûn / 70 -

 Ümit Şimşek = Veya onda delilik mi var diyorlar? Halbuki peygamber onlara hakkın tâ kendisini getirmiştir; lâkin onların çoğu haktan hoşlanmıyor.

kârihûne

  Mü’minûn / 70 -

 Yaşar Nuri Öztürk = Yoksa onda delilik var mı derler? Hayır, o, gerçek olan Kur'ân'la gelmiştir onlara, fakat çoğu gerçeği istemez.

kârihûne

  Mü’minûn / 70 -

 İskender Ali Mihr = Yoksa onda bir delilik olduğunu mu söylüyorlar? Hayır (o), onlara hak ile geldi. Ve onların çoğu hakkı kerih görenlerdir.

kârihûne

  Mü’minûn / 70 -

 İlyas Yorulmaz = Yoksa o elçiye deli mi diyorlar? Halbuki, elçi onlara gerçekleri getirmişti, ama onların çoğu doğruları hoş karşılamıyorlar.

le kârihûne

  Enfâl / 5 -

 Diyanet İşleri = Nasıl ki, Rabbin seni hak uğruna (savaşmak üzere) evinden çıkarmıştı. Mü’minlerden bir grup ise bu konuda kesinlikle isteksizlerdi.

le kârihûne

  Enfâl / 5 -

 Abdulbaki Gölpınarlı = Nasıl ki Rabbin, seni hak uğruna evinden çıkarmıştı ve şüphe yok ki inananların bir kısmı bundan hoşlanmamıştı.

le kârihûne

  Enfâl / 5 -

 Abdullah Parlıyan = Nitekim Rabbin hak uğrunda, seni savaşmak üzere evinden çıkarmıştı da, mü'minlerden bir kısmı, bundan hoşlanmamış, isteksizlik göstermişlerdi.

le kârihûne

  Enfâl / 5 -

 Adem Uğur = (Onların bu hali,) müminlerden bir gurup kesinlikle istemediği halde, Rabbinin seni evinden hak uğruna çıkardığı (zamanki halleri) gibidir.

le kârihûne

  Enfâl / 5 -

 Ahmed Hulusi = Nitekim Rabbin seni, Hakk'ı yaşatarak (duygusallıktan değil) evinden çıkardığında, gerçekten iman edenlerden bir bölümü bundan hoşlanmıyorlardı.

le kârihûne

  Enfâl / 5 -

 Ahmet Tekin = Bedir ganimetlerinin dağıtımı sırasındaki ashabın tavrı, Rabbinin seni hak uğrunda, sorumluluğun gereği haklı bir gerekçe ile, hikmete dayalı olarak evinden, şehrinden Bedir’e doğru yola çıkardığı andaki tavırlarına benziyor. Mü’minlerden bir grup senin bu tutumundan hiç hoşlanmamıştı.

le kârihûne

  Enfâl / 5 -

 Ahmet Varol = Nitekim Rabbin seni hak üzere evinden çıkardığı zaman da mü'minlerden bir grup isteksizdi. [1]

le kârihûne

  Enfâl / 5 -

 Ali Bulaç = Rabbin seni evinden hak uğrunda (savaşa) çıkardığında mü'minlerden bir grup isteksizdi.

le kârihûne

  Enfâl / 5 -

 Ali Fikri Yavuz = Ganimetlerin taksiminden bazı kimselerin hoşlanmayışı, Rabbin seni hak uğrunda (savaş için) evinden çıkardığı hale benzer. Çünkü müminlerden bir topluluk muhakkak ki (Savaşa çıkmak) istemiyorlardı.

le kârihûne

  Enfâl / 5 -

 Ali Ünal = Hani Rabbin seni, gerçekleşmesini çoktan irade etmiş bulunduğu hak bir iş için evinden çıkarmıştı. Bununla birlikte mü’minlerden bir grup, hadiselerin aldığı yönden hiç de hoşnut değildi.