Aranılan kelime ile eşleşen ayetler
isteînû
Diyanet İşleri = Mûsâ, kavmine, “Allah’tan yardım isteyin ve sabredin. Şüphesiz yeryüzü Allah’ındır. Ona, kullarından dilediğini mirasçı kılar. Sonuç Allah’a karşı gelmekten sakınanlarındır” dedi.
isteînû
Abdulbaki Gölpınarlı = Mûsâ, kavmine dedi ki: Allah'tan yardım dileyin ve sabredin. Şüphe yok ki yeryüzü Allah'ındır, kullarından dilediğine mîras olarak kalır ve sonuç, çekinenlerindir.
isteînû
Abdullah Parlıyan = Musa kendi halkına: “Yardım için Allah'a sığının ve başınıza gelecek her türlü sıkıntı ve eziyetlere karşı sabırlı olun” dedi. “Bilin ki, bütün yeryüzü Allah'a aittir; onu kullarından kime dilerse ona miras bırakır; gelecek, yolunu Allah'ın kitabı ile bulanlarındır.”
isteînû
Adem Uğur = Musa kavmine dedi ki: "Allah'tan yardım isteyin ve sabredin. Şüphesiz ki yeryüzü Allah'ındır. Kullarından dilediğini ona vâris kılar. Sonuç (Allah'tan korkup günahtan) sakınanlarındır."
isteînû
Ahmed Hulusi = Musa kavmine dedi ki: "Allâh'tan (Ulûhiyeti dolayısıyla hakikatinizden; benliğinizi oluşturan El Esmâ'sındaki kuvveden) yardım isteyin ve sabredin. . . Muhakkak ki o yeryüzü, Allâh'ındır. . . Kullarından dilediğini ona mirasçı kılar. . . Gelecek, korunanlarındır!"
isteînû
Ahmet Tekin = Mûsâ kavmine:'Allah’tan medet umarak yardım ve destek isteyin, sabırlı davranarak mücadeleye devam edin. Yeryüzü Allah’ın tasarrufundadır. Kullarından sünnetine, düzeninin yasalarına uygun olarak, iradesinin tecellisine tâbi, akıllı ve sorumlu kimseleri yeryüzüne hâkim, mirasçı kılar. Hayırlı sonuç, kurtuluş Allah’a sığınıp, emirlerine yapışarak günahlardan arınıp, azaptan korunanların, kulluk ve sorumluluk şuuruyla, haklarına ve özgürlüklerine sahip çıkarak şahsiyetli davrananların, dinî ve sosyal görevlerinin bilincinde olan mü’minlerindir.' dedi.
isteînû
Ahmet Varol = Musa da kavmine: 'Allah'tan yardım dileyin ve sabredin. Yeryüzü Allah'ındır, ona kullarından dilediğini mirasçı kılar. Sonuç ise takva sahiplerinindir' dedi.
isteînû
Ali Bulaç = Musa kavmine: "Allah'tan yardım dileyin ve sabredin. Gerçek şu ki, arz Allah'ındır; ona kullarından dilediğini mirasçı kılar. En güzel sonuç muttakiler içindir." dedi.
isteînû
Ali Fikri Yavuz = Mûsa kavmine: “- Allah’dan yardım dileyin ve sabredin. Muhakkak ki yeryüzü Allah’ındır. Kullarından dilediğini ona vâris kılar. Sonunda kurtuluş, Allah’dan korkanlar içindir.” dedi.
isteînû
Ali Ünal = Musa, kavmine şu tembih ve tesellide bulundu: “Allah’tan yardım dileyin ve sabredin! Şüphesiz ki bütün yeryüzü Allah’ındır. Ona kullarından kimi dilerse onu vâris kılar. Nihaî zafer ise, her zaman kalbleri O’na karşı saygıyla dopdolu olan ve O’na karşı gelmekten sakınıp, emirlerini yerine getiren (müttakî)lerindir.”
isteînû
Bayraktar Bayraklı = Mûsâ, kavmine dedi ki: “Allah'tan yardım isteyiniz ve sabrediniz. Şüphesiz ki yeryüzü Allah'ındır. Kullarından dilediğini ona vâris kılar. Sonuç, Allah'tan sakınıp günahtan uzak duranlarındır.”
isteînû
Bekir Sadak = Musa milletine: «Allah'tan yardim dileyin ve sabredin; yeryuzu suphesiz Allah'indir, kullarindan diledigini ona mirasci kilar; sonuc Allah'a karsi gelmekten sakinanlarindir» dedi.
isteînû
Celal Yıldırım = Musa, kavmine dedi ki: «Allah'tan yardım dileyin ve sabredin ; şüphesiz ki yeryüzü Allah'ındır, kullarından dilediğini ona vâris kılar; iyi ve hayırlı sonuç (Allah'tan korkup kötülüklerden) sakınanlarındır.»
isteînû
Cemal Külünkoğlu = Musa kavmine: “Allah'tan yardım dileyin ve sabredin. Gerçek şu ki, yeryüzü Allah'ındır. Kullarından dilediğini ona mirasçı kılar. Ve istikbal Allah'a karşı sorumluluk bilinciyle yaşayanlarındır” dedi.
isteînû
Diyanet İşleri (eski) = Musa milletine: 'Allah'tan yardım dileyin ve sabredin; yeryüzü şüphesiz Allah'ındır, kullarından dilediğini ona mirasçı kılar; sonuç Allah'a karşı gelmekten sakınanlarındır' dedi.
isteînû
Diyanet Vakfi = Musa kavmine dedi ki: «Allah'tan yardım isteyin ve sabredin. Şüphesiz ki yeryüzü Allah'ındır. Kullarından dilediğini ona vâris kılar. Sonuç (Allah'tan korkup günahtan) sakınanlarındır.»
isteînû
Edip Yüksel = Musa, halkına: 'ALLAH'tan yardım dileyin, sabırla direnin. Yeryüzü ALLAH'ındır ve onu kullarından dilediğine verir. Sonuç erdemli davrananlarındır,' dedi.
isteînû
Elmalılı Hamdi Yazır = Musâ kavmine siz, dedi: Allahın avn-ü ınayetini isteyin ve acıya tahammül edib dayanın, her halde arz Allahındır ona kullarından dilediğini varis kılar, akıbet ise müttekilerindir
isteînû
Elmalılı (sadeleştirilmiş) = Musa kavmine: «Allah'ın yardımını ve lütfunu isteyin ve acıya tahammül edip dayanın. Şüphesiz yeryüzü Allah'ındır. O'na kullarından dilediğini mirasçı kılar, mutlu son, Allah'tan korkanlarındır.» dedi.
isteînû
Elmalılı (sadeleştirilmiş-2) = Musa, kavmine dedi ki: «Allah'ın yardımını ve lütfunu isteyin ve sabır gösterin. Şüphesiz ki yeryüzü Allah'ındır. Kullarından dilediğini ona mirasçı kılar. Sonunda kurtuluş müttakilerindir.»
isteînû
Gültekin Onan = Musa kavmine: "Tanrı'dan yardım dileyin ve sabredin. Gerçek şu ki, arz Tanrı'nındır; ona kullarından dilediğini mirasçı kılar. En güzel sonuç muttakiler içindir" dedi.
isteînû
Harun Yıldırım = Musa kavmine dedi ki: “Allah’tan yardım isteyin ve sabredin. Elbette ki yeryüzü Allah’ındır; kullarından dilediğini ona varis kılar. Güzel sonuç muttakiler içindir.”
isteînû
Hasan Basri Çantay = Musa, kavmine: «Allahdan yardım isteyin. Katlanın. Şübhesiz ki yer, Allahındır. Ona kullarından biri dilerse onu mirascı yapar. Sonuç ise (fenalıklardan) sakınanlarındır» dedi.
isteînû
Hayrat Neşriyat = Mûsâ kavmine şöyle dedi: 'Allah’dan yardım isteyin ve sabredin! Şübhesiz ki yeryüzü Allah’ındır; ona kullarından dilediğini vâris kılar. Hem (güzel) âkıbet, takvâ sâhiblerinindir.'
isteînû
İbni Kesir = Musa kavmine dedi ki: Allah'tan yardım isteyin ve sabredin. Yeryüzü muhakkak ki Allah'ındır. Kullarından dilediğini ona mirasçı kılar ve akıbet müttakilerindir.
isteînû
Kadri Çelik = Musa kavmine, “Allah'tan yardım dileyin ve sabredin. Yeryüzü şüphesiz Allah'ındır; kullarından dilediğini ona mirasçı kılar ve sonuç takva sahiplerinindir” dedi.
isteînû
Muhammed Esed = (ve) Musa kendi halkına: "Yardım için Allaha sığının ve (dar günde) sabırlı olun" dedi, "Bilin ki, bütün bir yeryüzü Allaha aittir: onu, kullarından kimi dilerse ona miras bırakır; ve gelecek Allaha karşı sorumluluk bilincine sahip olanlarındır!"
isteînû
Mustafa İslamoğlu = Musa toplumuna dedi ki: "Allah'tan yardım isteyin ve dirençli olun! Bilin ki yeryüzü Allah'ındır, kullarından dilediğini oraya mirasçı kılar: mutlu son sorumulu davrananlarındır."
isteînû
Ömer Nasuhi Bilmen = Mûsa kavmine dedi ki: «Allah Teâlâ'dan yardım isteyiniz ve sabrediniz. Şüphe yok ki, yer Allah Teâlâ'nındır. Ona kullarından dilediğini varis kılar. Akibet ise muttakîler içindir.»
isteînû
Ömer Öngüt = Musa kavmine dedi ki: “Allah'tan yardım dileyin ve sabredin. Yeryüzü şüphesiz Allah'ındır, kullarından dilediğini ona vâris kılar. Hayırlı âkibet Allah'tan korkanlarındır. ”
isteînû
Şaban Piriş = Musa kavmine şöyle dedi: -Allah’tan yardım dileyin ve sabredin. Şüphesiz yeryüzü Allah’ındır. Ve O, kullarından dilediğini ona varis kılar. Zafer Allah’tan korkanlarındır.
isteînû
Sadık Türkmen = Musa, kavmine dedi ki: “Allah’tan yardım dileyin ve sabredin. Şüphesiz yeryüzü Allah’ındır. Kullarından dilediğini ona mirasçı kılar ve mutlu son korunup sakınanlar içindir.”
isteînû
Seyyid Kutub = Musa soydaşlarına dedi ki; Allah'tan yardım isteyiniz ve sabrediniz. Yeryüzü Allah'ındır. Orayı dilediği kullarına miras kılar. Mutlu sonuç, günahlardan sakınanlarındır.»
isteînû
Suat Yıldırım = Mûsâ kavmine şöyle dedi: "Allah’tan yardım dileyin ve sabredin. Muhakkak ki dünya Allah’ın mülküdür; kullarından dilediğini oraya vâris kılar. Güzel âkıbet, elbette müttakilerindir."
isteînû
Süleyman Ateş = Mûsâ, kavmine; "Allah'tan yardım isteyin, sabredin!" dedi; yeryüzü Allâh'ındır, onu kullarından dilediğine verir. Sonuç, korunanlarındır!"
isteînû
Tefhim-ul Kuran = Musa kavmine: «Allah'tan yardım dileyin ve sabredin. Gerçek şu ki, arz Allah'ındır; ona kullarından dilediğini mirasçı kılar. En güzel sonuç muttakiler içindir.» dedi.
isteînû
Ümit Şimşek = Musa kavmine 'Allah'tan yardım isteyin ve sabredin,' dedi. 'Yeryüzü Allah'ındır; ona kullarından dilediğini vâris kılar. Hayırlı son ise takvâ sahiplerinindir.'
isteînû
Yaşar Nuri Öztürk = Musa kendi toplumuna şöyle dedi: "Allah'tan yardım dileyin, sabırlı olun. Yeryüzü Allah'ındır, Allah ona, kullarından dilediğini mirasçı kılar. Sonuç, takvaya sarılanlarındır."
isteînû
İskender Ali Mihr = Musa (A.S) kavmine şöyle dedi: “Allah’tan yardım isteyin ve sabredin! Şüphesiz yeryüzü Allah’ındır. Kullarından dilediğini ona varis kılar. Ve sonuç (zafer) takva sahiplerinindir.”
isteînû
İlyas Yorulmaz = Musa kavmine “Sabrederek, Allah’tan yardım isteyin. Yer yüzü Allah’a aittir. Kullarından dilediklerini yeryüzüne mirasçı kılar. (Şunu unutmayın) Gelecek, her zaman Allah dan sakınanlarındır” dedi.
ve isteînû
Diyanet İşleri = Sabrederek ve namaz kılarak (Allah’tan) yardım dileyin. Şüphesiz namaz, Allah’a derinden saygı duyanlardan başkasına ağır gelir.
ve isteînû
Abdulbaki Gölpınarlı = Sabretmek ve namaz kılmak hususunda Allah'tan yardım dileyin. Bunlar ağır ve büyük şeylerdir ama saygılı kimselere göre değil.
ve isteînû
Abdullah Parlıyan = Ey mü'minler! Sabır ve namaza sarılarak Allah'tan yardım dileyin. Bu tam bir sığınma duygusu içinde yürekten Allah'a yönelenler dışında, herkes için zor bir iştir.
ve isteînû
Adem Uğur = Sabır ve namaz ile Allah'tan yardım isteyin. Şüphesiz o (sabır ve namaz), Allah'a saygıdan kalbi ürperenler dışında herkese zor ve ağır gelen bir görevdir.
ve isteînû
Ahmed Hulusi = (Varlığınızdaki Esmâ kuvvesine dayanarak) sabredin ve ona yönelerek (salât ile) yardım isteyin. Allâh'a haşyet duymayanın benliğine kesinlikle bu iş ağır gelir!
ve isteînû
Ahmet Tekin = Sabredip, mücadeleye devam ederek, kendinizi eğitip sıkıntılara katlanarak, kötülüğe engel olup iyilik yaparak, namazları kılarak Allah’tan medet umun, size arka çıkmasını isteyin. Bunlar, tam bir teslimiyetle Allah’a imanın, kulluk ve itaatin şuuruna erip saygılı davrananların dışındakilere ağır gelen kulluk görevleridir.
ve isteînû
Ahmet Varol = Sabır ve namazla yardım dileyin. Bu, gönüllerinde Allah'a karşı hürmet duygusu olanların dışındakilere çok ağır gelir.
ve isteînû
Ali Bulaç = Sabır ve namazla yardım dileyin. Bu, şüphesiz, huşû duyanların dışındakiler için ağır (bir yük)dır.
ve isteînû
Ali Fikri Yavuz = Bir de sabır ve namazla Allah’dan yardım isteyin; gerçi bu (nefsinize) ağır gelir, fakat saygılı kimselere değil...
ve isteînû
Ali Ünal = (Kitabın emirlerine uyma, yasaklarından kaçınma, kötü hallerinizi ıslah etme, ihtiyaç ve darlığa düştüğünüzde katlanma, ihtiyaçlarınızı gidermede Allah’ın âyetlerini bir meta olarak kullanmama ve bütün bu hususlarda gerekli ruh ve irade gücüne ulaşma konusunda) sabırla, (bu arada, çok yönlü sabır gerektiren oruçla) ve namazla yardım isteyiniz; (sabrı ve namazı İlâhî Dergâh’a bir yardım dilekçesi gibi arz ediniz). Gerçi bu, ağır gelmesine ağır gelir ama, kalbleri Allah’a karşı saygı ve ürperti ile dolu olanlara değil: