Aranılan kelime ile eşleşen ayetler

istekbertum

  Câsiye / 31 -

 Diyanet İşleri = İnkâr edenlere gelince, onlara şöyle denir: “Âyetlerim size okunmuştu da sizler büyüklük taslamış ve günahkâr bir kavim olmuş değil miydiniz?”

istekbertum

  Câsiye / 31 -

 Abdulbaki Gölpınarlı = Ve ama kâfir olanlara gelince: Âyetlerim okunmuyor muydu size? Derken ululandınız ve mücrim bir topluluk oldunuz.

istekbertum

  Câsiye / 31 -

 Abdullah Parlıyan = İnkâr edenlere gelince; «Size karşı ayetlerim okunduğunda büyüklük taslayan (müstekbir olan)lar ve suçlu günahkâr bir kavim olanlar sizler değil miydiniz?»

istekbertum

  Câsiye / 31 -

 Adem Uğur = İnkâr edenlere gelince: Size âyetlerimiz okunmamış mıydı? Oysa siz büyüklük tasladınız ve bir mücrimler güruhu olup çıktınız.

istekbertum

  Câsiye / 31 -

 Ahmed Hulusi = Hakikat bilgisini inkâr edenlere gelince, "İşaretlerim size bildirilmedi mi? (Ama siz) benliklerinizi yücelttiniz ve suçlular (şirk koşanlar) toplumu oldunuz!" (denilir).

istekbertum

  Câsiye / 31 -

 Ahmet Tekin = Allah’ı ve peygamberlerini inkârda ısrar edip küfre saplananlara ise:'Size âyetlerim, Kur’ân’ım okunmadı mı? Büyüklük tasladınız, azgınlık ve zorbalık ettiniz, İslâm’a planlı cephe alarak, müslümanlığı, müslüman nesilleri yozlaştırma, yok etme suçu işleyen güç ve iktidar sahibi âsi, suçlu, günahkâr bir toplum oldunuz.' buyurulur.

istekbertum

  Câsiye / 31 -

 Ahmet Varol = İnkar edenlere gelince (onlara denir ki): 'Ayetlerim size okunuyordu, ama siz büyüklendiniz ve günahkar bir topluluk oldunuz değil mi?'

istekbertum

  Câsiye / 31 -

 Ali Bulaç = İnkar edenlere gelince; "Size karşı ayetlerim okunduğunda büyüklük taslayan (müstekbir olan)lar ve suçlu günahkar bir kavim olanlar sizler değil miydiniz?"

istekbertum

  Câsiye / 31 -

 Ali Fikri Yavuz = Kâfir olanlara ise, (şöyle denecek): Ayetlerim size okunurken kibirleniyordunuz ve günahkâr bir toplum bulunuyordunuz, değil mi idi?

istekbertum

  Câsiye / 31 -

 Ali Ünal = İnkâr edenlere gelince, (onlara şöyle denilir): “Âyetlerimiz her ne zaman size okunsa, siz her defasında büyüklük taslayıp onlardan yüz çevirmediniz mi; hayatları günah hasadından ibaret bir topluluk haline gelmediniz mi?

istekbertum

  Câsiye / 31 -

 Bayraktar Bayraklı = İnkâr edenlere şöyle denilecektir: “Âyetlerim size okunmuyor muydu? Neden büyüklenip, suçlu bir toplum oldunuz?”

istekbertum

  Câsiye / 31 -

 Bekir Sadak = Ama, inkar eden kimselere denir ki: «Ayetlerim size okunmus, siz de buyuklenip suclu bir millet olmustunuz degil mi?»

istekbertum

  Câsiye / 31 -

 Celal Yıldırım = İnkâr edenlere gelince: Âyetlerimiz size okundu da büyüklük tasladınız ve böylece suçlu günahkâr bir millet oldunuz değil mi ?

istekbertum

  Câsiye / 31 -

 Cemal Külünkoğlu = İnkâr edenlere şöyle denir: “Ayetlerim size okunmuştu da sizler büyüklük taslamış ve günahkâr bir toplum olmuştunuz değil mi?”

istekbertum

  Câsiye / 31 -

 Diyanet İşleri (eski) = Ama, inkar eden kimselere denir ki: 'Ayetlerim size okunmuş, siz de büyüklenip suçlu bir millet olmuştunuz değil mi?'

istekbertum

  Câsiye / 31 -

 Diyanet Vakfi = Ama inkâr edenlere gelince onlara: Âyetlerim size okunmuş, siz de büyüklenip suçlu bir toplum olmuştunuz, değil mi? denilir.

istekbertum

  Câsiye / 31 -

 Edip Yüksel = İnkar edenlere gelince: 'Ayetlerimiz size okunmuş ve siz de büyüklenip suçlu bir topluluk olmamış mıydınız?'

istekbertum

  Câsiye / 31 -

 Elmalılı Hamdi Yazır = Küfredenlere gelince: değil mi karşınızda benim âyetlerim okunurdu da siz kibirlenmek istedinizdi ve mücrim bir kavm idiniz?

istekbertum

  Câsiye / 31 -

 Elmalılı (sadeleştirilmiş) = İnkar edenlere gelince: «Değil mi Benim ayetlerim karşınızda okunurdu da kibirlenmek isterdinizdi ve suçlu bir toplum idiniz?»

istekbertum

  Câsiye / 31 -

 Elmalılı (sadeleştirilmiş-2) = Ama kâfirlere gelince; onlara da denilir ki; «Size âyetlerim okunmadı mı? Siz büyüklük tasladınız ve günah işleyen bir kavim oldunuz değil mi?»

istekbertum

  Câsiye / 31 -

 Gültekin Onan = Küfredenlere gelince; "Size karşı ayetlerim okunduğunda büyüklük taslayanlar ve suçlu günahkar bir kavim olanlar sizler değil miydiniz?"

istekbertum

  Câsiye / 31 -

 Harun Yıldırım = Küfürlerinde bilinçli olarak ısrar edenlere gelince: “Ayetlerim sizlere okunmadı mı, siz de büyüklük taslayıp günahkâr kimseler olmadınız mı?”

istekbertum

  Câsiye / 31 -

 Hasan Basri Çantay = Küfredenlere gelince: (Onlara da şöyle denilecek:) «Karşınızda âyetlerim okunurken büyüklük taslayanlar, günahkârlar güruhu olanlar sizler değil miydiniz»?

istekbertum

  Câsiye / 31 -

 Hayrat Neşriyat = İnkâr edenlere gelince, (onlara da şöyle denilir:) 'Size âyetlerim okunmuyor muydu? Fakat (siz) büyüklük tasladınız ve bir günahkârlar topluluğu oldunuz.'

istekbertum

  Câsiye / 31 -

 İbni Kesir = Küfredenlere gelince; ayetlerimiz size okunmuş, siz de büyüklük taslayıp mücrim bir kavim olmuştunuz, değil mi?

istekbertum

  Câsiye / 31 -

 Kadri Çelik = Küfre sapanlara ise, “Size ayetlerim okunmadı mı? Ama siz büyüklük tasladınız ve siz zaten günah işleyen bir kavim idiniz (denir).”

istekbertum

  Câsiye / 31 -

 Muhammed Esed = Hakikati inkar edenlere ise (şöyle denecek:) "Mesajlarımız size iletilmedi mi? Aslında (iletildi, ama) siz küstahça büyüklük tasladınız ve böylece günaha saplanmış bir toplum oldunuz"

istekbertum

  Câsiye / 31 -

 Mustafa İslamoğlu = İnkarda direnenler var ya! (Onlara şöyle denilecek): "Mesajlarım size tebliğ edilmemişmiydi? Aksine (edilmişti), ama siz küstahça böbürlenmiş ve günahkar bir toplum olmayı yeğlemiştiniz.

istekbertum

  Câsiye / 31 -

 Ömer Nasuhi Bilmen = Kâfir olanlara ise şöyle (denilecektir): «Değil mi ki, size karşı âyetlerımiz okundukça siz kibirlendiniz ve günahkârlar olan bir kavim oldunuz?»

istekbertum

  Câsiye / 31 -

 Ömer Öngüt = İnkâr edenlere gelince, onlara: "Âyetlerim size okunmadı mı? Siz ise büyüklük tasladınız ve günahkârlar gürûhu oldunuz. " denilir.

istekbertum

  Câsiye / 31 -

 Şaban Piriş = Ama, inkar eden kimselere denir ki: -Ayetlerim size okunmuş, siz de büyüklenip suçlu bir toplum olmuştunuz değil mi?

istekbertum

  Câsiye / 31 -

 Sadık Türkmen = Inkârcılara gelince: “Ayetlerim size okunmuştu da siz büyüklük taslamış ve böylece suçlu bir toplum olmuştunuz, değil mi?”

istekbertum

  Câsiye / 31 -

 Seyyid Kutub = Ancak kafirlere gelince: «Ayetlerim size okunurdu, fakat siz büyüklük tasladınız ve suçlu bir toplum oldunuz değil mi?»

istekbertum

  Câsiye / 31 -

 Suat Yıldırım = Kâfirlere ise yüce Allah tarafından, şöyle denilir: "Âyetlerim size okunduğunda siz büyüklük taslamış ve hep suç işleyen kimseler olmuştunuz değil mi?"

istekbertum

  Câsiye / 31 -

 Süleyman Ateş = Ama inkâr edenlere gelince (onlara da şöyle denir): "Âyetlerim size okunurdu, fakat siz büyüklük tasladınız ve suçlu bir toplum oldunuz değil mi?"

istekbertum

  Câsiye / 31 -

 Tefhim-ul Kuran = İnkâr edenlere gelince; «Size karşı ayetlerim okunduğunda büyüklük taslayan (müstekbir olan)lar ve suçlu günahkâr bir kavim olanlar sizler değil miydiniz?»

istekbertum

  Câsiye / 31 -

 Ümit Şimşek = İnkâr edenlere gelince: Size âyetlerimiz okunmamış mıydı? Oysa siz büyüklük tasladınız ve bir mücrimler güruhu olup çıktınız.

istekbertum

  Câsiye / 31 -

 Yaşar Nuri Öztürk = İnkâr ve nankörlüğe sapmış olanlara gelince, onlara şöyle denecek: "Ayetlerimiz karşınızda okunurdu ama siz büyüklük taslardınız, suç işleyen bir toplum oldunuz, öyle değil mi?"

istekbertum

  Câsiye / 31 -

 İskender Ali Mihr = Ve fakat inkâr edenlere denir ki: “Âyetlerim size okunduğu zaman kibirlenenler siz değil miydiniz? Ve siz, mücrim bir kavim oldunuz.”

istekbertum

  Câsiye / 31 -

 İlyas Yorulmaz = Doğruları inkâr edenlere gelince, “Size benim ayetlerim okunmadı mı? Doğruları inkâr eden bir topluluk olduğunuz için büyüklendiniz. ”

vestekbertum (ve istekbertum)

  Ahkâf / 10 -

 Diyanet İşleri = De ki: “Ne dersiniz? Şayet bu, Allah katından ise ve siz onu inkâr etmişseniz, İsrailoğullarından bir şahit de bunun benzerini (Tevrat’ta görerek) şahitlik edip inandığı hâlde, siz yine de büyüklük taslamışsanız (haksızlık etmiş olmaz mısınız?). Şüphesiz Allah, zâlimler topluluğunu doğru yola iletmez.”

vestekbertum (ve istekbertum)

  Ahkâf / 10 -

 Abdulbaki Gölpınarlı = De ki: Ne dersiniz, Allah katındansa ve siz onu inkâr ettiyseniz; İsrailoğullarından bir tanık, onun gerçek olup Allah'tan geldiğine tanıklık etti de inandı, halbuki gene de siz ululandınız, kibirinize yediremediniz; şüphe yok ki Allah, zulmeden topluluğu doğru yola sevketmez.

vestekbertum (ve istekbertum)

  Ahkâf / 10 -

 Abdullah Parlıyan = De ki: “Hiç düşündünüz mü? Eğer bu Kur'ân, Allah tarafından gönderilmiş ise ve siz de O'nu inkâr ederek tanımamışsanız, İsrailoğullarından bir şahit durumunda olan Musa da, Kur'ân'ın bir benzeri olan Tevrat'taki müjdeye dayanarak, böyle bir peygamberin geleceğine iman etmiş olduğu halde, sizler inanmaya tenezzül etmeyip kibirlenerek imandan uzak durursanız, yaratılış gayesi dışında yaşamış olmaz mısınız? Şüphesiz Allah, varoluş gayesine aykırı hareket eden bir toplumu, asla doğru yola iletmez.”

vestekbertum (ve istekbertum)

  Ahkâf / 10 -

 Adem Uğur = De ki: Hiç düşündünüz mü; şayet bu, Allah katından ise ve siz onu inkâr etmişseniz, İsrailoğullarından bir şahit de bunun benzerini görüp inandığı halde siz yine de büyüklük taslamışsanız (haksızlık etmiş olmaz mısınız)? Şüphesiz Allah, zalimler topluluğunu doğru yola iletmez.

vestekbertum (ve istekbertum)

  Ahkâf / 10 -

 Ahmed Hulusi = De ki: "Gördünüz mü (bir düşünün bakalım), eğer (Kur'ân) Allâh indîndense ve siz Onu inkâr ettiyseniz (hâliniz ne olur)! İsrailoğullarından bir şahit Onun benzeri üzere şahitlik etmiş ve iman etmiş de; (buna karşın) siz benlik taslamışsanız! Muhakkak ki Allâh zâlimler kavmini hidâyet etmez. "

vestekbertum (ve istekbertum)

  Ahkâf / 10 -

 Ahmet Tekin = 'Hiç düşündünüz mü? Eğer bu Kuran Allah tarafından gelmişse, siz de onu inkâr etmişseniz; İsrâiloğulları’ndan bir şâhit, âlim birisi de, onun muhtevasının benzerini, Tevrat’ta görüp ona, Kur’ân’a inanmışken, siz büyüklük taslamaya, serkeşlik etmeye devam ederseniz, haksızlık etmiş olmaz mısınız? Allah, bile bile hakka riayet etmeyen, inkârda, isyanda ısrar eden zâlim bir kavmi doğru, hak yola sevketme lütfunda bulunmaz, başarıya ulaştırmaz.' de.

vestekbertum (ve istekbertum)

  Ahkâf / 10 -

 Ahmet Varol = De ki: 'Ne dersiniz? Eğer (Kur'an) Allah katındansa, siz de onu inkar etmişseniz, İsrailoğullarından bir şahit de bunun benzerine şahitlik edip iman etmişse ve siz de büyüklenmişseniz (haksızlık etmiş olmaz mısınız)? Şüphesiz Allah zalimler topluluğunu doğru yola iletmez.'

vestekbertum (ve istekbertum)

  Ahkâf / 10 -

 Ali Bulaç = De ki: "Gördünüz mü haber verin; eğer (bu Kur'an,) Allah katından ise, siz de onu inkâr etmişseniz ve İsrailoğullarından bir şahid bunun bir benzerine şahidlik edip iman etmişse ve siz de büyüklük taslamışsanız (bunun sonucu ne olacak)? Şüphesiz Allah, zalim olan bir kavmi hidayete erdirmez."

vestekbertum (ve istekbertum)

  Ahkâf / 10 -

 Ali Fikri Yavuz = (Yahudi’lere) de ki: “- Şunu iyice düşünüb bana haber verin: Eğer bu Kur’an Allah tarafından gönderilmiş de, siz onu inkâr ettinizse ve İsraîloğullarından bir şahid, Kur’an’ın (Tevhid esaslarında) benzerine (Tevrat’a ve ondaki manalara dayanarak) şahidlik edib iman getirdi de siz kibirlendinizse, (artık zalimler değil misiniz)? Şübhe yok ki Allah zalimler topluluğunu hidayete erdirmez.”

vestekbertum (ve istekbertum)

  Ahkâf / 10 -

 Ali Ünal = De ki: “Söyleyin bana, eğer bu Kur’ân Allah katından ise, siz de onu inkâr etmişseniz ve İsrail Oğulları’ndan gerçeğe hakkıyla vâkıf âlim zat(lar) onun benzeri bir kitabın Allah katından olduğuna şahadette bulunup o kitaba iman ettiği halde, (ilimle alâkası olmayan) sizler bu Kur’ân’ı inkâr ediyorsanız, (bu açık bir dalâlet ve zulüm değil midir)? Şurası muhakkak ki Allah, zalimler topluluğunu hidayete ulaştırmaz.”