Aranılan kelime ile eşleşen ayetler

izâ vellev

  Rûm / 52 -

 Diyanet İşleri = Şüphesiz, sen ölülere işittiremezsin. Dönüp gittikleri zaman çağrıyı sağırlara da işittiremezsin.

izâ vellev

  Rûm / 52 -

 Abdulbaki Gölpınarlı = Hiç şüphe yok ki sen, sesini duyuramazsın ölüye ve ardına dönüp giderlerken dâvetini duyuramazsın sağırlara.

izâ vellev

  Rûm / 52 -

 Abdullah Parlıyan = Bunun için sen (Ey Rasûlüm, onlar) arkalarını dönmüş giderlerken, (hakka olan) o daveti, (kalbleri) ölülere duyuramazsın ve sağırlara da işittiremezsin.

izâ vellev

  Rûm / 52 -

 Adem Uğur = Bu sebeple (ey Rasûlüm,) sen ölülere hiçbir şeyi duyuramazsın; davetini arkasını dönüp uzaklaşan sağırlara da duyuramazsın.

izâ vellev

  Rûm / 52 -

 Ahmed Hulusi = Muhakkak ki sen (bilgisizce kendini toprakta yok olup gidecek beden sanan) ölülere işittiremezsin; (Hakk'a) arkalarını dönüp gittiklerinde sağırlara da işittiremezsin!

izâ vellev

  Rûm / 52 -

 Ahmet Tekin = Elbette sen, tebliğini ölüler gibi duygusuz olanlara duyuramazsın. İkballerine ve istikballerine sırt çevirip arkalarını dönüp giderlerken, hakkı duymak istemeyerek sağır kesilenlere de tebliğini duyuramazsın.

izâ vellev

  Rûm / 52 -

 Ahmet Varol = Doğrusu sen ölülere duyuramazsın; arkalarını dönüp giderlerken sağırlara da çağrıyı duyuramazsın.

izâ vellev

  Rûm / 52 -

 Ali Bulaç = Şimdi sen, ölülere (söz) duyuramazsın ve arkalarını dönüp giden sağırlara da çağrıyı duyuramazsın.

izâ vellev

  Rûm / 52 -

 Ali Fikri Yavuz = Bunun için sen (Ey Rasûlüm, onlar) arkalarını dönmüş giderlerken, (hakka olan) o daveti, (kalbleri) ölülere duyuramazsın ve sağırlara da işittiremezsin.

izâ vellev

  Rûm / 52 -

 Ali Ünal = Bu sebeple (ey Rasûlüm,) sen ölülere hiçbir şeyi duyuramazsın; davetini arkasını dönüp uzaklaşan sağırlara da duyuramazsın.

izâ vellev

  Rûm / 52 -

 Bayraktar Bayraklı = Elbette sen manen ölülere duyuramazsın; arkalarını dönüp giderlerken manen sağırlara o daveti işittiremezsin.

izâ vellev

  Rûm / 52 -

 Bekir Sadak = Tabiidir ki sen olulere katiyyen isittiremezsin; donup giden sagirlara da cagriyi duyuramazsin.

izâ vellev

  Rûm / 52 -

 Celal Yıldırım = Çünkü gerçekten sen ölülere işittiremezsin; arkasını çevirip giden sağırlara da daveti duyuramazsın.

izâ vellev

  Rûm / 52 -

 Cemal Külünkoğlu = Şüphesiz, sen ölülere söz dinletemezsin; arkasını dönüp giden sağırlara da çağrını duyuramazsın.

izâ vellev

  Rûm / 52 -

 Diyanet İşleri (eski) = Tabiidir ki sen ölülere katiyyen işittiremezsin; dönüp giden sağırlara da çağrıyı duyuramazsın.

izâ vellev

  Rûm / 52 -

 Diyanet Vakfi = (Resûlüm!) Elbette sen ölülere duyuramazsın; arkalarını dönüp giderlerken sağırlara o daveti işittiremezsin.

izâ vellev

  Rûm / 52 -

 Edip Yüksel = Sen ne ölülere işittirebilirsin, ne de arkalarını dönüp giden sağırlara çağrıyı duyurabilirsin.

izâ vellev

  Rûm / 52 -

 Elmalılı Hamdi Yazır = Çünkü sen ölülere işittiremezsin, o da'veti sağırlara da işittiremezsin, arkalarını dönmüş giderlerken

izâ vellev

  Rûm / 52 -

 Elmalılı (sadeleştirilmiş) = Çünkü sen ölülere işittiremezsin. O daveti arkalarını dönmüş giderlerken sağırlara da duyuramazsın.

izâ vellev

  Rûm / 52 -

 Elmalılı (sadeleştirilmiş-2) = Çünkü sen ölülere işittiremezsin. O daveti, arkalarını dönmüş giderlerken sağırlara da duyuramazsın.

izâ vellev

  Rûm / 52 -

 Gültekin Onan = Şimdi sen, ölülere (söz) duyuramazsın ve arkalarını dönüp giden sağırlara da çağrıyı duyuramazsın.

izâ vellev

  Rûm / 52 -

 Harun Yıldırım = (Resûlüm!) Elbette sen ölülere duyuramazsın; arkalarını dönüp giderlerken sağırlara o daveti işittiremezsin.

izâ vellev

  Rûm / 52 -

 Hasan Basri Çantay = Bunun için sen — arkalarına dönüb giderlerken — o da'veti ölülere de duyuramazsın, sağırlara da işitdiremezsin.

izâ vellev

  Rûm / 52 -

 Hayrat Neşriyat = O hâlde, şübhesiz ki sen ölülere işittiremezsin; arkalarını dönen kimseler olarak yüz çevirirlerken, o sağırlara da da'veti(ni) işittiremezsin!

izâ vellev

  Rûm / 52 -

 İbni Kesir = Bunun için sen; ölüye katiyyen işittiremezsin. Dönüp giden sağırlara da daveti duyuramazsın.

izâ vellev

  Rûm / 52 -

 Kadri Çelik = Şimdi sen, ölülere (söz) duyuramazsın ve arkalarını dönüp giderlerken sağırlara da çağrıyı duyuramazsın.

izâ vellev

  Rûm / 52 -

 Muhammed Esed = Elbette sen ölülere asla duyuramazsın ve sırtlarını (sana) dönüp uzaklaşan (kalbi) sağırlara (da)!

izâ vellev

  Rûm / 52 -

 Mustafa İslamoğlu = Şu da bir gerçek ki sen asla ölülere duyuramazsın; arkasını dönüp uzaklaşırken her tür davete sağır kesilenlere de duyuramazsın.

izâ vellev

  Rûm / 52 -

 Ömer Nasuhi Bilmen = Çünkü sen o dâveti ölülere duyuramazsın ve arkalarına dönüp giderlerken sağırlara da duyuramazsın.

izâ vellev

  Rûm / 52 -

 Ömer Öngüt = Gerçek şu ki sen ölülere işittiremezsin. Arkalarını dönüp giden sağırlara da dâvetini duyuramazsın.

izâ vellev

  Rûm / 52 -

 Şaban Piriş = Sen, ölüye sesini duyuramazsın, arkasını dönüp gittiği zaman sağırlara çağrını duyuramazsın.

izâ vellev

  Rûm / 52 -

 Sadık Türkmen = Şüphesiz ki sen ölülere işittiremezsin! Ve çağrıyı; arkalarını dönmüş giderlerken, sağırlara da duyuramazsın!

izâ vellev

  Rûm / 52 -

 Seyyid Kutub = Ey Muhammed! Sen ölülere işittiremezsin; arkalarını dönüp giden sağırlara da çağrını işittiremezsin.

izâ vellev

  Rûm / 52 -

 Suat Yıldırım = Şunu bil ki: Sen ne ölülere sesini duyurabilirsin, ne de arkasını dönüp uzaklaşan sağırlara bu dâveti işittirebilirsin.

izâ vellev

  Rûm / 52 -

 Süleyman Ateş = Sen de ölülere söz dinletemezsin; arkalarını dönüp giden sağırlara çağrıyı işittiremezsin.

izâ vellev

  Rûm / 52 -

 Tefhim-ul Kuran = Şimdi sen, ölülere (söz) duyuramazsın ve arkalarını dönüp giden sağırlara da çağrıyı duyuramazsın.

izâ vellev

  Rûm / 52 -

 Ümit Şimşek = Sen ölülere söz dinletemezsin; arkasını dönüp giden sağırlara da çağrını duyuramazsın.

izâ vellev

  Rûm / 52 -

 Yaşar Nuri Öztürk = Artık sen ölülere işittiremezsin. Dönüp gittikleri takdirde sağırlara da çağrıyı duyuramazsın.

izâ vellev

  Rûm / 52 -

 İskender Ali Mihr = Öyleyse muhakkak ki sen ölülere duyuramazsın, arkalarına dönüp gittikleri zaman sağırlara da daveti duyuramazsın.

izâ vellev

  Rûm / 52 -

 İlyas Yorulmaz = Sen ölülere işittiremezsin. Arkalarını döndüklerinde sağır olanlara çağrını duyuramazsın.